Ana içeriğe geç
Sözlük

özdeş ile cümle

özdeş kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Bu sonuç, mantıksal neden ile gerçek nedenin özdeş sayılmasına paraleldir.Det udtrykker et forhold, der af logiske grunde ikke kan være sande på samme tid.
İslam inancında bolluk, mutluluk, refah gibi iyi kavramlarla özdeşleşmiştir.Rettferdiggjøring kommer gjennom tro, sammen med gode gjerninger og lydighet.
Yunan Tanrısı Hermes ile özdeşleştirilmiştir.Begrepet er knyttet til den greske guden Hermes.
Euler özdeşliği birçok matematikçi tarafından göze hoş gelen bir denklem olarak tanımlanmaktadır.Eulers likhet er av mange sett på som spesiell grunnet dens matematiske skjønnhet.
Özdeşleştiği şey değişime uğrarsa kişinin benliği de değişim yaşar.Ved å endre en gjerning, blir litt av personen selv endret.
“Muhibler”le özdeşleşilir.«Forbudt kunnskap» sensureres.
Crossdresser (kısaca CD), karşı cins ile özdeşleşmiş kıyafetleri giyen kimse.Crossdressing: Å kle seg i klær beregnet på det motsatte kjønn.
Susurluk Ayranı: Susurluk ile özdeşmiş bir içecek.Koppene er begerformede og har lokk med tut til å drikke av.
Yazıya göre bu aşamada artık ordu; halk, devlet ve partiyle özdeş olmaktadır.Pada titik ini, Tentara Rakyat telah menjadi "identik dengan rakyat, negara, dan partai."
Kimileri onu psişe ile özdeş tutar.Sebagian orang menyamakannya dengan Guru Gantangan.
Neredeyse Albert Einstein ile özdeşleşmiştir.Setelah itu dia bekerja di Berlin bersama Albert Einstein.
Bu bayram da baharın gelişini kutlama geleneğiyle özdeşleşmiştir.Sejarahnya Imlek dirayakan untuk merayakan datangnya musim semi.
Kendine has çengel atışıyla özdeşleşmiştir.Eneng (sapaan akrabnya) di kenal dengan Goyang Itik-nya.
Özdeş fonksiyon: Herhangi bir eleman kendisine eşlenir.Keterbukaan (openness) dengan menerima siapa saja yang berminat menjadi anggota.
Aynı zamanda Mart 2011'de açıklanan HD7S, büyük oranda özdeştir, ancak Super LCD ekrana sahiptir.Cũng được công bố tháng 3 năm 2011, là chiếc HD7S, rất tương đồng vơi HD7, nhưng lại có màn hình Super LCD.
Tribüsler temelinde oluştuğundan dolayı, kuralları ve yöntemleri Comitia Tributa'nınkilerle neredeyse özdeşti.Từ khi được tổ chức theo các tribe, thì luật lệ và thủ tục của nó gần giống như Hội đồng Tribe.
Maalesef Orta Çağ boyunca kediler, istenmeyen gruplarla özdeşleştirildi.Trong thời kỳ Trung cổ thời kỳ đầu, các Kitô hữu đã dung thứ nô lệ của những người không phải Kitô hữu.
Advaita kelimesi bu bağlamda Benlik (Atman) ile Evrensel İlke'nin (Brahman) özdeşliğini ifade eder.Từ "Advaita" chủ yếu là chỉ về danh tính của Bản thể (Atman) (Self) và Toàn thể (Brahman).
Yazıya göre bu aşamada artık ordu; halk, devlet ve partiyle özdeş olmaktadır.Vào thời điểm này, Quân đội Nhân dân cũng trở nên "đồng nghĩa với nhân dân, đất nước và đảng."
Doğa ile özdeşleştirilmiş, özellikle bazı vahşi hayvanlarla ilişkilendirilmiştir.Cần tránh tiếp xúc với các loài động vật khác, đặc biệt là chuột.
Başka bir deyişle simplektikmorfizmin izotopisi özdeşlik ile başlar.Glutaminase có isoenzyme đặc hiệu với mô.
Özdeşleştiği şey değişime uğrarsa kişinin benliği de değişim yaşar.Khi Adam phạm tội, bản tính của con người từ đó cũng thay đổi.
Son iki yüzyılın büyük bir kısmında, sol görüş bilimle özdeşleştirilip gericiliğe karşı olarak görüldü.過去2世紀のほとんどの間、左翼とは科学であり、蒙昧に対して対抗してきた。
Altandağı nitelemek için veya bazen de özdeş olarak da kullanılır.それを密かに持ち出し、たまに自分で吸うことも。
Daha çok Çingene Falcı motifiyle özdeşleşmiştir.彼の貪欲な虚栄心はさらに非難された。
Meryem ile özdeşleşmiştir.ナザレ(アン=ナースィラ)で生まれる。
Korece ve Korelilik özdeşleşmiştir.クリーンがそれに志願し、認められた。
Euler özdeşliği birçok matematikçi tarafından göze hoş gelen bir denklem olarak tanımlanmaktadır.オイラーの等式は、その数学的な美によって特筆すべきものと多くの人に認識されている。
"Mayıs Yedisi Helvası" ile de özdeşleşmiştir.「五月雨の吾七」の異名を持つ。
Bu pullar, darphanede basılan özdeş pullardan 10-20 kat daha yüksek tutarlara alıcı bulabilmektedir.ハブは、ブレードが発生するドラッグの10~20倍の荷重に耐えられるように設計されている。
Grupla özdeşleşme, bireyin üyesi olduğu gruba yönelik aidiyet ve bağlılık duygusu olarak tanımlanmaktadır.その資質として、所属クラブからの尊敬と信頼をえていること。
Little Debbie, MoonPie kekleriyle neredeyse özdeş olan "Marshmallow Pies" dedikleri şeyi de yapar.マッキー・フーズのリトル・デビーもムーン・パイに似た「マシュマロ・パイ」を製造している。
Uyku ve uyku vakti ile özdeştirilir.不眠または睡眠過剰。
Böylece seyirci de kiminle özdeşleşeceğini saptar.來賓要給觀眾提示,猜出我是誰。
2004 yılından itibaren sol ile özdeşleşmeye başlamıştır.她从2004年开始戒掉了酒。
Meryem ile özdeşleşmiştir.瑪姆甚為傾慕他,何布視其為情敵。
Aynı grup içerisinde yer alan insanların özdeşleşme düzeyleri birbirinden farklı olabilir.不同的人对同一个地点的主观的隐私预期可能不同。
Thriller video klibinden önce hiçbir zaman müziklerin filmler ile özdeşleştirildiği görülmemiştir.值得一提的是,鲁道夫的录音中,从来没用过女歌手。
Film seyreder, filmdeki kahramanla kendimi özdeşleştirirdim.自我感覺良好,打算想拍攝屬於自己的電影。
Romalılar Portekiz’i şarap ve eğlence tanrısı Baküs ile özdeş tutarlardı.罗马人将他们的酒神巴克科斯与葡萄牙联系起来。
Bunun yerine, toplum bilim diğer toplumsal bilimlerle özdeşletirilme noktasına geldi.反過來,社會科學本身也是社會科學哲學的焦點。
Ancak tüm yollar Bandırma ile özdeşleştirilmiştir.한데, 무게 배분은 육척봉 전체에 대하여 균등하였다.
İnsan ilişkilerinde yansıtmalı özdeşim.인물간 관계도로 설명할 수도 있다.
Buna da bakınız Lagrange özdeşliği ve Kiyoshi Itō (1987).라그랑주의 항등식 또는 Kiyoshi Ito (1987).
Mani Dini ile birlikte Ahura Mazda (Hürmüz) ile özdeşleşmiştir.그러나 진등(陳登)의 권유로 양봉과 함께 원술을 배반하여 여포의 장수가 되었다.
Meryem ile özdeşleşmiştir.마렘마 현의 현도 직위가 내려지기도 하였다.
Vakfıkebir ile özdeşleşen ekmek ülke çapında ünlüdür.쾅가라고 하는 효모 숙성한 빵은 전국에서 널리 소비된다.
Giydiği 3 numaralı forma ile özdeşleşmiştir.그는 입단식에서 등번호 13번이 새겨진 유니폼을 받았다.
Uyku ve uyku vakti ile özdeştirilir.잠자는 시간이나 장소를 일정하게 해 줘야 한다.
Kendilerini liderle özdeşleştirir ve idolleştirdikleri kimsenin haslet ve davranışlarını taklit ederler.나는 이들의 모습을 통해 아무 생각도 없이 누군가에게 조종당하며 행복해하는 사람들을 표현한다.
Kimileri onu psişe ile özdeş tutar.인어들은 이를 애완용으로 기르기도 한다.
Kitâb-ı Mukaddes'te 666'nın şeytan ile özdeşleştirildiği sanısından ileri gelir.나는 요한묵시록을 보면서 거기에 나오는 악마의 수 666의 의미를 생각해보았다.
Özdeşleştiği şey değişime uğrarsa kişinin benliği de değişim yaşar.사람들이 요정을 믿으면 생기는 변신.
Bu sergiden sonra dekonstrüktivizim akımı ile özdeşleştirilmiş birçok mimar bu kavrama mesafe koymuştur.이 때부터 해체주의에 참여한 많은 건축가들이 이 용어와 거리를 두었다.
Bu araştırma Pavlov'un köpeği örneğiyle özdeşleşti.우리에겐 파블로프의 개 실험으로 잘 알려져 있다.
Lisemizle özdeşleşmiş biri olarak onu daima yaşatacağız."מרגע שיש לך תואר, הוא שלך לתמיד".
Yeni doktrinler devlet düşmanı ilan edilen subaylarla özdeşleştirildiğinden, verilen destek azaldı.מאחר שהדוקטרינות החדשות נקשרו בשמם של קצינים שהוכרזו אויבי המדינה, דעכה התמיכה ביישומן.
Uyku ve uyku vakti ile özdeştirilir.ישן וחדש על שינה ונדודי שינה.
Yıllar boyunca kılıçla özdeşleşir ve bağ kurar.שנים רבות המבצר עמד נטוש וחרב.
Bunlar sırasıyla toplama özdeşliği ve çarpma özdeşliğidir.זאת, באמצעות רכישתה העצמית וביטולה.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod