Ana içeriğe geç
Sözlük

örtü ile cümle

örtü kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Bitki örtüsünü bozkırlar ve çalılıklar teşkil eder.Luego, el herrero forjaba los hierros creando ornamentos.
Üstüne sürülmüş şekerli kondense süt bazen "kar örtüsü" olarak adlandırılır.Cuando se abre la lata, el contenido será "una especie" de dulce de leche.
Bu iki tanım kısmen örtüşürler.Estos dos elementos son separados mediante cedazos.
Meşe ve çam ağaçları bitki örtüsünü oluşturmaktadır.Los bosques pastizales y matorrales completan su vegetación.
Bunu yaparken, dindar davrandıklarını ve Tanrı'yı ​​hoşnut eden giysilerle örtündüklerini düşünüyorlar.Nel fare questo essi ritengono di stare agendo piamente e di essere vestiti con indumenti che piacciono a Dio.
"Örtünüyoruz işte!".«Stiamo riflettendo.
Bilim adamları caminin aslında çeşitli boyutlarda kubbelerle örtüldüğünü iddia ediyorlar.Gli studiosi sostengono che la moschea fosse originariamente coperta da cupole di varie dimensioni.
Tünelin girişi, İsrail polislerince derhal örtüldü.Il tunnel fu rapidamente sigillato con cemento dalla polizia israeliana.
Antarktik buz örtüsü dünya üzerindeki en büyük buz kütlesidir.La calotta glaciale antartica è la più grande massa singola di ghiaccio della Terra.
Bugünkü kutup buz örtüleri jeolojik olarak oldukça yenidir.Le attuali calotte polari sono relativamente giovani in termini geologici.
"What'd I Say"in üstü birçok farklı tarzda birçok sanatçı tarafından örtülmüştür.What'd I Say è stata oggetto di cover da parte di molti artisti di diversi stili musicali.
2006'da başka bir deneyde ilk dönem dünyasının organik bir sis tabakasıyla örtülü olabileceğini göstermiştir.Nel 2006 un altro esperimento mostrò che una densa foschia organica avvolgesse la Terra primordiale.
Mezarın girişi büyük bir taşla örtüldü.La presenza della tomba era evidenziata da una grossa pietra.
Çoğu durumda, kazanların delik sonunda su, sediment ya da bitki örtüsüyle doludur.Nella maggior parte dei casi i kettle hole alla fine si riempiono d'acqua, sedimenti o vegetazione.
Bu iki tanım kısmen örtüşürler.Due delle dita sono parzialmente fuse.
Çiçek örtüsü 4 parçalıdır.I fiori per capolino sono 4.
Bütün bu yapılar yeraltı galerileri ya da örtülü irtibat hendekleri ağıyla birbirine bağlıdır.Questi edifici erano tutti collegati attraverso passaggi sopraelevati o sotterranei.
Bitkisel örtüsü çok ender ve dağınıktır.L'uniforme degli zuavi è piuttosto complicata e scomoda.
326. ^ "Bitki Örtüsü ve Fauna"."Tutela della fauna e gestione faunistico–venatoria".
Genellikle alçak düzlüklerden oluşan ülke kumla örtülüdür.Più raramente le foglie basali hanno una lamina intera.
Vücut, kitinden bir kabukla örtülüdür.Cristallo: Il suo corpo è ricoperto da una mucosa.
Genellikle yaşam doludur ve çok daha fazlası deniz bitki örtüsü, özellikle yosunlar vardır.Spesso brulica di vita e presenta una più folta vegetazione marina fatta specialmente alghe.
Maçça bez örtülerin altında yetiştirilir.I fiori nascono da germogli privi di foglia.
Örtü telekleri kısadır.Le antenne sono corte.
Örtü kuvvetini oluşturan 3. Avustralya Tugayı’nın üç taburunun eratı birbirine karışmış durumda idi.Per questo compito venne scelta la 3ª Brigata australiana.
Medyayı oynat Dikdörtgen planlı cami yaklaşık 5000 metrekare boyutlarında olup 20 kubbe ile örtülüdür.L'organo è a trasmissione meccanica sospesa ed ha un totale di circa 950 canne.
Her tabağın üzeri bir bez parçasıyla örtülür.Ogni scaglia è corredata da un pelo.
Böylece Toprak örtüsü ve bataklıklar donar.Non calma le piante da terra e i barbanvedi.
"Çağın Örtüsünü Kaldıran Denemeler", Bülent Usta, Milliyet Kitap, Nisan 2008 .Memory formation: The big sleep, The Economist, aprile 2008.
"Stratosferik sülfat aerosol örtü" olarak nitelendirilmektedir.Essa può essere definita anche come una "bomba termonucleare sporca".
İki mezar da mütevazi olmalarına karşın, çiçeklerle ve komünist rejimin sembolleri ile örtülüdürler.Le loro tombe erano senza pretese, ma tendevano a essere coperte da fiori e simboli del passato regime.
Örtü hücreleri birbirlerine kenetlenir ve lifler birbiri üzerine dolanır, düğümlenir.Per le corde a struttura piatta, i fili si sovrappongono l'uno sull'altro e quindi si cuciono.
Koltuk örtüsüz nasıl görünüyor?Как этот диван выглядит без чехла?
Şu anda Türkiye'deki kadınların üçte ikisi başını örtüyor.В настоящее время две трети турецких женщин носят платок.
İsrailoğullarının "kurtarma" anlayışı, "Kudreti Mutlak"ın doğasıyla örtüşmektedir.Аллах спас их из плена и рабства, после чего израильтяне отправились на свою родину, в свои родные дома.
Mihrabın üzeri ise sekizgen bir fenerli kubbe ile örtülüdür.В нём восемь помещений, перекрытых сводами, на которых сохранились лепные украшения.
Bitki örtüsü bakımından yoksun olan bu dağ, derin vadilerle parçalanmıştır.Эти холмы преимущественно состоят из известняка, сверху покрытого небольшим слоем почвы.
Dağlarda egemen bitki örtüsü ormanlar ve makilerdir.Холмы по сторонам от города покрыты перелесками и виноградными садами.
Orta Shoria ormanlarında güney Sibirya dağların eşsiz ve zengin bitki örtüsü kalır. .В лесных массивах среднегорной части Шории сохраняется уникальная и богатая флора гор Южной Сибири.
Arazinin toprak örtüsü çeşitlidir.Почвы района разнообразные.
Onun tahta evi 6 taraflıdır ve dışarıdan beyaz at derisiyle örtülmüştür.Его бревенчатый дом имеет шестиугольную форму и обшит снаружи белой конской шкурой.
Kefiye Arap giysisinde erkek baş örtüsü.Её волшебный костюм имеет арабский стиль.
Adada doğal bitki örtüsü bulunmaktadır.На острове организован природный заповедник.
Aynen erkekteki sünnet derisi gibi üzeri deri ile örtülüdür.На этих пальцах у них, как у человека, имеется плоский ноготь.
Bu örtülü şantaj dolayısıyla Kont gönülsüz olarak onu affeder.Но эту невинную слабость можно простить графу.
Yan çizgi hemen hemen düz olup, pullarla örtülüdür.Передний край диска почти прямой, рыло заострённое.
Eserleri arasında masa örtüleri, düğün havluları, desenli kemerler bulunur.Среди её произведений — скатерти, свадебные полотенца, пояса с узорами.
İzmit'in dağları ormanlarla örtülüdür.Горы Кызылтас разделены речными долинами.
Manyetodisk manyetik ekvator yakınlarında bulunan ince bir örtüye sahiptir.Он имеет тонкую токовую структуру вблизи магнитного экватора.
Dağılım, ipek kumaş mavi bir şeritle örtüldü.Скованный цепью, он пленён вместе с Голубым Щенком.
Sonuçlar oluşan teorik veya deneysel veri ile örtüşmektedir.Это уравнение строится по теоретическим или экспериментальным данным.
Bitki örtüsü: palamut ağaçlari.Кормовые растения: лиственные деревья.
İnanışlara göre "Karakırnak"; kadına benzeyen, bedeni baştan başa kıllarla örtülü bir varlıktır.Душа и тело — вот что человек считает своим, о чём беспрестанно печется.
Kayın da Kazdağı bitki örtüsünün önemli bir kısmını oluşturur.Растения также составляют небольшую долю рациона этой черепахи.
Kraterler çevresinde fazla bitki örtüsü bulunmaz.Вообще почти никаких кратеров не образуется.
Orman örtüsü köy arazisinin yaklaşık %30'nı kaplamaktadır.Леса занимают около 30 % территории района.
Bu tamiratlar sonucu toprak çatı, önce kiremitle örtülmüş; sonra bakırla kaplanmıştır.Это слепой скоростной поворот, находящийся на вершине холма и выводящий на стартовую прямую.
Kar yağışının fazla olduğu yörede, buzulun yukarı kesimleri yılın büyük kısmında karla örtülü durumdadır.Вершина голая, расположена выше пояса растительности, большую часть года находится под снегом.
Bitki örtüsü antropojen bozkırdır.Происхождение прудов является антропогенным.
Çatı örtüsü olarak alaturka kiremit kullanılır.После достижения необходимой высоты устанавливается крыша здания.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod