övgü ile cümle

övgü kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
10
ORT. KELİME
Yorumcular Renoir’dan övgüyle bahsediyorlardı.המנייריסטים המוקדמים התנגדו למוסכמות של שיא הרנסאנס.
Film olumlu eleştiriler aldı ve Jolie birçok övgü aldı.Филмът получава предимно позитивни отзиви и Джоли се гордее с него.
Duanın yakarış, şükran veya ibadet/övgü olarak farklı formları vardır.Има различни форми на молитва, като просителска молитва, смирена молитва, благодарност и хвала.
Keys'in vokalleri övgüler alırken, şarkı sözleri eleştirildi.Вокалното изпълнение на Кийс, както и текстът на песента, получават похвали от критиката.
Halk onu büyük bir sevinç ve övgüyle karşılar.Народът посреща такива сполазници с радост и благодарност.
Ahlaki konular, suçlama veya övgü.Безразличие към критика и/или хвалби.
"I Love New York", Madonna'nın şehri bir kişi hâline büründürerek yaptığı övgülerden oluşur."I Love New York" je pjesma u kojoj Madonna hvali grad koji ju je proslavio.
Tanrın'a övgüler sun, ey Siyon!"Obratite se i vjerujte Evanđelju!"
İlk övgü gören tasarımı, Vasily Polenov ile birlikte gerçekleştirilen, Abramtsevo'da bir kilise içindi (1882).Njegov prvi nacrt bio je za crkvu u Abramcevu (1882.), koju je izgradio Vasilij Polenov.
Lawler çeşitli kişiler tarafından Jim Ross’la yaptığı işte övgüler almaya başladı.Rick Ross je započeo s mnogim suradnjama.
Christian Bale bu rolle dünya çapında övgüler almıştır.Christian Bale reprizira glavnu ulogu.
O'dur Tanrım, Övgüler sunacağım O'na.Prijevod: "Slava Tebi, Gospodaru, i zahvala.
Halk onu büyük bir sevinç ve övgüyle karşılar.Publika ga je pozdravila veličanstvenim pljeskom i pjesmom.
RAB'be övgüler sunun!Slava Bogu na visini!
Kimi çevrelerce övgülerle karşılanan bu eser, kimileri tarafından sert bir dille eleştirildi.Mnogima se ovakav odgovor neće svidjeti, jer su ga mnogi iz ove sredine optuživali i oštro kritizirali.
Şarkıya çekilen video klip genel olarak John Travolta'nın film ve danslarına bir övgüdür.Hudobné video k skladbe je poctou Johnovi Travoltovi, jeho filmom a tancu vo všeobecnosti.
Şarkı, sözleri bakımından Lorde'un "arkadaşlarına ve ülkesine övgüdür".Textovo je skladba "poctou jej priateľom a krajine".
Film Avrupa'da gösterime verildiğinde ise eleştirmenlerden övgüler almıştı.Za svoj výkon vo filme zožala pochvalu od kritikov.
Halk onu büyük bir sevinç ve övgüyle karşılar.Zato publikum ju prijalo s veľkým nadšením.
Atatürk'ün övgüsüne mazhar oldu.Attalovu pomoc si Aténčania veľmi cenili.
İlk Simpsonlar bölümleri, eleştirmen tarafındandan nüktedanlığı, realizmi ve zekasından dolayı övgü aldı.Pirmuosius „Simpsonų“ epizodus kritikai gyrė dėl jų sąmojingumo, tikroviškumo ir sumanumo.
Bu son amaç övgüye değer bir şekilde başarılı olmuştur.Paskutinis tikslas buvo pasiektas stebėtinai greitai.
Dizi 1970'leri canlandırdıkları bölümlerle oldukça övgü almıştır.Apatinė dalis išryškėjo 1970 m. riedulį atkasus.
Albüm, eleştirmenlerin övgüsünü alır.Plaat äratas kriitikute tähelepanu.
Çalışmaları her zaman övgü görmedi.Loengutele eelistas Ilomets alati laboritööd.
Adın gibi, ey Tanrı, övgün de Dünyanın dört bucağına varıyor. Sağ elin zafer dolu.(47:11) Как имя Твое, Боже, так и хвала Твоя до концов земли; десница Твоя полна правды.
Adın gibi, ey Tanrı, övgün de Dünyanın dört bucağına varıyor. Sağ elin zafer dolu.A te kegyelmedrõl elmélkedünk oh Isten a te templomodnak belsejében.
Adın gibi, ey Tanrı, övgün de Dünyanın dört bucağına varıyor. Sağ elin zafer dolu.Como é o teu nome, ó Deus, assim é o teu louvor até os confins da terra; de retidão está cheia a tua destra.
Adın gibi, ey Tanrı, övgün de Dünyanın dört bucağına varıyor. Sağ elin zafer dolu.Gott, wie dein Name, so ist auch dein Ruhm bis an der Welt Enden; deine Rechte ist voll Gerechtigkeit.
Adın gibi, ey Tanrı, övgün de Dünyanın dört bucağına varıyor. Sağ elin zafer dolu.Jumala, me tutkistelemme sinun armoasi sinun temppelissäsi.
Adın gibi, ey Tanrı, övgün de Dünyanın dört bucağına varıyor. Sağ elin zafer dolu.Kakor ime tvoje, tako je slava tvoja do krajev zemlje; pravičnosti je polna desnica tvoja.
Adın gibi, ey Tanrı, övgün de Dünyanın dört bucağına varıyor. Sağ elin zafer dolu.하나님이여 주의 이름과 같이 찬송도 땅 끝까지 미쳤으며 주의 오른손에는 정의가 충만하였나이다
Adın gibi, ey Tanrı, övgün de Dünyanın dört bucağına varıyor. Sağ elin zafer dolu.Nama-Mu termasyhur dan dipuji di seluruh bumi, Engkau memerintah dengan adil
Adın gibi, ey Tanrı, övgün de Dünyanın dört bucağına varıyor. Sağ elin zafer dolu.Ricordiamo, Dio, la tua misericordia dentro il tuo tempio
Adın gibi, ey Tanrı, övgün de Dünyanın dört bucağına varıyor. Sağ elin zafer dolu.Rozjímáme, ó Bože, milosrdenství tvé u prostřed chrámu tvého.
Adın gibi, ey Tanrı, övgün de Dünyanın dört bucağına varıyor. Sağ elin zafer dolu.Rozmýšľame, ó, Bože, o tvojej milosti vprostred tvojeho chrámu.
Adın gibi, ey Tanrı, övgün de Dünyanın dört bucağına varıyor. Sağ elin zafer dolu.som dit Navn så lyder din Pris til Jordens Grænser. Din højre er fuld af Retfærd,
Adın gibi, ey Tanrı, övgün de Dünyanın dört bucağına varıyor. Sağ elin zafer dolu.Steeds opnieuw, o God, herinneren wij ons Uw goedheid en trouw wanneer wij in Uw tempel zijn.
Adın gibi, ey Tanrı, övgün de Dünyanın dört bucağına varıyor. Sağ elin zafer dolu.Uważamy, o Boże! miłosierdzie twoje w pośród kościoła twego.
Adın gibi, ey Tanrı, övgün de Dünyanın dört bucağına varıyor. Sağ elin zafer dolu.Vi grunder, Gud, på din miskunnhet midt i ditt tempel.
Adın gibi, ey Tanrı, övgün de Dünyanın dört bucağına varıyor. Sağ elin zafer dolu.Vi tänka, o Gud, på din nåd, när vi stå i ditt tempel.
Adın gibi, ey Tanrı, övgün de Dünyanın dört bucağına varıyor. Sağ elin zafer dolu.Според името Ти, Боже, е и хвалата Ти до краищата на земята; Десницата Ти е пълна с правда.
Adın gibi, ey Tanrı, övgün de Dünyanın dört bucağına varıyor. Sağ elin zafer dolu.כשמך אלהים כן תהלתך על קצוי ארץ צדק מלאה ימינך׃
Adın gibi, ey Tanrı, övgün de Dünyanın dört bucağına varıyor. Sağ elin zafer dolu.‎نظير اسمك يا الله تسبيحك الى اقاصي الارض. يمينك ملآنة برا‎.
Adın gibi, ey Tanrı, övgün de Dünyanın dört bucağına varıyor. Sağ elin zafer dolu.神 阿 、 你 受 的 讚 美 、 正 與 你 的 名 相 稱 、 直 到 地 極 . 你 的 右 手 滿 了 公 義
Adın gibi, ey Tanrı, övgün de Dünyanın dört bucağına varıyor. Sağ elin zafer dolu.神阿 、 你 受 的 讚美 、 正 與 你 的 名 相稱 、 直到 地極 . 你 的 右手 滿 了 公義
Adını kardeşlerime duyurayım, Topluluğun ortasında sana övgüler sunayım:(21:23) Буду возвещать имя Твое братьям моим, посреди собрания восхвалять Тебя.
Adını kardeşlerime duyurayım, Topluluğun ortasında sana övgüler sunayım:(22:23) Je publierai ton nom parmi mes frères, Je te célébrerai au milieu de l`assemblée.
Adını kardeşlerime duyurayım, Topluluğun ortasında sana övgüler sunayım:Anunciaré tu nombre a mis hermanos; en medio de la congregación te alabaré
Adını kardeşlerime duyurayım, Topluluğun ortasında sana övgüler sunayım:Dit Navn vil jeg kundgøre for mine Brødre, prise dig midt i Forsamlingen:
Adını kardeşlerime duyurayım, Topluluğun ortasında sana övgüler sunayım:Então anunciarei o teu nome aos meus irmãos; louvar-te-ei no meio da congregação.
Adını kardeşlerime duyurayım, Topluluğun ortasında sana övgüler sunayım:Fräls mig från lejonets gap. Ja, du bönhör mig och räddar mig undan vildoxarnas horn.
Adını kardeşlerime duyurayım, Topluluğun ortasında sana övgüler sunayım:Frels mig fra løvens gap, og fra villoksenes horn - du bønnhører mig!
Adını kardeşlerime duyurayım, Topluluğun ortasında sana övgüler sunayım:Ich will deinen Namen predigen meinen Brüdern; ich will dich in der Gemeinde rühmen.
Adını kardeşlerime duyurayım, Topluluğun ortasında sana övgüler sunayım:내가 주의 이름을 형제에게 선포하고 회중에서 주를 찬송하리이다
Adını kardeşlerime duyurayım, Topluluğun ortasında sana övgüler sunayım:Ments meg engem az oroszlán torkából, és a bivalyok szarvai közül hallgass meg engem.
Adını kardeşlerime duyurayım, Topluluğun ortasında sana övgüler sunayım:Oznanjati hočem ime tvoje bratom svojim, sredi zbora te bom hvalil:
Adını kardeşlerime duyurayım, Topluluğun ortasında sana övgüler sunayım:Pelasta minut jalopeuran kidasta, villihärkäin sarvista - vastaa minulle.
Adını kardeşlerime duyurayım, Topluluğun ortasında sana övgüler sunayım:Perbuatan-Mu akan kuceritakan kepada saudara-saudaraku; dalam pertemuan umat-Mu aku memuji-muji Engkau
Adını kardeşlerime duyurayım, Topluluğun ortasında sana övgüler sunayım:Salvami dalla bocca del leone e dalle corna dei bufali

İlgili Sayfalar