örtülü ile cümle
örtülü kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Örtülü hazırlamaMasked priming
Tüm işlemler, makinenin içindeki steril örtülü bölme içinde gerçekleşir.All actions take place inside a sterile shrouded chamber inside the machine.
Epididim, iki katmanlı yalancı çok katlı epitel ile örtülüdür.The epididymis is covered by a two layered pseudostratified epithelium.
Darbeye yol açan kesin koşullar gizemle örtülüyor.The exact circumstances leading up to the coup are shrouded in mystery.
En yüksek kule olan Kokui Kulesi, gümüş bir kubbe ile örtülüdür.The tallest tower, the Kokui tower, is capped by a silver dome.
Örtülü Bellek ve İşleme DüzeyleriImplicit memory and levels-of-processing
Örtülü kadınları gösteren İslam öncesi kabartma, Baal Tapınağı, Palmira, Suriye, MS 1. yüzyıl.Pre-Islamic relief showing veiled women, Temple of Baal, Palmyra, Syria, 1st century CE.
Örtülü önyargı ise çok az gelişme gösterdi veya hiç gelişme göstermedi.Implicit bias has had little to no improvement.
Bu örtük stereotipler genellikle Örtülü ilişkilendirme testi (IAT) ile gösterilebilir.These implicit stereotypes can often be demonstrated by the Implicit-association test (IAT).
Şili şehirleri Chile Chico ve Puerto Ingeniero Ibáñez büyük miktarda küllerle örtülür.Die chilenischen Städte Chile Chico und Puerto Ingeniero Ibáñez wurden mit großen Aschemengen bedeckt.
Göl tüm yıl boyunca buz ile örtülü olup, buzun kalınlığı ortalama dört metreyi bulur.Der See ist das ganze Jahr über mit Eis bedeckt, dessen Dicke im Durchschnitt etwa vier Meter beträgt.
Çatı, kiremit örtülüdür.Das Dach ist ein Mansarddach.
Mihrabın üzeri ise sekizgen bir fenerli kubbe ile örtülüdür.Die restlichen acht Ecken bilden dann die Ecken eines (dem Dodekaeder eingeschriebenen) Würfels.
Bu kuşaktaki iklimlerde aylar boyunca toprağın karla örtülü kalır.Nach den damaligen Angaben soll der Boden für Monate durch das Blut verfärbt worden sein.
Omuzları ve göğsü geniş bir gerdanlıkla örtülüdür.Ihr Kopf und die Schultern sind von einer Gebende bedeckt.
Bu çizgiler üzerineki kemik galea aponeurotica tarafından örtülür.Die Lücke wird durch eine Naht der Aponeurose verschlossen.
Beyaz Güller Vazoda, Şeftaliler ve Üzümler Beyaz Örtülü bir Masada, 1867.Roses blanches, chrysanthèmes dans un vase, pêches et raisins sur une table avec une nappe blanche, 1867.
Ana madde: Doktor (Doctor Who) Doktor karakteri başlangıçta bir gizemle örtülüydü.Le personnage du Docteur était au départ enveloppé de mystères.
Vücut yüzeyleri ya çıplaktır ya da ince bir selüloz zarla örtülüdür.La surface corporelle semble rugueuse ou bosselée.
Yılın 6 ayı karla örtülüdür.Il y a 6 centurions par cohorte.
Göl tüm yıl boyunca buz ile örtülü olup, buzun kalınlığı ortalama dört metreyi bulur.Le lac est recouvert par les glaces dix mois par an.
30 gün kar yağar, 70 gün toprak karla örtülüdür.Il y a une tempête de neige et trente verste à faire.
Bahsedilen semptomlar dışında ayrıca gizli / örtülü semptomlar vardır.Outre les sémaphores à compteur interne, il existe également les sémaphores bloquants.
Ixodidae kenelerinde kitin kutikula ile örtülü ve serttir.Dans le cas contraire, il est évidé et sculpté aux couteaux.
Üzerine dokuma kilimi örtülürdü.Creímos que el armario caía sobre nosotros.
Sığtap közi örtülür.Cabras interactuando.
Yapı büyük bir kubbeyle örtülüdür.El resto es ocupado por una gran gota de grasa.
Bu örtülü şantaj dolayısıyla Kont gönülsüz olarak onu affeder.Con estos nuevos poderes él derrota al Conde fácilmente.
Oturduğu lacivert örtülü masada gümüş tabakta portakal, beyaz bir bez ve beyaz bir şarap sürahisi vardır.La más apreciada es el longueirón a la plancha, con limón y un chorro de vino blanco.
Tomurcukları kiremitvari dizilmiş olan çok sayıda pullarla örtülüdür.Se caracteriza por tener muchas banderas colgadas.
Genç sürgünler beyaz tüylerle örtülüdür.Tallos jóvenes cubiertos por pelos blanquecinos.
Sofanın genellikle üstü örtülüdür ve evin bahçesine bakar.A menudo está encima de edificios, mirando en la sala del club.
2006'da başka bir deneyde ilk dönem dünyasının organik bir sis tabakasıyla örtülü olabileceğini göstermiştir.Nel 2006 un altro esperimento mostrò che una densa foschia organica avvolgesse la Terra primordiale.
Bütün bu yapılar yeraltı galerileri ya da örtülü irtibat hendekleri ağıyla birbirine bağlıdır.Questi edifici erano tutti collegati attraverso passaggi sopraelevati o sotterranei.
Genellikle alçak düzlüklerden oluşan ülke kumla örtülüdür.Più raramente le foglie basali hanno una lamina intera.
Vücut, kitinden bir kabukla örtülüdür.Cristallo: Il suo corpo è ricoperto da una mucosa.
Medyayı oynat Dikdörtgen planlı cami yaklaşık 5000 metrekare boyutlarında olup 20 kubbe ile örtülüdür.L'organo è a trasmissione meccanica sospesa ed ha un totale di circa 950 canne.
Her tabağın üzeri bir bez parçasıyla örtülür.Ogni scaglia è corredata da un pelo.
İki mezar da mütevazi olmalarına karşın, çiçeklerle ve komünist rejimin sembolleri ile örtülüdürler.Le loro tombe erano senza pretese, ma tendevano a essere coperte da fiori e simboli del passato regime.
Mihrabın üzeri ise sekizgen bir fenerli kubbe ile örtülüdür.В нём восемь помещений, перекрытых сводами, на которых сохранились лепные украшения.
Aynen erkekteki sünnet derisi gibi üzeri deri ile örtülüdür.На этих пальцах у них, как у человека, имеется плоский ноготь.
Bu örtülü şantaj dolayısıyla Kont gönülsüz olarak onu affeder.Но эту невинную слабость можно простить графу.
Yan çizgi hemen hemen düz olup, pullarla örtülüdür.Передний край диска почти прямой, рыло заострённое.
İzmit'in dağları ormanlarla örtülüdür.Горы Кызылтас разделены речными долинами.
İnanışlara göre "Karakırnak"; kadına benzeyen, bedeni baştan başa kıllarla örtülü bir varlıktır.Душа и тело — вот что человек считает своим, о чём беспрестанно печется.
Kar yağışının fazla olduğu yörede, buzulun yukarı kesimleri yılın büyük kısmında karla örtülü durumdadır.Вершина голая, расположена выше пояса растительности, большую часть года находится под снегом.
Kemikli balıklarda solungaçlar dört çift olup, operkül denen solungaç kapaklarıyla örtülüdür.Внутри ноздрей этих акул имеется пара капсул, защищённых складками.
Omuzları ve göğsü geniş bir gerdanlıkla örtülüdür.Грудь и брюшко покрыты ровным слоем чешуек.
Kuzey yönündeki dış cemaat mekanı beş küçük kubbe ile örtülüdür.Первый, северный вестибюль — подземный, с пятью выходами.
Grip virüsü Orthomyxoviridae familyasına mensup örtülü bir RNA virüsüdür.Возбудитель — РНК-содержащий вирус Influenza virus A, относящийся к семейству Orthomyxoviridae.
Uzun ve ucu çengelli gagaları boynuzsu plaklarla örtülüdür.Хвостовой стебель длинный и сплошь покрыт костными пластинками.
500 metre sonra ise izler karla örtülüyordu.ورغم، بعد 500 متر تقريباً غطت الثلوج هذه الآثار.
19 Haziran 1996'da, Çiller için verilen "örtülü ödenek" önergesi RP'nin desteğiyle TBMM'de reddedildi.و في 19 يونيو 1996 ، تم رفض حركة "اختلاس البدل " التي اعطت الي تشيلار في مجلس الامة التركي الكبير.
Vücutları deri ile örtülüdür.الجسم مغطى بالریش.
Örtülü ateizm – "Bilinçli bir reddiyede bulunmaksızın teistik inançların noksanlığı"."الصادق بوعبان الذي لا أعرفه - آراء حرة".
Mihrabın batısında bulunan, tepesi altıgen külahla örtülü minber de özenli bir ahşap işçiliğinin ürünüdür.المنبر الذي يعلوه مخروط سداسي يقع في الغرب من المحراب، وهو أيضا نتاج صنعة خشبية دقيقة .
Vücut, kitinden bir kabukla örtülüdür.حيث يتكون العمود من بدن به تجاويف .
Ay yörüngesinin yalpalaması sonucu her yıl farklı yıldızlar örtülür.Devido à precessão da órbita lunar, em cada ano são ocultadas estrelas diferentes.
Omuzları ve göğsü geniş bir gerdanlıkla örtülüdür.Seus pulsos e peito são enfeitados com correntes de ferro.
İlçe arazisinin büyük bir kısmı orman ile örtülüdür.Além disso, grande parte da reserva consiste num bosque primário.