Hemen o anda örtünmeye karar verdim."Теперь мы намерены немедленно отозвать это».
"Örtünüyoruz işte!".Нас запутывают».
Kemikli balıklarda solungaçlar dört çift olup, operkül denen solungaç kapaklarıyla örtülüdür.Внутри ноздрей этих акул имеется пара капсул, защищённых складками.
Bu özellik bitki örtüsünde de kendini gösterir.Для растений данного вида характерно самоопыление.
Bitki örtüsü yoktur.Растения не нужны.
Bu süreç mezar toprakla örtülene kadar devam eder.Этот процесс продолжается до тех пор, пока мы не доберемся до корня дерева.
Bazı türlerde bir erkeğin bölgesi birkaç dişinin bölgesi ile örtüşür.Участок одного самца перекрывается с несколькими участками самок.
Yatağa yatırıyorlar maketleri, üstlerini de örtüyorlar.Малыши сжимали, обнимали покрывала, укутывались в них.
Örtünmeden uyumak mümkün olmaz.В спячку не впадают.
Omuzları ve göğsü geniş bir gerdanlıkla örtülüdür.Грудь и брюшко покрыты ровным слоем чешуек.
Tabanları, birkaç santimlik yassı dere taşlarıyla döşenmiş, üzerleri sıkıştırılan toprakla örtülmüştür.Листья пружинят, хотя они выкованы из стали и составляют единое целое со стволом.
Örtünme konusuna birkaç ayette değinilmiştir.Почти его память молчанья минутой.
2001 yılında, bir önceki plastik örtü yerine "Bez benzeri bir kapak" yerleştirildi.В 2009-м году на первой (береговой) платформе вместо асфальтного покрытия была уложена тротуарная плитка.
Kuzey yönündeki dış cemaat mekanı beş küçük kubbe ile örtülüdür.Первый, северный вестибюль — подземный, с пятью выходами.
Grip virüsü Orthomyxoviridae familyasına mensup örtülü bir RNA virüsüdür.Возбудитель — РНК-содержащий вирус Influenza virus A, относящийся к семейству Orthomyxoviridae.
Uzun ve ucu çengelli gagaları boynuzsu plaklarla örtülüdür.Хвостовой стебель длинный и сплошь покрыт костными пластинками.
500 metre sonra ise izler karla örtülüyordu.ورغم، بعد 500 متر تقريباً غطت الثلوج هذه الآثار.
Cariyelerin örtünmesi ise yasaklanıyor.ويُحظر ختان الفتيات.
Mescid-i Haram'ın kapısı örtülmüştü."بوابة إمارة منطقة مكة المكرمة - الشيق".
19 Haziran 1996'da, Çiller için verilen "örtülü ödenek" önergesi RP'nin desteğiyle TBMM'de reddedildi.و في 19 يونيو 1996 ، تم رفض حركة "اختلاس البدل " التي اعطت الي تشيلار في مجلس الامة التركي الكبير.
Azerbaycan'da bitki örtüsü içinde 4.500'den fazla yüksek boylu bitkiler bulunur.تتنوع النباتات بشكل كبير في أذربيجان، حيث تم تسجيل أكثر من 4500 نوع من النباتات العليا في البلاد.
Antarktika ve Grönland dışında en büyük buz örtüsüdür.هذا الغطاء الجليدي هو الأكبر خارج القارة القطبية الجنوبية وغرينلاند.
Ay Dünya'ya yakın olduğu için tek tek yıldızların örtülmesi aynı zamanda ve her yerden görülemez.بما أن القمر قريب من الأرض، فإن احتجاب نجم ما لا يكون ظاهر في كل أنحاء الأرض، ولا في نفس الوقت.
Kur'an'da erkeklerin örtünmesine dair ifade bulunmaz.أما بالنسبة للرجال فلم يحدد القرآن لبسًا معينًا لهم، لكن يشترط أن تستر الملابس عورتهم.
Vücutları deri ile örtülüdür.الجسم مغطى بالریش.
Yatağa yatırıyorlar maketleri, üstlerini de örtüyorlar.«وكذلك يجب الإيمان بكتبهم وما نزل عليهم.
İlk kitabı Kafa Örtüsü 1995'te yayınlandı.وحرر أول نسخة للعامة في العام 1995.
Adam, kadının üzerine eteğini veya örtüsünü uzatırsa, kadını kendine almış demektir.مع العلم بأن ابقاء هذه الادوات أو الثياب لفترة طويلة يسبب الشقيقة.
Bazı hadislerle de desteklenen bu anlayışa göre kadın burka, peçe benzeri giysilerle tamamen örtünür.هناك دراسات أجريت في باكستان تشير إلى أن معظم النساء اللاتي يرتدين الحجاب كان ذلك بكامل إرادتهم.
Örtülü ateizm – "Bilinçli bir reddiyede bulunmaksızın teistik inançların noksanlığı"."الصادق بوعبان الذي لا أعرفه - آراء حرة".
Sonbahar ve kışta baş ve örtü, açıkça kahrengimsi sarı reklidir.في الخريف والشتاء يصير ريش الرأس والظهر محفوفاً باللون الأسمر.
Çalışanlarının çoğu yurt dışı elçiliklerde diplomatik örtü ile faaliyet gösterir.هذا التقرير من صميم عمل الدبلوماسيين في أي سفارة.
Akdeniz bitki örtüsü niteliğindeki maki ve çalılıklar ilçenin hemen her alanında gözlenir.وتشرف على كل الأبرشيات والرعيات ضمن نطاقها.
Bitki örtüsü: palamut ağaçlari.جنب الدرج : من ألواح خشبية .
Yasa, üniversitelerde baş örtüsüne izin veriyordu.المسئولية تبدأ من القبول في الكليات.
Etrafı Karadeniz'in yeşil orman örtüsüyle çevrilidir.ظل يتجول وسط المروج الخضراء.
Tabanları, birkaç santimlik yassı dere taşlarıyla döşenmiş, üzerleri sıkıştırılan toprakla örtülmüştür.كذلك كانت الخيول كثيرًا ما تسرج بسروج من القماش مرسوم عليها شعار النبالة.
Mihrabın batısında bulunan, tepesi altıgen külahla örtülü minber de özenli bir ahşap işçiliğinin ürünüdür.المنبر الذي يعلوه مخروط سداسي يقع في الغرب من المحراب، وهو أيضا نتاج صنعة خشبية دقيقة .
Vücut, kitinden bir kabukla örtülüdür.حيث يتكون العمود من بدن به تجاويف .
Yeşil bitki örtüsü oldukça geniştir.شبكة الأنهار معقدة نوعا ما.
Ay yörüngesinin yalpalaması sonucu her yıl farklı yıldızlar örtülür.Devido à precessão da órbita lunar, em cada ano são ocultadas estrelas diferentes.
Bu kolonistlerin Europa'nın buz örtüsü altında kendilerini radyasyondan korumaları için olanak sağlayacaktır.Isso permitiria que colonos usassem a camada de gelo de Europa para se proteger da radiação.
Gece onun üstünü örtünce bir yıldız gördü de "İşte Rabbim bu!" dedi.Depois que ele soube da revolta que ocorreu na noite anterior, ele afirmou: "Poder gay!
Karla kaplı dağlık arazide ne bir doğal bitki örtüsü vardı ne de herhangi bir hayvan yaşıyordu.Além disso, não havia vegetação natural ou animais na montanha coberta de neve.
Bugünkü kutup buz örtüleri jeolojik olarak oldukça yenidir.Os actuais mantos polares de gelo são relativamente jovens em termos geológicos.
Tünelin girişi, İsrail polislerince derhal örtüldü.O túnel foi apressadamente selado com com concreto pela polícia israelense.
"What'd I Say"in üstü birçok farklı tarzda birçok sanatçı tarafından örtülmüştür."I will Survive" já foi regravada diversas vezes por diversos artistas.
Farklı disiplinlerdeki anlamları her zaman birebir örtüşmez.A informação em níveis diferentes não precisa ser consistente.
Yağış ve nemin azalması doğal bitki örtüsüne zarar vermiştir.Falhas técnicas de som e segurança quase estragam a festa.
Bu yukarıdaki açıklamayla da örtüşmektedir.Veja a explicação disso acima.
Köyün bitki örtüsü bozkırdır.A alma do fazendeiro está limpa.
Bitki örtüsü çok zengin ve yoğun olup, yükselti kuşaklarına göre farklılaşmaktadır.A culinária sudestina é muito rica e diversa, variando de estado para estado.
Bu örtü her sene hac mevsiminde yenilenmektedir.Este processo repetir-se-á em cada período de custeio.
Bu örtüyü daha sonra Milano Katedraline hediye eder.Seu coração é no entanto depositado na catedral de Milão.
Çatı örtüsü, yapının üst elemanı, çatının kaplamasına verilen isimdir.O frontão encima a fachada principal e a sua forma é determinada pelo telhado.
Maçça bez örtülerin altında yetiştirilir.Um cultivar com frondes onduladas.
Omuzları ve göğsü geniş bir gerdanlıkla örtülüdür.Seus pulsos e peito são enfeitados com correntes de ferro.
Nasıl olur da örtünürdüm!Mas eu estava escondendo.
Göçmen değildir ama yöresel bitki örtüsü değişiklikleri nedeniyle göçebelik yapabilir.O município não conta com nenhuma favela, mas isso pode mudar devido ao desenvolvimento de invasões.
İlçe arazisinin büyük bir kısmı orman ile örtülüdür.Além disso, grande parte da reserva consiste num bosque primário.