Malzeme olarak cam veya plastik örtü kullanılmaktadır.Jako obaly se používají skleněné nebo plastové láhve.
Ama tam bu sırada bir muhafız örtülü bir kadının içeri girmeyi başardığı haberini getirir.Zjišťuje, že se někdo s klíčem dostal dovnitř.
Maçça bez örtülerin altında yetiştirilir.Končetiny jsou ploutvovité bez drápů.
Yılın ortalama 10 gününde yerler kar ile örtülüdür.Průměrně 160 dní v roce je pokryto ledem.
Bunun tüm olasılık durumları örtüktür.Celý systém je založen na pravděpodobnosti.
Ve hastanın yüzünü bir maske ya da örtü gibi gösterir.Propojení s dýchacími cestami pacienta zajišťuje obličejová maska, či intubační rourka.
Buz örtüleri buz sahanlıklarından yada dağ buzullarından daha büyüktür.Ledové příkrovy jsou řádově větší než ledové šelfy nebo ledovce.
Bu süreç mezar toprakla örtülene kadar devam eder.Vše pokračovalo až do naplnění hrobů."
Regolit iki Yunanca sözcük olan rhegos (ῥῆγος) "örtü" ve lithos (λίθος) "taş" tan türemiştir.Označení vzniklo spojením dvou řeckých slov rhegos (pokrývka) a lithos (kámen).
Adada doğal bitki örtüsü bulunmaktadır.Na ostrovech se vyskytuje polopouštní rostlinstvo.
Bu hukuk branşı bazı alanlarda deniz hukuku ile örtüşmektedir.Jednostranné proklamace hrají důležitou roli například v námořním právu.
Bu başlık, sosyal tarihin örtüşen bazı alanları (demografik tarih gibi) ve işletme tarihi konularını içerir.Některé faktory jsou pro sociální strukturu určující, to dokazuje periodizace dějin.
Mayıs ayı ortalarına kadar kar örtüsü kalkmaz.Sněhová pokrývka často zůstává až do poloviny května.
Pasaport henüz ünlü kırmızı renkte değildi, ancak gri-yeşil bir örtüyle kaplıydı.Charakteristický jelen nebyl na červeném pozadí, ale poskakoval na zeleném podkladu.
Adanın orman örtüsü de aynı şekilde ortadan kaldırıldı.Tím sklářská huť v Ostrově definitivně zanikla.
Bu dağlar, bitki örtüsünden yoksundur.Svahy hory jsou porosté bujnou vegetací.
Bitki örtüsü çayır ve meralardır.Rostliny stříhá a žere.
1940 yılından sonra köy halkı yassı örtü evler yerine kiremitli binaları kullanmaya başlamıştır.V roce 1941 došlo v osadě k výstavbě zděných domů namísto dosavadních stanů.
Hasar gören vücut bölgesi örtülür.Projeví se poškozením tělesných funkcí řízených z postižené oblasti.
Kuşkusuz bu egemenliğin yanı sıra ahşap kirişlemeli düz tavan örtünün tümüyle ortadan kalktığı söylenemez.Neméně hloupé by však bylo se domnívat, že okamžikem uzavření chrámu přestalo existovat úplně.
İsrailoğullarının "kurtarma" anlayışı, "Kudreti Mutlak"ın doğasıyla örtüşmektedir.Pace celui ce urmează călauzirea.” (20: 47) Trimite-i cu noi pe fiii lui Israel.
Ay yörüngesinin yalpalaması sonucu her yıl farklı yıldızlar örtülür.Din cauza precesiei orbitei Lunii, în fiecare an sunt ocultate alte stele.
Antarktika ve Grönland dışında en büyük buz örtüsüdür.Capul de gheață este cel mai mare cu excepția Antarcticii și Groenlandei.
Sonra tencerenin kapağı kapatılıp üzeri de çeşitli örtülerle kapatılıp mayalanmaya (ekşitilmeye) bırakılır.Se pune un văl peste disc, apoi un văl (sau două) peste potir, și unul peste ambele.
Böcek uçmadığı zaman bu kanatlar katlanarak kanat örtülerinin altına saklanır.Când nu zboară, aripile sunt acoperite.
"Örtünüyoruz işte!".Deja aștept!"
Bitki örtüsünün önemli bir sorunu da bazı bitki türlerinin yok olma tehlikesi ile karşı karşıya olmasıdır.Acest fapt este unul grav, deoarece contribuie la dispariția multor specii aflate în pericol de extincție.
Bununla birlikte sis kaçış için bir örtü oluşturmuştur.Mai apoi, acesta folosește o cheie pentru a descide o ușă de neon.
Bitki örtüsü cesitli olup ormanları Boldur.Vegetația este abundentă, cu păduri.
Vücutları genellikle kıllarla örtülüdür.Ca de obicei, trupurile au contururi clare.
Bitki örtüsü yoktur.Nu se specifica sistemul de cultivare.
Çatısı kiremit örtülü olup 1939'da yıkılan minare yerine dikilen mevcut minare 1961'de yapılmıştır.Sub acoperișul actual, ridicat în 1921, a fost păstrat și vechiul acoperiș.
Doğal bitki örtüsü bakımından fakirdir.Fauna Naurului este săracă.
Aldebaran, Ay tarafından örtülmesine yeterli olacak kadar tutulum düzlemine yakındır.Aldebaran este, într-adevăr, de două ori mai aproape de noi decât roiul.
Arazinin toprak örtüsü çeşitlidir.Textura solurilor este diversificată.
Bitki örtüsü Arazi orman toprağı karakterindedir.Vegetația este caracteristică zonei de deal.
Buzul yüzeyi kar ve moloz örtüsü ile kaplıdır.Bombele erau acoperite cu pământ și zăpadă.
Bu teoriler otizmin düşük bağlantı teorisi ile örtüşür.Mai mult, acestă identitate se reduce la teorema din plan pentru triunghiuri de arie mică.
Evine geldiğinde yatağına yattı ve "Beni örtün!" dedi.A sosit acasă obosit și transpirat și i-a spus soției: „Acoperă-mă, acoperă-mă!”.
Yüksek sıradağların eteklerinde birçok vaha'larda zengin bitki örtüsü vardır.În lumea pâraielor și în cheile acestora se afla o vegetație foarte bogată.
Bitki örtüsü ve hayvanlar: Bitki örtüsü adada çok azdır.VEGETAȚIA ȘI FAUNA: Putem spune despre acest parc că este sărac din punct de vedere natural.
Dış yüzeyleri mine tabakasıyla örtülüdür.Numai minele anti-personale sunt acoperite.
"Örtünüyoruz işte!".Nem, még gondolkodom rajta.”
Öğretmenleri Lajos Ligeti, Gyula Németh, Gyula Ortutay ve István Tálasi’dir.Tanárai Ligeti Lajos, Németh Gyula, Ortutay Gyula és Tálasi István voltak.
Bunu tanımlamak için de ayna örtüşmezliği (chirality) kullanılır.Nélküle itt is kialszik a refleksz (CR).
Bu ön gereksinimler karşılanmadığında gözlemler klasik fiziğin tahminleriyle örtüşmez.Ezen tartományon kívül a megfigyelések nem egyeznek a klasszikus mechanika által megadott előrejelzésekkel.
Geometrik olarak, iki Laurent serisinin örtüşmeyen yakınsaklık halkası olabilir.A kettejük közötti különös kötelék Lavinia számára szinte elviselhetetlen.
Grip virüsü Orthomyxoviridae familyasına mensup örtülü bir RNA virüsüdür.Az Influenzavírus A az Orthomyxoviridae víruscsalád egyik nemzetsége.
Dağlarda sık bir bitki örtüsü bulunur.A hegyekben gyakoriak a hegycsuszamlások.
Bu dönemde kilisedeki fresklerin üzeri örtüldü.Ezt megelőzően már freskókkal díszítették a templomot.
Başlarına genellikle beyaz renkli örtü takarlar.Arcukat gyakran egy fehér szőrgyűrű veszi körül.
Yapılan uygulama ise aslında örtülü sermayeden başka bir şey değildir.Ám a gyönyör valójában csak szánalmas pótlék.
Bu çizgiler üzerineki kemik galea aponeurotica tarafından örtülür.A koponya felszíne ezen rész felett sima, a fejtető sisak (galea aponeurotica) borítja.
Yeşil bitki örtüsü oldukça geniştir.A zöldségkarik választéka igen széles.
Bitki örtüsü de azdır.A növényevő ritka.
Bu süreç mezar toprakla örtülene kadar devam eder.Ez a folyamat a cement megkötése.
'Satürn'ün Ay tarafından örtülmesi' gibiRheáról nevezték el a Szaturnusz egyik holdját.
Farklı disiplinlerdeki anlamları her zaman birebir örtüşmez.A hagyományok közötti eltérés nem mindig merev.
Adı geçen kumaş, fakirlerin soğuk gecelerde kullandığı bir çeşit büyük kare örtüdür.A három kutyás éjszaka egy aborigó kifejezés a nagyon hideg éjszakára.
Erişim tarihi: 23 Ocak 2010. ^ a b "Niğde ilinin bitki örtüsü".Szabadság, 1997. január 23. Bakó B.: Színfoltjaiban születik a táj.