örgü ile cümle
örgü kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Ateizm, peygamberi olmayan bir örgüttür.Atheism is a non-prophet organization.
Bir örgü tanığı, on tane işitsel tanıktan daha değerlidir.An eyewitness is worth more than ten auditory witnesses.
Hangisini çalman daha kolay, piyanoyu mu yoksa orgu mu?Which is easier for you to play, the piano or the organ?
Tom örgü örmeyi öğrenmek istiyor.Tom wants to learn how to knit.
Örgü örmeyi seviyor.She likes to knit.
Örgüt ise söz konusu iddia ve suçlamaları yalanladı."نامه تکذیب و توضیح نعیمه اشراقی (Letter of denial and explanation)".
"6-7 Eylül devletin 'muhteşem örgütlenmesi'"."6-7 Eylül'de devletin 'muhteşem örgütlenmesi'".
(1999), Dernekten Partiye: Avrupa Alevi Örgütlenmesi.(1999), Dernekten Partiye: Avrupa Alevi Örgütlenmesi.
Modern Klan örgütleri, Birleşik Devletlerde yerli terör eylemleriyle ilişkili kalmıştır.Modern Klan organizations remain associated with acts of domestic terrorism in the United States.
1979 yılından bu yana, bu iki paramiliter örgütün tamamı yeniden yapılanmaya uğramıştır.Since 1979, both these paramilitary organizations have undergone complete reorganizations.
Sadece Galiçya dilini kullanan Galiçya'daki ilk siyasi örgüt oldu.It was the first political organization of Galicia that only used the Galician language.
Congregacion Israelita de Nicaragua, 1979'a kadar Yahudilerin merkezî örgütüydü.The Congregacion Israelita de Nicaragua was the central Jewish organization until 1979.
Örgüt, bunun üzerine yayınladığı bir açıklamayla bu haberi yalanladı.And what is falsehood is clear through its weakness.
Ayrıca EOKA-B'nin Atina yerel örgütüne de katıldı.He also participated in the Athens local organisation of EOKA-B.
Ertesi sene içerisinde ülke çapında 350'den fazla GLF örgütü kuruldu.By the next year, there were over 350 GLF organizations around the country.
Ülkede Chabad örgütü bulunmaktadır ve cemaat içindeki Yahudi yaşamını idame ettirmektedir.A Chabad organization exists in the country and maintains Jewish life within the community.
Her iki örgüt de KNB'nin ajanları tarafından işkence kullanılmasından bahsetmektedir.Both organizations cite the use of torture by KNB agents.
Mrs Williams düşüncelere dalmıştır, Mrs Desmoulins örgü örmektedir, Miss Carmichael ise okumaktadır.Mrs Williams is meditating, Mrs Desmoulins is knitting and Miss Carmichael is reading.
O gün hemen hemen tüm Hint örgütler tarafından kutlanmıştır.This day was commemorated by almost every other Indian organisation.
Dünya Tuvalet Günü, Dünya Tuvalet Örgütü tarafından 2001 yılında kuruldu.World Toilet Day was established by the World Toilet Organization in 2001.
Rejimin siyasi partileri kadın örgütlerinin yerini aldı.The regime's political parties replaced women's organizations.
1996'da iki ülke de Şanghay İşbirliği Örgütünün kurucularından oldu.In 1996, both nations became co-founders of the Shanghai Cooperation Organisation.
Artık imparatorluğunun geri kalan kısmını, güçlerinin savaşabilmesi için yeniden örgütledi.He now reorganized the remainder of his empire to allow his forces to fight on.
Kökenleri Sicilya mafyasına uzanır fakat ABD'de ayrı bir örgüttür.It has its roots in the Sicilian Mafia but is a separate organization in the United States.
Örgüt, 2001 yılına kadar Taliban nedeniyle gizli çalışmıştır.The organization worked in secret until 2001 because of the Taliban.
Andrews ayrıca kilise örgütünün gelişimine de etkin bir şekilde yardımda bulundu.Andrews was also active helping in the development of church organization.
Askerî örgüt Silahlı kuvvetleri olmayan ülkeler listesiList of countries without armed forces
İnsan Hakları İzleme Örgütü’ne göre 140 bina yok edilmişti.According to Human Rights Watch, 140 buildings had been destroyed.
Çin ticaret birlikleri geniş bir sanayi temelinde örgütlenmiştir.Chinese trade unions are organized on a broad industrial basis.
16 Aralık 1959 tarihinde, 2873 Numaralı Örgütsel Hükmünde Kararname yayımlandı.On December 16, 1959, Organizational Decree No. 2873 was published.
Örgüt üyeleri, Anna'nın Mademoiselle ile paylaştığı bilgileri öğrenme amacıyla eve toplanır.Members of the society gather at the house to learn of the insights Anna shared with Mademoiselle.
Örgüt daha sonraları Helenik Demokratik Gençlik(E.DI.N) olarak tanındı.The organisation later became known as Hellenic Democratic Youth (E.DI.N.).
Adele ise toplum örgütlerinde aktifti.Adele was active in community organizations.
Sparta toplumu hükümet tarafından yönetilen üç katmanlı bir piramit şeklinde örgütlenmişti.Spartan society can be represented by a three-layer pyramid ruled by the government.
Kızıl Muhafızlar (Finlandiya) Lotta Svärd – yedek gönüllü kadın örgütü.Red Guards (Finland) Lotta Svärd – voluntary auxiliary organisation for women.
Bu pozisyonda birliklerini örgütlemek ve eğitmek için büyük bir yetenek gösterdi.In this position he showed great skill in organizing and training his troops.
Bireysel haklar tüm öbek ve örgütlerin tek ahlaki temelidir.The principle of individual rights is the only moral base of all groups or associations.
Polonya, böyle bir örgüt varlığı ile işgal altındaki Avrupa'da tek ülke oldu.Poland was the only country in occupied Europe where such an organisation was established.
Örgütün ayrıca siyah beyaz baskıyı etkileyebilecek bir hayvana ihtiyacı vardı.The organization also needed an animal that would have an impact in black and white printing.
Moldova, 16 Mart 1994 tarihinde Barış için Kuzey Atlantik Antlaşması Örgütü Ortaklığı'na katıldı.Moldova joined the North Atlantic Treaty Organisation's Partnership for Peace on 16 March 1994.
Kesintiler sırasında Ericsson, CDMA örgütlenmesini azaltmıştı.During the cutbacks, Ericsson had reduced its CDMA organization.
Kolektif liderlik, örgütsel yapı içerisinde iktidarın dağılımıdır.Collective leadership is a distribution of power within an organisational structure.
O yılın Ekim ayında Yahudi örgütlerle tazminat konusunu konuşmak üzere bir araya geldi.In October of that year he met with representatives of Jewish organizations to discuss compensation.
Windows Small Business Server 2008 en fazla 75 kullanıcı veya cihazlarla örgütleri desteklemektedir.Windows Small Business Server 2008 supports organizations with up to 75 users or devices.
Dünya Sağlık Örgütü, Baia Mare bölgesini aktif sağlık riski noktası olarak tespit etmiştir.The World Health Organization has identified the Baia Mare region as a "health risk hotspot."
Terimin kullanımı, bir okul veya örgüte özgüdür ve tıpkı bir shihan olma sürecine benzer.The use of the term is specific to a school or organization, as is the process of becoming a shihan.
Emekli olduktan sonra "Terör Örgütlerinin Sonu" isimli bir kitap yazdı..After retirement, he wrote a book titled The End of Terrorist Organizations.
Direniş örgütleri İsrail’in davranışlarını gözlemleyecek ve ona göre davranacak” dedi.The resistance factions will observe Israel's behavior on the ground and will act accordingly."
İzin verilmeyen siyasi örgütlere katılım hapis ile cezalandırılabiliyordu.Participation in non-authorized political organizations could result in imprisonment.
Bazı gey Cumhuriyetçiler de halk seviyesinde inisiyatife karşı örgütlenmiş oldular.Some gay Republicans also became organized against the initiative on a grassroots level.
Varolan tüm sendikalar Devlet tarafından örgütleniyor ve kontrol ediliyordu.All existing trade unions were organized and controlled by the state.
Bu örgüt komünist yönetimin çözülmesini engellemek için önemli ve sesli mücadele yürütmüştür.The organization waged a prominent and vocal struggle to prevent the unraveling of communist rule.
Örgütün birkaç üyesi yıllar içinde gidip gelmiştir.A few members of the organization have come and gone over the years.
Yönetim kurulu ulusal kongreden oluşur ve örgütün karargahı Pekin'de bulunmaktadır.Its governing body is the national congress, and its headquarters is in Beijing.
2003 yılında örgütler Filistin Güvenlik birimlerine dahil edildi.In 2003, the organizations were merged into the Palestinian Security Services.
Örgüt bu durumun "yedi yıllık hukuki ve siyasi savaş"ın bir sonucu olduğunu açıklamıştır.The group said it was the outcome of a "seven-year-long legal and political battle".
Babası, Avigdor Grün bir hukukçu ve aynı zamanda Hovevei Zion örgütünün lideriydi.His father, Avigdor Grün, was a lawyer and a leader in the Hovevei Zion movement.
Örgüt 1920 yılında İsviçreli mühendis Pierre Cérésole tarafında kurulmuştur.The organisation was founded in 1920 by Swiss engineer Pierre Cérésole.
Almanya'da yaşayan (en belirgin İslamcı teröristler) yabancıların aşırılıkçılık örgütleri.Extremist organisations of foreigners living in Germany (most prominently Islamist terrorists).
1908 yılında serbest kalınca Moskova’ya taşındı ve Moskova parti örgütünde çalıştı.In 1908, after liberation, she moved to Moscow and worked in the Moscow Party organization.