övgü ile cümle
övgü kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
13
ORT. KELİME
Ancak itiraf etmeliyim ki burada kimse bana yüzümün ak pak göründüğüne dair övgüde bulunmadı.אבל אני חייב לציין שאף אחד כאן לא החמיא לי על הניקיון של הפנים שלי היום.
Ancak itiraf etmeliyim ki burada kimse bana yüzümün ak pak göründüğüne dair övgüde bulunmadı.لكن يجب أن أقول أنه لا أحد هنا أثنى على نظافة وجهي اليوم
Ancak itiraf etmeliyim ki burada kimse bana yüzümün ak pak göründüğüne dair övgüde bulunmadı.私の今日の顔の清潔さを褒めてくれませんでした (笑)
Atalarımızın sana övgü sunduğu Kutsal ve görkemli tapınağımız yandı, Değer verdiğimiz her yer yıkıntıya döndü.Dopo tutto questo, resterai ancora insensibile, o Signore, tacerai e ci umilierai sino in fondo
Atalarımızın sana övgü sunduğu Kutsal ve görkemli tapınağımız yandı, Değer verdiğimiz her yer yıkıntıya döndü.Hát megtartóztatod-é magad mind e mellett is, Uram; hallgatsz-é és gyötörsz minket felettébb?
Atalarımızın sana övgü sunduğu Kutsal ve görkemli tapınağımız yandı, Değer verdiğimiz her yer yıkıntıya döndü.Izali nad tem zatrzymasz się Panie? izali milczeć a nas tak bardzo trapić będziesz?
Atalarımızın sana övgü sunduğu Kutsal ve görkemli tapınağımız yandı, Değer verdiğimiz her yer yıkıntıya döndü.우리 열조가 주를 찬송하던 우리의 거룩하고 아름다운 전이 불에 탔으며 우리의 즐거워하던 곳이 다 황무하였나이다
Atalarımızın sana övgü sunduğu Kutsal ve görkemli tapınağımız yandı, Değer verdiğimiz her yer yıkıntıya döndü.Onze heilige, prachtige tempel, waar onze vaders U loofden, is platgebrand en alle mooie dingen zijn verwoest.
Atalarımızın sana övgü sunduğu Kutsal ve görkemli tapınağımız yandı, Değer verdiğimiz her yer yıkıntıya döndü.Ser du roligt HERRE, på sligt, kan du tie og bøje os så dybt?
Atalarımızın sana övgü sunduğu Kutsal ve görkemli tapınağımız yandı, Değer verdiğimiz her yer yıkıntıya döndü.Vil du tross dette holde dig tilbake, Herre? Vil du tie og trykke oss så tungt?
Atalarımızın sana övgü sunduğu Kutsal ve görkemli tapınağımız yandı, Değer verdiğimiz her yer yıkıntıya döndü.בית קדשנו ותפארתנו אשר הללוך אבתינו היה לשרפת אש וכל מחמדינו היה לחרבה׃
Atalarımızın sana övgü sunduğu Kutsal ve görkemli tapınağımız yandı, Değer verdiğimiz her yer yıkıntıya döndü.بيت قدسنا وجمالنا حيث سبحك آباؤنا قد صار حريق نار وكل مشتهياتنا صارت خرابا.
Atalarımızın sana övgü sunduğu Kutsal ve görkemli tapınağımız yandı, Değer verdiğimiz her yer yıkıntıya döndü.我 們 聖 潔 華 美 的 殿 、 就 是 我 們 列 祖 讚 美 你 的 所 在 、 被 火 焚 燒 . 我 們 所 羨 慕 的 美 地 、 盡 都 荒 廢
Atalarımızın sana övgü sunduğu Kutsal ve görkemli tapınağımız yandı, Değer verdiğimiz her yer yıkıntıya döndü.我 們聖潔華 美 的 殿 、 就是 我 們列祖 讚 美 你 的 所在 、 被 火焚 燒 . 我 們所羨慕 的 美地 、 盡都 荒廢
Ayağım emin yerde duruyor. Topluluk içinde sana övgüler sunacağım, ya RAB.(25:12) Моя нога стоит на прямом пути ; в собраниях благословлю Господа.
Ayağım emin yerde duruyor. Topluluk içinde sana övgüler sunacağım, ya RAB.Chơn tôi đứng trên đường bằng thẳng ; Tôi sẽ ngợi_khen Ðức_Giê - hô-va trong các hội chúng .
Ayağım emin yerde duruyor. Topluluk içinde sana övgüler sunacağım, ya RAB.Chơn tôi đứng trên đường bằng thẳng; Tôi sẽ ngợi khen Ðức Giê-hô-va trong các hội chúng.
Ayağım emin yerde duruyor. Topluluk içinde sana övgüler sunacağım, ya RAB.Ik ben op het rechte pad. Ik zal de HERE prijzen in de samenkomsten.
Ayağım emin yerde duruyor. Topluluk içinde sana övgüler sunacağım, ya RAB.Il mio piede sta su terra piana; nelle assemblee benedirò il Signore
Ayağım emin yerde duruyor. Topluluk içinde sana övgüler sunacağım, ya RAB.Ja, min fot står på jämn mark; i församlingarna skall jag lova HERREN.
Ayağım emin yerde duruyor. Topluluk içinde sana övgüler sunacağım, ya RAB.내 발이 평탄한데 섰사오니 회중에서 여호와를 송축하리이다
Ayağım emin yerde duruyor. Topluluk içinde sana övgüler sunacağım, ya RAB.Lábam megáll igazsággal; áldom az Urat a gyülekezetekben.
Ayağım emin yerde duruyor. Topluluk içinde sana övgüler sunacağım, ya RAB.Maka amanlah aku dari segala bahaya, aku akan memuji TUHAN dalam kumpulan umat-Nya
Ayağım emin yerde duruyor. Topluluk içinde sana övgüler sunacağım, ya RAB.Mein Fuß geht richtig. Ich will dich loben, HERR, in den Versammlungen.
Ayağım emin yerde duruyor. Topluluk içinde sana övgüler sunacağım, ya RAB.Min Fod står på den jævne Grund, i Forsamlinger vil jeg love HERREN.
Ayağım emin yerde duruyor. Topluluk içinde sana övgüler sunacağım, ya RAB.Min fot står på jevn jord; i forsamlingene skal jeg love Herren.
Ayağım emin yerde duruyor. Topluluk içinde sana övgüler sunacağım, ya RAB.Minun jalkani seisoo tasaisella maalla; seurakunnan kokouksissa minä kiitän Herraa.
Ayağım emin yerde duruyor. Topluluk içinde sana övgüler sunacağım, ya RAB.Mis pies se han afirmado en suelo llano; en las congregaciones te bendeciré, oh Jehovah
Ayağım emin yerde duruyor. Topluluk içinde sana övgüler sunacağım, ya RAB.Moja noha stojí na rovine. V shromaždeniach budem dobrorečiť Hospodinovi!
Ayağım emin yerde duruyor. Topluluk içinde sana övgüler sunacağım, ya RAB.Mon pied est ferme dans la droiture: Je bénirai l`Éternel dans les assemblées.
Ayağım emin yerde duruyor. Topluluk içinde sana övgüler sunacağım, ya RAB.Noga moja stanęła na równinie; w zgromadzeniach będę błogosławił Pana.
Ayağım emin yerde duruyor. Topluluk içinde sana övgüler sunacağım, ya RAB.Noga moja stoji na ravnem, v zborih bom slavil GOSPODA.
Ayağım emin yerde duruyor. Topluluk içinde sana övgüler sunacağım, ya RAB.Noha má stojí na rovině, v shromážděních svatých dobrořečiti budu Hospodinu.
Ayağım emin yerde duruyor. Topluluk içinde sana övgüler sunacağım, ya RAB.O meu pé está firme em terreno plano; nas congregações bendirei ao Senhor.
Ayağım emin yerde duruyor. Topluluk içinde sana övgüler sunacağım, ya RAB.Piciorul meu stă pe calea cea dreaptă: voi binecuvînta pe Domnul în adunări.
Ayağım emin yerde duruyor. Topluluk içinde sana övgüler sunacağım, ya RAB.Ο πους μου ισταται εν τη ευθυτητι εν εκκλησιαις θελω ευλογει τον Κυριον.
Ayağım emin yerde duruyor. Topluluk içinde sana övgüler sunacağım, ya RAB.Ногата ми стои на равно място; В събранията ще благославям Господа.
Ayağım emin yerde duruyor. Topluluk içinde sana övgüler sunacağım, ya RAB.רגלי עמדה במישור במקהלים אברך יהוה׃
Ayağım emin yerde duruyor. Topluluk içinde sana övgüler sunacağım, ya RAB.رجلي واقفة على سهل. في الجماعات ابارك الرب
Ayağım emin yerde duruyor. Topluluk içinde sana övgüler sunacağım, ya RAB.我 的 腳 站 在 平 坦 地 方 . 在 眾 會 中 我 要 稱 頌 耶 和 華
Ayağım emin yerde duruyor. Topluluk içinde sana övgüler sunacağım, ya RAB.我的腳站 在 平坦 地方 . 在 眾會 中 我 要 稱頌 耶和華
‹‹Babam Davuta verdiği sözü tutan İsrailin Tanrısı RABbe övgüler olsun! RAB demişti ki,왕이 가로되 이스라엘 하나님 여호와를 송축할지로다 여호와께서 그 입으로 나의 부친 다윗에게 말씀하신 것을 이제 그 손으로 이루셨도다 이르시기를
‹‹Babam Davuta verdiği sözü tutan İsrailin Tanrısı RABbe övgüler olsun! RAB demişti ki,ויאמר ברוך יהוה אלהי ישראל אשר דבר בפיו את דוד אבי ובידו מלא לאמר׃
‹‹Babam Davuta verdiği sözü tutan İsrailin Tanrısı RABbe övgüler olsun! RAB demişti ki,وقال مبارك الرب اله اسرائيل الذي تكلم بفمه الى داود ابي واكمل بيده قائلا
‹‹Babam Davuta verdiği sözü tutan İsrailin Tanrısı RABbe övgüler olsun! RAB demişti ki,所 羅 門 說 、 耶 和 華 以 色 列 的 神 是 應 當 稱 頌 的 、 因 他 親 口 向 我 父 大 衛 所 應 許 的 、 也 親 手 成 就 了
‹‹Babam Davuta verdiği sözü tutan İsrailin Tanrısı RABbe övgüler olsun! RAB demişti ki,所羅門 說 、 耶和華 以色列 的 神 是 應當稱頌 的 、 因 他 親口 向 我 父 大衛所 應許 的 、 也親手 成就 了
Başka hiçbir ulus için yapmadı bunu, Onlar O'nun ilkelerini bilmezler. RAB'be övgüler sunun!(147:9) Не сделал Он того никакому другому народу, и судов Его они не знают. Аллилуия.
Başka hiçbir ulus için yapmadı bunu, Onlar O'nun ilkelerini bilmezler. RAB'be övgüler sunun!(9)Не е постъпил така с никой друг народ; И те не са познали съдбите Му. Алилуя!
Başka hiçbir ulus için yapmadı bunu, Onlar O'nun ilkelerini bilmezler. RAB'be övgüler sunun!Così non ha fatto con nessun altro popolo, non ha manifestato ad altri i suoi precetti
Başka hiçbir ulus için yapmadı bunu, Onlar O'nun ilkelerini bilmezler. RAB'be övgüler sunun!El n -a lucrat aşa cu toate neamurile, şi ele nu cunosc poruncile Lui. Lăudaţi pe Domnul!
Başka hiçbir ulus için yapmadı bunu, Onlar O'nun ilkelerini bilmezler. RAB'be övgüler sunun!Ia tidak berbuat begitu kepada bangsa-bangsa lain, mereka tidak mengenal hukum-hukum-Nya. Pujilah TUHAN
Başka hiçbir ulus için yapmadı bunu, Onlar O'nun ilkelerini bilmezler. RAB'be övgüler sunun!아무 나라에게도 이같이 행치 아니하셨나니 저희는 그 규례를 알지 못하였도다 할렐루야
Başka hiçbir ulus için yapmadı bunu, Onlar O'nun ilkelerini bilmezler. RAB'be övgüler sunun!Met geen ander volk heeft Hij dat gedaan. Daarom kennen zij Zijn geboden niet. Prijs de HERE!
Başka hiçbir ulus için yapmadı bunu, Onlar O'nun ilkelerini bilmezler. RAB'be övgüler sunun!Nem tesz így egyetlen néppel sem; végzéseit sem tudatja velök. Dicsérjétek az Urat!
Başka hiçbir ulus için yapmadı bunu, Onlar O'nun ilkelerini bilmezler. RAB'be övgüler sunun!Neučinil tak niktorému národu, a preto neznajú jeho súdov. Hallelujah!
Başka hiçbir ulus için yapmadı bunu, Onlar O'nun ilkelerini bilmezler. RAB'be övgüler sunun!Neučinilť tak žádnému národu, a protož soudů jeho nepoznali. Halelujah.
Başka hiçbir ulus için yapmadı bunu, Onlar O'nun ilkelerini bilmezler. RAB'be övgüler sunun!Ngài chẳng hề làm vậy cho dân nào khác; Chúng nó không có biết mạng lịnh của Ngài. Ha-lê-lu-gia!
Başka hiçbir ulus için yapmadı bunu, Onlar O'nun ilkelerini bilmezler. RAB'be övgüler sunun!Ngài chẳng hề làm_vậy cho dân nào khác ; Chúng_nó không có biết mạng lịnh của Ngài . Ha-lê-lu-gia !
Başka hiçbir ulus için yapmadı bunu, Onlar O'nun ilkelerini bilmezler. RAB'be övgüler sunun!Nie uczynił tak żadnemu narodowi; przetoż nie poznali sądów jego. Halleluja.
Başka hiçbir ulus için yapmadı bunu, Onlar O'nun ilkelerini bilmezler. RAB'be övgüler sunun!Niin hän ei ole tehnyt yhdellekään pakanakansalle, ja hänen oikeuksiansa ne eivät tunne. Halleluja!