övgü ile cümle

övgü kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Her zaman RABbe övgüler sunacağım, Övgüsü dilimden düşmeyecek.Davidův, když proměnil oblíčej svůj před Abimelechem; pročež jsa od něho vyhnán, odšel.
Her zaman RABbe övgüler sunacağım, Övgüsü dilimden düşmeyecek.Di Davide, quando si finse pazzo in presenza di Abimelech e, da lui scacciato, se ne andò
Her zaman RABbe övgüler sunacağım, Övgüsü dilimden düşmeyecek.내가 여호와를 항상 송축함이여 그를 송축함이 내 입에 계속하리로다
Her zaman RABbe övgüler sunacağım, Övgüsü dilimden düşmeyecek.(Psalm Dawidowy, gdy sobie odmienił postawę przed Abimelechem, od którego będąc wygnany, odszedł.)
Her zaman RABbe övgüler sunacağım, Övgüsü dilimden düşmeyecek.Tôi sẽ chúc tụng Ðức Giê-hô-va luôn luôn, Sự khen ngợi Ngài hằng ở nơi miệng tôi.
Her zaman RABbe övgüler sunacağım, Övgüsü dilimden düşmeyecek.Tôi sẽ chúc_tụng Ðức_Giê - hô-va luôn_luôn , Sự khen_ngợi Ngài hằng ở nơi miệng tôi .
Her zaman RABbe övgüler sunacağım, Övgüsü dilimden düşmeyecek.לדוד בשנותו את טעמו לפני אבימלך ויגרשהו וילך אברכה את יהוה בכל עת תמיד תהלתו בפי׃
Her zaman RABbe övgüler sunacağım, Övgüsü dilimden düşmeyecek.لداود عندما غيّر عقله قدام ابيمالك فطرده فانطلق‎. ‎ابارك الرب في كل حين. دائما تسبيحه في فمي‎.
Her zaman RABbe övgüler sunacağım, Övgüsü dilimden düşmeyecek.〔 大 衛 在 亞 比 米 勒 面 前 裝 瘋 、 被 他 趕 出 去 、 就 作 這 詩 。 〕 我 要 時 時 稱 頌 耶 和 華 . 讚 美 他 的 話 必 常 在 我 口 中
Her zaman RABbe övgüler sunacağım, Övgüsü dilimden düşmeyecek.〔 大衛 在 亞比 米勒 面前 裝瘋 、 被 他 趕 出去 、 就 作 這詩 。 〕 我 要 時時稱頌 耶和華 . 讚美 他 的 話必 常 在 我 口中
Hizkiya ile önderler gelip yığınları görünce, RABbe övgüler sunup halkı İsraili kutsadılar.A keď prišli Ezechiáš a kniežatá a videli hromady, dobrorečili Hospodinovi i jeho ľudu Izraelovi.
Hizkiya ile önderler gelip yığınları görünce, RABbe övgüler sunup halkı İsraili kutsadılar.Ézéchias et les chefs vinrent voir les tas, et ils bénirent l`Éternel et son peuple d`Israël.
Hizkiya ile önderler gelip yığınları görünce, RABbe övgüler sunup halkı İsraili kutsadılar.Ezechia şi căpeteniile au venit să vadă grămezile, şi au binecuvîntat pe Domnul şi pe poporul Său Israel.
Hizkiya ile önderler gelip yığınları görünce, RABbe övgüler sunup halkı İsraili kutsadılar.Ezekias og Øversterne kom så og synede Bunkerne, og de priste HERREN og hans Folk Israel.
Hizkiya ile önderler gelip yığınları görünce, RABbe övgüler sunup halkı İsraili kutsadılar.Ezequías y los magistrados fueron a ver los montones, y bendijeron a Jehovah y a su pueblo Israel
Hizkiya ile önderler gelip yığınları görünce, RABbe övgüler sunup halkı İsraili kutsadılar.In Ezekija in knezi so prišli in, videč kupe, so hvalili GOSPODA in ljudstvo njegovo, Izraela.
Hizkiya ile önderler gelip yığınları görünce, RABbe övgüler sunup halkı İsraili kutsadılar.히스기야와 방백들이 와서 더미를 보고 여호와를 송축하고 그 백성 이스라엘을 위하여 축복하니라
Hizkiya ile önderler gelip yığınları görünce, RABbe övgüler sunup halkı İsraili kutsadılar.Kun Hiskia ja päämiehet tulivat ja näkivät kasat, kiittivät he Herraa ja hänen kansaansa Israelia.
Hizkiya ile önderler gelip yığınları görünce, RABbe övgüler sunup halkı İsraili kutsadılar.När då Hiskia och de överste kommo och sågo högarna, prisade de HERREN och hans folk Israel.
Hizkiya ile önderler gelip yığınları görünce, RABbe övgüler sunup halkı İsraili kutsadılar.Oda menvén pedig Ezékiás és a fejedelmek, és látván a rakásokat: áldák az Urat és az õ népét, Izráelt.
Hizkiya ile önderler gelip yığınları görünce, RABbe övgüler sunup halkı İsraili kutsadılar.Og da Esekias og høvdingene kom og så haugene, priste de Herren og hans folk Israel.
Hizkiya ile önderler gelip yığınları görünce, RABbe övgüler sunup halkı İsraili kutsadılar.Přišed pak Ezechiáš s knížaty, a vidouce hromady ty, dobrořečili Hospodinu a lidu jeho Izraelskému.
Hizkiya ile önderler gelip yığınları görünce, RABbe övgüler sunup halkı İsraili kutsadılar.Und da Hiskia mit den Obersten hineinging und sahen die Haufen, lobten sie den HERRN und sein Volk Israel.
Hizkiya ile önderler gelip yığınları görünce, RABbe övgüler sunup halkı İsraili kutsadılar.Vennero Ezechia e i capi; visti gli ammassi, benedissero il Signore e il popolo di Israele
Hizkiya ile önderler gelip yığınları görünce, RABbe övgüler sunup halkı İsraili kutsadılar.Vindo, pois, Ezequias e os príncipes, e vendo aqueles montões, bendisseram ao Senhor e ao seu povo Israel.
Hizkiya ile önderler gelip yığınları görünce, RABbe övgüler sunup halkı İsraili kutsadılar.И когато дойдоха Езекия и първенците и видяха куповете, благословиха Господа и Неговите люде Израиля.
Hizkiya ile önderler gelip yığınları görünce, RABbe övgüler sunup halkı İsraili kutsadılar.И пришли Езекия и вельможи, и увидели груды, и благодарили Господа и народ Его Израиля.
Hizkiya ile önderler gelip yığınları görünce, RABbe övgüler sunup halkı İsraili kutsadılar.ויבאו יחזקיהו והשרים ויראו את הערמות ויברכו את יהוה ואת עמו ישראל׃
Hizkiya ile önderler gelip yığınları görünce, RABbe övgüler sunup halkı İsraili kutsadılar.وجاء حزقيا والرؤساء ورأوا الصّبر فباركوا الرب وشعبه اسرائيل.
Hizkiya ile önderler gelip yığınları görünce, RABbe övgüler sunup halkı İsraili kutsadılar.希 西 家 和 眾 首 領 來 看 見 堆 壘 、 就 稱 頌 耶 和 華 。 又 為 耶 和 華 的 民 以 色 列 人 祝 福
Hizkiya ile önderler gelip yığınları görünce, RABbe övgüler sunup halkı İsraili kutsadılar.希西家 和 眾首領來 看 見堆壘 、 就 稱頌 耶和華 。 又 為 耶和華 的 民 以色列人 祝福
İkincisi onun şanına bir övgü.De volgende een soort ode aan zijn heerlijkheid.
İkincisi onun şanına bir övgü.Druhá část je jakousi ódou na jeho počest.
İkincisi onun şanına bir övgü.그 다음은 그의 영광에 대한 찬양시입니다.
İkincisi onun şanına bir övgü.Kolejna jest rodzajem ody do chwały Hammurabiego.
İkincisi onun şanına bir övgü.Si in sfarsit, cea mai importanta, peste 300 de legi care guvernau cu adevarat Babilonia
İkincisi onun şanına bir övgü.Второй — своего рода ода его славе.
İkincisi onun şanına bir övgü.Наступне - щось на зразок оди його славі.
İnsanlardan -ne sizden ne başkalarından- gelecek övgünün peşinde de değildik.Ej heller hava vi sökt pris av människor, vare sig av eder eller av andra,
İnsanlardan -ne sizden ne başkalarından- gelecek övgünün peşinde de değildik.emmekä ole etsineet kunniaa ihmisiltä, emme teiltä emmekä muilta,
İnsanlardan -ne sizden ne başkalarından- gelecek övgünün peşinde de değildik.haben auch nicht Ehre gesucht von den Leuten, weder von euch noch von andern;
İnsanlardan -ne sizden ne başkalarından- gelecek övgünün peşinde de değildik.우리가 그리스도의 사도로 능히 존중할 터이나 그러나 너희에게든지 다른 이에게든지 사람에게는 영광을 구치 아니하고
İnsanlardan -ne sizden ne başkalarından- gelecek övgünün peşinde de değildik.ουτε εζητησαμεν δοξαν εξ ανθρωπων, ουτε αφ' υμων ουτε απ' αλλων
İnsanlardan -ne sizden ne başkalarından- gelecek övgünün peşinde de değildik.Не ищем славы человеческой ни от вас, ни от других:
İnsanlardan -ne sizden ne başkalarından- gelecek övgünün peşinde de değildik.Не шукали ми нї від людей слави, нї од вас, нї од инших, можучи в повазї бути, яко Христові апостоли.
İnsanlardan -ne sizden ne başkalarından- gelecek övgünün peşinde de değildik.גם לא בקשנו מן האדם כבוד לא מכם ולא מאחרים אף כי היה לנו מקום להתכבד כשליחי המשיח׃
İnsanlardan -ne sizden ne başkalarından- gelecek övgünün peşinde de değildik.ولا طلبنا مجدا من الناس لا منكم ولا من غيركم مع اننا قادرون ان نكون في وقار كرسل المسيح.
İnsanlardan -ne sizden ne başkalarından- gelecek övgünün peşinde de değildik.我 們 作 基 督 的 使 徒 、 雖 然 可 以 叫 人 尊 重 、 卻 沒 有 向 你 們 或 別 人 求 榮 耀
İnsanlardan -ne sizden ne başkalarından- gelecek övgünün peşinde de değildik.我 們作 基督 的 使徒 、 雖然 可以 叫人 尊重 、 卻沒 有 向 你 們或別人 求 榮耀
‹‹İnsanlardan övgü kabul etmiyorum.Aku tidak mencari pujian dari manusia
‹‹İnsanlardan övgü kabul etmiyorum.Chvály od lidí jáť nepřijímám.
‹‹İnsanlardan övgü kabul etmiyorum.Chvály od ľudí neprijímam,
‹‹İnsanlardan övgü kabul etmiyorum.Chwały od ludzi nie przyjmuję.
‹‹İnsanlardan övgü kabul etmiyorum.Dicsõséget emberektõl nem nyerek.
‹‹İnsanlardan övgü kabul etmiyorum.Eer van mensen vind Ik niet belangrijk, omdat Ik weet hoe u bent: u hebt de liefde van God niet in u.
‹‹İnsanlardan övgü kabul etmiyorum.En minä ota vastaan kunniaa ihmisiltä;
‹‹İnsanlardan övgü kabul etmiyorum.Eu não recebo glória da parte dos homens;
‹‹İnsanlardan övgü kabul etmiyorum.Eu nu umblu după slava care vine dela oameni.
‹‹İnsanlardan övgü kabul etmiyorum.Ich nehme nicht Ehre von Menschen;
‹‹İnsanlardan övgü kabul etmiyorum.Io non ricevo gloria dagli uomini

İlgili Sayfalar