önyargı ile cümle

önyargı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
10
ORT. KELİME
Bir teoriye sahip olmanın sorunlu tarafı teorinizin bilişsel önyargılarla dolu olabilmesidir.Проблема с построением теории заключается в том, что ваши когнитивные предубеждения могут влиять на теорию.
Bir teoriye sahip olmanın sorunlu tarafı teorinizin bilişsel önyargılarla dolu olabilmesidir.Проблемът с базирането на теория е, че вашата теория може да е пълна с предубеждения.
Bir teoriye sahip olmanın sorunlu tarafı teorinizin bilişsel önyargılarla dolu olabilmesidir.הבעיות בכך שיש בידינו תיאוריה הן שהתיאוריה שלך עשויה להיות עמוסה בהטיות קוגניטיביות.
Bir teoriye sahip olmanın sorunlu tarafı teorinizin bilişsel önyargılarla dolu olabilmesidir.المشاكل مع وجود نظرية ان نظريتك يمكن ان تكون محملة بانحرافات معرفية.
Bir teoriye sahip olmanın sorunlu tarafı teorinizin bilişsel önyargılarla dolu olabilmesidir.あなたが立てた理論に感覚的バイアスがかかっているかもしれないということです ですから人々が奇妙なものを信じ込んでしまう理由を説明することに関する問題の1つは
Böylece kızları, kardeşleri ve anneleri önyargılardan uzak olabilirler.Có thể tự do thoát khỏi định kiến này.
Böylece kızları, kardeşleri ve anneleri önyargılardan uzak olabilirler.그들의 딸들, 자매들, 그리고 어머니들이 편견에서 자유롭게 만들 뿐만 아니라
Bu cevap, görsel zaman aslında yapar ben anlamda bir çok düşünüyorum, ama belki ben önyargılı değilim.이 범위가 맞는지 더욱 쉽게 확인할 수 있습니다
Bu cevap, görsel zaman aslında yapar ben anlamda bir çok düşünüyorum, ama belki ben önyargılı değilim.、多くの意味だと思うが、たぶん私は偏見です。
Bu kavramsal önyargıların yaptığı ise bizimle gerçeklik arasında bir perde oluşturmak.Dan penyimpangan logika ini berperan menjadi pemilah antara kita dan dunia nyata.
Bu kavramsal önyargıların yaptığı ise bizimle gerçeklik arasında bir perde oluşturmak.En wat deze cognitieve vooroordelen doen is optreden als filters tussen onszelf en de realiteit.
Bu kavramsal önyargıların yaptığı ise bizimle gerçeklik arasında bir perde oluşturmak.E o que fazem esses enviesamentos cognitivos é agir como filtros entre nós e a realidade.
Bu kavramsal önyargıların yaptığı ise bizimle gerçeklik arasında bir perde oluşturmak.E quello che fanno queste distorsioni cognitive, è di fungere da filtri tra noi e la realtà.
Bu kavramsal önyargıların yaptığı ise bizimle gerçeklik arasında bir perde oluşturmak.És ezek az észlelési előítéletek szűrőként viselkednek köztünk és a valóság között.
Bu kavramsal önyargıların yaptığı ise bizimle gerçeklik arasında bir perde oluşturmak.Et ce que ces tendances cognitives font, est qu'elles agissent comme des filtres entre la réalité et nous.
Bu kavramsal önyargıların yaptığı ise bizimle gerçeklik arasında bir perde oluşturmak.Iar aceste predispoziţii cognitive acționează ca niște filtre între noi și realitate.
Bu kavramsal önyargıların yaptığı ise bizimle gerçeklik arasında bir perde oluşturmak.I co robią te poznawcze uprzedzenia, to bycie filtrami pomiędzy nami, a rzeczywistością.
Bu kavramsal önyargıların yaptığı ise bizimle gerçeklik arasında bir perde oluşturmak.이러한 인식적 편견들은 우리와 실제 사이에서 필터와 같은 역할을 합니다.
Bu kavramsal önyargıların yaptığı ise bizimle gerçeklik arasında bir perde oluşturmak.Những gì mà thành kiến về nhận thức làm là chúng hoạt động như những bộ lọc giữa chúng ta và thực tế
Bu kavramsal önyargıların yaptığı ise bizimle gerçeklik arasında bir perde oluşturmak.Tieto kognitívne predsudky sú filtrom medzi nami a realitou.
Bu kavramsal önyargıların yaptığı ise bizimle gerçeklik arasında bir perde oluşturmak.Tyto kognitivní předsudky nám cloní realitu.
Bu kavramsal önyargıların yaptığı ise bizimle gerçeklik arasında bir perde oluşturmak.Und was diese kognitiven Verzerrungen tun, ist dass sie als Filter zwischen uns und der Realität agieren.
Bu kavramsal önyargıların yaptığı ise bizimle gerçeklik arasında bir perde oluşturmak.Y lo que estos sesgos cognitivos hacen es que actúan como filtros entre nosotros y la realidad.
Bu kavramsal önyargıların yaptığı ise bizimle gerçeklik arasında bir perde oluşturmak.Так вот эти искажения восприятия работают как фильтры между нами и реальностью.
Bu kavramsal önyargıların yaptığı ise bizimle gerçeklik arasında bir perde oluşturmak.Това, което правят когнитивните ни предразсъдъци е да служат като филтър между нас и реалността.
Bu kavramsal önyargıların yaptığı ise bizimle gerçeklik arasında bir perde oluşturmak.ומה שההטיות הקוגניטיביות האלה עושות הוא שהן חוצצות בינינו לבין המציאות.
Bu kavramsal önyargıların yaptığı ise bizimle gerçeklik arasında bir perde oluşturmak.و ما تعمله هذه الإدراكات التحيزيه هو أنها تعمل كمرشحات بيننا و بين الحقيقة.
Bu kavramsal önyargıların yaptığı ise bizimle gerçeklik arasında bir perde oluşturmak.私たちと実態の間のフィルターとして働きます その結果
Buna benzer birkaç tane daha önyargı vardır, kavramsal yargılar, ve risk kararlarımızı etkilerler.Có một loạt những thành kiến khác thành kiến về nhận thức, ảnh hưởng đến những quyết định rủi ro của chúng ta
Buna benzer birkaç tane daha önyargı vardır, kavramsal yargılar, ve risk kararlarımızı etkilerler.Er zijn tal van deze vooroordelen, deze cognitieve vooroordelen, die onze risico-beslissingen beïnvloeden.
Buna benzer birkaç tane daha önyargı vardır, kavramsal yargılar, ve risk kararlarımızı etkilerler.Hay un montón de sesgos más, de estos sesgos cognitivos, que afectan nuestras decisiones sobre riesgos.
Buna benzer birkaç tane daha önyargı vardır, kavramsal yargılar, ve risk kararlarımızı etkilerler.Je hodně dalších takovýchto deziluzí-kognitivních předsudků, které ovlivňují naše riziková zvažování.
Buna benzer birkaç tane daha önyargı vardır, kavramsal yargılar, ve risk kararlarımızı etkilerler.Je mnoho ďalších takých klamov, kognitívnych predsudkov, ktoré ovplyvňujú naše rizikové rozhodnutia.
Buna benzer birkaç tane daha önyargı vardır, kavramsal yargılar, ve risk kararlarımızı etkilerler.Jest dużo podobnych uprzedzeń, tych poznawczych uprzedzeń, które wpływają na nasze decyzje odnośnie ryzyka.
Buna benzer birkaç tane daha önyargı vardır, kavramsal yargılar, ve risk kararlarımızı etkilerler.이 외에도 수많은 인식적 편견들이 여러분의 위험 판단에 영향을 미칩니다.
Buna benzer birkaç tane daha önyargı vardır, kavramsal yargılar, ve risk kararlarımızı etkilerler.Masih banyak penyimpangan-penyimpangan logika seperti itu yang mempengaruhi keputusan kita tentang risiko.
Buna benzer birkaç tane daha önyargı vardır, kavramsal yargılar, ve risk kararlarımızı etkilerler.Есть целый ряд подобных искажений восприятия, которые влияют на принятие решений в рискованных ситуациях.
Buna benzer birkaç tane daha önyargı vardır, kavramsal yargılar, ve risk kararlarımızı etkilerler.יש המון הטיות כאלה, הטיות קוגניטיביות, שמשפיעות על החלטותינו בנוגע לסיכונים.
Buna benzer birkaç tane daha önyargı vardır, kavramsal yargılar, ve risk kararlarımızı etkilerler.هناك العديد من هذه التحيزات ، كلها تحيزات إدراكية، تؤثر على قراراتنا للخطر.
Buna benzer birkaç tane daha önyargı vardır, kavramsal yargılar, ve risk kararlarımızı etkilerler.多数の認知バイアスが存在します 利用可能性ヒューリスティックというものがあります
Bu nedenleri konuşurken, gelin bazı kesin önyargıları kaldıralım.Als we het hebben over deze redenen, moeten we wat vooroordelen tegengaan.
Bu nedenleri konuşurken, gelin bazı kesin önyargıları kaldıralım.Când vorbim despre aceste motive, să distrugem anume preconcepţii.
Bu nedenleri konuşurken, gelin bazı kesin önyargıları kaldıralım.Cuando hablamos de estas razones, rompamos algunos prejuicios.
Bu nedenleri konuşurken, gelin bazı kesin önyargıları kaldıralım.Jeśli już jesteśmy przy tych powodach, przełammy pewne z góry przyjęte osądy.
Bu nedenleri konuşurken, gelin bazı kesin önyargıları kaldıralım.Když hovoříme o těchto důvodech, pojďme si rozebrat některé předsudky.
Bu nedenleri konuşurken, gelin bazı kesin önyargıları kaldıralım.Ketika membahas tentang alasan-alasan tersebut, mari kita jabarkan beberapa anggapan.
Bu nedenleri konuşurken, gelin bazı kesin önyargıları kaldıralım.Khi nói về những lý do đó, hãy phân tích một số định đề.
Bu nedenleri konuşurken, gelin bazı kesin önyargıları kaldıralım.그런 이유들에 대해 이야기를 할 때, 특정 선입견을 깨 봅시다
Bu nedenleri konuşurken, gelin bazı kesin önyargıları kaldıralım.Når vi taler om de grunde, lad os så nedbryde visse forudfattede meninger.
Bu nedenleri konuşurken, gelin bazı kesin önyargıları kaldıralım.Quando falamos destas razões temos que desmontar certos preconceitos.
Bu nedenleri konuşurken, gelin bazı kesin önyargıları kaldıralım.Quand on parle de ces raisons, brisons certaines préconceptions.
Bu nedenleri konuşurken, gelin bazı kesin önyargıları kaldıralım.Quando si parla di quei 4 motivi, bisogna abbattere certi preconcetti.
Bu nedenleri konuşurken, gelin bazı kesin önyargıları kaldıralım.Så när vi nu pratar om dessa anledningar kan vi bryta ner vissa förutfattade meningar.
Bu nedenleri konuşurken, gelin bazı kesin önyargıları kaldıralım.Wenn wir über diese Gründe sprechen, lassen sie uns gewisse Vorurteile einreißen.
Bu nedenleri konuşurken, gelin bazı kesin önyargıları kaldıralım.Όσο μιλάμε για τους λόγους αυτούς, ας αναλύσουμε ορισμένες προκαταλήψεις.
Bu nedenleri konuşurken, gelin bazı kesin önyargıları kaldıralım.Като заговорихме за тези причини, нека да оборим някои предубеждения.
Bu nedenleri konuşurken, gelin bazı kesin önyargıları kaldıralım.Когда мы говорим об этих причинах, давайте сломаем определенные стереотипы.
Bu nedenleri konuşurken, gelin bazı kesin önyargıları kaldıralım.אם אנו מדברים על הסיבות האלה, הבה נערער כמה הנחות-יסוד.
Bu nedenleri konuşurken, gelin bazı kesin önyargıları kaldıralım.عندما نتحدث عن هذه الأسباب الأربعة ، دعونا نحلل مفاهيم محددة متفق عليها .
Bu nedenleri konuşurken, gelin bazı kesin önyargıları kaldıralım.次のような先入観について検討しましょう これは不満の結果でしょうか?

İlgili Sayfalar