önyargı ile cümle

önyargı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
5
ORT. KELİME
Kendi zihnindeki önyargıları ve hataları okuyabilme berraklığına sahip olma yeteneği.Schopnost s klidem vnímat vlastní zaujatost a selhání vlastní mysli.
Kendi zihnindeki önyargıları ve hataları okuyabilme berraklığına sahip olma yeteneği.Umiejętność posiadania zrównoważenia do odczytywania uprzedzeń i porażek własnego umysłu.
Kendi zihnindeki önyargıları ve hataları okuyabilme berraklığına sahip olma yeteneği.Το να μπορείς να έχεις την ηρεμία να ξεχωρίσεις τις στρεβλώσεις και τις αποτυχίες μέσα σου.
Kendi zihnindeki önyargıları ve hataları okuyabilme berraklığına sahip olma yeteneği.Способността да имаш спокойствието да разчиташ предразсъдъците и провалите на своя ум.
Kendi zihnindeki önyargıları ve hataları okuyabilme berraklığına sahip olma yeteneği.Способность хранить спокойствие, чтобы понять отклонения и неудачи в собственном сознании.
Kendi zihnindeki önyargıları ve hataları okuyabilme berraklığına sahip olma yeteneği.היכולת לקיים את השלווה כדי לקרוא את הנטיות והכשלונות במוחך שלך.
Kendi zihnindeki önyargıları ve hataları okuyabilme berraklığına sahip olma yeteneği.القدرة على الحصول على الصفاء لقراءة التحيزات والفشل في عقلك.
Kendi zihnindeki önyargıları ve hataları okuyabilme berraklığına sahip olma yeteneği.欠点を認識し 平静を保つ能力です 私たちは自信過剰です
Lhasa isyanı boyunca Amerika da yaşamıştır inanmadığı ise önyargının장 레이는 티벳 라사 폭동 기간 중 미국에 있었습니다. 그는 미국 언론의 편향된 보도에
Lhasa isyanı boyunca Amerika da yaşamıştır inanmadığı ise önyargınınשחי בארצות הברית בזמן המהומות בלהסה ושלא יכל להאמין כמה משוחד
Lhasa isyanı boyunca Amerika da yaşamıştır inanmadığı ise önyargınınوالذي كان يقيم في الولايات المتحدة خلال اضطرابات العنف في لاهاسا والذي لم يمكنه تصديق كم التحيز
Lhasa isyanı boyunca Amerika da yaşamıştır inanmadığı ise önyargınınラサ騒動が起きた時にアメリカに住んでいて アメリカでの報道の偏り具合に唖然としたことがきっかけでした。
O halde, sizin şahsi olarak, önyargılı bir fikriniz olmalı.그래서 다소 편견이 관점 있어야 합니다. 개인적으로 편견된 관점
O halde, sizin şahsi olarak, önyargılı bir fikriniz olmalı.Άρα πρέπει να είσαστε λίγο προκατειλημμένος, προσωπικά προκατειλημμένος
O halde, sizin şahsi olarak, önyargılı bir fikriniz olmalı.لذا لابد أن لديك وجهة نظر متحاملة وجهة نظر شخصية متحاملة
Önyargı bir hastalıktır.A violência é uma doença.
Önyargı bir hastalıktır.Az előítélet betegség.
Önyargı bir hastalıktır.Ennakkoluulo on sairaus.
Önyargı bir hastalıktır.Fordomsfuldhed er en sygdom.
Önyargı bir hastalıktır.Il pregiudizio è una malattia.
Önyargı bir hastalıktır.Le préjugé est une maladie.
Önyargı bir hastalıktır.Předsudky jsou nemoc.
Önyargı bir hastalıktır.Predsudky sú chorobou.
Önyargı bir hastalıktır.Prejudecata este o boală.
Önyargı bir hastalıktır. Şiddet bir hastalıktır.El prejuicio y la violencia también.
Önyargı bir hastalıktır. Şiddet bir hastalıktır.Uprzedzenie i przemoc to też choroby.
Önyargı bir hastalıktır.Vorurteile sind eine Krankheit.
Önyargı bir hastalıktır.Η προκατάληψη είναι ασθένεια.
Önyargı bir hastalıktır.Предрассудок — болезнь.
Önyargı bir hastalıktır.Предубеждението е болест.
Önyargı bir hastalıktır.Упередження - відхилення.
Önyargılar kırıldı.Am depăşit stereotipurile.
Önyargılar kırıldı.Gli stereotipi sono stati spezzati.
Önyargılar kırıldı.고정관념들은 이제 깨졌습니다.
Önyargılar kırıldı.Les stéréotypes ont été brisés.
Önyargılar kırıldı.Los estereotipos se han roto
Önyargılar kırıldı.Những khuôn mẫu đã bị phá vỡ.
Önyargılar kırıldı.Os estereótipos têm sido desfeitos.
Önyargılar kırıldı.Stereotypen zijn doorbroken.
Önyargılar kırıldı.Stereotyper er blevet brudt.
Önyargılar kırıldı.Stereotyper har brutits.
Önyargılar kırıldı.Stereotype sudah dihancurkan.
Önyargılar kırıldı.Stereotypy byly zbořeny.
Önyargılar kırıldı.Stereotypy zostały przełamane.
Önyargılar kırıldı.Sztereotípiák dőltek meg.
Önyargılar kırıldı.Vorurteile wurden gebrochen.
Önyargılar kırıldı.Τα στερεότυπα έχουν χαθεί.
Önyargılar kırıldı.Мы разрушили стереотипы.
Önyargılar kırıldı.Стереотипи зламано.
Önyargılar kırıldı.Стереотипите се промениха.
Önyargılar kırıldı.סטיגמות נשברו.
Önyargılar kırıldı.تم كسر النمطية.
Önyargılar kırıldı.変革者や未来のリーダーが生まれました
Önyargı vakit alır, ama vakit benim için nakittir.El prejuicio consume tiempo, pero mi tiempo es oro.
Önyargı vakit alır, ama vakit benim için nakittir.I pregiudizi richiedono tempo ma il mio tempo è denaro.
Önyargı vakit alır, ama vakit benim için nakittir.편견을 가지는데는 시간이 걸립니다. 하지만 저한테서 시간은 사업 그 자체죠.
Önyargı vakit alır, ama vakit benim için nakittir.Les préjugés prennent du temps mais mon temps est une entreprise.
Önyargı vakit alır, ama vakit benim için nakittir.Predsudky vedia pomaly nastúpiť, no môj čas je drahý.
Önyargı vakit alır, ama vakit benim için nakittir.Prejudecata ia timp, dar timpul meu e scump.
Önyargı vakit alır, ama vakit benim için nakittir.Uprzedzenia wymagają czasu, ale mój czas to biznes.

İlgili Sayfalar