önyargı ile cümle

önyargı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Genel olarak, pek çok şeye karşı önyargı ve utancı kırmada muhteşem bir iş çıkardınız.Като цяло, вие сте свършили чудесна работа в борбата срещу стигмата и предразсъдъци от много видове.
Genel olarak, pek çok şeye karşı önyargı ve utancı kırmada muhteşem bir iş çıkardınız.ככלל, עשיתם מלאכה נהדרת במלחמתכם בסטיגמות ובדעות קדומות מסוגים רבים.
Genel olarak, pek çok şeye karşı önyargı ve utancı kırmada muhteşem bir iş çıkardınız.في المجمل ، لقد بذلتم مجهودا رائعاً في محاربة وصمة العار والأحكام المسبقة بأنواعها المتعددة
Genel olarak, pek çok şeye karşı önyargı ve utancı kırmada muhteşem bir iş çıkardınız.目覚ましい仕事をしてきました 引き続き 映画や演劇やコラムで
Gerçekleri ve önyargıları birbirinden ayırt etmek zorundayız, değil mi?Bạn phải phân biệt sự thật với định kiến, đúng không.
Gerçekleri ve önyargıları birbirinden ayırt etmek zorundayız, değil mi?Certo, dovete separare i fatti dai pregiudizi.
Gerçekleri ve önyargıları birbirinden ayırt etmek zorundayız, değil mi?Hay que separar los hechos de la parcialidad. Correcto.
Gerçekleri ve önyargıları birbirinden ayırt etmek zorundayız, değil mi?Il faut séparer les faits des préjugés.
Gerçekleri ve önyargıları birbirinden ayırt etmek zorundayız, değil mi?Je moet de feiten van vooroordelen scheiden, niet?
Gerçekleri ve önyargıları birbirinden ayırt etmek zorundayız, değil mi?Kita harus memisahkan fakta dari prasangka, bukan?
Gerçekleri ve önyargıları birbirinden ayırt etmek zorundayız, değil mi?사람들은 편견과 사실을 구분해야 합니다. 그렇죠.
Gerçekleri ve önyargıları birbirinden ayırt etmek zorundayız, değil mi?Különbséget kell tenni tények és elfogultság között, nem igaz?
Gerçekleri ve önyargıları birbirinden ayırt etmek zorundayız, değil mi?Man bliver nødt til at adskille fakta fra partiskhed, ikke.
Gerçekleri ve önyargıları birbirinden ayırt etmek zorundayız, değil mi?Man muss die Fakten von den Vorurteilen trennen.
Gerçekleri ve önyargıları birbirinden ayırt etmek zorundayız, değil mi?Musíte oddělit fakta od předsudků.
Gerçekleri ve önyargıları birbirinden ayırt etmek zorundayız, değil mi?Musíte odlišovať fakt od predsudku.
Gerçekleri ve önyargıları birbirinden ayırt etmek zorundayız, değil mi?Ni måste skilja på fakta från förutfattningar, eller hur.
Gerçekleri ve önyargıları birbirinden ayırt etmek zorundayız, değil mi?Têm de separar os factos dos preconceitos, certo.
Gerçekleri ve önyargıları birbirinden ayırt etmek zorundayız, değil mi?Trebuie să separi faptele de prejudecăţi, corect.
Gerçekleri ve önyargıları birbirinden ayırt etmek zorundayız, değil mi?Trzeba oddzielić fakty od opinii.
Gerçekleri ve önyargıları birbirinden ayırt etmek zorundayız, değil mi?Πρέπει να ξεχωρίσετε τα γεγονότα από την προκατάληψη, σωστά;
Gerçekleri ve önyargıları birbirinden ayırt etmek zorundayız, değil mi?Однако, нужно отделять факты от предубеждений.
Gerçekleri ve önyargıları birbirinden ayırt etmek zorundayız, değil mi?Потрібно відокремлювати факти від упередженості.
Gerçekleri ve önyargıları birbirinden ayırt etmek zorundayız, değil mi?Трябва да отделите фактите от пристрастията, нали.
Gerçekleri ve önyargıları birbirinden ayırt etmek zorundayız, değil mi?חייבים להפריד בין עובדות לנטיות, נכון.
Gerçekleri ve önyargıları birbirinden ayırt etmek zorundayız, değil mi?عليك الفصل بين الحقائق والنزعات، صحيح
Gerçekleri ve önyargıları birbirinden ayırt etmek zorundayız, değil mi?私の子ども向けの本にも
Gerçekleri ve önyargıları birbirinden ayırt etmek zorundayız, değil mi?系啦,你要將事實同偏見分開。
Irkçılığın, önyargının, yobazlığın, açgözlülüğün sorumlusu genler değildir.Genetica nu este responsabilă pentru lăcomie, bigotism, rasism, prejudiciu.
Irkçılığın, önyargının, yobazlığın, açgözlülüğün sorumlusu genler değildir.La Genética no es responsable por la avaricia, la intolerancia el racismo, los prejuicios.
Kavramsal önyargılarımızla da sınırlıdır. Ama bu, hislerimizi hükümsüz kılabilir.Analogi ini juga dibatasi oleh penyimpangan logika tapi dia punya kemampuan mengatasi perasaan.
Kavramsal önyargılarımızla da sınırlıdır. Ama bu, hislerimizi hükümsüz kılabilir.Je to okleštěno našimi kognitivními předsudky, ale má to schopnost přemoci naše pocity.
Kavramsal önyargılarımızla da sınırlıdır.Az észlelési hajlamaink határolják be.
Kavramsal önyargılarımızla da sınırlıdır.É limitado pelos nossos vieses cognitivos.
Kavramsal önyargılarımızla da sınırlıdır.È limitato dalle nostre distorsioni cognitive.
Kavramsal önyargılarımızla da sınırlıdır.Está limitado por nuestros prejuicios cognitivos.
Kavramsal önyargılarımızla da sınırlıdır.Este limitat de predispoziţiile noastre cognitive.
Kavramsal önyargılarımızla da sınırlıdır.Het is beperkt door onze cognitieve vooroordelen.
Kavramsal önyargılarımızla da sınırlıdır.Il est limité par nos tendances cognitives.
Kavramsal önyargılarımızla da sınırlıdır.Jest to ograniczone przez nasze poznawcze uprzedzenia.
Kavramsal önyargılarımızla da sınırlıdır.Je to obmedzené našimi kognitívnymi predsudkami.
Kavramsal önyargılarımızla da sınırlıdır.모델은 우리의 인식의 편견으로 만들어 집니다.
Kavramsal önyargılarımızla da sınırlıdır.Nó bị giới hạn bởi những thành kiến nhận thức của chúng ta
Kavramsal önyargılarımızla da sınırlıdır.Περιορίζεται από τις γνωστικές μας προκαταλήψεις.
Kavramsal önyargılarımızla da sınırlıdır.Моделът е ограничен от нашето когнитивно изкривяване на реалността.
Kavramsal önyargılarımızla da sınırlıdır.Она ограничена искажениями нашего восприятия.
Kavramsal önyargılarımızla da sınırlıdır.הוא מוגבל ע"י ההטיות המחשבתיות שלנו.
Kavramsal önyargılarımızla da sınırlıdır.إنه محدود بتحيزاتنا الإداركية.
Kavramsal önyargılarımızla da sınırlıdır.ただこれには
Kendi zihnindeki önyargıları ve hataları okuyabilme berraklığına sahip olma yeteneği.Abilitatea de a avea liniştea de a citi prejudecăţile şi ratările din propriile noastre minţi.
Kendi zihnindeki önyargıları ve hataları okuyabilme berraklığına sahip olma yeteneği.A capacidade de ter a serenidade para ler os preconceitos e falhas da vossa própria mente.
Kendi zihnindeki önyargıları ve hataları okuyabilme berraklığına sahip olma yeteneği.Az a képesség, hogy higgadtan fel tudjuk fedezni a saját elménk elfogultságait és hibáit.
Kendi zihnindeki önyargıları ve hataları okuyabilme berraklığına sahip olma yeteneği.De mogelijkheid om de rust te hebben om de vooroordelen en fouten in je eigen brein te lezen.
Kendi zihnindeki önyargıları ve hataları okuyabilme berraklığına sahip olma yeteneği.Die Fähigkeit, die Ruhe zu besitzen, die Tendenzen und das Fehlverhalten im eigenen Kopf zu lesen.
Kendi zihnindeki önyargıları ve hataları okuyabilme berraklığına sahip olma yeteneği.Khả năng có được sự thanh thản khi đọc những định kiến và sai lầm trong tâm trí của chính bạn.
Kendi zihnindeki önyargıları ve hataları okuyabilme berraklığına sahip olma yeteneği.이것은 당신의 마음속의 편견과 실패를 읽는 평온함을 가지는 능력을 뜻합니다.
Kendi zihnindeki önyargıları ve hataları okuyabilme berraklığına sahip olma yeteneği.l'abilità di avere la serenità di registrare le proprie mancanze.
Kendi zihnindeki önyargıları ve hataları okuyabilme berraklığına sahip olma yeteneği.La capacidad de tener la serenidad para leer los sesgos y errores de la propia mente.
Kendi zihnindeki önyargıları ve hataları okuyabilme berraklığına sahip olma yeteneği.La capacité d'avoir la sérénité de lire les préjugés et les échecs dans votre esprit.
Kendi zihnindeki önyargıları ve hataları okuyabilme berraklığına sahip olma yeteneği.Schopnosť jasne čítať predpojatosť a zlyhania v našich vlastných mysliach.

İlgili Sayfalar