Ancak, bu genel eğilim önemli orandaki ülkelerarası farklılıkların üzerini örtmektedir.Употребата на кокаин открива нови предизвикателства пред лечебните услуги, свързани с наркотици в Европа.
Aynı zamanda yaraları ve diğer şeyleri örtmek için kullanılıyordu.Acel ulei era folosit în special pentru iluminat, dar de asemenea pentru pansarea rănilor și alte lucruri.
Aynı zamanda yaraları ve diğer şeyleri örtmek için kullanılıyordu.Esse óleo era usado na iluminação, em curativos para feridas etc.
Aynı zamanda yaraları ve diğer şeyleri örtmek için kullanılıyordu.상처에 바르거나 다른 용도로 쓰기도 했습니다
Aynı zamanda yaraları ve diğer şeyleri örtmek için kullanılıyordu.Olej ten używany był do oświetlenia, ale również do opatrywania ran i innych rzeczy.
Aynı zamanda yaraları ve diğer şeyleri örtmek için kullanılıyordu.Principalmente se usaba para iluminación, pero también para curar heridas, entre otros usos.
Aynı zamanda yaraları ve diğer şeyleri örtmek için kullanılıyordu.Quell'olio serviva soprattutto per l'illuminazione ma anche per curare le ferite e per altri usi.
Aynı zamanda yaraları ve diğer şeyleri örtmek için kullanılıyordu.Ten se používal hlavně na svícení, ale také na ošetření různých zranění a jiné věci.
Aynı zamanda yaraları ve diğer şeyleri örtmek için kullanılıyordu.Tento olej sa používal hlavne na svietenie, ale aj na ošetrovanie rán a iné veci.
Aynı zamanda yaraları ve diğer şeyleri örtmek için kullanılıyordu.Und das Öl wurde besonders zur Beleuchtung verwendet, aber auch zum Versorgen von Wunden und andere Dinge.
Aynı zamanda yaraları ve diğer şeyleri örtmek için kullanılıyordu.Το χρησιμοποιούσαν κυρίως για φωτισμό, για επίδεση πληγών, και άλλες χρήσεις.
Aynı zamanda yaraları ve diğer şeyleri örtmek için kullanılıyordu.Его использовали в первую очередь для освещения, для обработки ран и других целей.
Aynı zamanda yaraları ve diğer şeyleri örtmek için kullanılıyordu.אבל גם לחבישת פצעים ושימושים אחרים.
Aynı zamanda yaraları ve diğer şeyleri örtmek için kullanılıyordu.وايضاً تضميد الجراح وأشياء أخرى
Aynı zamanda yaraları ve diğer şeyleri örtmek için kullanılıyordu.実際 1742年の
Bir anne için bebeğini battaniye ile örtmesi sıra dışı değildir.Ce n'est pas rare de voir la maman poser une couverture sur le bébé.
Bir anne için bebeğini battaniye ile örtmesi sıra dışı değildir.Chẳng có gì lạ nếu người mẹ lấy chăn che cho con
Bir anne için bebeğini battaniye ile örtmesi sıra dışı değildir.Często mama przykrywa dziecko.
Bir anne için bebeğini battaniye ile örtmesi sıra dışı değildir.Det er ikke ualmindeligt at moren lægger et tæppe over babyen.
Bir anne için bebeğini battaniye ile örtmesi sıra dışı değildir.Es ist nicht ungewöhnlich, dass sie es mit einer Decke zudeckt.
Bir anne için bebeğini battaniye ile örtmesi sıra dışı değildir.Het gebeurt soms dat moeder een deken over de baby legt.
Bir anne için bebeğini battaniye ile örtmesi sıra dışı değildir.산모가 아이에세 담요를 덮어주는 경우가 비일비재합니다.
Bir anne için bebeğini battaniye ile örtmesi sıra dışı değildir.Não é incomum para a mãe colocar um cobertor sobre o bebé.
Bir anne için bebeğini battaniye ile örtmesi sıra dışı değildir.Není neobvyklé, že maminky svoje děti přikryjí dekou.
Bir anne için bebeğini battaniye ile örtmesi sıra dışı değildir.No es raro que la mamá ponga una manta sobre el bebé.
Bir anne için bebeğini battaniye ile örtmesi sıra dışı değildir.Non è raro che la mamma metta una coperta sul suo bambino.
Bir anne için bebeğini battaniye ile örtmesi sıra dışı değildir.Nu se întâmplă rar ca mama să pună o pătură peste copil.
Bir anne için bebeğini battaniye ile örtmesi sıra dışı değildir.Δεν είναι ασυνήθιστο η μητέρα να σκεπάζει το μωρό της.
Bir anne için bebeğini battaniye ile örtmesi sıra dışı değildir.Не е необичайно майката да сложи одеяло върху бебето.
Bir anne için bebeğini battaniye ile örtmesi sıra dışı değildir.Нередко она накрывает младенца одеялом.
Bir anne için bebeğini battaniye ile örtmesi sıra dışı değildir.זה לא נדיר שהאם שמה שמיכה על התינוק.
Bir anne için bebeğini battaniye ile örtmesi sıra dışı değildir.من المألوف أن تضع الأمهات غطاء على الطفل.
Bir anne için bebeğini battaniye ile örtmesi sıra dışı değildir.光線療法の視点から言えば 理想的な行動ではありません
‹‹Edep yerlerini örtmek için onlara keten donlar yap. Boyu belden uyluğa kadar olacak.Fais-leur des caleçons de lin, pour couvrir leur nudité; ils iront depuis les reins jusqu`aux cuisses.
‹‹Edep yerlerini örtmek için onlara keten donlar yap. Boyu belden uyluğa kadar olacak.Fă-le ismene de in, ca să-şi acopere goliciunea, dela brîu pînă la glesne.
‹‹Edep yerlerini örtmek için onlara keten donlar yap. Boyu belden uyluğa kadar olacak.Farai loro inoltre calzoni di lino, per coprire la loro nudità; dovranno arrivare dai fianchi fino alle cosce
‹‹Edep yerlerini örtmek için onlara keten donlar yap. Boyu belden uyluğa kadar olacak.Faze-lhes também calções de linho, para cobrirem a carne nua; estender-se-ão desde os lombos até as coxas.
‹‹Edep yerlerini örtmek için onlara keten donlar yap. Boyu belden uyluğa kadar olacak.Hãy chế cho họ quần lót trong bằng vải gai, đặng che sự lõa lồ, mặc từ ngang lưng quần cho đến bắp vế.
‹‹Edep yerlerini örtmek için onlara keten donlar yap. Boyu belden uyluğa kadar olacak.Hãy chế cho họ quần_lót trong bằng vải gai , đặng che sự lõa_lồ , mặc từ ngang lưng quần cho_đến bắp_vế .
‹‹Edep yerlerini örtmek için onlara keten donlar yap. Boyu belden uyluğa kadar olacak.Ja tee heille pellavakaatiot hävyn peitteeksi; ulottukoot ne lanteilta reisiin asti.
‹‹Edep yerlerini örtmek için onlara keten donlar yap. Boyu belden uyluğa kadar olacak.또 그들을 위하여 베로 고의를 만들어 허리에서부터 넓적다리까 지 이르게 하여 하체를 가리게 하라
‹‹Edep yerlerini örtmek için onlara keten donlar yap. Boyu belden uyluğa kadar olacak.Maak ook linnen broeken voor hen, die tot aan de knie reiken, zodat hun naaktheid niet wordt gezien.
‹‹Edep yerlerini örtmek için onlara keten donlar yap. Boyu belden uyluğa kadar olacak.Nadělej jim i košilek lněných k zakrytí nahoty těla; od bedr až do stehen budou.
‹‹Edep yerlerini örtmek için onlara keten donlar yap. Boyu belden uyluğa kadar olacak.Så skal du gjøre dem benklær av lerret til å skjule deres blusel; fra lendene ned til lårene skal de nå.
‹‹Edep yerlerini örtmek için onlara keten donlar yap. Boyu belden uyluğa kadar olacak.Sprav im aj ľanové nohavice na pokrytie tela hanby, od bedier až po stehná budú sahať.
‹‹Edep yerlerini örtmek için onlara keten donlar yap. Boyu belden uyluğa kadar olacak."También les harás pantalones de lino para cubrir su desnudez desde la cintura hasta los muslos
‹‹Edep yerlerini örtmek için onlara keten donlar yap. Boyu belden uyluğa kadar olacak.Urobisz im też ubiory lniane, dla zakrycia nagości ciała; od biódr aż do udów będą.
‹‹Edep yerlerini örtmek için onlara keten donlar yap. Boyu belden uyluğa kadar olacak.И сделай им нижнее платье льняное, для прикрытиятелесной наготы от чресл до голеней,
‹‹Edep yerlerini örtmek için onlara keten donlar yap. Boyu belden uyluğa kadar olacak.ועשה להם מכנסי בד לכסות בשר ערוה ממתנים ועד ירכים יהיו׃
‹‹Edep yerlerini örtmek için onlara keten donlar yap. Boyu belden uyluğa kadar olacak.وتصنع لهم سراويل من كتان لستر العورة. من الحقوين الى الفخذين تكون.
‹‹Edep yerlerini örtmek için onlara keten donlar yap. Boyu belden uyluğa kadar olacak.要 給 他 們 作 細 麻 布 褲 子 、 遮 掩 下 體 . 褲 子 當 從 腰 達 到 大 腿
‹‹Edep yerlerini örtmek için onlara keten donlar yap. Boyu belden uyluğa kadar olacak.要 給 他 們作細 麻布 褲子 、 遮掩 下體.褲子 當從 腰 達到 大腿
Erkek başını örtmemeli; o, Tanrının benzeri ve yüceliğidir. Kadın da erkeğin yüceliğidir.Albowiem mąż nie ma nakrywać głowy, gdyż jest wyobrażeniem i chwałą Bożą; ale niewiasta jest chwałą mężową.
Erkek başını örtmemeli; o, Tanrının benzeri ve yüceliğidir. Kadın da erkeğin yüceliğidir.For en mann skal ikke tildekke sitt hode, eftersom han er Guds billede og ære; men kvinnen er mannens ære.
Erkek başını örtmemeli; o, Tanrının benzeri ve yüceliğidir. Kadın da erkeğin yüceliğidir.남자는 하나님의 형상과 영광이니 그 머리에 마땅히 쓰지 않거니와 여자는 남자의 영광이니라
Erkek başını örtmemeli; o, Tanrının benzeri ve yüceliğidir. Kadın da erkeğin yüceliğidir.Lebo muž nie je povinný pokrývať si hlavu súc obrazom Boha a jeho slávou, ale žena je slávou mužovou.
Erkek başını örtmemeli; o, Tanrının benzeri ve yüceliğidir. Kadın da erkeğin yüceliğidir.L'uomo non deve coprirsi il capo, poiché egli è immagine e gloria di Dio; la donna invece è gloria dell'uomo
Erkek başını örtmemeli; o, Tanrının benzeri ve yüceliğidir. Kadın da erkeğin yüceliğidir.Miehen ei tule peittää päätänsä, koska hän on Jumalan kuva ja kunnia; mutta vaimo on miehen kunnia.
Erkek başını örtmemeli; o, Tanrının benzeri ve yüceliğidir. Kadın da erkeğin yüceliğidir.Možu namreč ni treba pokrivati glave, ker je podoba in slava Božja; a žena je slava moževa.
Erkek başını örtmemeli; o, Tanrının benzeri ve yüceliğidir. Kadın da erkeğin yüceliğidir.Mužť nemá zavíjeti hlavy své, obraz a sláva Boží jsa, ale žena sláva mužova jest.