örgü ile cümle

örgü kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Bu hedefe göre Bolşevik-Leninist tipte bir parti örgütlenmesini hedefler.PotOp erstrebte den Aufbau einer Partei nach bolschewistisch-leninistischem Vorbild.
Devrinde Belçika Devleti federasyon halinde örgütlendi.Er gilt gemäß der Verfassung des Föderalstaats für ganz Belgien.
Saldırıyı ASALA örgütü üstlendi.Begleitet wurde die Gruppe von Attack!
"Adı duyulmamış sol bir örgüt üstlendi".Hier war Schleif der Ungenannte.
Militarizm (Orduculuk): Askeri örgütlenme ve savaş ekonomisi.Stefanie van de Kerkhof: Rüstungsindustrie und Kriegswirtschaft.
1993'ün sonuna doğru örgütün başkanı olarak seçilmiş.1993 wurde er zum Präsidenten des Verbandes gewählt.
Gıda ve Tarım Örgütü.Stiftung Ökologie & Landbau.
Ancak özellikle örgütlü Rus halkındaki savaş karşıtlığı çok güçlüdür.Der Kampf gegen die Fälschungen ist vor allem in Russland schwierig.
Mâliye, Fransa'daki örgütlenme temel alınarak düzenlendi.Die Gestaltung des Grundrisses wurde beeinflusst von Anwendungen in Frankreich.
Amnestry International (Uluslararası Af Örgütü).Amnesty International (eng.)
Askeri birlikler yanında KKTC Polis Örgütünüde bünyesinde bulundurur.Dort kommt es zum Showdown mit den KGB-Agenten.
Örgüt bu durumun "yedi yıllık hukuki ve siyasi savaş"ın bir sonucu olduğunu açıklamıştır.Seine Abschiedsvorlesung widmete er dem Thema „40 Jahre Stabilitäts- und Wachstumsgesetz“.
Örgüt, halen yasadışı faaliyetlerde bulunmakla birlikte siyasileşme çabası içindedir.Zu sehr sind sie bereits in illegale Machenschaften verstrickt.
2006 yılında Arjantin mahkemeleri örgütü insanlığa karşı suçlar kapsamına koymuştur.Gegen Arancibia wurde 2004 in Argentinien wegen Verbrechen gegen die Menschlichkeit Anklage erhoben.
CNT üyeleri örgütün suçlu gösterilmek istendiğini savundu.Politische Überwachungsstellen des NS-Staates habe er vormachen wollen, weiterhin loyal zu sein.
Ayrıca güçlü Katolik örgüt Opus Dei'yle de ilişkisi vardı.Auch führende Männer der Opposition gehörten dem Opus Dei an.
Alt ligler ise 12 mahalli örgüt tarafından organize edilmektedir.Diese waren in zwölf politischen Gemeinden organisiert.
Direniş örgütleri İsrail’in davranışlarını gözlemleyecek ve ona göre davranacak” dedi.Israel wird seine Militäraktionen fortsetzen, ließ er verlauten.
Bazı sektörlerde örgütlenmek hükümetin engellemeleriyle karşılaşacaktır.In verschiedenen Sachfragen einigten sich die Parteien der Opposition unter Umgehung der Regierung.
Örgüt, 21 Eylül 2012'de İsrail askerlerine yapılan saldırıyı üstlendi.Anschlag auf israelische Truppen im September 2012.
Deşifre Uluslararası zengin bir teröristtir ve dünyadaki terör örgütlerinin paralarını işletmektedir.Don ist der Boss einer internationalen Drogenmafia und wird von der Polizei weltweit gesucht.
Bu şiirin olay örgüsü, daha sonraki Akadça Gılgamış Destanı'ndaki ilgili sahneden oldukça farklıdır.Das Zauberschwert spielt hier jedoch eine andere Rolle als in der später entwickelten Geschichte He-Mans.
Örgütün 2. adamıdır.Der Freund der zweiten Stunde.
Bu örgütün, 1951'de Malaya Çinliler Birliği ve 1955'te Malaya Hintler Kongresi ile ittifak kurmasını sağladı.Die Alliance wurde 1954 durch den Beitritt des Malaysian Indian Congress erweitert.
Örgütün en kuvvetli savaşçılarından birisidir.Er ist der stärkste der Truppe.
Kendi Ulusal Direniş Konseyi'ni çok sağdaki paramiliter örgüt OAS'yı (Organization armée secrète) kurdu.Er war Mitglied der rechtsextremen Terrororganisation Organisation de l’armée secrète (OAS).
Genellikle Uluslararası Denizcilik Örgütü tarafından yayınlanmış olan kurallar veya oluşturulmuş sistemlerdir.Diese wurden in der Regel durch den Nationalen Verteidigungsrat erarbeitet und vorgelegt.
Bunun önemli bir nedeni de örgüt üyelerinin karakterleriydi.Dies galt selbst für die Spitzen der Versammlung.
Örgüt, Britanya yanlısı İrlanda Parlamentosunun vermeye niyeti olmayan reformları talpe eder.Deren Amtszeit war durch die Wandlungen in der britischen, nicht jedoch irischen Parteipolitik bestimmt.
Aşiretler 30,000 kişilik bir güç oluşturmuş ve radikal örgütleri bölgeden atmaya and içmişlerdir.Es wurde von mehr als 830.000 Menschen unterzeichnet und führte auch tatsächlich zum Rundfunkgesetz.
Pasaport standardizasyonu 1980 yılında Uluslararası Sivil Havacılık Örgütü himayesinde gerçekleştirildi.Die International Civil Aviation Organization standardisierte das Verfahren 1984.
Küba Beşlisi Wasp Örgütü adıyla yürütülen operasyon kapsamında tutuklanmıştır.Er wurde in Pittsburgh von der Antiterroreinheit Joint Terrorism Task Force festgenommen.
Nd:YAG Lazer: Nd iyonu örgüde yttrium iyonunun yerine geçer.Heinz-Dieter Heimann: Wy men wol eyn statt regyrn sol.
NATO bir barış örgütü değildir.L'OTAN n'est pas une organisation de paix.
NATO bir terör örgütüdür.L'OTAN est une organisation terroriste.
Genel Savcılıktan "bütün Yahudi örgütlerinin yasaklanması"nı istedi.Ils demandent au procureur général « d'interdire toutes les organisations juives ».
1954'te FBI de eşcinsel örgütlere sızmaya ve bunları izlemeye başladı.En 1954, le FBI commence aussi à infiltrer et à surveiller les organisations homosexuelles,,.
Emekli olduktan sonra "Terör Örgütlerinin Sonu" isimli bir kitap yazdı..Après sa mise à la retraite, il écrivit un livre intitulé La fin des organisations terroristes.
1999 - Sınır Tanımayan Doktorlar örgütü, Nobel Barış Ödülü'nü aldı.1999 : l'association Médecins sans frontières reçoit le prix Nobel de la paix.
Herhalde bir gün bir yerlerde polis örgütüne gireriz.Il rêve d'entrer un jour au sein de la police de la ville.
Örgüt, 2001 yılına kadar Taliban nedeniyle gizli çalışmıştır.Cette association a travaillé en secret, jusqu'en 2001, en raison du régime des talibans,,.
Komünist Parti, Komsomol ve sendikalar gibi "kamu örgütlerini" temsil eden 750 milletvekili seçildi.750 députés représentant les « organismes publics », comme le Parti communiste, le Komsomol et les syndicats.
Ancak Society for Human Rights'ın kuruluşundan birkaç ay sonra örgüt, Şikago polisi tarafından feshedildi.Peu de mois après sa fondation, la Society for Human Rights est dissoute par la police de Chicago.
Aziz Peter Meydanındaki gösteri için gelen kalabalık halk disiplinli ve örgütlü bir şekilde alana girdi.La foule qui s'était rassemblée à St Peter's Field était arrivée en groupe disciplinés et organisés.
Dünyanın en büyük suç örgütlerinden biridir.C'est l'une des plus grandes organisations criminelles dans le monde.
Liderliği altında Kongre amacı Swaraj olan yeni bir anayasa altında örgütlendi.Sous sa direction, le congrès est réorganisé avec une nouvelle constitution, mentionnant le but de la swaraj.
Lev Chernyi örgütün sekreterliğini yaptı.Lev Chernyi était le secrétaire de l'organisation.
IPSF, Dünya Sağlık Örgütü (WHO) ve UNESCO ile resmi ilişkiler içindedir.RSF entretient des relations officielles avec l'UNESCO.
En iyi mimariler, gereksinimler ve tasarımlar kendi kendini örgütleyen takımlardan ortaya çıkar.Les meilleures architectures, spécifications et conceptions émergent d'équipes auto-organisées.
Direniş örgütleri İsrail’in davranışlarını gözlemleyecek ve ona göre davranacak” dedi.Les factions de la résistance vont observer son comportement sur le terrain et agir en conséquence ».
Strong artık herhangi bir örgütlenme işine sorumlu değildir, ama hala tavsiye ve destek veriyor.M. Strong n'est plus en charge d'organisations liées à la Charte, mais apporte toujours ses conseils.
Böylece Uluslararası Sivil Havacılık Örgütü (ICAO-International Civil Aviation Organization) kurulmuştur.Ils créent ainsi l'Organisation de l'Aviation Civile Internationale (ICAO).
Dünya Meteoroloji Örgütü.Organisation météorologique mondiale.
Birçok ülke tarafından terör örgütü olarak tanımlanmıştır.Le Hamas est classé comme organisation terroriste par de nombreux États.
Molly Maguires İrlandalı gizli bir örgüttür.Les Molly Maguires étaient les membres d'une société secrète irlandaise.
Sanık avukatları, olaya bir örgüt veya çetenin karıştığını yalanladılar.Les Dieux les firent donc disparaître par le moyen d'un déluge ; ils périrent ou devinrent des singes.
Tagatoz 2001'den beri FAO/WHO gibi örgütlerce gıda maddeleri içinde güvenli olarak görülmektedir.Le tagatose est reconnu GRAS par la FAO/OMS depuis 2001.
Kanada'da İranlı sığınmacılara yönelik Iranian Railroad for Queer Refugees adlı bir LGBT örgütü kurulmuştur.Il est directeur général de l'Iranian Railroad for Queer Refugees.
İnsanlık tarihinin çoğunda sosyo-ekonomik örgütlenmenin en yaygın biçimi olmuştur.Ils ont été la forme la plus commune de l'organisation socio-économique pour la plupart de l'histoire humaine.
Libya’ya örgütün taşınması Mart 1987’de sona erer.L'occupation libyenne a pris fin en mars 1987.

İlgili Sayfalar