Tom ona özel ders vermemi istiyor.Tom wants me to coach him.
Annesi özel bir okulda bir kütüphaneci olarak çalışmaktadır.His mother works as a librarian at a private school.
Ben özel yetenekleri yok. Ben sadece tutkuyla meraklıyım.I have no special talents. I am only passionately curious.
Tom özel bir dedektif tuttu.Tom has hired a private detective.
Ben bunu özel bir durum için saklıyorum.I've been saving it for a special occasion.
Tom'un ebeveynleri onu özel okula göndermek için çok çalıştı.Tom's parents worked hard to send him to private school.
Onlar özellikle renkli duvar resimleridir.Those are particularly colorful murals.
Ev özellikle dikkat çekici değildi.The house wasn't particularly remarkable.
Siz ikinizin çok ortak özelliği var.You two have a lot in common.
Beyin hücreleri oksijen kaybına karşı özellikle duyarlıdır.Brain cells are particularly sensitive to a loss of oxygen.
Bu kitapçı özellikle eski ve nadir kitaplarla ilgileniyor.This bookstore deals exclusively in old and rare books.
Ben özel olarak kimseyi suçlamıyorum.I'm not accusing anyone in particular.
Durum özellikle tehlikeli değildir.The situation isn't particularly dangerous.
Bu çok özel.It's very private.
Babam özeldir.My dad is special.
Hiç kimse özellikle iyimser görünmüyordu.No one seemed particularly optimistic.
Ben özel ilgilere borçlu olmayacağım.I won't be beholden to special interests.
O özel ilgilere borçlu olmayacak.He won't be beholden to special interests.
Onlar özel ilgilere borçlu olmayacak.They won't be beholden to special interests.
Biz özel ilgilere borçlu olmayacağız.We won't be beholden to special interests.
O özel ilgilere borçlu olmayacakShe will not be beholden to special interests.
O özel ilgilere minnettar olmayacak.He will not be beholden to special interests.
Ben özel ilgilere minnettar olmayacağım.I will not be beholden to special interests.
Senin için özel bir sürprizim var.I've got a special surprise for you.
Özel dersler de mevcuttur.Private lessons are also available.
Botanikçi dikkatle ağaçların morfolojik özellikleri kaydetti.The botanist carefully recorded the morphological characteristics of the trees.
Seninle özel konuşabilir miyim?Can I speak to you in private?
Sizinle özel konuşabilir miyiz?Can I speak to you in private?
Elefen özel bir dildir. Hem Latin hem de Kiril alfabesi ile yazılabilir.Elefen is a special language. It can be written with both the Latin and Cyrillic alphabet.
Ben özel hiçbir şey yapmadım.I didn't do anything special.
Biz çok özeliz.We're very particular.
Sistem yapısı hakkında daha fazla bilgi, özellikler bölümünde mevcuttur.More information on the system structure is available in the Features section.
Bizim özel planlarımız yok.We have no special plans.
Teknik nedenlerle, şu anda arama özelliği devre dışıdır.Due to technical reasons, the search feature is currently disabled.
Tom onda özellikle iyiydi.Tom was especially good at that.
Onun hakkında çok özel olan nedir?What's so special about that?
Tom'un bir özel dedektif kiralaması gerekiyor.Tom needs to hire a private detective.
Ben özel bir kişi miyim? Teşekkürler.I'm a special person? Thanks. ;)
Tom Mary'nin özel hissetmesini istedi.Tom wanted Mary to feel special.
Ben hayvanları özellikle kedileri severim.I love animals especially cats.
Tom bana özel hissettiriyor.Tom makes me feel special.
Özel koşullar 2025 yılına kadar geçerli olacak.The special conditions will be valid until 2025.
Bence bu çok özel.I think it's really special.
Bu göl özel. Burada balık avlamak yasaktır.This lake is private. Fishing here is forbidden.
Kahkaha bir insan özelliğidir.Laughter is a human trait.
Tom ve Mary her ikisi de özel öğle yemeğini sipariş etti.Tom and Mary both ordered the lunch special.
Bu iş özel eğitim gerektirmez.This job doesn't require special training.
Cömertlik bugünün bencil toplumunda önemli bir özelliktir.Generosity is an important trait in today's selfish society.
Konuşma özgürlüğü özellikle yayımcılar için önemlidir.Freedom of speech is especially important to broadcasters.
Özel etkinlikler ek ücret gerektirir.Special events require additional fees.
Çocuklar özellikle savunmasızdır.Children are particularly vulnerable.
Her dilin özellikleri vardır.Each language has its peculiarities.
Özel bir savcı atandı.A special prosecutor was appointed.
Bu özellikle Boston'da geçerlidir.This is especially true in Boston.
Tom özel önlemler önermedi.Tom didn't recommend specific measures.
Dün gece özellikle sıcaktı.Last night was particularly hot.
Dün gece özellikle kötüydü.Last night was particularly bad.
Tom özellikle Mary'den hoşlanmıyordu.Tom didn't particularly like Mary.
Onları özel yapan odur.That's what makes them special.
Tom, Mary'yi çok özel hissettirdi.Tom made Mary feel very special.