önyargı ile cümle
önyargı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
11
ORT. KELİME
Beyliği kendisi tarafından ısırılan dikkate hayvana karşı bir önyargı aldı bacağın baldır. "영지는 그를 의해 물린되는 계정에 대한 동물에 대한 편견을했다 다리의 새끼. "
Beyliği kendisi tarafından ısırılan dikkate hayvana karşı bir önyargı aldı bacağın baldır. "Lord Darlington mengambil prasangka terhadap hewan karena digigit oleh dia di bagian betis kaki. "
Beyliği kendisi tarafından ısırılan dikkate hayvana karşı bir önyargı aldı bacağın baldır. "Njegovo gospostvo je predsodkov do živali na račun, ki ga je ugriznil v tele na noge. "
Beyliği kendisi tarafından ısırılan dikkate hayvana karşı bir önyargı aldı bacağın baldır. "Őlordsága vett szembeni előítéletek az állat miatt, hogy megharapja őt A borjú a lábát. "
Beyliği kendisi tarafından ısırılan dikkate hayvana karşı bir önyargı aldı bacağın baldır. "Sa Seigneurie a eu un préjugé contre l'animal en raison d'être mordu par lui dans le mollet de la jambe. "
Beyliği kendisi tarafından ısırılan dikkate hayvana karşı bir önyargı aldı bacağın baldır. "Seine Lordschaft hat ein Vorurteil gegen das Tier wegen der von ihm in gebissen der Wade. "
Beyliği kendisi tarafından ısırılan dikkate hayvana karşı bir önyargı aldı bacağın baldır. "Εξοχότητα του πήρε μια προκατάληψη εναντίον των ζώων, λόγω της τσίμπημα από αυτόν το μοσχάρι του ποδιού. "
Beyliği kendisi tarafından ısırılan dikkate hayvana karşı bir önyargı aldı bacağın baldır. "Его светлость принял предубеждение против животных из-за укуса его в икры ног. "
Beyliği kendisi tarafından ısırılan dikkate hayvana karşı bir önyargı aldı bacağın baldır. "Його світлість прийняв упередження проти тварин через укус його в ікри ніг. "
Beyliği kendisi tarafından ısırılan dikkate hayvana karşı bir önyargı aldı bacağın baldır. "Неговото господство се засяга срещу животното за сметка на ухапан от него в на прасеца на крака ".
Beyliği kendisi tarafından ısırılan dikkate hayvana karşı bir önyargı aldı bacağın baldır. "استغرق ربوبيته يمس ضد الحيوانات على حساب الملدوغ من قبله في العجل في الساق ".
Beyliği kendisi tarafından ısırılan dikkate hayvana karşı bir önyargı aldı bacağın baldır. "足のふくらはぎ。" 私は私が今までので、ちょっとしたニュースで喜んだてきたとは思わない。
Bilbao için önyargım şahane bir binaydı, içeriye girince de muhteşem mekanların olacağı biryer.빌바오에 있는 그 멋진 건물을 직접 방문하기 전에는 TED에서 보여준 사진을 생각하며 내부 공간을
Biim, herkesin görebileceği kanıtlarla kişisel önyargıların yerine geçer.A ciência substitui o preconceito privado por provas gerais e verificáveis.
Biim, herkesin görebileceği kanıtlarla kişisel önyargıların yerine geçer.A tudomány helyettesíti a bizalmas előítéleteket, nyílvánosan ellenőrízhető bizonyítékokkal.
Biim, herkesin görebileceği kanıtlarla kişisel önyargıların yerine geçer.Da o stvareh razmišljaš globlje. ♪
Biim, herkesin görebileceği kanıtlarla kişisel önyargıların yerine geçer.Khoa học thay cho thành kiến cá nhân ♪ với bằng chứng công khai kiểm chứng được. ♪
Biim, herkesin görebileceği kanıtlarla kişisel önyargıların yerine geçer.La ciencia remplaza el prejuicio personal con evidencia pública y verificable.
Biim, herkesin görebileceği kanıtlarla kişisel önyargıların yerine geçer.Nauka zastępuje własne uprzedzenia dowodami ogólnie weryfikowalnymi.
Biim, herkesin görebileceği kanıtlarla kişisel önyargıların yerine geçer.Science replaces private prejudice ♪ with publicly verifiable evidence. ♪
Biim, herkesin görebileceği kanıtlarla kişisel önyargıların yerine geçer.Veda nahrádza naše predsudky s verejne overitelnými dôkazmi.
Biim, herkesin görebileceği kanıtlarla kişisel önyargıların yerine geçer.Věda nahrazuje naše předsudky ♪ s veřejně ověřitelnými důkazy. ♪
Biim, herkesin görebileceği kanıtlarla kişisel önyargıların yerine geçer.Vetenskapen ersätter privata fördomar med allmänt verifierbara bevis.
Biim, herkesin görebileceği kanıtlarla kişisel önyargıların yerine geçer.Wetenschap vervangt persoonlijke vooroordelen door publiekelijk verifieerbaar bewijs.
Biim, herkesin görebileceği kanıtlarla kişisel önyargıların yerine geçer.Η Επιστήμη αντικαθιστά την ιδιωτική επιφύλαξη ♪ με δημόσια επαληθεύσιμα στοιχεία. ♪
Biim, herkesin görebileceği kanıtlarla kişisel önyargıların yerine geçer.Науката замества личните предубеждения чрез публично проверими доказателства.
Biim, herkesin görebileceği kanıtlarla kişisel önyargıların yerine geçer.המדע מחליף דעות קדומות עם הוכחות החשופות לציבור.
Biim, herkesin görebileceği kanıtlarla kişisel önyargıların yerine geçer.♪ 誰でも確認できる確たる証拠に置き換えます。 ♪ 現実の世界の中に、本当の詩があります。
Bilbao için önyargım şahane bir binaydı, içeriye girince de muhteşem mekanların olacağı biryer.Wyobrażałem sobie Bilbao jako wspaniały budynek, że wejdę do środka i zobaczę te niezwykłe przestrzenie.
Bilbao için önyargım şahane bir binaydı, içeriye girince de muhteşem mekanların olacağı biryer.Предварителната ми представа за Билбао беше една чудесна сграда, влизаш вътре и има изключителни пространства.
Bilbao için önyargım şahane bir binaydı, içeriye girince de muhteşem mekanların olacağı biryer.הדעה המוקדמת שלי על ביבאו הייתה בניין נהדר, אתה נכנס ויש שם מרחבים יצאי דופן.
Bilbao için önyargım şahane bir binaydı, içeriye girince de muhteşem mekanların olacağı biryer.كان انطباعي عن بلباو بأنه هذا البناء المدهش وعندما تدخله تجد تلك المساحة العجيبة
Bilbao için önyargım şahane bir binaydı, içeriye girince de muhteşem mekanların olacağı biryer.中に入ると凄く大きな空間が現れる TEDで図面を紹介してるのを見たからね
Birçok soru-cevap konferansında bu kutuplaşma üzerine konuştuğumda insanlar çok önyargılılar.A kiedy omawiam tę biegunowość otrzymuję tyle różnych pytań i odpowiedzi. a ludzie naprawdę mają zdanie.
Birçok soru-cevap konferansında bu kutuplaşma üzerine konuştuğumda insanlar çok önyargılılar.I cuando hablo de esa polaridad, me llueven tantas preguntas... y cada uno sostiene su punto de vista.
Birçok soru-cevap konferansında bu kutuplaşma üzerine konuştuğumda insanlar çok önyargılılar.그리고 제가 많은 다른 질문과 답변에서 알게된 상반된 입장에 대해 말하자면 사람들은 정말 자기의 의견을 굽히지 않습니다.
Birçok soru-cevap konferansında bu kutuplaşma üzerine konuştuğumda insanlar çok önyargılılar.Quando parlo di questa polarità... vado a così tanti dibattiti,
Birçok soru-cevap konferansında bu kutuplaşma üzerine konuştuğumda insanlar çok önyargılılar.Si cand vorbesc despre polaritate la diferite intruniri, oamenii au multe opinii.
Birçok soru-cevap konferansında bu kutuplaşma üzerine konuştuğumda insanlar çok önyargılılar.И когда я рассказываю об этом противоречии, люди засыпают меня вопросами и становятся очень непримиримыми.
Birçok soru-cevap konferansında bu kutuplaşma üzerine konuştuğumda insanlar çok önyargılılar.וכשאני מספרת על הקוטביות הזו אני שומעת המון שאלות, ולכל אחד יש דיעה.
Birçok soru-cevap konferansında bu kutuplaşma üzerine konuştuğumda insanlar çok önyargılılar.وعندما أتحدث عن المزيج الذي حصلت عليه من الكثير من الأسئلة و الأجوبة , والناس لهم آراء فعلية .
Birçok soru-cevap konferansında bu kutuplaşma üzerine konuştuğumda insanlar çok önyargılılar.みんなそれぞれに強い主張をしてきますが あまり 人の話を聞こうとしません
Bir teoriye sahip olmanın sorunlu tarafı teorinizin bilişsel önyargılarla dolu olabilmesidir.Az a probléma egy elmélettel, hogy lehet, hogy tele van kognitív előítélettel.
Bir teoriye sahip olmanın sorunlu tarafı teorinizin bilişsel önyargılarla dolu olabilmesidir.Das Problem mit Theorien ist, dass sie mit kognitiven Präferenzen beladen sein können.
Bir teoriye sahip olmanın sorunlu tarafı teorinizin bilişsel önyargılarla dolu olabilmesidir.El problema con tener una teoría es que su teoría puede estar cargada de sesgos cognitivos.
Bir teoriye sahip olmanın sorunlu tarafı teorinizin bilişsel önyargılarla dolu olabilmesidir.Het probleem met theorieën is dat ze vaak beladen zijn met kennisvooroordelen.
Bir teoriye sahip olmanın sorunlu tarafı teorinizin bilişsel önyargılarla dolu olabilmesidir.Il problema di avere una teoria è che questa può essere piena di preconcetti.
Bir teoriye sahip olmanın sorunlu tarafı teorinizin bilişsel önyargılarla dolu olabilmesidir.이론을 세우는데 있어 문제는 당신의 이론이 인지적 편견으로 가득할 수도 있다는 겁니다.
Bir teoriye sahip olmanın sorunlu tarafı teorinizin bilişsel önyargılarla dolu olabilmesidir.Le problème quand on a une théorie c'est qu'elle peut être faussée par des erreurs cognitives
Bir teoriye sahip olmanın sorunlu tarafı teorinizin bilişsel önyargılarla dolu olabilmesidir.O problema de ter uma teoria é que a teoria pode estar cheia de preconceitos cognitivos.
Bir teoriye sahip olmanın sorunlu tarafı teorinizin bilişsel önyargılarla dolu olabilmesidir.Posiadana przez nas teoria może być pełna błędów poznawczych.
Bir teoriye sahip olmanın sorunlu tarafı teorinizin bilişsel önyargılarla dolu olabilmesidir.Problema susţinerii unei teorii e că teoria ta poate fi plină de înclinaţii perceptuale.
Bir teoriye sahip olmanın sorunlu tarafı teorinizin bilişsel önyargılarla dolu olabilmesidir.Problémem ale je, když je vaše teorie ovlivněna předsudky v poznávání.
Bir teoriye sahip olmanın sorunlu tarafı teorinizin bilişsel önyargılarla dolu olabilmesidir.Problemerne med at have en teori er at ens teori kan være fyldt med kognitive skævheder.
Bir teoriye sahip olmanın sorunlu tarafı teorinizin bilişsel önyargılarla dolu olabilmesidir.Problemet med att ha en teori är att din teori kan vara full med kognitiva fördomar.
Bir teoriye sahip olmanın sorunlu tarafı teorinizin bilişsel önyargılarla dolu olabilmesidir.Problém s teóriami je ten, že vaša teória môže byť ovplyvnená množstvom kognitívnych klamov.
Bir teoriye sahip olmanın sorunlu tarafı teorinizin bilişsel önyargılarla dolu olabilmesidir.Problem s teorijo je ta, da je morda v njej veliko dvoumnosti.
Bir teoriye sahip olmanın sorunlu tarafı teorinizin bilişsel önyargılarla dolu olabilmesidir.Teorioiden ongelmana on että teoria voi sisältää ennakkoasenteellisia päätelmiä.
Bir teoriye sahip olmanın sorunlu tarafı teorinizin bilişsel önyargılarla dolu olabilmesidir.Vấn đề của việc đưa ra một giả thuyết là nó có thể chứa những nhận thức thành kiến.
Bir teoriye sahip olmanın sorunlu tarafı teorinizin bilişsel önyargılarla dolu olabilmesidir.Τα προβλήματα με το να έχεις μια θεωρία είναι ότι η θεωρία σου μπορεί να είναι φορτωμένη με αντιληπτικά λάθη.