örtülü ile cümle

örtülü kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Kıta sahanlığının % 3’ü çakıllarla örtülüdür.Dois terços do seu paramento exterior é coberto por tufo calcário.
500 metre sonra ise izler karla örtülüyordu.Na 500 m was het spoor echter door sneeuw bedekt.
Mihrabın üzeri ise sekizgen bir fenerli kubbe ile örtülüdür.Het wordt gedekt door een achtkantig, naar het midden toelopend mansardedak.
Vücut, kitinden bir kabukla örtülüdür.Het lichaam werd vanaf de schouders door een doek bedekt.
Kendi öz belirliliği ve gerçekliği daima örtülü kalmıştır.Fantasie en werkelijkheid lopen voortdurend door elkaar.
Bazen de toprağa (zemin donmuş ise üzeri kayalarla örtülür) gömülürdü.Hierbij stortte de bodem in een (verwachte) holle ruimte eronder.
Çoğunun üzerinde küçük, iki tarafa meyilli, kiremit örtülü, ahşap çatısı bulunur.Wśród drzew znajdują się liczne, niewielkie skałki, oraz dwie większe.
Ana madde: Doktor (Doctor Who) Doktor karakteri başlangıçta bir gizemle örtülüydü.Postać Doktora była początkowo okryta tajemnicą.
Kalenin iç kısmı tamamen orman dokusu ile örtülüdür.Góra pokryta jest w całości lasem liściastym.
30 gün kar yağar, 70 gün toprak karla örtülüdür.170 dni z opadem, gdzie 45 dni to opady śniegu.
Yapı büyük bir kubbeyle örtülüdür.Jest ona przykryta dużą kopułą.
Yapılan uygulama ise aslında örtülü sermayeden başka bir şey değildir.Replövtäkt är egentligen inte en form av hamling.
Dorsal iskelet sıkı yapılı ve küçük yuvarlak tüberküllerle örtülü plaklardan oluşmuştur.Underlaget för skivan lutar och består av små backar.
Sofanın genellikle üstü örtülüdür ve evin bahçesine bakar.Ofta du med blick så fin, tittar genom min gardin.
30 gün kar yağar, 70 gün toprak karla örtülüdür.Морозяка за тридцять й снігу по коліна.
Hazırlanan paket, üstü örtülüp, buzdolabında soğutulur.Готові супи зберігаються в холодильнику.
Çatı, kiremit örtülüdür.Будівля оснащена скляним ліфтом.
Ana madde: Doktor (Doctor Who) Doktor karakteri başlangıçta bir gizemle örtülüydü.Hlavní článek: Doktor (Pán času) Postava Doktora byla od počátku zahalena tajemstvím.
Hindistan'da işsizlik, kronik (örtülü) işsizlik ile tanımlanır.Nezaměstnanost v Indii je charakteristická chronickou (skrytou) nezaměstnaností.
500 metre sonra ise izler karla örtülüyordu.Asi po 500 metrech byly stopy zaváty sněhem.
Şili şehirleri Chile Chico ve Puerto Ingeniero Ibáñez büyük miktarda küllerle örtülür.Chilská města Chile Chico a Puerto Ingeniero Ibáñez byla pokryta velkou vrstvou tohoto popela.
Grip virüsü Orthomyxoviridae familyasına mensup örtülü bir RNA virüsüdür.Chřipka je nakažlivá nemoc způsobená RNA virem z čeledi Orthomyxoviridae.
Ama tam bu sırada bir muhafız örtülü bir kadının içeri girmeyi başardığı haberini getirir.Zjišťuje, že se někdo s klíčem dostal dovnitř.
Yılın ortalama 10 gününde yerler kar ile örtülüdür.Průměrně 160 dní v roce je pokryto ledem.
Hasar gören vücut bölgesi örtülür.Projeví se poškozením tělesných funkcí řízených z postižené oblasti.
Ay yörüngesinin yalpalaması sonucu her yıl farklı yıldızlar örtülür.Din cauza precesiei orbitei Lunii, în fiecare an sunt ocultate alte stele.
Vücutları genellikle kıllarla örtülüdür.Ca de obicei, trupurile au contururi clare.
Çatısı kiremit örtülü olup 1939'da yıkılan minare yerine dikilen mevcut minare 1961'de yapılmıştır.Sub acoperișul actual, ridicat în 1921, a fost păstrat și vechiul acoperiș.
Dış yüzeyleri mine tabakasıyla örtülüdür.Numai minele anti-personale sunt acoperite.
Grip virüsü Orthomyxoviridae familyasına mensup örtülü bir RNA virüsüdür.Az Influenzavírus A az Orthomyxoviridae víruscsalád egyik nemzetsége.
Yapılan uygulama ise aslında örtülü sermayeden başka bir şey değildir.Ám a gyönyör valójában csak szánalmas pótlék.
Bu çizgiler üzerineki kemik galea aponeurotica tarafından örtülür.A koponya felszíne ezen rész felett sima, a fejtető sisak (galea aponeurotica) borítja.
İsrail'de ortodoks Yahudiler cildinin çoğunu örtülü tutarak makul bir şekilde giyinirler.Jotkut ortodoksijuutalaiset naiset peittävät päänsä peruukilla.
Ana madde: Doktor (Doctor Who) Doktor karakteri başlangıçta bir gizemle örtülüydü.Ο χαρακτήρας του Doctor ήταν από την αρχή καλυμμένος σε ένα πέπλο μυστήριου.
Geceyi onlarla, üstü örtülü harp arabamın içinde geçirdim.Πολλοί βγήκαν στους δρόμους και πέρασαν τη νύχτα μέσα στα αυτοκίνητά τους.
Ay yörüngesinin yalpalaması sonucu her yıl farklı yıldızlar örtülür.Præcessionen af Månens omløb betyder, at det hvert år er andre stjerner, som okkulteres.
Açık ya da örtülü bir baskı mevcuttur.Åbent eller skjult forfølgelse.
Grip virüsü Orthomyxoviridae familyasına mensup örtülü bir RNA virüsüdür.Influenzavirus B er en slægt i Orthomyxoviridae-familien.
Parlak bir yıldız ya da gezegen Ay'ın arkasından geçerse örtülür yani gözden kaybolur.Når en klar stjerne eller planet passerer bak månen, blir den okkultert eller skjult.
Ay yörüngesinin yalpalaması sonucu her yıl farklı yıldızlar örtülür.På grunn av månebanens presesjon blir forskjellige stjerner okkultert hvert år.
Grip virüsü Orthomyxoviridae familyasına mensup örtülü bir RNA virüsüdür.Influensa er en sykdom forårsaket av et virus som tilhører familien orthomyxoviridae.
Ay yörüngesinin yalpalaması sonucu her yıl farklı yıldızlar örtülür.Presesi pada orbit Bulan juga menyebabkan terjadinya okultasi yang berbeda setiap tahunnya.
Ay yörüngesinin yalpalaması sonucu her yıl farklı yıldızlar örtülür.Bởi sự tiến động của quỹ đạo Mặt Trăng, mỗi năm các ngôi sao khác nhau sẽ bị che khuất.
500 metre sonra ise izler karla örtülüyordu.Tuy nhiên, sau 500 mét những dấu vết này đều bị tuyết bao phủ.
Bakır siniye; altına yufka döşenir, kesilmiş olan yufkalar siniye yayılır ve üstü yufka ile örtülür.Ngũ căn (五根): Tín căn (信根); Tinh (tiến) căn (精根); Niệm căn (念根); Định căn (定根); Huệ căn (慧 根).
İki mezar da mütevazi olmalarına karşın, çiçeklerle ve komünist rejimin sembolleri ile örtülüdürler.Những ngôi mộ khá khiêm tốn, nhưng thường được phủ hoa và các biểu tượng của chế độ của họ.
Hasar gören vücut bölgesi örtülür.Làm tổn thương vùng da bị nổi ban.
Omuzları ve göğsü geniş bir gerdanlıkla örtülüdür.Đầu và đai vai (vây ngực) được che phủ bằng các xương da lớn.
Sivri ve dilimli bir kubbe ile örtülüdür.Nó gắn liền với một cuống đuôi to và mập.
Vücutları deri ile örtülüdür.体は鱗で覆われる。
1000 kadar kiremit örtülü ev vardır.1000余戸の家がある。
30 gün kar yağar, 70 gün toprak karla örtülüdür.雪まつり 第37回 いいやま雪まつり
Yılın ortalama 10 gününde yerler kar ile örtülüdür.1年の半分近くは雪に覆われる。
Ay yörüngesinin yalpalaması sonucu her yıl farklı yıldızlar örtülür.並且因月月球軌道的進動,每年會被掩蔽的恆星也都有所不同。
Bu çizgiler üzerineki kemik galea aponeurotica tarafından örtülür.머리덮개널힘줄(galea aponeurotica)이 여기에 부착되어있다.
İlk beş segmentin her biri tek parça kitin zırhla örtülüdür.5곡은 하나의 총체로 융합되어 있다.
Mihrabın üzeri ise sekizgen bir fenerli kubbe ile örtülüdür.자는 자후(子厚)이며 당송 8대가의 한 사람이다.
500 metre sonra ise izler karla örtülüyordu.למרות זאת, אחרי 500 מטרים, עקבות אלו כוסו בשלג.
Omuzları ve göğsü geniş bir gerdanlıkla örtülüdür.הגב, הזרועות והגחון מכוסים בקשקשים רחבים.
Karmelit kilisesi aslen yarım daire şeklinde bir kubbe ile örtülü bir yapı olarak inşa edildi.בראשו של מקדש זה נבנתה כיפה בצורת חצי עיגול.

İlgili Sayfalar