örgü ile cümle

örgü kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
1955 yılında San Francisco'da lezbiyenlere yönelik ilk örgüt kuruldu.1955 wurde in San Francisco die erste lesbische Bürgerrechtsorganisation gegründet.
7 Nisan - Dünya Sağlık Örgütü kuruldu.7. April: Die Weltgesundheitsorganisation WHO wird gegründet.
Sınır Tanımayan Gazeteciler örgütü tarafından 2006'da siber özgürlük ödülüyle ödüllendirildi.Dafür wurde er 2006 von Reporter ohne Grenzen mit dem Cyber-Freedom-Prize bedacht.
Amerika Devletleri Örgütü (OAS) aracılığıyla ABD ile de ilişkilerini geliştirmeye çalıştı.Zugleich verbesserte er die Beziehungen zur USA durch die Organisation Amerikanischer Staaten (OAS).
1976 yılından bu yana, SDS'nin dağılması sonucu ortaya çıkan Sosyalist Büro örgütüne üyeydi.Seit 1976 war er Mitglied im Sozialistischen Büro, das beim Zerfall des SDS entstanden war.
Herhalde bir gün bir yerlerde polis örgütüne gireriz.Irgendwann schreitet ein Polizist ein.
Baba İlyas'ın yardımcısı olan Baba İshak, göçebe Türkmenleri örgütledi ve onları bir ayaklanmaya hazırladı.Sein Helfer Baba Ishak organisierte die Turkmenen und bereitete sie auf einen Aufstand vor.
Jean Örgütün 9 numaralı savaşçısıdır.Jean: Jean ist die Nummer neun der Organisation.
Galatea Örgütün 3 numaralı savaşçısıdır.Galatea: Galatea ist die Nummer drei der Organisation.
Sendikalar ve köylü örgütleri için özgürlük.Absicherung der Versammlungsfreiheit für Arbeitergesellschaften und Bauernorganisationen.
Burada Şili yeraltı örgütü Frente Patriótico Manuel Rodríguez 'i kurar.Von hier aus gründete er die Frente Patriótico Manuel Rodríguez.
Wels daha sonra Prag'a giderek SPD'nin sürgün organizasyonu olan "Sopade" örgütünü kurdu.In Prag baute Wels die Exilorganisation der SPD (Sopade) auf.
Örgütün daimi görevli organı ise Örgüt Sekreterliğidir.Einziges permanent arbeitendes Organ ist das Sekretariat.
Rob Lucci Cp-9 örgütünün en güçlü suikastçisidir.ロブ・ルッチ Robu Rucchi Rob Lucci ist das stärkste Mitglied der ehemaligen CP9.
Antlaşma, Kimyasal Silahları Yasaklama Örgütü (OPCW) tarafından yönetilir.Im Bereich der Chemie Waffen ist die Organisation für das Verbot chemischer Waffen (OPCW) zuständig.
4 örgüt üyesi 21 Eylül 2013'te, Nairobi'deki bir alışveriş merkezine düzenlediği saldırıda 67 kişiyi öldürdü.24. September 2013, abgerufen am 24. September 2013. 39 Tote bei Überfall auf Einkaufszentrum in Nairobi.
1960 - Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Örgütü (OECD) kuruldu.1960: In Paris wird die Organisation für wirtschaftliche Zusammenarbeit und Entwicklung (OECD) gegründet.
Yeni örgüt "Falange Española Tradicionalista de Las Jons" adını aldı.Die neue Partei nannte sich Falange Española de las JONS.
2006 yılına kadar Dünya Sağlık Örgütü’nün lepra konusunda danışmanlığını yapmıştır.Bis 2006 war sie als Beraterin der Weltgesundheitsorganisation zur Lepra tätig.
Bu dönemde, yoğun bir örgütlenme çalışması yürütüldü.In dieser Zeit wurde versucht eine gebrauchte Orgel zu erwerben.
Örgütün başlıca amacı toplum arasında eşcinselliğin kabul edilmesi idi.Das vorrangige Ziel war öffentliche Akzeptanz für Homosexualität in der Gesellschaft zu erreichen.
1999 başlarında, Petrol İhraç eden Ülkeler Örgütü (OPEC) başkanı oldu.1999 wurde er Präsident der Organisation erdölexportierender Länder.
Dünya Meteoroloji Örgütü.In: World Meteorological Organization.
Quaker Peace and Social Witness (QPSW) Quakerler'in'in Büyük Britanya'daki örgütlenmelerinden biridir.Aus Großbritannien stammt Quaker Peace & Social Witness (QPSW).
Örgüt, 24 Aralık 2013'te Mansure'deki bir polis merkezine bombalı saldırı düzenledi.Anschlag auf die Polizeizentrale in al-Mansura am 24. Dezember 2013.
Bizim gibi yüzlerce örgüt üyesi var.Die Gruppierung hat etwa 100 Mitglieder.
2008 yılında ülke Dünya Ticaret Örgütü'ne katılmıştır.2008 sagte sie im Rahmen der Anhörungen des Innenausschusses zum Thema Menschenhandel.
Partinin resmi gazetesi L'Unita'yı (Birlik) örgütlemeye başladı.Ursprünglicher Zweck des Pressefestes war die Finanzierung der Parteizeitung L’Unità.
Najib Birleşik Malay Ulusal Örgütü (UMNO) Başkanıdır.Sakaran war Präsident der Partei United Malays National Organisation (UMNO).
FAU'un üyeleri 40 aşağı yukarı lokal federasyonlarının ve sendikaların içinde örgütlüyor.Die Mitglieder der FAU sind in rund 30 Lokalföderationen und Syndikaten organisiert.
1964 yılında PAIGC politbüro üyesi olan Mendes,1965 yılında örgütün savaş meclisi üyesi olmuştur.1964 wurde er Mitglied des Politbüros der PAIGC und 1965 in deren „Kriegsrat“ berufen.
Örgüt eylemlerini organize eder.Kommissare organisieren die Arbeit.
Örgütün Genel Sekreterliği Washington'dadır.Der Sitz der Organisation befindet sich in Washington.
Örgütün varlığı tartışma konusudur.Die Arbeit der Organisation ist Gegenstand einer Kontroverse.
Hareketten ayrılan radikal grup Pathet Lao (Lao ülkesi) adlı yeni bir örgüt kurmuştur.Aus ihnen entwickelte sich die pro-kommunistische Bewegung Pathet Lao.
SS'deki üyeliği nedeniyle bir suç örgütüne üye olmaktan suçlu bulundu.SS-Ärzte wurden zumindest wegen ihrer Mitgliedschaft in einer verbrecherischen Organisation verfolgt.
Örgütün ve partinin buna ihtiyacı vardı.Der Aufbau der Verbände und Organisationen entsprach dem der Partei.
Frizye'nin doğusunda ise bölgesel ve yerel örgütlenmeler ile "Die Friesen" isimli siyasi parti kurulmuştur.In Ost-Friesland gibt es friesische Interessensgemeinschaften und die politische Partei Die Friesen.
Son yıllarda kimi eski Doğu Bloku ülkeleri ve Türkiye’den birlikler (Çevbir) de örgüte katılmıştır.In den letzten Jahren schlossen sich ihm fast sämtliche Verbände des ehemaligen Ostblocks sowie die Türkei an.
Dünya Sağlık Örgütü.Weltgesundheitsorganisation.
Örgütün merkezi Philadelphia'dadır.Der Hauptsitz ist in Philadelphia.
El örgüsü çoraplarsa, günümüzdeki biçimini 17. yüzyılda almıştı.Vermutlich im 7. Jahrhundert entstand die Seife in ihrer heutigen Form.
Ashley bilinmeyen bir örgüt tarafından kaçırılmıştır.Jessica wird von einer unbekannten Kreatur entführt.
Bundan sonra müslüman öğrencileri örgütledi.Später wurden auch muslimische Schüler aufgenommen.
IPSF, Dünya Sağlık Örgütü (WHO) ve UNESCO ile resmi ilişkiler içindedir.NBCC-I unterhält enge Beziehungen zu UNESCO und WHO.
1898 yılından itibaren çok sayıda sosyalist örgütle iç içe oldu.Bereits Mitte des Jahres 1898 starben viele Menschen vor Hunger.
Direniş örgütünü kuran ve en önemli komutanı ise Aris Velouchiotis'tir.Einer der Anführer dieser Gruppe war Aris Velouchiotis.
Ophelia Örgütün 4 numaralı savaşçısıdır.Ophelia: Ophelia ist die Nummer vier der Organisation.
Yeni Zelanda hükûmeti PKK'yı terör örgütleri listesine almıştır.Die Türkische Republik Nordzypern nahm die FETÖ in ihre Liste terroristischer Organisationen auf.
Diğer yandan İsviçre Uluslararası Kakao Örgütünün (ICCO) de bir üyesidir.Die Schweiz ist Mitglied der Internationalen Kakao-Organisation (ICCO).
Dünya Sağlık Örgütü, hastalığı tedavi amacıyla bazı ilaçlarda indirim yapılmasını sağlamıştır.Die Weltgesundheitsorganisation unternimmt Anstrengungen, die Erkrankung durch Impfprogramme zu eliminieren.
Örgütün Lübnan ve Filistin'deki kamplarında eğitim aldı.Die Terroristen wurden seinerzeit in Ausbildungslagern der PLO in Libyen und Syrien trainiert.
1961'de Nichols, Washington, D.C.'de Franklin Kameny ile birlikte Mattachine Society örgütünü kurdu.Nichols gründete 1961 gemeinsam mit Franklin E. Kameny die Organisation Mattachine Society in Washington.
Bir yıl süre ile Fransa Maliye Bakanlığı Örgütünde inceleme yapmak üzere Paris'e gönderildi.Für ein Jahr wurde Melen nach Paris geschickt, für Forschungen über das französische Finanzministerium.
Örgütün birinci amacı kadınlar için tüm siyasi hakları elde etmekti.Ihr Ziel war die Erlangung der vollen Bürgerrechte für alle Frauen.
Bennett sendika örgütlenmelerini yıkmak için yıldırma stratejileri izledi.Bennett benutzte verschiedene Einschüchterungstaktiken, um die Bildung von Gewerkschaften zu unterbinden.
Ölenlerin arasında Filistin İslamî Cihat Örgütü’nün iki lideri de vardı.Unter den Toten befanden sich zwei Anführer der Bewaffneten Islamischen Gruppe (GIA).
İç Makedon Devrimci Örgütü'nün önderlerinden biri olarak bilinir.Sie versteht sich als eine Nachfolgepartei der Inneren Mazedonischen Revolutionären Organisation.
Avrupa Kömür ve Çelik Topluluğu uluslarüstü prensiplere göre oluşturulmuş ilk örgüttür.Kohle und Stahl bildeten in Gestalt der Montanunion den Grundstock der Europäischen Union.
Bu nedenle 1956 yılında Özgür Alman Gençliği (FDJ) örgütüne katıldı.1950 trat er in die Freie Deutsche Jugend (FDJ) ein.

İlgili Sayfalar