örgü ile cümle
örgü kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Bunun tek istisnası, ABD'nin tek katılmış toprağı olan Palmyra Atolü'dür; burası örgütlenmemiş ve ıssızdır.Cet acte du Congrès fait de l'atoll Palmyra l'unique territoire incorporé et non-organisé des États-Unis.
Mart 1919 – Nisan 1920 arasında ise Merkez komitesine bağlı Örgüt Bürosu aday üyesidir.Entre mars 1919 et en avril 1920, il est candidat membre du Comité Central de l'Orgburo.
Bizim gibi yüzlerce örgüt üyesi var.L’association compte une centaine de membres.
Örgüt 1920 yılında İsviçreli mühendis Pierre Cérésole tarafında kurulmuştur.Elle a été fondée en 1920 principalement par l'ingénieur suisse Pierre Ceresole.
Görev ve faaliyetleri Fransa Ulusal Jandarma örgütüne göre düzenlenmiştir.Ses missions et son organisation sont calquées sur celles de la Gendarmerie nationale française.
Doğuluların konfederasyon şeklinde örgütlediği Arabasürücüleri,1856-1944 kesitinde çok etkili oldular.Les Gens-des-Chariots étaient une confédération d'Orientaux très active entre 1856 et 1944 T. Â.
Partide Kızıl Muhafızlar örgütlenir ve üç ayda sayıları 3.000’e çıkar.Il crée les « Gardes Rouges », qui sont 3 000 au bout de trois mois.
1919 - Uluslararası Çalışma Örgütü (ILO) kuruldu.1919 : l'Organisation internationale du travail est fondée.
O birçok ismi geçen konfranslarln örgüt veya program komitelerinin üyesi olmuştur.Il a également été membre des comités d’organisation ou de programmation de plusieurs de ces événements.
SS'in kendine bağlı 3 alt örgütü vardı.Les organes de répression de la SS étaient au nombre de trois.
Günümüzde başka bir uluslararası örgüt olan Avrupa Birliği ile karıştırılmamalıdır.Elle ne doit pas être confondue avec la Journée de l'Europe d'une autre organisation, l'Union européenne.
Ancak daha sonra kadınlar, örgütlü bir şekilde savaşmaya başladı.Plus récemment, les filles se sont mises à se battre physiquement.
Ginzburg, örgün olarak sadece dört yıl eğitim alır.À Petrograd il ne reste du pain que pour quatre jours.
Ordu henüz yeterince iyi örgütlenemişti.Mais le groupe n'était pas encore stabilisé.
Her iki ülke de Dünya Ticaret Örgütü'nün bir üyesidir.Les deux pays sont des membres de l'Organisation mondiale du commerce.
1952 yılında İsrail İle Barışa Muhalefet Örgütünü kurar.En 1952, il crée l'Organisation pour s'opposer à la paix avec Israël.
Antlaşma, Kimyasal Silahları Yasaklama Örgütü (OPCW) tarafından yönetilir.Organisation pour l'interdiction des armes chimiques (OPCW).
Polonya, böyle bir örgüt varlığı ile işgal altındaki Avrupa'da tek ülke oldu.La Pologne fut l'un des rares pays en Europe occupée où il existait une telle organisation secrète dédiée.
Kitabın basılması ABD’deki CIA ve FBI örgütleri için utanç verici bir durum olarak ortaya çıkar.C'est clairement une allégorie pour les CIA et FBI des États-Unis.
Bir Gün Ragıp bey hiç tanımadığı bir örgütten tehdit telefonları almaya başlar.Une nuit, Scott commence à rêver d'une fille en rollers qu'il n'a jamais rencontré.
2004 yılında, Değişim için Diplomatlar ve Askeri Komutanlar örgütünün 26 kurucu üyesinden biri oldu.En 2004, il est l'un des 26 fondateurs de la Diplomats and Military Commanders for Change (en).
Ayrıca Beyaz Lotus Örgütü'nün Başkanıdır.Il est aussi président du CPAS de Lobbes.
Çin 2001'den beri Dünya Ticaret Örgütü üyesidir.La république populaire de Chine est depuis 2001 membre de l'Organisation mondiale du commerce (OMC).
Gençlik örgütü Öğrenci Gençlik Sendikası (Genç-Sen) içerisinde çalışmalar yürütmektedir.L'organisation de travailleurs est le Groupe d'étude de la société des jeunes travailleurs de la capitale.
Teknisyen temsil örgütü bulunmamaktadır.Les catégories techniques ne sont pas représentées.
Fakülteler en az 4 yıllık örgün (devamlı) eğitimdir, bölümüne göre 5 ya da 6 yıllık olabilir.Durée totale du diplôme minimum 4 ans, dans la plupart des cas 5 à 6 ans.
Bu cinayetin ABD istihbarat örgütü CIA tarafından işlendiği iddia edildi.Cette opération appelée « US Secret War » a été financée par la CIA.
Najib Birleşik Malay Ulusal Örgütü (UMNO) Başkanıdır.L’opposition à l’union amène la formation de l’United Malays National Organization (UMNO).
Dünya çapında LGBT hakları örgütleri listesi.L'agence intervient également sur les droits LGBT dans le monde.
Kasım 1897’de bu örgütün bir toplantısında tutuklandı ve üniversiteden atıldı.En 1899, il est arrêté et est expulsé de l’université.
Sınır Tanımayan Gazeteciler örgütü tarafından 2006'da siber özgürlük ödülüyle ödüllendirildi.Reporters sans frontières (RSF) lui a décerné son prix Cyberliberté 2006.
Partinin Merkez Komitesi 1950'lerin sonuna doğru fiilen tamamen yeniden örgütlendi.Le Comité Central du Parti fut réorganisé à la fin des années 1950.
Dünya Sağlık Örgütü.Organisation mondiale de la santé.
Yapılan anlaşmayla, İran bu örgüte karşı etkin mücadele edeceğini taahhüt etti.Cela représenté un sérieux défi que l'Iran devra affronter d'une manière ou d'une autre.
2006 yılına kadar Dünya Sağlık Örgütü’nün lepra konusunda danışmanlığını yapmıştır.Elle a fait des consultations sur la lèpre dans l’Organisation mondiale de la santé jusqu'en 2006.
Militarizm (Orduculuk): Askeri örgütlenme ve savaş ekonomisi.Coup d’état militaire (Général Videla) et mesures économiques.
İki ülke de OECD örgütünün tam üyesidir.Les deux pays sont membres de plein droit de l'OIF.
Olayı Marksist Leninist Silahlı Propaganda Birliği örgütü üstlendi.Article détaillé : Union de propagande marxiste-léniniste armée.
İki örgütlenmede aynı lider kadrosunu ve aynı idari binaları paylaşmaktadır.Regroupement des deux centres hospitaliers sous un même pouvoir organisateur.
2013 yılında Uluslararası Af Örgütü tarafından İnsan Hakları Savunucusu Ödülüne aday gösterildi.2013 - Prix des droits de l'homme remis par l'ONU.
Büyük bir suç örgütünün lideridir.Il est chef d'un gang criminel.
Bu basılım 1916 yılına kadar tüm pullarda yatay, dikey ve örgü kâğıtlarda uygulandı.Elle y vend des tapis et des tissus en porte-à-porte ou sur les marchés jusqu'en 1984.
Olay örgüsü rahat ilerliyor.Les agnelages se déroulent facilement.
Döneminde Çin, Dünya Ticaret örgütü'ne üye olmuş, Uzaya kendi imkânlarıyla uydu gönderen üçüncü ülke olmuştur.En 2003, la Chine devient la troisième nation à envoyer un homme dans l'espace par ses propres moyens.
Gıda ve Tarım Örgütü.Industries alimentaires et agricoles.
Aynı endişeler Amerikan Yahudi örgütlerince de dile getirilmiştir.Ils sont pris en charge par les grandes organisations juives américaines.
Bu yanlılıklar nedeniyle siyasal ve örgütsel bağlamlarda kötü kararlar alındığı görülmüştür.Je reconnais que nous avons commis des erreurs politiques et stratégiques.
(Aslında Örgüt Falan yoktur.Il n'y a pas d'organisation militaire.
2005-2015 yıllarında Amerikan Devletleri Örgütü Genel Sekreteri olarak görev yapmıştır.Il a été secrétaire général de l'Organisation des États américains de 2005 à 2015.
Fransa'da konu hakkında birçok araştırma örgütleri kurmuştur.La France, également, a créé plusieurs organismes de recherche sur le sujet.
Çete tipi: Suç Örgütü.Article détaillé : Colonie pénale.
Ung Pirat (İsveççe: Genç Korsan), İsveç Korsan Partisi'nin gençlik örgütüdür.Ung Pirat Ung Pirat (en français : « Jeune Pirate ») est une association étudiante du Parti pirate suédois.
Bu nedenle 1956 yılında Özgür Alman Gençliği (FDJ) örgütüne katıldı.Elle adhère ensuite à la Jeunesse allemande libre (FDJ).
Birçok parti örgütü seçim çalışmalarını boykot etti.Il faut noter que de nombreux partis d'opposition ont boycotté les élections.
Konsey aynı zamanda örgütün temsilciliğini üstlenir.Il accède à la même occasion au comité exécutif du Groupe.
Örgüt, yaklaşık 700 kişinin kaybolması ve ölümünden sorumlu tutulmuştur.Elle serait responsable de la mort d'environ 700 personnes.
2001 yılında Çin resmi olarak Dünya Ticaret Örgütü'ne katıldı.2001 : la Chine adhère officiellement à l'OMC.
2008 yılında ülke Dünya Ticaret Örgütü'ne katılmıştır.En 1998, elle rejoint le monde des affaires.
Örgüt ayrıca hükümete konferanslar da vermektedir.L'équipe organise aussi des congrès.
1992 - Dünya Sağlık Örgütü (WHO), eşcinselliği akıl hastalıkları listesinden çıkardı.L'Organisation mondiale de la santé supprime, en 1990, l'homosexualité de la liste des maladies mentales.