örgü ile cümle
örgü kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Namibya: Güney Batı Afrika Halk Örgütü 21 Mart 1990'dan beri iktidardır.علم جنوب غرب أفريقيا مابين 31 أيار من سنة 1928 إلى 21 أذار من سنة 1990.
1928'de tekrar Viyana'ya döndü ve Macaristan'da yeni bir devrimci örgütlenme yaratmaya çalıştı.في عام 1923 عاد إلى سنجان، حيث شارك في تنظيم جماعات ثورية سرية لإعداد تمرد جديد.
Seçimlerde milletvekili adaylarının %80'ini örgütün saptaması kabul edildi.وقد أقبل وشارك في هذه الانتخابات أكثر من 80% من المؤهلين للانتخاب.
"Katliamı ordunun gizli örgütü yaptı".واختتم قائلا "مجازر قتل الجسد.
Son olarak 2013 yılında Amerikan Merkezi Haberalma Örgütü CIA darbedeki sorumluluğunu resmen kabul etmiştir.أخيرا في عام 2001 أصدرت الجمعية الأميركية للطب النفسي قوتها أحدث تقرير المهمة.
Hindistan hükûmeti tarafından terör örgütü olarak tanınmaktadır.يصنف هذا التنظيم كمنظمة إرهابية من قبل الحكومة الهندية.
Çin tarafından terör örgütü olarak kabul edilmektedir.تصنفها الحكومة الإيرانية كمنظمة إرهابية .
Şu anda 150 üyesi olan bu örgüt, uluslararası ticaretin %95’inden fazlasının işleyişinden sorumludur.بموجب هذا الاتفاق تم ازالت التعريفات الجمركية على أكثر من 95 ٪ من المنتجات فورا.
Dünya Sağlık Örgütü, hastalığı tedavi amacıyla bazı ilaçlarda indirim yapılmasını sağlamıştır.حينها، فكر مجلس الصحة بطرق لإيقاف المرض من الإنتشار أكثر.
Albüm Yaser Arafat ve Filistin Kurtuluş Örgütü'ne adanmıştır.دعم تيتو بقوة ياسر عرفات ومنظمة التحرير الفلسطينية.
Râşidîn Ordusu, yüksek disiplin, stratejik kahramanlık ve örgütlenmeye sahipti.وقد حافظ الجيش علي درجة عالية من الانضباط, والكفاءة التكتيكية وحسن التخطيط.
Örgüt Enternasyonalist Özgürlük Taburu bünyesine katılmıştır.هذه المؤسسة تنظم منتدى أوسلو للحرية.
2003 yılında örgütler Filistin Güvenlik birimlerine dahil edildi.في عام 2006 تم فصل الوحدة لتصبح الحرس الرئاسي كجزء من خدمات الأمن الفلسطينية.
Union Internationale Contre le Cancer (UICC, Türkçe: Uluslararası Kanser Savaş Örgütü).ليون: منظمة الصحة العالمية، الوكالة الدولية لأبحاث السرطان.
Bu iki örgüt Alman işgal ordusuna karşı etkili bir mücadele içine girdi.حيث يمكن ذلك قوات الحلفاء من مضاعفة أعمالها العسكرية ضد ألمانيا.
Örgütün programlarına ve siyasetine uygun hareket eder.يوافق على البرنامج السياسي للحركة ونظامها الداخلي 2.
Bozkırda en yüksek siyasal örgütlenme biçimi eldir.النوع الأكثر شهرة في المنظمة السياسية هو الحزب السياسي.
Gerek örgüt, gerekse onun çoğu destekçisi bu yorumu resmen desteklemez.خلافا للاسم، ومعظم هذه الصناديق لا تصنع أي صوت على الإطلاق.
Bu karar birçok insan hakları örgütü tarafından eleştirildi.انتقدت عدد من جماعات حقوق الإنسان الأحكام.
Sanatçı 2006 yılında Birleşmiş Milletler Mülteci Örgütü'nün “iyi niyet elçisi” seçilmiştir.وقد اختيرت كسفيرة للنوايا الحسنة ، وذلك من خلال منظمة الامم المتحدة للاجئين في عام 2006.
ABD, 2002 yılında bu örgütü terör örgütleri listesinden çıkarmıştır.وفي سبتمبر 2012 رفعت وزارة الخارجية الأمريكية اسم المنظمة من قائمة المنظمات الإرهابية.
Estonya 1999 yılında Dünya Ticaret Örgütü’ne dâhil olmuştur.انضمت إستونيا إلى منظمة التجارة العالمية في نوفمبر 1999.
Allopürinol Dünya Sağlık Örgütü'nün Temel İlaçlar Listesinde de yer alır.إرينوتيكان مدرج ضمن قائمة منظمة الصحة العالمية للأدوية الأساسية.
Arnavut direnişinin barışçı yollarla örgütlenmesi gerektiğini savunmuştur.عوضًا عن ذلك، دعا غودوين إلى استبدالها من خلال عملية تحوّل سلميّة.
Örgüt ise söz konusu iddia ve suçlamaları yalanladı.Ele, assim como seus associados e sua família, negou veementemente a acusação.
Çin ticaret birlikleri geniş bir sanayi temelinde örgütlenmiştir.Os sindicatos da China são organizados em grandes bases industriais.
«Medieval Nordic Text Archive» Ortaçağ Nordik metinleri üzerine çalışmalar yapan bir örgüt.«Medieval Nordic Text Archive» Organização que trabalha com textos medievais nórdicos.
Artık imparatorluğunun geri kalan kısmını, güçlerinin savaşabilmesi için yeniden örgütledi.Agora reorganizou o restante de seu império para permitir que suas forças lutassem.
1999 - Sınır Tanımayan Doktorlar örgütü, Nobel Barış Ödülü'nü aldı.1999 - A associação Médicos sem Fronteiras recebe o Prêmio Nobel da Paz.
Zaman geçtikçe bu örgütlerin üyeleri daha cesur oldular.Gradualmente, os membros dessas organizações ficaram mais ousados.
De Tounens krallığını yeniden örgütlemiştir ve yine Şilili yetkililerin dikkatini çekmiştir.De Tounens procedeu a reorganizar o seu reino e novamente atraído a atenção das autoridades Chilenas.
Deutsches Jungvolk ve Hitler Gençliği gibi Nazi gençlik örgütlerinin bir üyesiydi.Ele foi também membro de organizações juvenis nazis, como a Deutsches Jungvolk e a Juventude Hitleriana.
Görev ve faaliyetleri Fransa Ulusal Jandarma örgütüne göre düzenlenmiştir.Suas missões e sua organização são baseadas na Gendarmeria Nacional francesa.
Örgüt, her 50 ABD eyaleti ile Kolumbiya Bölgesi çapında 550 bölge kuruluşundan oluşur.A organização tem 550 capítulos distribuídos por todos os 50 estados americanos e no Distrito de Columbia.
Babası, Avigdor Grün bir hukukçu ve aynı zamanda Hovevei Zion örgütünün lideriydi.Seu pai, Avigdor Grün, foi um advogado e um líder no movimento Hovevei Zion.
Masseria'nın gidişiyle Maranzano, New York'taki İtalyan suç örgütlerini Beş Aile'ye böldü.Com seu poder consolidado, Maranzano organizou as gangues italianas em cinco famílias.
Sidse Babett Knudsen Elizabeth Sinskey, Dünya Sağlık Örgütü Görevlisi.Sidse Babett Knudsen como Elizabeth Sinskey, chefe da Organização Mundial da Saúde.
Örgütün ana hedefi, ırk ayrımcılığına karşı mücadele etmektir.Seu foco é na luta contra a discriminação racial.
Azerbaycan, bugüne kadar 158 ülke ile diplomatik ilişkiler kurmuştur ve 38 uluslararası örgüte üyedir.O Azerbaijão mantém relações com 158 países, além de ser membro de 38 organizações internacionais.
Büyük bir suç örgütünün lideridir.Ele é o chefe de uma organização criminosa poderosa.
Virginia'da hükümet temsilcileri gıda ve tarım için daimi bir örgüt kurmaya söz vermişlerdir.Tais representantes se pactuaram em criar uma organização permanente para a alimentação e a agricultura.
Muhalefet güçleri Kasım 1976’da demokratik örgütler platformunu oluşturmak için bir araya geldiler.Estas forças reuniram-se em novembro de 1976 para criar uma plataforma de organizações democráticas.
1996'da iki ülke de Şanghay İşbirliği Örgütünün kurucularından oldu.Em 1996, ambas as nações tornaram-se co-fundadoras da Organização de Cooperação de Xangai.
Ekim 2004 sonlarında örgüt mensupları, Irak'a turist olarak gelen Japon Shosei Koda'yı kaçırdı.No final de Outubro de 2004, a Al-Qaeda no Iraque sequestrou Shosei Koda, um cidadão japonês.
El-Bağdadi halen örgütün Irak ve Suriye'deki tüm aktivitelerini yönetmekle sorumludur.Como líder do ISIS, al-Baghdad se encarregou de executar todas as atividades do grupo no Iraque e na Síria.
1948 - Dünya Sağlık Örgütü (WHO), Birleşmiş Milletler'e bağlı olarak kuruldu.1948 — A Organização Mundial da Saúde é criada pelas Nações Unidas.
Çeşitli siyasi örgütler kamuoyuna rehberlik etmek için veri ihlaliyle elde edilen bilgileri kullandılar.Várias organizações políticas utilizadas informações da violação de dados para orientar a opinião pública.
FBI tarafından paravan bir örgüt olduğu iddia edilmektedir.É suspeita de ter chamado o FBI.
Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Örgütü.Organização para a Cooperação e Desenvolvimento Económico.
Kökenleri Sicilya mafyasına uzanır fakat ABD'de ayrı bir örgüttür.Tem suas raízes na Máfia Siciliana, mas, uma vez nos Estados Unidos, se separou em várias organizações.
Grup Kanada ve Birleşik Krallık tarafından terör örgütü olarak tanımlanmaktadır.Ele foi designado como uma organização terrorista pelo Canadá e Estados Unidos.
Dünya Ticaret Örgütü kuruldu.Entra em vigor a Organização Mundial do Comércio.
ABD, Jabhat Al-Nusra'yı bombardıman kampanyalarına tepki olarak bir terörist örgüt olarak kara listeye aldı.Contudo, os Estados Unidos já declararam a Jabhat al-Nusra como uma organização terrorista.
"ONE" adlı bir örgüt, Postane'nin göndermekte direndiği ONE, Inc. dergisini yayımladı.Uma organização chamada ONE, Inc. publicou uma revista chamada ONE.
Sınır Tanımayan Gazeteciler örgütü tarafından 2006'da siber özgürlük ödülüyle ödüllendirildi.Em 2006 ganhou o Prêmio Ciberlibertad, dos Repórteres sem Fronteiras.
7 Nisan - Dünya Sağlık Örgütü kuruldu.7 de abril — A Organização Mundial da Saúde é criada pelas Nações Unidas.
Piyoner örgütünün kurulması bazı gereksinimlerden kaynaklanmıştı.A organização piramidal das necessidades tem algumas implicações.
Najib Birleşik Malay Ulusal Örgütü (UMNO) Başkanıdır.Era membro da Organização Nacional dos Malaios Unidos (UMNO).
İnsanlık tarihinin çoğunda sosyo-ekonomik örgütlenmenin en yaygın biçimi olmuştur.Eles têm sido a forma mais comum de organização socioeconômica para a maioria da história humana registrada.
Bu örgütlenme kadınların ilk örgütlenmesiydi.Em sua primeira fase foi uma organização de mulheres.