Ana içeriğe geç
Sözlük

özen ile cümle

özen kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
11
ORT. KELİME
Bilimde bu konuları keşfetme gerçekten de zevkli ve özendirici bir iş.Descubrir todo esto es sin duda un incentivo placentero para hacer ciencia.
Bilimde bu konuları keşfetme gerçekten de zevkli ve özendirici bir iş.Diese Dinge zu entdecken ist sicherlich ein angenehmer Anreiz des wissenschaftlichen Arbeitens.
Bilimde bu konuları keşfetme gerçekten de zevkli ve özendirici bir iş.Felfedezni ilyen dolgokat meglehetősen élvezetes ösztönzés arra, hogy a tudományban dolgozzunk.
Bilimde bu konuları keşfetme gerçekten de zevkli ve özendirici bir iş.Het ontdekken van deze dingen is zeker een aangename prikkel om wetenschappelijk werk te doen.
Bilimde bu konuları keşfetme gerçekten de zevkli ve özendirici bir iş.이런것들을 발견하는 것은 과학분야에서 일하며 받는 즐거운 보상이지요.
Bilimde bu konuları keşfetme gerçekten de zevkli ve özendirici bir iş.Menemukan hal-hal semacam ini sudah pasti adalah dorongan menyenangkan untuk bekerja di sini.
Bilimde bu konuları keşfetme gerçekten de zevkli ve özendirici bir iş.O astfel de descoperire e cu siguranță o motivație atractivă de-a lucra în știință.
Bilimde bu konuları keşfetme gerçekten de zevkli ve özendirici bir iş.Objavovanie týchto vecí je určite príjemná motivácia na prácu vo vede.
Bilimde bu konuları keşfetme gerçekten de zevkli ve özendirici bir iş.Odkrivanje teh stvari je gotovo prijetna spodbuda za delo v znanosti.
Bilimde bu konuları keşfetme gerçekten de zevkli ve özendirici bir iş.Odkrywanie takich rzeczy jest przyjemną zachętą do pracy jako naukowiec.
Bilimde bu konuları keşfetme gerçekten de zevkli ve özendirici bir iş.Scoprire queste cose è sicuramente un incentivo piacevole per fare scienza.
Bilimde bu konuları keşfetme gerçekten de zevkli ve özendirici bir iş.Tyto objevy jsou jistě příjemnou motivací vědecké práce.
Bilimde bu konuları keşfetme gerçekten de zevkli ve özendirici bir iş.Việc khám phá ra công cụ này chắc chắn sẽ là một động lực thú vị cho nghiên cứu khoa học.
Bilimde bu konuları keşfetme gerçekten de zevkli ve özendirici bir iş.Η ανακάλυψη αυτού του υλικού είναι σίγουρα ένα ευχάριστο κίνητρο για να εργαστείς στην επιστήμη.
Bilimde bu konuları keşfetme gerçekten de zevkli ve özendirici bir iş.Відкрити ці речі є, звичайно, приємним стимулом займатись наукою.
Bilimde bu konuları keşfetme gerçekten de zevkli ve özendirici bir iş.Откриването на това, разбира се, е приятна, стимулираща работа.
Bilimde bu konuları keşfetme gerçekten de zevkli ve özendirici bir iş.Открытие таких явлений, на самом деле, хорошая причина чтобы работать в науке.
Bilimde bu konuları keşfetme gerçekten de zevkli ve özendirici bir iş.גילוי דברים כאלה הוא ללא ספק תמריץ מושך לעסוק במדע.
Bilimde bu konuları keşfetme gerçekten de zevkli ve özendirici bir iş.و اكتشاف من مثل هذه الامور هو بالتأكيد نتيجة مرضية للعمل المضني في العلوم
Bilimde bu konuları keşfetme gerçekten de zevkli ve özendirici bir iş.科学者の原動力になっていることは確かです しかし 殆どの医療研究者にとって
Bizim doğanın bir parçası olduğumuzu ve ona özen göstermemiz gerektiğini hatırlatıyor.Arra emlékeztet bennünket, hogy a természethez tartozunk, és vigyáznunk kell rá.
Bizim doğanın bir parçası olduğumuzu ve ona özen göstermemiz gerektiğini hatırlatıyor.Cela nous rappelle que nous faisons partie de la nature et que nous devons en prendre soin.
Bizim doğanın bir parçası olduğumuzu ve ona özen göstermemiz gerektiğini hatırlatıyor.Ci ricorda che facciamo parte della natura e dobbiamo prendercene cura.
Bizim doğanın bir parçası olduğumuzu ve ona özen göstermemiz gerektiğini hatırlatıyor.Det påminner oss om att vi är en del av naturen och vi behöver ta hand om den.
Bizim doğanın bir parçası olduğumuzu ve ona özen göstermemiz gerektiğini hatırlatıyor.Esto nos recuerda que somos una parte de la naturaleza y tenemos que cuidar de ella.
Bizim doğanın bir parçası olduğumuzu ve ona özen göstermemiz gerektiğini hatırlatıyor.Het herinnert ons eraan dat we een onderdeel van de natuur zijn en ervoor moeten zorgen.
Bizim doğanın bir parçası olduğumuzu ve ona özen göstermemiz gerektiğini hatırlatıyor.Ini mengingatkan kita bahwa kita adalah bagian dari alam dan kita harus menjaganya.
Bizim doğanın bir parçası olduğumuzu ve ona özen göstermemiz gerektiğini hatırlatıyor.Jesteśmy częścią natury i musimy się o nią troszczyć.
Bizim doğanın bir parçası olduğumuzu ve ona özen göstermemiz gerektiğini hatırlatıyor.그것은 우리가 자연의 일부분이며, 그것을 돌볼 필요가 있음을 상기시켜줍니다.
Bizim doğanın bir parçası olduğumuzu ve ona özen göstermemiz gerektiğini hatırlatıyor.Lembra-nos de que somos parte da natureza e de que precisamos de cuidar dela.
Bizim doğanın bir parçası olduğumuzu ve ona özen göstermemiz gerektiğini hatırlatıyor.Ne reamintește că suntem parte a naturii și trebuie să avem grijă de ea.
Bizim doğanın bir parçası olduğumuzu ve ona özen göstermemiz gerektiğini hatırlatıyor.Nó nhắc ta nhớ rằng ta là một phần của tự nhiên và ta cần chăm sóc nó.
Bizim doğanın bir parçası olduğumuzu ve ona özen göstermemiz gerektiğini hatırlatıyor.Připomíná nám to, že jsme součástí přírody a musíme se o ni starat.
Bizim doğanın bir parçası olduğumuzu ve ona özen göstermemiz gerektiğini hatırlatıyor.Pripomína nám to, že sme súčasťou prírody a potrebujeme sa o ňu starať.
Bizim doğanın bir parçası olduğumuzu ve ona özen göstermemiz gerektiğini hatırlatıyor.Μας θυμίζει ότι είμαστε κομμάτι της φύσης και πρέπει να τη φροντίσουμε.
Bizim doğanın bir parçası olduğumuzu ve ona özen göstermemiz gerektiğini hatırlatıyor.Това ни напомня, че сме част от природата и трябва да се грижим за нея.
Bizim doğanın bir parçası olduğumuzu ve ona özen göstermemiz gerektiğini hatırlatıyor.Це нагадування про те, що ми - частина природи, і мусимо турбуватись про неї.
Bizim doğanın bir parçası olduğumuzu ve ona özen göstermemiz gerektiğini hatırlatıyor.Это напоминает нам о том, что мы -- часть природы и должны заботиться о ней.
Bizim doğanın bir parçası olduğumuzu ve ona özen göstermemiz gerektiğini hatırlatıyor.זה מזכיר לנו שאנו חלק מהטבע ואנו חייבים לשמור עליו.
Bizim doğanın bir parçası olduğumuzu ve ona özen göstermemiz gerektiğini hatırlatıyor.هذا يذكرنا اننا جزء من الطبيعة وعلينا ان نهتم بها
Bizim doğanın bir parçası olduğumuzu ve ona özen göstermemiz gerektiğini hatırlatıyor.自然を保護する必要があるのです 送粉者を撮影しようと思ったのは
Bizim doğanın bir parçası olduğumuzu ve ona özen göstermemiz gerektiğini hatırlatıyor.距令我想起我地系大自然噶一部分, 我地要保护好距
Borghese Galerisi. Yeni bir eser üzerinde çalışırken, fikirlerin dışavurumuna özen gösteriyorum.Cuando trabajo en una nueva obra, presto más atención a la expresión de ideas.
Borghese Galerisi. Yeni bir eser üzerinde çalışırken, fikirlerin dışavurumuna özen gösteriyorum.Quando lavoro su un nuovo pezzo, presto più attenzione all'espressione delle idee.
Böylece otobüs veriyi özenle bilgisayarın hafızasına, oradan işlemciye, oradan da VRAM'e taşır.버스는 자료를 컴퓨터 내부로 열심히 전달합니다. 메모리에도, 중알처리장치에도, 브이램 같은 데에도 절달하죠.
Böylece otobüs veriyi özenle bilgisayarın hafızasına, oradan işlemciye, oradan da VRAM'e taşır.והאוטובוס בחריצות מעביר את המידע לתוך המחשב לזיכרון, למעבד, לזיכרון הוידאו, וכו'.
Böylece otobüs veriyi özenle bilgisayarın hafızasına, oradan işlemciye, oradan da VRAM'e taşır.メモリや CPUや VRAMへと運びます 実際に動くコンピュータです ちなみに これがバスです (笑)
Böyle yerlere gittiğinizde buralarda eğitimin zorlama ile değil, özendirmekle mükün olduğunu görürsünüz.이런 지역에서 깨닫게 되는 것은 이와 같은 환경에서의 교육은 강압적으로 시키는 것이 아니라
Böyle yerlere gittiğinizde buralarda eğitimin zorlama ile değil, özendirmekle mükün olduğunu görürsünüz.Quando vamos a lugares como este vemos que o ensino nestas condições funciona por puxão e não por empurrão.
Böyle yerlere gittiğinizde buralarda eğitimin zorlama ile değil, özendirmekle mükün olduğunu görürsünüz.כשאתם מגיעים למקומות כאלה מה שתראו הוא שהחינוך בתנאים האלה
Böyle yerlere gittiğinizde buralarda eğitimin zorlama ile değil, özendirmekle mükün olduğunu görürsünüz.فعندما تذهب الى اماكن كهذه يمكن ان ترى ان التعليم في هذه الظروف
Böyle yerlere gittiğinizde buralarda eğitimin zorlama ile değil, özendirmekle mükün olduğunu görürsünüz.そこの環境での教育は 押し付けではなく引き出す形で機能していることが 分かります
BP özensizce veB.P.는 매우 부주의하면서도
BP özensizce veB.P. prowadziło działalność
BP özensizce veBPが ずさんで無謀な 操業をしたのは
BP özensizce ve lakaytlık içinde işletiyordu burayı çünkü bunu yapabilirlerdi.A BP nagyon hanyagul és meggondolatlanul működött mert megtehették.
BP özensizce ve lakaytlık içinde işletiyordu burayı çünkü bunu yapabilirlerdi.BP a acţionat foarte neglijent şi riscant pentru că le-a fost lăsată această posibilitate.
BP özensizce ve lakaytlık içinde işletiyordu burayı çünkü bunu yapabilirlerdi.B.P. beroprasi dengan sangat teledor dan tidak hati-hati karena mereka mampu melakukannya.
BP özensizce ve lakaytlık içinde işletiyordu burayı çünkü bunu yapabilirlerdi.BP handelde heel slordig en heel roekeloos omdat ze dat konden.
BP özensizce ve lakaytlık içinde işletiyordu burayı çünkü bunu yapabilirlerdi.BP handelte hier uerberaus schlamping und leichtsinnig, weil sie es konnten.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod
özen ile cümle - Sayfa 12 - özen kelimesiyle örnek cümleler | KKTC App