öykü ile cümle
öykü kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Yahvist kaynak ise bu öyküyü anlatmamaktadır fakat İshak ile ilgili epeyce hikâyeler bulunmaktadır.Aan de andere kant noemde de Jahwist dit verhaal in zijn geheel niet, hoewel Isaak veelvuldig werd genoemd.
Fakat bu dergi de uzun süre boyunca öyküyü yayımlamadı.Een lang leven was het blad niet beschoren.
100 öyküden oluşan eserde de günde 10 öykü anlatılır ve öyküler 10 günde sona erer.Een aantal voorbeelden hiervan zijn terug te vinden in de verhalen van de tiende dag waarmee het boek eindigt.
Bir At'ın Öyküsü, Leo Tolstoy'un yazdığı tiyatro oyunu.De film is gebaseerd op het toneelstuk Zhivoy trup van Leo Tolstoj.
Öykünün ilk ismi Gök Gürlediği Zaman Beni Uyandır'dır.Over de naam van de eerste bouwheer tast men daardoor in het duister.
"Öykü okurları eşik atlıyor".Literatuurhistorici maken al fouten genoeg."
1947 yılında ise yeni bir öykü yazdı.In 1926 maakte deze nog een nieuwe versie.
Dört fabrika işçisinin mücadele öyküsü.Toneelspel in vier bedrijven.
Küçük insan öykülerinden oluşuyor.Een kleine mensheidgeschiedenis.
Daha sonra öykü yazmaya başladı.Later begon ze te schrijven.
Kitapta yirmi beş öykü bulunmaktadır.In het boek 25 Sterke Verhalen.
İlk öyküsünü 1975 yılında yazdı.Hij schreef zijn eerste compositie in 1975.
Bu arada öyküler ve piyasa romanları yazdı.Daarnaast schreef hij ook romans en geschiedkundige boeken.
Öykü, Persues’un bakış açısından anlatılır.Het verhaal wordt geheel verteld vanuit het ik-perspectief.
"Kırlangıçlar" ve "Bahtiyar Köpek" adlı öykülerinde karakter olarak hayvanlar daha ağır basmaktadır.Met zijn achtergrond als koedrijver en waakhond heeft de ‘spets’ een pittig karakter.
Yazar bu öyküyü 1946 yılında yazdı.Dit artikel gaat over de film in het jaar 1946.
Böylece yüz öykü anlatılmış olur.Duizenden verhalen heb ik aangehoord.
Halk öyküleri toplumların sosyal konumlarına göre değişik yapılanma evrelerine tanık olmuştur.De samenstelling van de bevolking was bij verschillende volkstellingen als volgt:
Eserde şarap sarhoş ediciliği yönüyle aşka benzetilir ve öykü bu sarhoş edici etkinin etrafında şekillenir.Verberg je achter het masker van een gek of dronkaard en zaai op die manier verwarring over je bedoelingen.
Aynı zamanda kitapta bir aşk öyküsü de bulunuyor.In het nummer is ook sprake van een liefdesgeschiedenis.
Melissa Mathison'ın öyküsünü Steven Spielberg sinemaya uyarlamış ve film 4 Oscar kazanmıştır.De film werd geregisseerd door Steven Spielberg en won drie Oscars.
Gerçek bir öyküden uyarlanan 15 dakikalık film, bir Fransız kadının 10 çocuğunun ölümüyle ilgilidir.De film schetst het 50-jarige verhaal van een Franse danszaal.
Oysa öyküde Noel tatili için evdedir.Het verving I'll Be Home for Christmas.
Brueghel İkarus öyküsünü tamamıyla kendi çağına taşımıştır.Diego Gelmírez schrijft hier zelf vrij onomwonden over in zijn Historia Compostellana.
Oyunları, romanları ve kısa öyküleriyle tanınır.Ze is bekend van haar poëzie, verhalen en kortverhalen.
İnternet sitesindeki öyküler Commons Attribution-ShareAlike 3.0 lisansı altında yayımlanır.De tekst van dat artikel is beschikbaar onder de licentie Creative Commons Naamsvermelding-GelijkDelen 3.0.
Ama şirketin başına geçen Öykü, şirketi satmaktan yana değildir.Haar personeel is het niet met de verkoop eens.
Öykü, Prag'a I. Dünya Savaşı'nı tetikleyen Saraybosna Suikasti haberinin gelişiyle başlar.Het verhaal begint met het nieuws van de moord op Franz Ferdinand, het begin van de Eerste Wereldoorlog.
Liiv birçok kısa öykü kaleme aldı ancak bu öykülerin hiçbiri "Vari" kadar başarılı olamadı.Het nummer werd een aantal keren gecoverd, maar geen van deze covers was zo succesvol als het origineel.
Öykünün ses kayıtları bulunmasına rağmen bölümlerin tamamı kayıptır.Als je naar mijn verhalen luistert, zullen al je ziekten verdwijnen.
Eraslan ve Korkmaz ailesinin öyküsü daha sonraki bölümlerde geniş bir şekilde ifade edilecektir.De oeradellijke en briefadellijke families staan in verschillende almanakken opgesomd.
Nihayet İncil'deki bir öyküden ilham alarak oğlunu kurban etmeye kalkar.Korzystając z tego zwycięstwo doprowadził do uznania jego synów za następców.
Filmde hikâye, 1492 İspanya'sında geçen bir aşk öyküsüne dönüştürüldü.Fabuła została zmieniona na historię miłosną w Hiszpanii w 1492 roku.
Her ayki toplantıda üyelerden biri bir öykü sunacaktı.Raz w miesiącu każdy członek prezentowałby swoją historię.
Poe öyküyü büyük dikkatle ve incelikle yazmıştır.Poe pisał opowieść bardzo skrupulatnie i z wielką subtelnością.
Öykünün son sahnesi ise, anlatıcının suçluluk duygusunun sonucudur.Jednak finalna scena noweli jest rezultatem poczucia winy.
Öykü onu affetti.Dziewczyna przebacza mu.
Hâlâ pişman olmayan anlatıcı öyküyü huzur içinde yatsın anlamındaki in pace requiescat sözleriyle bitirir.Morderca, najwidoczniej niewzruszony, kończy historię słowami In pace requiescat (spoczywaj w pokoju).
Öykü ik defa 28 Ağustos 1844'te Philadelphia'da Dollar Newspaper'da yayımlandı.Po raz pierwszy została ona opublikowana 28 sierpnia 1844 roku w Dollar Newspaper w Filadelfii.
Poe bu öyküyü, Philadelphia Dollar Newspaper tarafından desteklenen bir öykü yarışmasına gönderdi.Tym utworem Poe wygrał konkurs literacki ogłoszony przez filadelfijski dziennik Dollar Newspaper.
Öykü, gerçek bir olay olan Mary Cecilia Rogers cinayetine dayanır.Historia bazuje na prawdziwym zabójstwie Marii Cecilii Rogers.
Öykü ilk defa, Philadelphia'daki Saturday Courier dergisinde 1832 yılında yayımlandı.Pojawiła się po raz pierwszy na łamach filadelfijskiego magazynu Saturday Courier w 1832 roku.
Bir başka deneyde katılımcılara bir hırsızlıkla ilgili öykü anlatılmıştır.W innym eksperymencie badanym przedstawiono historię o kradzieży.
Öykü ilk defa Mayıs 1842'de Graham's Magazine'de yayımlandı.Utwór został po raz pierwszy opublikowany w maju 1842 roku w Graham's Magazine.
Bu öyküler Bir Erin Ölümü, Gök Gürlediği Zaman Beni Uyandır ve Son İznin Son Günü idi.Jest sequelem Might and Magic VI: The Mandate of Heaven, poprzedza Might and Magic VIII: Day of the Destroyer.
Öyküsü nedeniyle zengin bir Baltimorelu olan John P. Kennedy'nin dikkatini çekti.Utwór zwrócił uwagę Johna P. Kennedy’ego, mieszkańca Baltimore ze sporym majątkiem.
10 Temmuz 2013'te erişildi. ^ "Markaların Öyküsü-Z (Zara)".1 lipca 2013 przeszedł do FK Qəbələ.
Kendi ağzından kısa yaşam öyküsü: s.1: Krótka wiadomość o życiu s.
Gerçek bir cinayetin ayrıntıları üzerine kurgulanmış ilk cinayet öyküsüdür.Bazuje ona na szczegółach prawdziwego morderstwa.
Hatta Jung kızkardeşinin doğumu sırasında aynı öykünün kendisine de anlatıldığını hatırlamaktadır.Jung istotnie wspomina opowiedzianą mu historię po narodzeniu się jego siostry.
Öykünün ilk kelimesi olan "Evet!", anlatıcının suçunu itirafı gibidir.Pierwsze słowo historii "Prawda" jest przyznaniem się do winy.
Anlatıcı Montresor, arkadaşı olan soylu Fortunato'dan intikam aldığı gecenin öyküsünü anlatır.Montresor opowiada historię pewnej nocy, kiedy to zemścił się na Fortunacie, zaprzyjaźnionym szlachcicu.
Öyküdeki ikincil kişilik, protagonisti sürekli izler ve onu deliliğe sürükler.Owa druga połowa prześladuje protagonistę i prowadzi go do szaleństwa, jak i je reprezentuje.
Öyküde ayrıca, "kriptogram (İng. cryptogram)" yerine "kriptograf (cryptograph)" terimi ilk defa kullanıldı.W Złotym żuku po raz pierwszy został użyty termin kryptograf (jako przeciwieństwa do kryptogramu).
Albüm bir savaş yüzünden parçalanan bir ailenin öyküsünü anlatan konsept bir albümdü.Jest to zarazem album koncepcyjny opowiadający historię rodziny rozdzielonej przez wojnę.
Öykü için Poe'ya muhtemelen 10 dolar ödeme yapıldı.Poe dostał za nią prawdopodobnie tylko 10 dolarów.
Öykü ilk defa 19 Ağustos 1843'te The Saturday Evening Post adlı gazetede yayımlandı.Po raz pierwszy została opublikowana 19 sierpnia 1843 roku na łamach The Saturday Evening Post.
"Bir Direniş Öyküsü: "Min Dît""."Prawda o jedzeniu", odc.
Poe'nun 1848 tarihli bir mektubuna göre öykü "büyük gürültü kopardı."Jak pisał sam autor w liście z 1848 roku, „opowieść robi dużo szumu”.
Ayrıca kısa öykülerde yazmıştır.Publikował też krótkie opowiadania.