örü ile cümle
örü kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
2
HECE
10
ORT. KELİME
Normalde halatları örümcek ağıyla yapardım ama bunu yapıştırıcının lifleriyle yaptım.И обычно я натягиваю паруса паутиной. Но мне пришлось натягивать прожилками клея.
Normalde halatları örümcek ağıyla yapardım ama bunu yapıştırıcının lifleriyle yaptım.Обикновено правя такелажа с паяжина от паяк Linyphiida. Но се наложи да го направя с нишки лепило.
Normalde halatları örümcek ağıyla yapardım ama bunu yapıştırıcının lifleriyle yaptım.בדרך כלל אני משתמש בקורים של עכביש הכסף, אבל כאן השתמשתי בחוטים מדבק,
Normalde halatları örümcek ağıyla yapardım ama bunu yapıştırıcının lifleriyle yaptım.عادة أقوم بصنع لباس السفينة من خيوط العنكبوت لكني اضطررت لصنعه من خيوط الغراء
Normalde halatları örümcek ağıyla yapardım ama bunu yapıştırıcının lifleriyle yaptım.これには接着剤を代用した クモの糸は厄介だった
Ona mor bir giysi giydirdiler, dikenlerden bir taç örüp başına geçirdiler.A oblekłszy go w szarłat, i uplótłszy koronę z ciernia, włożyli nań;
Ona mor bir giysi giydirdiler, dikenlerden bir taç örüp başına geçirdiler.A obliekli ho do purpuru a upletúc z tŕnia korunu položili mu ju na hlavu.
Ona mor bir giysi giydirdiler, dikenlerden bir taç örüp başına geçirdiler.És bíborba öltözteték õt, és tövisbõl font koszorút tevének a fejére,
Ona mor bir giysi giydirdiler, dikenlerden bir taç örüp başına geçirdiler.Họ choàng cho Ngài một cái áo điều , và đội trên đầu Ngài một cái mão bằng gai họ đã đương ,
Ona mor bir giysi giydirdiler, dikenlerden bir taç örüp başına geçirdiler.Họ choàng cho Ngài một cái áo điều, và đội trên đầu Ngài một cái mão bằng gai họ đã đương,
Ona mor bir giysi giydirdiler, dikenlerden bir taç örüp başına geçirdiler.Ils le revêtirent de pourpre, et posèrent sur sa tête une couronne d`épines, qu`ils avaient tressée.
Ona mor bir giysi giydirdiler, dikenlerden bir taç örüp başına geçirdiler.In oblečejo mu škrlatno obleko in spleto krono iz trnja in jo denejo nanj,
Ona mor bir giysi giydirdiler, dikenlerden bir taç örüp başına geçirdiler.I oblékli jej v šarlat, a korunu spletše z trní, vložili naň.
Ona mor bir giysi giydirdiler, dikenlerden bir taç örüp başına geçirdiler.Ja he pukivat hänen yllensä purppuravaipan, väänsivät orjantappuroista kruunun ja panivat sen hänen päähänsä
Ona mor bir giysi giydirdiler, dikenlerden bir taç örüp başına geçirdiler.예수에게 자색 옷을 입히고 가시 면류관을 엮어 씌우고
Ona mor bir giysi giydirdiler, dikenlerden bir taç örüp başına geçirdiler.L-au îmbrăcat într'o haină de purpură, au împletit o cunună de spini, şi I-au pus -o pe cap.
Ona mor bir giysi giydirdiler, dikenlerden bir taç örüp başına geçirdiler.Le vistieron de púrpura; y habiendo entretejido una corona de espinas, se la pusiero
Ona mor bir giysi giydirdiler, dikenlerden bir taç örüp başına geçirdiler.Lo rivestirono di porpora e, dopo aver intrecciato una corona di spine, gliela misero sul capo
Ona mor bir giysi giydirdiler, dikenlerden bir taç örüp başına geçirdiler.Och de klädde på honom en purpurfärgad mantel och vredo samman en krona av törnen och satte den på honom.
Ona mor bir giysi giydirdiler, dikenlerden bir taç örüp başına geçirdiler.Og de iføre ham en Purpurkappe og flette en Tornekrone og sætte den på ham.
Ona mor bir giysi giydirdiler, dikenlerden bir taç örüp başına geçirdiler.og de klædde ham i en purpurkappe, og flettet en tornekrone og satte på ham,
Ona mor bir giysi giydirdiler, dikenlerden bir taç örüp başına geçirdiler.und zogen ihm einen Purpur an und flochten eine dornene Krone und setzten sie ihm auf,
Ona mor bir giysi giydirdiler, dikenlerden bir taç örüp başına geçirdiler.vestiram-no de púrpura e puseram-lhe na cabeça uma coroa de espinhos que haviam tecido;
Ona mor bir giysi giydirdiler, dikenlerden bir taç örüp başına geçirdiler.Zij deden Hem een rode mantel om, zetten Hem een kroon van doornige twijgen op,
Ona mor bir giysi giydirdiler, dikenlerden bir taç örüp başına geçirdiler.και ενδυουσιν αυτον πορφυραν και πλεξαντες ακανθινον στεφανον, βαλλουσι περι την κεφαλην αυτου,
Ona mor bir giysi giydirdiler, dikenlerden bir taç örüp başına geçirdiler.И войниците Го заведоха вътре в двора, тоест, в преторията, и свикаха цялата дружина.
Ona mor bir giysi giydirdiler, dikenlerden bir taç örüp başına geçirdiler.и одели Его в багряницу, и, сплетши терновый венец, возложили на Него;
Ona mor bir giysi giydirdiler, dikenlerden bir taç örüp başına geçirdiler.І одягли Ного в багряницю, і положили на Него, сплівши з тернини, вінець,
Ona mor bir giysi giydirdiler, dikenlerden bir taç örüp başına geçirdiler.וילבישהו ארגמן וישרגו עטרת קצים ויעטרהו׃
Ona mor bir giysi giydirdiler, dikenlerden bir taç örüp başına geçirdiler.وألبسوه ارجوانا وضفروا اكليلا من شوك ووضعوه عليه.
Ona mor bir giysi giydirdiler, dikenlerden bir taç örüp başına geçirdiler.他 們 給 他 穿 上 紫 袍 、 又 用 荊 棘 編 作 冠 冕 給 他 戴 上
Ona mor bir giysi giydirdiler, dikenlerden bir taç örüp başına geçirdiler.他 們給 他 穿上 紫 袍 、 又 用 荊棘編 作 冠冕 給 他 戴上
Ondalığın üzerindeki bu çizgi, örüntünün sonsuza dek kendini tekrarladığını gösterir. .Ale obecně, tato čára nad desetinnými čísly znamená, že se tato čísla opakují donekonečna.
Ondalığın üzerindeki bu çizgi, örüntünün sonsuza dek kendini tekrarladığını gösterir. .Den her linje oven over decimalerne betyder altså, at den her talrække gentager sig selv uendeligt.
Ondalığın üzerindeki bu çizgi, örüntünün sonsuza dek kendini tekrarladığını gösterir. .하여튼 일반적으로, 소수 위의 이 줄은 이 숫자 패턴이 영원히 계속된다는 뜻입니다
Ondalığın üzerindeki bu çizgi, örüntünün sonsuza dek kendini tekrarladığını gösterir. .Maar doorgaans betekent een streep boven het decimaal dat dat nummerpatroon zich eindeloos herhaald.
Ondalığın üzerindeki bu çizgi, örüntünün sonsuza dek kendini tekrarladığını gösterir. .Ma in generale, questa linea sopra al decimale significa che questo schema di numeri si ripete all'infinito.
Ondalığın üzerindeki bu çizgi, örüntünün sonsuza dek kendini tekrarladığını gösterir. .Mais en général, cette ligne au-dessus d'un décimal signifie que le nombre se répète indéfiniment.
Ondalığın üzerindeki bu çizgi, örüntünün sonsuza dek kendini tekrarladığını gösterir. .Mas em geral, esta linha em cima do decimal significa que este padrão de números se repete indefinidamente.
Ondalığın üzerindeki bu çizgi, örüntünün sonsuza dek kendini tekrarladığını gösterir. .Ta kreska na górze oznacza, że te cyfry powtarzają się w nieskończoność.
Ondalığın üzerindeki bu çizgi, örüntünün sonsuza dek kendini tekrarladığını gösterir. .Но като цяло, тази линия отгоре над десетичната означава че този модел се повтаря до безкрайност.
Ondalığın üzerindeki bu çizgi, örüntünün sonsuza dek kendini tekrarladığını gösterir. .لكن بصفة عامة، هذا الخط الموجود اعلى العدد العشري يعني ان العدد مكرر الى ما لا نهاية
Ondalığın üzerindeki bu çizgi, örüntünün sonsuza dek kendini tekrarladığını gösterir. .この数のパターンが無限に繰り返すということです. つまり 1/3 は 0.33333 で これがずっと続くということです.
Onun güvendiği şey kırılır, Dayanağı ise bir örümcek ağıdır.a sua segurança se desfará, e a sua confiança será como a teia de aranha.
Onun güvendiği şey kırılır, Dayanağı ise bir örümcek ağıdır.česar se nadeja, se mu izjalovi, pajčevinast je vsak njegov up.
Onun güvendiği şey kırılır, Dayanağı ise bir örümcek ağıdır.Denn seine Zuversicht vergeht, und seine Hoffnung ist eine Spinnwebe.
Onun güvendiği şey kırılır, Dayanağı ise bir örümcek ağıdır.Een mens zonder God vertrouwt op een spinneweb. Alles waarop hij steunt, stort onder hem ineen.
Onun güvendiği şey kırılır, Dayanağı ise bir örümcek ağıdır.El objeto de su confianza es como tul de verano y aquello en que confía es como tela de araña
Onun güvendiği şey kırılır, Dayanağı ise bir örümcek ağıdır.hänen, jonka uskallus on langan varassa, jonka turvana on hämähäkinverkko.
Onun güvendiği şey kırılır, Dayanağı ise bir örümcek ağıdır.hans tillit avskjæres, og det han trøster sig til, er spindelvev.
Onun güvendiği şey kırılır, Dayanağı ise bir örümcek ağıdır.Încrederea lui este zdrobită, şi sprijinul lui este o pînză de păianjen.
Onun güvendiği şey kırılır, Dayanağı ise bir örümcek ağıdır.Klesne naděje jeho, a doufání jeho jako dům pavouka.
Onun güvendiği şey kırılır, Dayanağı ise bir örümcek ağıdır.그 믿는 것이 끊어지고 그 의지하는 것이 거미줄 같은즉
Onun güvendiği şey kırılır, Dayanağı ise bir örümcek ağıdır.ktorého dôvera sa odreže, a jeho nádej bude jako dom pavúka.
Onun güvendiği şey kırılır, Dayanağı ise bir örümcek ağıdır.la sua fiducia è come un filo e una tela di ragno è la sua sicurezza
Onun güvendiği şey kırılır, Dayanağı ise bir örümcek ağıdır.Mivel szétfoszol bizakodása, és bizodalma olyan lesz, mint a pókháló.
Onun güvendiği şey kırılır, Dayanağı ise bir örümcek ağıdır.Nơi người nương nhờ sẽ bị truất, Ðiều người tin cậy giống như váng nhện.
Onun güvendiği şey kırılır, Dayanağı ise bir örümcek ağıdır.Nơi người nương_nhờ sẽ bị truất , Ðiều người tin_cậy giống như váng nhện .
Onun güvendiği şey kırılır, Dayanağı ise bir örümcek ağıdır.Podcięta bywa nadzieja jego, a jako dom pająka ufanie jego.
Onun güvendiği şey kırılır, Dayanağı ise bir örümcek ağıdır.Seutas benang yang lembut menjadi andalannya; sarang laba-laba menjadi kepercayaannya