Ana içeriğe geç
Sözlük

özdeş ile cümle

özdeş kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Film seyreder, filmdeki kahramanla kendimi özdeşleştirirdim.Автор отказал, желая самому снять фильм.
Neredeyse Albert Einstein ile özdeşleşmiştir.Был знаком с Альбертом Эйнштейном.
Yanlışlıklar Komedisi iki değişik özdeş ikiz kardeşin karşılaşma hikâyesini anlatmaktadır.Герцог безуспешно пытается примирить два враждующих дома.
Bu evre “arifler”le özdeşleştirilir.Земфира же хотела исключить «Ариведерчи».
Bir grup üyesinin grupla özdeşleşmesi yüksekken başka bir üyeninki düşük olabilir.Члены как минимум одной из групп чувствуют себя ущемленными.
Böylece Verdi adı, İtalyan milliyetçiliği ile özdeşleşti.Сколари унаследовал от него итальянское гражданство.
"Eymir" adı adeta ODTÜ ile özdeşleşmiştir.У Иблиса есть и другие имена-эпитеты.
Abi aynı zamanda gitgide kendi karısının sevgilisi ile özdeşleştirdiği Aşık'ı da öldürmüştür.Друг также посвящает его в планы сбежать с любимой из города этой ночью.
Özdeş fonksiyon: Herhangi bir eleman kendisine eşlenir.Любое действующее лицо, субъект действия вообще.
Ontolojik doğruluk kavramı ise, doğruluğu varlığın özüyle özdeş olma hali olarak ele almak anlamına gelir.Коррелятивная онтология: существовать в качестве чего-то значит находиться в соотношении с чем-то.
Stanislavski tarafından sistemleştirilmiş özdeşleyime dayalı oyunculuk yöntemi.Проверить систему Станиславского на самих себе.
Bu neden dolayı mahallesimüz gelir kaynaklarımızdan olan yonca ekimi ile özdeşleşmiştir.Мы думали, что это наши танки возвращаются с передовой ….
Buna da bakınız Lagrange özdeşliği ve Kiyoshi Itō (1987).See also Lagrange's identity and كيوشي إيتو (1987).
Bu simge Mars'ın gezegen simgesi ile özdeştir.ويرمز هذا الباب لكوكب المريخ.
Korece ve Korelilik özdeşleşmiştir.تعلم بها وبكرمان وخراسان.
Güçlü betimleme özeliği, okuyucunun kitaptaki olaylarla kendini özdeşleştirmesini kolaylaştırır.أفضل تأثير لكتاب ما هو أن يدفع القارئ للعمل من تلقاء ذاته.
Bazı özdeş aromalar, farklı marketlerde farklı isimler almışlardır.Alguns sabores idênticos têm nomes diferentes em diferentes mercados.
Tegmark'ın tahminine göre özdeş bir hacim bizden 10^10^115 metre uzaktadır.A Tegmark estima que um volume idêntico ao nosso deve estar a cerca de 1010115 metros de distância de nós.
Bu topluluğun tepesinde genellikle yaratıcı tanrı ile özdeşleştirilen tanrıların hükümdarı bulunurdu.No ápice dessa sociedade estava o rei dos deuses, geralmente identificado com a divindade criadora.
Bob Fosse, bu asıl yapımın koreografisini üstlendi ve tarzı şovla özdeşleştirildi.Bob Fosse coreografou a produção original, e seu estilo é fortemente identificado com o show.
Yunan Tanrısı Hermes ile özdeşleştirilmiştir.É nomeado em relação ao deus grego Hermes.
Özdeş fonksiyon: Herhangi bir eleman kendisine eşlenir.Bens exclusivos: Que atendem a uma pessoa num dado momento.
Özdeş alt birimlerden kapalı bir kabuk oluşturmanın en iyi yolu düzenli bir ikozahedron yapısıdır.Uma boa tentativa de se criar um sistema isolado é encerra-lo em uma garrafa térmica.
O yüzden de bu sokağın ismi ABD'deki müzikal sanatıyla özdeşleşmiştir.Eis o porquê de ela ter gravado esse tipo de música nos Estados Unidos.
Bugün pek çok kişi onu Manfred von Richthofen ile özdeşleştirmiştir.Foi nesta unidade que, algum tempo depois, conheceu Manfred von Richthofen.
Maniheizm ile birlikte Hürmüz ile özdeşleşmiştir.Tratamos Powers com clemência.
Lisemizle özdeşleşmiş biri olarak onu daima yaşatacağız."Uma vez que você fez alguma coisa você pode continuar com ela para sempre."
Norman artık kendimizi özdeşleştireceğimiz tek kahramanımızdır.Thor é um dos únicos heróis a sobreviver.
Kemençe de Lazlarla özdeşleşmiş bir halk çalgısıdır.Com um público particularmente jovem.
Bunlar, aksi takdirde özdeşdir.Caso contrário, é incontável.
Bu Titanlar değişik kavramlarla özdeşleştirilmiştir.Para Kant, esses são conceitos heterogêneos.
Özdeşleştiği şey değişime uğrarsa kişinin benliği de değişim yaşar.As linhas da mão mudam, portanto, quem determina as mudanças na própria vida é o próprio indivíduo.
Neredeyse Albert Einstein ile özdeşleşmiştir.Baseado diretamente em Albert Einstein.
"Mayıs Yedisi Helvası" ile de özdeşleşmiştir.«Encouraçado Sete de Setembro».
Aile Paketi: Tek Kullanımlık lisans için bu konuda özdeş.Contrato de serviço: meio de acesso a esse serviço.
Kendine has çengel atışıyla özdeşleşmiştir.Hij is met één kogel afgemaakt, een duidelijke afrekening.
Gonzo gazeteciliği, Hunter S. Thompson'la özdeşleşmiş olan bir gazetecilik türü, bir makale üslûbudur.Lichtend voorbeeld is de Gonzo journalistiek van Hunter S. Thompson.
Cinsel yönelim kavramı heteroseksüellik ile özdeşleştirilmişti.Ik claim met klem mijn heteroseksualiteit.
Bu bayram da baharın gelişini kutlama geleneğiyle özdeşleşmiştir.Op dit feest werd het begin van de lente gevierd met vreugdevuren.
O yüzden de bu sokağın ismi ABD'deki müzikal sanatıyla özdeşleşmiştir.Dit album vestigde zijn naam in de Amerikaanse muziekwereld.
Bu nedenle İslamiyet sonrası bazı söylencelerde Hızır Peygamber ile özdeşleşmiştir.De profeet Mozes werd later op gelijkaardige wijze afgebeeld.
Ülke adeta kırmızı ejderha ile özdeştirilmiştir.Bijvoorbeeld: Zuid legt een rode draak weg.
Immanuel Kant ve Aydınlanma Çağı ile özdeşleşmiştir.Szczególne znaczenie uzyskała emancypacja wraz z epoką oświecenia.
Yunan Tanrısı Hermes ile özdeşleştirilmiştir.Pochodzi od greckiego boga Hermesa.
Ateşin üzerinde un ve su iyice özdeşleşene kadar karıştırılır.Następnie piecze się go nad ogniskiem bądź kuchnią polową (ogień nie musi być wielki).
Märzen biralar günümüzde ünlü Alman bira festivali Oktoberfest ile özdeşleşmiştir.Największą biesiadą niemiecką jest Oktoberfest – święto piwa.
Özdeşleştiği şey değişime uğrarsa kişinin benliği de değişim yaşar.Gdy grupa zmienia swoje zdanie, ja także je zmieniam.
Ayırt edilemeyeceklerin özdeşliği.O ważności tego, co nieważne.
Neredeyse Albert Einstein ile özdeşleşmiştir.Przyjaźnił się z Albertem Einsteinem.
Thriller video klibinden önce hiçbir zaman müziklerin filmler ile özdeşleştirildiği görülmemiştir.Myślę nawet, że on nigdy wcześniej nie słyszał piosenki Braxton.
Örneğin önceden bulunan iki örneklemeden birine bir özdeş ikiz ve diğerine öbür ikiz tahsis edilmiştir.Dawniej podzielona na dwie odrębne wsie i dwa różne majątki - Słupia Wielka i Mała.
Bu özdeşliği esasında her insan fark edebilir.Każda z nich inaczej jednak rozumie tę przyjaźń.
Aprasiyap'ı Oğuz nesli ile özdeşleştirir.Amonasro nakazuje córce milczenie.
Bu bayram da baharın gelişini kutlama geleneğiyle özdeşleşmiştir.Przykładowo, nadejście wiosny świętuje się jako Dzień Córki.
Maniheizm ile birlikte Hürmüz ile özdeşleşmiştir.Pomógł sobie dokonując manipulacji.
Fakat, Zerdüşt'ün dini reformlarından sonra terim cinlerle özdeşleştirilmiştir.Po reformach Grabskiego nastroje uległy uspokojeniu.
Gonzo gazeteciliği, Hunter S. Thompson'la özdeşleşmiş olan bir gazetecilik türü, bir makale üslûbudur.Gonzojournalistik är en journalistisk stil som skapades av Hunter S. Thompson.
Eğer bir çocuk kendini babasıyla fazla özdeşleştirirse, gerçek kimliğinden bazı şeyler kaybedebilir.Tappar du en roll förlorar du också en del av din identitet.
Yunan Tanrısı Hermes ile özdeşleştirilmiştir.Den är uppkallad efter den grekiska guden Hermes .
Euler özdeşliği birçok matematikçi tarafından göze hoş gelen bir denklem olarak tanımlanmaktadır.Att bevara Trolldalen vara många respondenters önskan.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod