Kabuklu yengeç olarak çok saygı görmüyor... ve bu yüzden bir beyaz köpek balığı olmaya özeniyor.שלא מקבל הרבה כבוד כסרטן נזיר, אז הוא דיי חולם להיות עמלץ לבן.
Kabuklu yengeç olarak çok saygı görmüyor... ve bu yüzden bir beyaz köpek balığı olmaya özeniyor.والذي لا يحظى الاحترام الوافي له لانه يتمنى ان يأخذ مكان القرش الابيض .. وهو يحسده دوماً
Kabuklu yengeç olarak çok saygı görmüyor... ve bu yüzden bir beyaz köpek balığı olmaya özeniyor.「自分がホホジロザメだったらなー」 と思っています
Kaftanın kenarını lacivert, mor, kırmızı iplikle, özenle dokunmuş ince ketenden nar motifleriyle bezediler.És a palást alsó peremére csinálának gránátalmákat, kék, és bíborpiros, és karmazsinszinû sodrott fonálból.
Kaftanın kenarını lacivert, mor, kırmızı iplikle, özenle dokunmuş ince ketenden nar motifleriyle bezediler.Fecero sul lembo del manto melagrane di porpora viola, di porpora rossa, di scarlatto e di bisso ritorto
Kaftanın kenarını lacivert, mor, kırmızı iplikle, özenle dokunmuş ince ketenden nar motifleriyle bezediler.In za rob suknje so naredili margaranovih jabolk iz višnjevega, zagorelordečega in karmezinovega sukanca.
Kaftanın kenarını lacivert, mor, kırmızı iplikle, özenle dokunmuş ince ketenden nar motifleriyle bezediler.청색 자색 홍색실과 가는 베실로 그 옷 가장자리에 석류를 수 놓고
Kaftanın kenarını lacivert, mor, kırmızı iplikle, özenle dokunmuş ince ketenden nar motifleriyle bezediler.Nas abas do manto fizeram romãs de azul, púrpura e carmesim, de fio torcido.
Kaftanın kenarını lacivert, mor, kırmızı iplikle, özenle dokunmuş ince ketenden nar motifleriyle bezediler.Nơi trôn áo , thắt những trái lựu bằng chỉ xe mịn màu tím , đỏ điều , đỏ sặm ;
Kaftanın kenarını lacivert, mor, kırmızı iplikle, özenle dokunmuş ince ketenden nar motifleriyle bezediler.Nơi trôn áo, thắt những trái lựu bằng chỉ xe mịn màu tím, đỏ điều, đỏ sặm;
Kaftanın kenarını lacivert, mor, kırmızı iplikle, özenle dokunmuş ince ketenden nar motifleriyle bezediler.Och på kåpans nedre fåll satte man granatäpplen, gjorda av mörkblått, purpurrött och rosenrött tvinnat garn.
Kaftanın kenarını lacivert, mor, kırmızı iplikle, özenle dokunmuş ince ketenden nar motifleriyle bezediler.On mit sur la bordure de la robe des grenades de couleur bleue, pourpre et cramoisi, en fil retors;
Kaftanın kenarını lacivert, mor, kırmızı iplikle, özenle dokunmuş ince ketenden nar motifleriyle bezediler.På overkjortelens kant nedentil satte de granatepler av tvunnet blå og purpurrød og karmosinrød ull.
Kaftanın kenarını lacivert, mor, kırmızı iplikle, özenle dokunmuş ince ketenden nar motifleriyle bezediler.Pe marginea mantiei au făcut nişte rodii de coloare albastră, purpurie şi cărmizie, din fir răsucit;
Kaftanın kenarını lacivert, mor, kırmızı iplikle, özenle dokunmuş ince ketenden nar motifleriyle bezediler.Και εκαμον επι των κρασπεδων του ποδηρους ροδια εκ κυανου και πορφυρου και κοκκινου και βυσσου κεκλωσμενης.
Kaftanın kenarını lacivert, mor, kırmızı iplikle, özenle dokunmuş ince ketenden nar motifleriyle bezediler.по подолу верхней ризы сделали они яблоки из голубой, пурпуровой и червленой шерсти ;
Kaftanın kenarını lacivert, mor, kırmızı iplikle, özenle dokunmuş ince ketenden nar motifleriyle bezediler.По полите на мантията направи нарове от синьо, мораво, червено и препреден висон.
Kaftanın kenarını lacivert, mor, kırmızı iplikle, özenle dokunmuş ince ketenden nar motifleriyle bezediler.ויעשו על שולי המעיל רמוני תכלת וארגמן ותולעת שני משזר׃
Kaftanın kenarını lacivert, mor, kırmızı iplikle, özenle dokunmuş ince ketenden nar motifleriyle bezediler.وصنعوا على اذيال الجبة رمّانات من اسمانجوني وارجوان وقرمز مبروم.
Kaftanın kenarını lacivert, mor, kırmızı iplikle, özenle dokunmuş ince ketenden nar motifleriyle bezediler.在 袍 子 底 邊 上 、 用 藍 色 紫 色 朱 紅 色 線 、 並 撚 的 細 麻 作 石 榴
Kaftanın kenarını lacivert, mor, kırmızı iplikle, özenle dokunmuş ince ketenden nar motifleriyle bezediler.在 袍子 底 邊上 、 用藍 色 紫色 朱紅色 線 、 並撚 的 細麻 作 石榴
Kela’nın kararında hangi konuların bildirileceği özenle anlatılmıştır.I Fpa:s beslut anges i detalj vilka omständigheter som bör anmälas.
Kela’nın kararında hangi konuların bildirileceği özenle anlatılmıştır.Kelan päätöksessä on kerrottu tarkasti, mistä asioista pitää ilmoittaa.
Kela’nın kararında hangi konuların bildirileceği özenle anlatılmıştır.La décision de Kela précise quels points doivent lui être communiqués.
Kela’nın kararında hangi konuların bildirileceği özenle anlatılmıştır.La resolución de Kela explica de forma detallada las circunstancias que deberán ser notificadas.
Kela’nın kararında hangi konuların bildirileceği özenle anlatılmıştır.В полученном вами решении Kela чётко указано, об изменениях каких обстоятельств необходимо сообщать.
Kela’nın kararında hangi konuların bildirileceği özenle anlatılmıştır.ويوفر قرار كيلا معلومات مفصلة حول نوع التغييرات التي يتوجب الإبلاغ عنها.
Kela’nın kararında hangi konuların bildirileceği özenle anlatılmıştır.如果你的收入、生活状况、家庭状况等出现变动,须立即通知Kela。 Kela签发的决定书上详细列有须作变动通知的情况。
Kendi beşeri topluluğunuza özen ve ilgi göstermek için bir proje.2つめは 家畜を含む動物への配慮
Kendi beşeri topluluğunuza özen ve ilgi göstermek için bir proje.Az első projekt célja, hogy törődj a saját közösségeddel.
Kendi beşeri topluluğunuza özen ve ilgi göstermek için bir proje.Een project gaat over zorg voor de eigen menselijke gemeenschap.
Kendi beşeri topluluğunuza özen ve ilgi göstermek için bir proje.Ein Projekt besteht darin, Sorge für unsere eigene menschliche Gemeinschaft zu tragen.
Kendi beşeri topluluğunuza özen ve ilgi göstermek için bir proje.Et projekt der viser omsorg og bekymring for ens egen menneske samfund.
Kendi beşeri topluluğunuza özen ve ilgi göstermek için bir proje.Ett projekt som går ut på att visa omtanke och bry sig om människor omkring sig.
Kendi beşeri topluluğunuza özen ve ilgi göstermek için bir proje.Il primo è prendersi cura della nostra comunità umana.
Kendi beşeri topluluğunuza özen ve ilgi göstermek için bir proje.Jeden z nich se snaží pěstovat úctu a zájem o vaše vlastní lidské společenství.
Kendi beşeri topluluğunuza özen ve ilgi göstermek için bir proje.하나는 인류 커뮤니티에 대한 관심과 걱정을 나타내는 것이고,
Kendi beşeri topluluğunuza özen ve ilgi göstermek için bir proje.Pierwszy projekt uczy, jak troszczyć się o społeczność ludzką.
Kendi beşeri topluluğunuza özen ve ilgi göstermek için bir proje.Premièrement, des projets pour s'occuper des questions de la communauté humaine.
Kendi beşeri topluluğunuza özen ve ilgi göstermek için bir proje.Um projeto para cuidar e preocupar-se com a sua comunidade humana.
Kendi beşeri topluluğunuza özen ve ilgi göstermek için bir proje.Un proiect pentru a arăta că îți pasă de propria comunitate.
Kendi beşeri topluluğunuza özen ve ilgi göstermek için bir proje.Un proyecto para enseñar a cuidar y preocuparse por su propia comunidad humana.
Kendi beşeri topluluğunuza özen ve ilgi göstermek için bir proje.Yhdessä projektissa välitetään omasta ihmisyhteisöstä.
Kendi beşeri topluluğunuza özen ve ilgi göstermek için bir proje.Ένα πρόγραμμα είναι να δείξουν φροντίδα και ενδιαφέρον για τη δική τους ανθρώπινη κοινότητα.
Kendi beşeri topluluğunuza özen ve ilgi göstermek için bir proje.Един проект е за обучение как да се грижим за собствената ни човешка общност.
Kendi beşeri topluluğunuza özen ve ilgi göstermek için bir proje.Один вид проектів має на меті плекання уваги та допомоги спільноті людей.
Kendi beşeri topluluğunuza özen ve ilgi göstermek için bir proje.Один проект направлен на заботу о человеческом сообществе.
Kendi beşeri topluluğunuza özen ve ilgi göstermek için bir proje.פרוייקט אחד להראות דאגה ואכפתיות כלפי הקהילה שלך.
Kendi beşeri topluluğunuza özen ve ilgi göstermek için bir proje.مشروع واحد لإبداء الرعاية والإهتمام للمجتمع البشري خاصتكم.
Köleleri, her konuda efendilerine bağımlı olmaya özendir. Efendilerini hoşnut etsinler. Ters yanıt vermeden,Den Knechten sage, daß sie ihren Herren untertänig seien, in allen Dingen zu Gefallen tun, nicht widerbellen,
Köleleri, her konuda efendilerine bağımlı olmaya özendir. Efendilerini hoşnut etsinler. Ters yanıt vermeden,Esorta gli schiavi a esser sottomessi in tutto ai loro padroni; li accontentino e non li contraddicano
Köleleri, her konuda efendilerine bağımlı olmaya özendir. Efendilerini hoşnut etsinler. Ters yanıt vermeden,Exhorta a los siervos a que estén sujetos a sus propios amos en todo: que sean complacientes y no respondones
Köleleri, her konuda efendilerine bağımlı olmaya özendir. Efendilerini hoşnut etsinler. Ters yanıt vermeden,Exorta os servos a que sejam submissos a seus senhores em tudo, sendo-lhes agradáveis, não os contradizendo
Köleleri, her konuda efendilerine bağımlı olmaya özendir. Efendilerini hoşnut etsinler. Ters yanıt vermeden,Hãy khuyên những tôi tớ phải vâng phục chủ mình, phải làm đẹp lòng chủ trong mọi việc, chớ cãi trả,
Köleleri, her konuda efendilerine bağımlı olmaya özendir. Efendilerini hoşnut etsinler. Ters yanıt vermeden,Hãy khuyên những tôi_tớ phải vâng phục chủ mình , phải làm đẹp_lòng chủ trong mọi việc , chớ cãi trả ,
Köleleri, her konuda efendilerine bağımlı olmaya özendir. Efendilerini hoşnut etsinler. Ters yanıt vermeden,Hlapce opominjaj, naj bodo pokorni svojim gospodarjem, v vsem jim pogodu, naj ne ugovarjajo,
Köleleri, her konuda efendilerine bağımlı olmaya özendir. Efendilerini hoşnut etsinler. Ters yanıt vermeden,Kehoita palvelijoita olemaan isännilleen kaikessa alamaisia, heille mieliksi, etteivät vastustele,
Köleleri, her konuda efendilerine bağımlı olmaya özendir. Efendilerini hoşnut etsinler. Ters yanıt vermeden,종들로는 자기 상전들에게 범사에 순종하여 기쁘게 하고 거스려 말하지 말며
Köleleri, her konuda efendilerine bağımlı olmaya özendir. Efendilerini hoşnut etsinler. Ters yanıt vermeden,Sług nauczaj, aby byli poddani panom swoim, we wszystkiem się im podobając, nie odmawiając,
Köleleri, her konuda efendilerine bağımlı olmaya özendir. Efendilerini hoşnut etsinler. Ters yanıt vermeden,Sluhovia vlastným pánom sa podriaďovať a ľúbiť sa im vo všetkom; nech neodhovárajú,