Özellikle içmek istediğin bir şey var mı?Is there something in particular that you want to drink?
O, sebzeleri sever, özellikle lahanayı.He likes vegetables, especially cabbage.
Bu makineler, özellikle yüksek kaliteli işçilik ile ayırt edilir.These machines are distinguished by particularly high-quality workmanship.
Bu cihazlar özellikle yüksek kaliteli işçilikle ayırt edilir.These devices are distinguished by particularly high-quality workmanship.
Bu sorun hakkında söyleyecek özellikle bir şeyim yok.I have nothing in particular to say about this problem.
Bu durum hakkında özellikle söyleyecek bir şeyim yok.I have nothing in particular to say about this situation.
Özel bir yere gidelim.Let's go somewhere private.
Özel olarak konuşmak ister misiniz?Do you want to speak privately?
Ben sadece bu gecenin özel olmasını istiyorum.I just want tonight to be special.
Özellikle bunu yapmak istemiyorum.I don't particularly want to do it.
Özel bir muamele istemiyorum.I don't want any special treatment.
Ben özel davranılmak istemiyorum.I don't want to be treated special.
Tom için özel bir şey yapmak istiyorum.I want to do something special for Tom.
Tek istediğim hayatımda özel biri.All I want is someone special in my life.
Gitmek istediğin özel bir yer var mı?Is there any place special you want to go?
Özellikle burada olmayı hiç istemiyorum.I don't particularly want to be here at all.
Çok özel biriyle tanışmanı istiyorum.I want you to meet someone very special.
Bu hafta sonu yapmak istediğin özel bir şey var mı?Is there anything special you want to do this weekend?
Avustralya'da gitmek istediğin özel bir yer var mı?Is there anywhere special in Australia you want to go?
Özellikle onu yapmak istemiyorum.I don't particularly want to do that.
Tom özellikle mutlu görünmüyordu.Tom wasn't looking particularly happy.
Çok özel bir şey olacağına dair içimde bir his var.I have a feeling something very special is going to happen.
Tom Mary'nin doğum günü için özel bir şey planlıyor.Tom's planning something special for Mary's birthday.
Özel bir şey miydi?Was it something special?
Tom'a özel bir şey vermek istiyorum.I want to give Tom something special.
Ben özel biri değilim.I'm no one special.
Asansörümüz ve özel banyomuz var.We have an elevator and a private bathroom.
Bir asansörümüz ve bir özel banyomuz var.We have an elevator and a private bath.
Her insan özeldir.Every person is special.
Herkes özeldir.Everyone is special.
Tom özel birisi mi?Is Tom someone special?
Tom arabasını özel araba yolunda tam Mary'nin arabasının arkasına park etti.Tom parked his car in the driveway just behind Mary's car.
Onlar özel.They're special.
Bir uşak özel bir evde bir hizmetçi olarak çalışan adamdır.A manservant is a man who works as a servant in a private house.
Biz yemeği sevdik, özellikle balığı.We liked the food, especially the fish.
Bu özel bir konu.This is a private matter.
Özel kuvvetler binayı kuşattı.Special forces surrounded the building.
Biz özeliz.We're particular.
Tom özel.Tom is particular.
Ben özelim.I'm particular.
Seninle özel olarak konuşabilir miyim?Can I have a word with you in private?
Sizinle özel olarak konuşmak istiyorum.I would like a word with you.
Neden sen ve ben bu tartışmaya özel olarak devam etmiyoruz?Why don't you and I continue this discussion in private?
Sen özel değilsin.You're not special.
Özel değilsiniz.You aren't special.
O bir özel dedektif kiraladı.She hired a private eye.
Bu özel.This is private.
Tom'un özel ürünü nedir?What's Tom's specialty?
O özellikle genç ve güzel bir kadın.She is a particularly pretty young woman.
Tom özeldi.Tom was special.
Ben özel değilim.I'm not special.
Özel mi?Is it private?
O hâlâ özel.It's still private.
En küçük kız özellikle güzeldi.The youngest daughter was particularly beautiful.
O özel bir şey.That's something special.
O bunu daha da özel hale getiriyor.That makes it even more special.
Onlar, özellikle eğitimli insanlar, çok İngilizce konuşurlar.They speak English a lot, especially the educated people.
O kızın çok hassas özellikleri var.That girl has very delicate features.
Özel bir şey yapmayın.Don't do anything special.
Özellikle umurumda değil.I don't particularly care.