Ana içeriğe geç
Sözlük

özel ile cümle

özel kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
6
ORT. KELİME
Himmler kişisel dairesinin otoritesinin altında birkaç özel proje takımını kurdu.Himmler also established several special project teams under the authority of his personal office.
Çevresel ya da sonradan edinilen faktörler bu kalıtsal özellikleri değiştirebilir.Environmental or acquired factors can alter these inherited traits.
Tom çok özeldi.Tom was very dedicated.
Lütfen özel yaşamıma saygı gösterin.Please respect my privacy.
Tom, Mary'nin doğum günü için özel bir akşam yemeği hazırlamak istedi.Tom wanted to prepare a special dinner for Mary's birthday.
Çocuklar özellikle sessizdiler.The children were particularly quiet.
Bu işi yapmak için hiçbir özel ekipman gerekli değil.No special equipment is needed to do this job.
Tom'un özel uçağı var.Tom has a private airplane.
Tom özel bir okula gitti.Tom went to a private school.
Tom özel araba yolunu kürüyerek bir saat harcadı.Tom spent an hour shoveling the driveway.
Bu bir özellik, bir hata değil.It's a feature, not a bug.
O özel bir andı.That was a special moment.
Özel bir şey olmak İngiltere'nin ilk önceliği gibi görünüyor.Being something special seems to be Britain's first priority.
Bu gerçekten özellikle sağlıklı değil.It isn't really particularly healthy.
Özel bir şey yapmak istiyorum.I want to do something special.
Annesi özel bir okulda bir kütüphaneci olarak çalışmaktadır.His mother works as a librarian at a private school.
Ev özellikle dikkat çekici değildi.The house wasn't particularly remarkable.
Ben özel olarak kimseyi suçlamıyorum.I'm not accusing anyone in particular.
Ben özel ilgilere borçlu olmayacağım.I won't be beholden to special interests.
O özel ilgilere borçlu olmayacak.He won't be beholden to special interests.
Onlar özel ilgilere borçlu olmayacak.They won't be beholden to special interests.
Biz özel ilgilere borçlu olmayacağız.We won't be beholden to special interests.
O özel ilgilere borçlu olmayacakShe will not be beholden to special interests.
O özel ilgilere minnettar olmayacak.He will not be beholden to special interests.
Ben özel ilgilere minnettar olmayacağım.I will not be beholden to special interests.
Teknik nedenlerle, şu anda arama özelliği devre dışıdır.Due to technical reasons, the search feature is currently disabled.
Tom Mary'nin özel hissetmesini istedi.Tom wanted Mary to feel special.
Bu göl özel. Burada balık avlamak yasaktır.This lake is private. Fishing here is forbidden.
Tom ve Mary her ikisi de özel öğle yemeğini sipariş etti.Tom and Mary both ordered the lunch special.
Her dilin özellikleri vardır.Each language has its peculiarities.
Özel okulda bir oğlum var.I have a son in private school.
Özellikle ne kötü görünüyor?What specifically looks bad?
Özel hayatın nasıl olduğunu bilirim.I know how special life is.
O oldukça özel.That's pretty special.
Geçen hafta sonu özel bir şey yapmadım.I didn't do anything special last weekend.
O özellikle iyi bir film değildi.It wasn't a particularly good movie.
Fadıl çok özel bir rol oynadı.Fadil played a very special role.
Fadıl özel bir dedektif tuttu.Fadil hired a private detective.
Çinli çocuklar özellikle matematikte iyidirler.Chinese children are especially good at maths.
Özellikle meyankök seviyorum.I especially like licorice.
Özel bir şey üzerinde mi çalışıyorsun?Are you working on something special?
Aristokratlar arasındaki özel kavgalar sonucu milyonlar öldü.Millions have died as a result of private quarrels between aristocrats.
Bu sadece onunla ve benim aramda özel bir şaka.It's just a private joke between him and me.
Tom ve ben özellikle yakın değiliz.Tom and I aren't particularly close.
Lütfen bu özel ulağı gönder.Please send this special delivery.
Kimsenin özel hayatıma burnunu sokmasını istemiyorum.I don't want anyone prying into my private life.
Tom'un doğum günü için özel bir şeyler planladım.I have something special planned for Tom's birthday.
O benim için çok özeldi.She was very special to me.
Tom doğum günü için Mary'ye özel bir şey satın almaya karar verdi.Tom decided to buy Mary something special for her birthday.
Sami, Leyla'ya özel ilgi gösterdi.Sami gave Layla his special attention.
Sami, Leyla'nın özel teknisyeni olarak çalıştı.Sami worked as Layla's private mechanic.
Her zaman özel bir okula gittim.I've always attended a private school.
Bunu yapmada özellikle iyi değilim.I'm not particularly good at doing that.
Özel yeteneklerim yok.I don't have any special talents.
Benim özel hayatım seni enterese etmez.My personal life is none of your business.
Özel yaşamım seni ilgilendirmez.My personal life is none of your business.
Özel işlerin varmış.I heard you had private matters to attend to.
Bu seni çok özel kılıyor.It makes you very special.
Bu seni çok özel yapıyor.It makes you very special.
Bu özel bir yetenek gerektiriyor.This requires a special skill.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod