örü ile cümle
örü kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
2
HECE
10
ORT. KELİME
Korkuya kapılan Yehoşafat RABbe danışmaya karar verdi ve bütün Yahudada oruç ilan etti.Nella paura Giòsafat si rivolse al Signore; per questo indisse un digiuno per tutto Giuda
Korkuya kapılan Yehoşafat RABbe danışmaya karar verdi ve bütün Yahudada oruç ilan etti.Silloin Joosafat peljästyi ja kääntyi kysymään Herralta ja kuulutti paaston koko Juudaan.
Korkuya kapılan Yehoşafat RABbe danışmaya karar verdi ve bütün Yahudada oruç ilan etti.Και εφοβηθη ο Ιωσαφατ και εδοθη εις το να εκζητη τον Κυριον, και εκηρυξε νηστειαν δια παντος του Ιουδα.
Korkuya kapılan Yehoşafat RABbe danışmaya karar verdi ve bütün Yahudada oruç ilan etti.А Иосафат се уплаши, и предаде се да търси Господа, и прогласи пост по целия Юда.
Korkuya kapılan Yehoşafat RABbe danışmaya karar verdi ve bütün Yahudada oruç ilan etti.И убоялся Иосафат, и обратил лице свое взыскать Господа, и объявил пост по всей Иудее.
Korkuya kapılan Yehoşafat RABbe danışmaya karar verdi ve bütün Yahudada oruç ilan etti.וירא ויתן יהושפט את פניו לדרוש ליהוה ויקרא צום על כל יהודה׃
Korkuya kapılan Yehoşafat RABbe danışmaya karar verdi ve bütün Yahudada oruç ilan etti.فخاف يهوشافاط وجعل وجهه ليطلب الرب ونادى بصوم في كل يهوذا.
Korkuya kapılan Yehoşafat RABbe danışmaya karar verdi ve bütün Yahudada oruç ilan etti.約 沙 法 便 懼 怕 、 定 意 尋 求 耶 和 華 . 在 猶 大 全 地 宣 告 禁 食
Korkuya kapılan Yehoşafat RABbe danışmaya karar verdi ve bütün Yahudada oruç ilan etti.約沙法 便 懼怕 、 定 意尋 求 耶和華 . 在 猶大 全 地 宣告 禁食
Labirent yapıdaki kanyonlardan oluşan örümcek ağı sisteminde, Bakır Kanyonlar'da.Netzwerk von Schluchten die man die Copper Canyons nennt, und sind dort seit dem 17. Jahrhundert geblieben.
Labirent yapıdaki kanyonlardan oluşan örümcek ağı sisteminde,코퍼 협곡이라 불리는 거미줄처럼 얽혀있는 미로와 같은
Labirent yapıdaki kanyonlardan oluşan örümcek ağı sisteminde,בתוך מערכת קניונים, מבוך דמוי קורי עכביש,
Labirent yapıdaki kanyonlardan oluşan örümcek ağı sisteminde,في تلك المتاهات المتشعبة من الازقة
Labirent yapıdaki kanyonlardan oluşan örümcek ağı sisteminde,カッパーキャニオンに隠れたんです これが17世紀の話なんですが
Lima fasülyeleri. Örümcek maytları tarafından saldırılırsa lima fasülyesinin ne yaptığını bilir misiniz?리마콩. 거미진드기로부터 공격을 받을 때, 리마콩이 어떤 일을 하는지 아십니까?
Lima fasülyeleri. Örümcek maytları tarafından saldırılırsa lima fasülyesinin ne yaptığını bilir misiniz?שעועית לימה. אתם יודעים מה שעועית לימה עושה כשהיא מותקפת ע"י אקריות אדומות?
Lima fasülyeleri. Örümcek maytları tarafından saldırılırsa lima fasülyesinin ne yaptığını bilir misiniz?فول ليما، تعرفون ماذا تفعل فولة ليما عندما تهاجم من قبل عث عنكبوت؟
Lima fasülyeleri. Örümcek maytları tarafından saldırılırsa lima fasülyesinin ne yaptığını bilir misiniz?揮発性のケミカルを広範囲に発して
Mesela, bu bahçe örümceği yedi farklı ağ türü yapabilir.예를 들어 정원거미는 7가지 종류의 거미줄을 만들어 냅니다.
Mesela, bu bahçe örümceği yedi farklı ağ türü yapabilir.Ad esempio, il ragno giardiniere ne può produrre sette diversi tipi.
Mesela, bu bahçe örümceği yedi farklı ağ türü yapabilir.De exemplu, acest paianjen de gradina poate sa produca sapte tipuri de matase diferite.
Mesela, bu bahçe örümceği yedi farklı ağ türü yapabilir.Den här trädgårdsspindeln kan till exempel producera 7 olika sorters silke.
Mesela, bu bahçe örümceği yedi farklı ağ türü yapabilir.Deze tuinspin kan bijvoorbeeld zeven verschillende soorten rag maken.
Mesela, bu bahçe örümceği yedi farklı ağ türü yapabilir.Diese Gartenkreuzspinne, zum Beispiel kann sieben verschiedene Arten von Seide herstellen.
Mesela, bu bahçe örümceği yedi farklı ağ türü yapabilir.Esimerkiksi tämä ristihämähäkki voi tehdä seitsemää eri laatua.
Mesela, bu bahçe örümceği yedi farklı ağ türü yapabilir.Ez a keresztespók például hétféle selymet tud előállítani.
Mesela, bu bahçe örümceği yedi farklı ağ türü yapabilir.Například, tento křižák může vytvářet sedm různých druhů hedvábí.
Mesela, bu bahçe örümceği yedi farklı ağ türü yapabilir.Par exemple, cette araignée de jardin peut faire sept différentes sortes de soie.
Mesela, bu bahçe örümceği yedi farklı ağ türü yapabilir.Por ejemplo, esta araña de jardín puede hacer siete tipos diferentes de seda.
Mesela, bu bahçe örümceği yedi farklı ağ türü yapabilir.Por exemplo, esta aranha de jardim pode fazer sete tipos diferentes de seda.
Mesela, bu bahçe örümceği yedi farklı ağ türü yapabilir.Ví dụ, loài nhện vườn có thể tạo ra 7 loại tơ khác nhau.
Mesela, bu bahçe örümceği yedi farklı ağ türü yapabilir.Για παράδειγμα αυτή η αράχνη κήπων μπορεί να υφάνει 7 διαφορετικά είδη μεταξιού.
Mesela, bu bahçe örümceği yedi farklı ağ türü yapabilir.Например, садовый паук прядет семь различных видов шелка.
Mesela, bu bahçe örümceği yedi farklı ağ türü yapabilir.Например, този градински паяк може да направи седем различни вида коприна.
Mesela, bu bahçe örümceği yedi farklı ağ türü yapabilir.לדוגמה, עכביש הגינה הזה יכול להפיק שבעה סוגי שונים של קורים.
Mesela, bu bahçe örümceği yedi farklı ağ türü yapabilir.على سبيل المثال , عنكبوت الحديقة يمكنه عمل سبعة انواع مختلفة من الخيوط
Mesela, bu bahçe örümceği yedi farklı ağ türü yapabilir.比如,呢個 "園蛛" 可以做 七種唔同嘅蜘蛛絲。
Mesela, bu bahçe örümceği yedi farklı ağ türü yapabilir.糸を生成できます クモの巣を見れば
Ne?! Grisim oruntusu!¡Un patrón de interferencia!
Ne?! Grisim oruntusu!Τι; Ένα σχέδιο συνδυασμού!!
Ninova halkı Tanrıya inandı. Oruç ilan ederek büyüğünden küçüğüne hepsi çula sarındı.A niniveiek pedig hivének Istenben, és bõjtöt hirdetének, és nagyjaiktól fogva kicsinyeikig zsákba öltözének.
Ninova halkı Tanrıya inandı. Oruç ilan ederek büyüğünden küçüğüne hepsi çula sarındı.Då trodde folket i Nineve på Gud, och lyste ut en fasta och klädde sig i sorgdräkt, både stora och små.
Ninova halkı Tanrıya inandı. Oruç ilan ederek büyüğünden küçüğüne hepsi çula sarındı.Da trodde mennene i Ninive på Gud, og de ropte ut en faste og klædde sig i sekk, både store og små.
Ninova halkı Tanrıya inandı. Oruç ilan ederek büyüğünden küçüğüne hepsi çula sarındı.Da troede Folkene i Nineve påGud, og de udråbte en Faste og klædte sig i Sæk, både store og små;
Ninova halkı Tanrıya inandı. Oruç ilan ederek büyüğünden küçüğüne hepsi çula sarındı.니느웨 백성이 하나님을 믿고 금식을 선포하고 무론 대소하고 굵은 베를 입은지라
Ninova halkı Tanrıya inandı. Oruç ilan ederek büyüğünden küçüğüne hepsi çula sarındı.Niin Niiniven miehet uskoivat Jumalaan, kuuluttivat paaston ja pukeutuivat säkkeihin, niin suuret kuin pienet.
Ninova halkı Tanrıya inandı. Oruç ilan ederek büyüğünden küçüğüne hepsi çula sarındı.И поверили Ниневитяне Богу, и объявили пост, и оделись во вретища, от большого из них до малого.
Ninova halkı Tanrıya inandı. Oruç ilan ederek büyüğünden küçüğüne hepsi çula sarındı.ויאמינו אנשי נינוה באלהים ויקראו צום וילבשו שקים מגדולם ועד קטנם׃
Ninova halkı Tanrıya inandı. Oruç ilan ederek büyüğünden küçüğüne hepsi çula sarındı.فآمن اهل نينوى بالله ونادوا بصوم ولبسوا مسوحا من كبيرهم الى صغيرهم.
Ninova halkı Tanrıya inandı. Oruç ilan ederek büyüğünden küçüğüne hepsi çula sarındı.尼 尼 微 人 信 服 神 、 便 宣 告 禁 食 、 從 最 大 的 到 至 小 的 都 穿 麻 衣 。 〔 或 作 披 上 麻 布
Ninova halkı Tanrıya inandı. Oruç ilan ederek büyüğünden küçüğüne hepsi çula sarındı.尼尼微 人 信服 神 、 便 宣告 禁食 、 從 最 大 的 到 至 小的 都 穿 麻衣 。 〔 或 作 披上 麻布
Normalde halatları örümcek ağıyla yapardım ama bunu yapıştırıcının lifleriyle yaptım.Di solito la rifinisco con una ragnatela. Ma qui l'ho fatto con filamenti di colla.
Normalde halatları örümcek ağıyla yapardım ama bunu yapıştırıcının lifleriyle yaptım.배에 있는 로프들은 원래는 거미줄을 사용하지만 이번엔 풀의 줄기를 사용해야 했죠.
Normalde halatları örümcek ağıyla yapardım ama bunu yapıştırıcının lifleriyle yaptım.Normaal tuig ik het op met het web van een dwergspin. maar hier moest ik draadjes lijm gebruiken.
Normalde halatları örümcek ağıyla yapardım ama bunu yapıştırıcının lifleriyle yaptım.Normalmente, equipo-os com teia de aranha.
Normalde halatları örümcek ağıyla yapardım ama bunu yapıştırıcının lifleriyle yaptım.Normálne by som lanovie urobil z pavúčej siete, ale tu som použil pramienky lepidla.
Normalde halatları örümcek ağıyla yapardım ama bunu yapıştırıcının lifleriyle yaptım.Si de obicei folosesc pânză de paianjen pentru echipament. Dar a trebuit sa il fac cu suvite de lipici.
Normalde halatları örümcek ağıyla yapardım ama bunu yapıştırıcının lifleriyle yaptım.Và tôi như thường lệ trang bị và lắp ráp nó với một cái mạng nhện. Nhưng tôi phải ráp nó với nhiều sợi keo.
Normalde halatları örümcek ağıyla yapardım ama bunu yapıştırıcının lifleriyle yaptım.Y normalmente la ato con la tela de una araña. Pero tuve que atarla con hebras de pegamento.
Normalde halatları örümcek ağıyla yapardım ama bunu yapıştırıcının lifleriyle yaptım.Zwykle powlekam je siecią pajęczą, ale tu musiałem użyć włókien kleju.