Ana içeriğe geç
Sözlük

örtü ile cümle

örtü kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Bitki örtüsü genel olarak otlak alanlardır ve adanın tümü ağaçsızdır.Roślinność ogólnie jest dosyć dobrze zachowana ze względu na to, że wyspa jest niezamieszkana.
Bu gösterim, çağdaş formülle birebir örtüşmektedir.W takiej formie wchodzą w skład współczesnej orkiestry symfonicznej.
Dağ yamaçlarında taygalar ve tundralar bitki örtüsü olarak görülür.Na zboczach wąwozu występuje roślinność górska i tundrowa.
Bir sonraki örtülme, Venüs'ün tekrar Spica'nın önünden geçeceği 2 Eylül 2197 tarihinde gerçekleşecektir.Nästa förmörkelse kommer att inträffa 2 september 2197, när Venus återigen passerar framför Spica.
İlk insan, ilk peygamber, ilk örtünen, toprağı ilk işleyendir.Adam (arabiska: آدم) är den första profeten i islam och är den första människan som skapades av Gud.
Bitki örtüsü bakımından yoksun olan bu dağ, derin vadilerle parçalanmıştır.Qimmat Mayrkah Kūzah (kurdiska: Luktey Mêrge Kuje, لوتكەى مێرگە كوژە) är en bergstopp i Iran.
Örtü altı tarım yapılmaktadır.Då hade Sundom sex gårdar.
Adam, kadının üzerine eteğini veya örtüsünü uzatırsa, kadını kendine almış demektir.Om någon vill processa med dig för att få din skjorta, så ge honom din mantel också.
"Örtüyü uzatmak" deyimi, kadının evlenme isteğini ifade eden bir terimdir.Att "gå under pällen" var ett annat uttryck för giftermål.
Kenya'da bitki örtüsü ve yaban hayat çok çeşitlilik arz etmektedir.Bara i Kenya finns tillräckliga skyddsåtgärder som hjälper arten att överleva.
Sünni ve Şia ay takvimleri her zaman örtüşmez.Upptäckt och namngivning av framförallt månar följs inte alltid åt.
Yapılan uygulama ise aslında örtülü sermayeden başka bir şey değildir.Replövtäkt är egentligen inte en form av hamling.
Arazinin toprak örtüsü çeşitlidir.Terrängen på Mann är varierad.
Dağın bitki örtüsü ormanlıktır.Bergskedjan är skogbeväxt.
Joyce'un üzerindeki örtü tamamen açılır.Terrängen runt Jowhar är kuperad.
Dorsal iskelet sıkı yapılı ve küçük yuvarlak tüberküllerle örtülü plaklardan oluşmuştur.Underlaget för skivan lutar och består av små backar.
Tropikal kuşaklarda yerel bitki örtüsüne zarar veren işgalci türlerin başındadır.Inom släktet finns exempelvis arter som är användbara för växtfärgning.
Anlamsal örtüşme McGurk yanılsaması üzerinde dikkate değer bir etkiye sahip olmuştur.Skilsmässa räknas som klandervärt, makruh.
Bitki örtüsü: palamut ağaçlari.Fasadpipor: attrapper av trä.
Bölgenin doğal bitki örtüsü bozkırdır.Den naturliga vegetationen i området är torr stäpp.
Bu örtü her sene hac mevsiminde yenilenmektedir.De samlas årligen på samma häckningsplats för detta ändamål.
Sofanın genellikle üstü örtülüdür ve evin bahçesine bakar.Ofta du med blick så fin, tittar genom min gardin.
Güney Avrupa'nın bitki örtüsü Akdeniz bölgesinin bitki örtüsüdür.Södra Ölands odlingslandskap blev ett världsarv.
Alçak bitki örtüsünde saklanabileceği çorak fundalıkları ve çalılıkları tercih eder.Den föredrar ställen med buskar eller klippor för att gömma sig.
Bitki örtüsü zengindir.Växtligheten är riklig.
Kıvrımsız uzun bir giysiyle örtünmüşlerdir.De är klädda i svarta, långa klädnader.
Bu nedenle de pencereleri üst örtünün saçaklarına kadar dayanmaktadır.Alla fönster höggs även upp till samma storlek.
Bu durum bitki örtüsü kuşakları için de geçerlidir.Sådana termer är också beroende av parfymtrender.
Günümüzde, buzulun önemli bir kısmı halen döküntü örtüsü altında bulunmaktadır.Idag har stora delar av pusztan uppodlats.
Flora şu anlamlara gelebilir: Flora, bir bölgede yetişen bitkilerin ortak adı, diğer bir deyimle Bitki örtüsü.Lokalflora är den samlade växtligheten inom ett visst område, eller en beskrivning av densamma.
Koruyucu bir örtü içinde bulunan bu sertleşmiş zamklı madde biriktirilir, ezilir, yıkanır ve kurutulur.De läggs i en grop som är bäddad med några löv, strån eller mossa.
Bu iki tanım kısmen örtüşürler.Ці два визначення частково перекриваються.
30 gün kar yağar, 70 gün toprak karla örtülüdür.Морозяка за тридцять й снігу по коліна.
Yapısal adaptasyonlara örnek olarak, deri rengi, vücut şekli, vücut örtüsü verilebilir.Наприклад, такими адаптаціями можуть бути колір шкіри, форма тіла, або видозміни покривів.
Toz örtüsü ve gazın yoğun tabakası, bizim görüş açımızdan merkezi yıldızın doğrudan gelen ışığını engeller.Густий шар газу та пилу окутує центральну зорю, тим самим блокуючи для нас її пряме світло.
Nasıl olur da örtünürdüm!Ми його легко прикриємо!
Geceleri veya bulut örtüsü üzerinden de kullanılabilir.Може використовуватись вночі або в хмарну походу.
Daha sonraları bu orman örtüsü insan eliyle yok oldu.В майбутньому ліс і людина почали жити рука об руку.
İslamdaki Allah inancı ile büyük oranda örtüşen bir kavramdır.الْقَدْر‎) — термін, який у ісламі означає приречення (передвизначення) всього сущого Аллахом.
Hazırlanan paket, üstü örtülüp, buzdolabında soğutulur.Готові супи зберігаються в холодильнику.
Örtük anlamlarla dolu şarkı sözleri, nakaratsız ve kısa şarkılar övgüler topladı.Цілий день тільки і чуєш непристойні слова і пісні.
Bu özellik bitki örtüsünde de kendini gösterir.Саме так виглядає ця рослина на Вогняній Землі.
Sokağa çıkarken başlarına üstlük veya çar adı verilen örtü giyerlermiş.На гранях блоків, що виходять у двір, зазначено ім'я царя.
Bugünkü kutup buz örtüleri jeolojik olarak oldukça yenidir.Сучасні полярні льодовикові щити є порівняно молоді у геологічному плані.
Orman örtüsü köy arazisinin yaklaşık %30'nı kaplamaktadır.Лісами вкриті близько 30 % території.
Çatı, kiremit örtülüdür.Будівля оснащена скляним ліфтом.
Buz örtüleri buz sahanlıklarından yada dağ buzullarından daha büyüktür.Льодовикові щити займають площу більшу ніж шельфові льодовики або гірські льодовики.
Buz örtüsü, 50.000 km2'den büyük buzulsal buz kütlesi.Льодовиковий щит — маса льодовикової криги, яка має площу більш ніж 50 000 км².
Büyük boyutları nedeniyle bu buzullar kıtasal örtü buzulları olarak adlandırılmıştır.Через наявність цих горбків дах називають ще чотиригорбковим тілом.
Posof ilçesi gür bir bitki örtüsüne sahiptir.Специфічну будову має зародок рослини.
Saydam örtü amacı yutucu yüzeyi korumak ve ısı kaybını önlemektir.Мета конвенції — припинити втрати водно-болотних угідь та зберігати існуючі.
Ana madde: Doktor (Doctor Who) Doktor karakteri başlangıçta bir gizemle örtülüydü.Hlavní článek: Doktor (Pán času) Postava Doktora byla od počátku zahalena tajemstvím.
Hindistan'da işsizlik, kronik (örtülü) işsizlik ile tanımlanır.Nezaměstnanost v Indii je charakteristická chronickou (skrytou) nezaměstnaností.
500 metre sonra ise izler karla örtülüyordu.Asi po 500 metrech byly stopy zaváty sněhem.
Şili şehirleri Chile Chico ve Puerto Ingeniero Ibáñez büyük miktarda küllerle örtülür.Chilská města Chile Chico a Puerto Ingeniero Ibáñez byla pokryta velkou vrstvou tohoto popela.
Dünyada şu an bulunan tek buz örtüleri Antarktika ve Grönlanddır.Jediné současné ledové příkrovy se nachází v Antarktidě a Grónsku.
Hindistan ve Türkiye’nin de kültürel bir örtüşmesi var.Také Indie a Írán mají být na Novou hedvábnou stezku napojeny.
"Örtünüyoruz işte!".Hele jak na nás míří!"
Koruyucu bir örtü içinde bulunan bu sertleşmiş zamklı madde biriktirilir, ezilir, yıkanır ve kurutulur.Šťáva pak byla zcezena, odpařena, přefiltrována a zahuštěna.
Grip virüsü Orthomyxoviridae familyasına mensup örtülü bir RNA virüsüdür.Chřipka je nakažlivá nemoc způsobená RNA virem z čeledi Orthomyxoviridae.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod