örgü ile cümle
örgü kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Dünya Turizm Örgütü (UNWTO) turizm gelirlerinin her yıl % 4 oranında artış gösterdiğini belirtmiştir.De Wereld Toerisme Organisatie verwacht dat het toerisme naar Rusland elk jaar met 10% zal groeien.
1992 - Dünya Sağlık Örgütü (WHO), eşcinselliği akıl hastalıkları listesinden çıkardı.Zonder datum De Wereldgezondheidsorganisatie haalt homoseksualiteit van de lijst van ziektes.
Kanada, Irak ve İran HMÖ'yü terörist örgüt olarak kabul etmektedir.Canada en Israël als een terroristische organisatie gezien.
Aşağı Saksonya ve Kuzey Ren-Vestfalya eyaletlerinde bölgesel örgütler bulunur.Regionale organisaties bestaan in Nedersaksen en Noordrijn-Westfalen.
Diğer bazı örgütler de, lezbiyen ve gaylerin evlat edinmeleri olasılığıyla ilgili kaygılarını dile getirdi.Andere verenigingen spraken hun bezorgdheid uit over de mogelijkheid van adoptie.
Bu, IŞİD’i Dünya'nın en zengin örgütlerden biri haline getirmektedir.Dit zou de organisatie de rijkste terreurgroep in de wereld maken.
Frizye'nin doğusunda ise bölgesel ve yerel örgütlenmeler ile "Die Friesen" isimli siyasi parti kurulmuştur.In Oost-Friesland zijn er meerdere Friese belangenorganisaties en de politieke partij Die Friesen.
Düzenli bir ordudan ziyade gerilla şeklinde örgütlenmektedir.Een vrijwel geheel door militairen gevormde illegale organisatie.
Hikâyenin ekseninde polis örgütü yer alır.Net als in het vorige deel zal de politie aanwezig zijn.
Canlı hayvanların sahne gösterisinde kullanılması hayvan hakları örgütü PETA tarafından eleştirildi.Maar hij kreeg ook slechte publiciteit door dierenrechtenorganisatie PETA.
TDKP daha çok dar kadroları tutarak, geniş bir kitlesini yasal örgütlenmeye yönlendirmiştir.De omvang van de leprozerie vroeg om een gedegen organisatie.
Olayın bir diğer şüphelisi ise El Kaide'ye bağlı El Nusra örgütüdür.De wapens zouden bedoeld zijn voor het aan al-Qaida gelieerde al-Nusra.
Filmdeki hikâye ve zaman örgüsü yer yer doğrusal olarak ilerlemez.Het surrealistische element in de film is dat de conventie van tijd en plaats doorbroken wordt.
Örgüt, askerî operasyonlarını Epir'de yoğunlaştırdı.Hij verliet de brigades door zijn epilepsie.
Örgüt başarılı bir şekilde devam etmiştir.Die reeks wordt met succes gecontinueerd.
Örgüt 1964 yılındda Oak Ridge Ulusal Laboratuvarı'na taşındı.In 2011 werd een samenwerkingsovereenkomst afgesloten met Oak Ridge National Laboratory.
1985 - Achille Lauro adlı yolcu gemisi Filistin Kurtuluş Örgütü (FKÖ) üyesi militanlarca kaçırıldı.1985 - Het cruiseschip Achille Lauro wordt gekaapt door Palestijnse terroristen.
Bu örgütlenme kadınların ilk örgütlenmesiydi.Voor de vrouwen was dit de eerste editie.
Büyük bir suç örgütünün lideridir.Deelneming aan een criminele organisatie.
Filmin klasik bir dramatik örgüsü yoktur.Er bestaat theater zonder drama.
Norveç Meteoroloji Enstitüsü Norveç'i Dünya Meteoroloji Örgütü'nde temsil etmektedir.Het Japans Meteorologisch Instituut komt voort uit het Centraal Meteorologisch Bureau.
Solist de la Rocha özellikle EZLN örgütünün aktif destekçisidir.De band, en vooral De la Rocha, steunt de EZLN, het Zapatistisch Nationaal Bevrijdingsleger.
Kablonun iletkenlerden oluşan örgüsünün topraklanmış oluşu çok önemlidir.De klemconstructie van de hanger op de kabel is dus zeer belangrijk.
O insanları örgüt öldürmedi.De bevolking vermoordde hen.
Halbuki, kurultayı ilk öneren, planlayan ve örgütleyen Sultangaliyev'di.Het was het eerste pantservoertuig dat Praga ontwierp en bouwde.
Kasen Yakuza 1970’lerde ortaya çıkmış bir Japon suç örgütüdür.De Yakuza is namelijk een echt bestaande Japanse misdaadorganisatie.
Burada halk muhafızlarını örgütledi.Tevens stelden zij burgerwachten in.
Dünya Gümrük Örgütü bünyesinde imzalanan bazı uluslararası sözleşmelere Türkiye de taraf olmuştur.Soedan had verder ook enkele internationale verdragen tegen terrorisme geratificeerd.
Genelde eğitimini tamamlayamamış ya da örgün eğitimden men edilmiş kişiler tarafından tercih edilmektedir.Beide doelen werden echter niet verwezenlijkt of voldoende ondersteund door het onderwijs uit zijn tijd.
Ortodoks Kilisesi, her ülkede ayrı örgütlenmiştir.De katholieke kerk moest in het gehele land gelijk georganiseerd worden.
Ayrıca işçi örgütlenmeleri dağıtılmıştır.Werkpaarden werden gedeeld.
Örgütün sekretaryası ise Brezilya'nın São Paulo şehrinde bulunmaktadır.Het hoofdkantoor staat in de Braziliaanse stad São Paulo.
1986'dan sonra Alevi örgütlülüğü alanında çalışmalar yaptı.Vanaf 1986 werkte ze meer achter de schermen bij de EO.
Parti örgütü Kültür Devrimi sırasında tamamen dağıtılmıştı.Het klooster werd tijdens de Culturele Revolutie vrijwel geheel vernield.
ISO 3166 Uluslararası Standardizasyon Örgütü (ISO) tarafından yayınlanan bir standarttır.De relevante ISO-standaard is ISO 16262 (Internationale Organisatie voor Standaardisatie).
Çin, 11 Aralık 2001 tarihinde Dünya Ticaret Örgütü üyesi oldu.Na 15 jaar praten en onderhandelen werd op 11 december 2001 de Volksrepubliek China lid van de WTO.
Eskişehir il örgütü kendi çabalarıyla bir süre Dip Dalgası isimli dergiyi çıkarmıştı.Ze gaven gedurende enige tijd een eigen tijdschrift uit met dezelfde naam als de stichting.
(Aslında Örgüt Falan yoktur.Er bestaat geen officiële organisatie.
MLSPB'ye katıldı ve örgütün düzenlediği pek çok eylemde yer aldı.Hij betoonde zich zeer actief in de NSB waarvoor hij diverse functies vervulde.
Bağımsızlığı ilan edildiği sırada Filistin Kurtuluş Örgütü'nün Filistin topraklarında hiçbir kontrolü yoktu.Het zou dus nutteloos zijn de vloot te redden zonder de Filipijnen.
"Adı duyulmamış sol bir örgüt üstlendi".Dat totale gebied wordt een unorganized borough genoemd.
Yeni Osmanlılar, İstanbul’da hükümete muhalif bir gizli örgüttü.Het achtste district was een sterk en betrouwbaar Democratisch bastion in Californië.
Perry, kanser ve HIV/AIDS nedeniyle acı çeken insanlara yardım sağlamayı amaçlayan örgütlere de destek oldu.Ook worden organisaties ondersteund die mensen met hiv of aids proberen te helpen.
Eritre, Afrika Birliği ve Afrika Birliği Örgütü'nün bir üyesiydi.De ADRS was lid van de Organisatie van Afrikaanse Eenheid, en tegenwoordig van de Afrikaanse Unie.
Örgütün merkezi Staunton Adası’dır.Ze domineren het eiland Staunton Island.
Terör örgütleri ile de bağlantıları olabilmektedir.Daarnaast moet de staat zijn banden met terroristische organisaties verbreken.
Örgüte halen 36 ülke üyedir.Aan de voorronden deden 36 landen mee.
Bu federasyon aşağıdaki örgütlerlerle de ortak çalışmalar düzenlemektedir.Bij de organisatie zijn de volgende bonden aangesloten:
1987 - Dünya Sağlık Örgütü (WHO), Dünya AIDS Günü'nü ilk kez duyurdu.1988: wereldgezondheidsorganisaties roepen 1 december uit tot Wereldaidsdag.
Cinayeti gizli bir Ermeni örgütü üstlendi.Deze aanslag werd gepleegd door de Armenian Secret Army for the Liberation of Armenia.
Fundación Pies Descalzos, Kolombiya'da faaliyet gösteren bir sivil toplum örgütüdür.Met haar stichting Pies Descalzos komt Shakira op voor straatkinderen in Colombia.
WHO (Dünya Sağlık Örgütü) WAS (Dünya Cinsel Sağlık Derneği) The Kinsey Institute ^Hij was medeoprichter van een onderwijsinstelling, het Instituut van Kinsbergen.
1995 yılında Yasa dışı örgüte destek vermek suçundan tutuklandı.Hij werd in 1995 gearresteerd op beschuldiging van het steunen van een illegale organisatie.
Örgüt ise söz konusu iddia ve suçlamaları yalanladı.الكذّاب - al-Kadhdhaab) a nawet „Kłamca nad kłamcami”.
İslam Konferansı Örgütünün 57 üyesi katılmıştır.Obecnie jest 57 członków Organizacji Konferencji Islamskiej.
Günümüzde Dünya Alerji Örgütü tarafından kullanılan isim "bağışık olmayan anafilaksi"dir .Termin stosowany obecnie przez Światową Organizację Alergii to „anafilaksja niealergiczna”.
1945 - Birleşmiş Milletler Eğitim, Bilim ve Kültür Örgütü (UNESCO) kuruldu.1945: Powstała Organizacja Narodów Zjednoczonych do spraw Oświaty, Nauki i Kultury (UNESCO).
Herhalde bir gün bir yerlerde polis örgütüne gireriz.Pewnego dnia trafia w końcu w ręce policji.
Dünya Sağlık Örgütü, yalnızca yüksek riskli gruplarda testin yapılmasını önermektedir.Światowa Organizacja Zdrowia zaleca przeprowadzanie testów jedynie wśród grup podwyższonego ryzyka.
1960 - Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Örgütü (OECD) kuruldu.1960 – Powstała Organizacja Współpracy Gospodarczej i Rozwoju (OECD).