önyargı ile cümle
önyargı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
10
ORT. KELİME
Sizi, sürüngenlerle ilgili önyargılarınızdan, yerleşmiş korku ve düşüncelerinizden vazgeçirmek istiyorum.爬虫類はなにも恐ろしいものではないんです 先入観は話の理解を妨げてしまいますから
Sizlerle birlikte bu önyargıyı sonsuza dek yıkmayı umuyorum.Also hoffe ich, dieses Vorurteil mit dieser Gruppe für immer zu überwinden.
Sizlerle birlikte bu önyargıyı sonsuza dek yıkmayı umuyorum.Aşa că sper să înlătur acea prejudecată pentru totdeauna cu acest grup.
Sizlerle birlikte bu önyargıyı sonsuza dek yıkmayı umuyorum.Chcę skończyć z uprzedzeniami tych ludzi.
Sizlerle birlikte bu önyargıyı sonsuza dek yıkmayı umuyorum.Doufám, že se toho předsudku zde zbavím.
Sizlerle birlikte bu önyargıyı sonsuza dek yıkmayı umuyorum.Dus ik hoop dat vooroordeel weg te nemen.
Sizlerle birlikte bu önyargıyı sonsuza dek yıkmayı umuyorum.Entonces espero romper este prejuicio para siempre en este grupo.
Sizlerle birlikte bu önyargıyı sonsuza dek yıkmayı umuyorum.Haluan kitkeä tämän ennakkoluulon lopullisesti.
Sizlerle birlikte bu önyargıyı sonsuza dek yıkmayı umuyorum.Jadi saya berharap selamanya membuang prasangka itu di kelompok ini.
Sizlerle birlikte bu önyargıyı sonsuza dek yıkmayı umuyorum.J'espère donc faire éclater ce préjugé une fois pour toute avec votre groupe .
Sizlerle birlikte bu önyargıyı sonsuza dek yıkmayı umuyorum.그래서 적어도 여기에서는 그런 편견을 해소하고자 합니다.
Sizlerle birlikte bu önyargıyı sonsuza dek yıkmayı umuyorum.Remélem, örökre leszámolok ezzel az előítélettel ennél a csoportnál.
Sizlerle birlikte bu önyargıyı sonsuza dek yıkmayı umuyorum.Så jag hoppas kunna bota de fördomarna för alltid i den här gruppen.
Sizlerle birlikte bu önyargıyı sonsuza dek yıkmayı umuyorum.Så jeg håber at fjerne den fordom for evigt med denne gruppe.
Sizlerle birlikte bu önyargıyı sonsuza dek yıkmayı umuyorum.Spero di sfatare questo pregiudizio per sempre, con voi.
Sizlerle birlikte bu önyargıyı sonsuza dek yıkmayı umuyorum.Takže dúfam, že u vás sa mi podarí s týmto predsudkom navždy skoncovať.
Sizlerle birlikte bu önyargıyı sonsuza dek yıkmayı umuyorum.Vì vậy tôi mong có thể vĩnh viễn phá bỏ định kiến của nhóm người này.
Sizlerle birlikte bu önyargıyı sonsuza dek yıkmayı umuyorum.Έτσι ελπίζω με την ομάδα μου να καταρρίψω για πάντα την προκατάληψη αυτή.
Sizlerle birlikte bu önyargıyı sonsuza dek yıkmayı umuyorum.Надявам се да сразя този предразсъдък завинаги с тази група.
Sizlerle birlikte bu önyargıyı sonsuza dek yıkmayı umuyorum.Так что я надеюсь навсегда развеять предубеждения.
Sizlerle birlikte bu önyargıyı sonsuza dek yıkmayı umuyorum.אני מקווה לנפץ את הדעה הקדומה הזאת עבור הקבוצה הזאת.
Sizlerle birlikte bu önyargıyı sonsuza dek yıkmayı umuyorum.فأتمنى أن أخرق هذا التحامل من خلال هذه المجموعة
Sizlerle birlikte bu önyargıyı sonsuza dek yıkmayı umuyorum.「菌類恐怖症」とは
Sonra dedi ki "Gerçeklerinizi ve önyargılarınız seçin ve kendi itibar hikayenizin bir imajını yaratınApoi a spus, "Alegeți faptele și părerile pe care le vreți și imaginați-vă propria poveste a demnității."
Sonra dedi ki "Gerçeklerinizi ve önyargılarınız seçin ve kendi itibar hikayenizin bir imajını yaratınAztán azt mondta: "Válaszd ki a saját tényeidet és torzításaidat, és alkoss egy saját képet a méltóságról."
Sonra dedi ki "Gerçeklerinizi ve önyargılarınız seçin ve kendi itibar hikayenizin bir imajını yaratınDann sagte sie: "Wählt euch Fakten und Meinungen aus und kreiert ein Bild eurer eigenen Geschichte von Würde.
Sonra dedi ki "Gerçeklerinizi ve önyargılarınız seçin ve kendi itibar hikayenizin bir imajını yaratın그 다음 그녀는 "사실들과 편향된 내용들을 택해서 너희 각자의 존엄성을 드러내는 이야기의 이미지를 만들어봐"
Sonra dedi ki "Gerçeklerinizi ve önyargılarınız seçin ve kendi itibar hikayenizin bir imajını yaratınPoi lei ha detto "Scegliete i vostri fatti e pregiudizi e create un'immagine della vostra storia di dignità."
Sonra dedi ki "Gerçeklerinizi ve önyargılarınız seçin ve kendi itibar hikayenizin bir imajını yaratınRồi cô ấy nói, "Hãy chọn sự thật và thành kiến của các em và vẽ ra câu chuyện nhân cách của chính các em."
Sonra dedi ki "Gerçeklerinizi ve önyargılarınız seçin ve kendi itibar hikayenizin bir imajını yaratınСлед това тя каза: "Изберете фактите и баластрата и създайте образ на история за достойнство".
Sonra dedi ki "Gerçeklerinizi ve önyargılarınız seçin ve kendi itibar hikayenizin bir imajını yaratınאז היא אמרה, "תבחרו את העובדות וההטיות שלכם ותצרו תמונה של הסיפור שלכם
Sonra dedi ki "Gerçeklerinizi ve önyargılarınız seçin ve kendi itibar hikayenizin bir imajını yaratınثم قالت لهم : اختاروا الحقائق والتحيزات الخاصة بكم واصنعوا صورة لقصة الكرامة الخاصة
Sonra dedi ki "Gerçeklerinizi ve önyargılarınız seçin ve kendi itibar hikayenizin bir imajını yaratın"好きな史実と偏見を選んで 自分自身の 尊厳ある歴史のイメージを 作りなさい"
Sonrasında onlara önyargı ile gerçeği nasıl ayırt edeceklerini sordu.Apoi le-a cerut să diferențieze faptele de păreri personale.
Sonrasında onlara önyargı ile gerçeği nasıl ayırt edeceklerini sordu.Dann bat sie die Schüler, Fakten und Meinungen zu trennen.
Sonrasında onlara önyargı ile gerçeği nasıl ayırt edeceklerini sordu."¡Guau!" Luego pidió que separáramos los hechos de la información sesgada.
Sonrasında onlara önyargı ile gerçeği nasıl ayırt edeceklerini sordu.그 다음 그녀는 학생들에게 편향된 내용으로부터 사실들을 분리하라고 했습니다.
Sonrasında onlara önyargı ile gerçeği nasıl ayırt edeceklerini sordu.Nieźle. Następnie poprosiła uczniów, by oddzielili fakty od uprzedzeń.
Sonrasında onlara önyargı ile gerçeği nasıl ayırt edeceklerini sordu.Toen vroeg ze hen feiten van vooroordelen te scheiden Toen vroeg ze hen feiten van vooroordelen te scheiden
Sonrasında onlara önyargı ile gerçeği nasıl ayırt edeceklerini sordu."Wow." Aztán arra kérte őket, hogy válasszák szét a tényeket és a torzítást.
Sonrasında onlara önyargı ile gerçeği nasıl ayırt edeceklerini sordu." Wow ". Ensuite elle leur a demandé de séparer les faits des partis-pris.
Sonrasında onlara önyargı ile gerçeği nasıl ayırt edeceklerini sordu."Wow." Lalu dia menyuruh mereka untuk memisahkan fakta dari prasangka.
Sonrasında onlara önyargı ile gerçeği nasıl ayırt edeceklerini sordu."Wow.". Poi lei ha chiesto loro di separare i fatti dai pregiudizi.
Sonrasında onlara önyargı ile gerçeği nasıl ayırt edeceklerini sordu."Wow." Rồi cô ấy yêu cầu chúng phân biệt giữa sự thật và thành kiến.
Sonrasında onlara önyargı ile gerçeği nasıl ayırt edeceklerini sordu."Ουάου!" Μετά τους ζήτησε να διαχωρίσουν τα γεγονότα από τις διαστρεβλώσεις.
Sonrasında onlara önyargı ile gerçeği nasıl ayırt edeceklerini sordu."Ого." Тоді вона попросила їх відділити факти від вигадок.
Sonrasında onlara önyargı ile gerçeği nasıl ayırt edeceklerini sordu.Потом она попросила их отделить факты от выдумок.
Sonrasında onlara önyargı ile gerçeği nasıl ayırt edeceklerini sordu."Уау". След това тя ги помоли да отделят фактите от баластрата.
Sonrasında onlara önyargı ile gerçeği nasıl ayırt edeceklerini sordu."וואו." אז היא ביקשה מהם להפריד עובדות מהטיות.
Sonrasında onlara önyargı ile gerçeği nasıl ayırt edeceklerini sordu.فقلت : هذا رائع، ثم طلبت منهم فصل الحقائق عن التحيزات
Sonrasında onlara önyargı ile gerçeği nasıl ayırt edeceklerini sordu.史実と偏見を区分けするよう 指示します 私は再び "ワアッ"
Ve başka bir kavramsal önyargı da var ki, ben buna onay yargısı diyeceğim.Ada satu penyimpangan logika yang penting
Ve başka bir kavramsal önyargı da var ki, ben buna onay yargısı diyeceğim.A je tu další kognitivní předsudek.
Ve başka bir kavramsal önyargı da var ki, ben buna onay yargısı diyeceğim.I mamy kolejne uprzedzenie poznawcze.
Ve başka bir kavramsal önyargı da var ki, ben buna onay yargısı diyeceğim.우리는 또한 다른 인지적 편견을 가지고 있는데 저는 그것을 "확인편견"이라고 부르겠습니다 .
Ve başka bir kavramsal önyargı da var ki, ben buna onay yargısı diyeceğim.Und es gibt noch eine andere kognitive Verzerrung:
Ve başka bir kavramsal önyargı da var ki, ben buna onay yargısı diyeceğim.Y hay otro sesgo cognitivo que
Ve başka bir kavramsal önyargı da var ki, ben buna onay yargısı diyeceğim.Есть и другое искажение восприятия.
Ve başka bir kavramsal önyargı da var ki, ben buna onay yargısı diyeceğim.Съществува още едно когнитивно изкривяване на реалността. Ще го нарека предразположение към потвърждението.
Ve başka bir kavramsal önyargı da var ki, ben buna onay yargısı diyeceğim.וישנה גם הטיה מחשבתית אחרת אני קורא לה הטיית האישוש,