önleyici ile cümle
önleyici kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
4
HECE
9
ORT. KELİME
Önleyici tedbirler alınmazsa büyük kayıplara yol açar.Door onkundig gebruik kan men echter tegen grote verliezen aanlopen.
Klasik bir örnek, kanser önleyici genlerdir.Gatunkiem typowym rodzaju jest Prestosuchus chiniquensis.
Auralı migreni olan kişilere uygulanan migren önleyici tedavi, bununla ilişkili felçleri engelleyebilir.Förebyggande behandling av migrän med aura kan eventuellt förebygga associerad stroke.
Patlama önleyici sistemler devreye alınmaya çalışılmış fakat başarısız olmuştur.De försöker dra i nödbromsen utan framgång.
Dolayısıyla Rusya'ya taarruzlarının bir "önleyici savaş" olduğunu ileri sürüyorlardı.Att ryssarna påstod att de vann var troligen huvudsakligen en ”semantisk” fråga.
Bir önleyici savaş başlatarak Saksonya'yı işgal etti ve Yedi Yıl Savaşları'na yol açtı.Veliký vpadl do Saska, čímž začala sedmiletá válka.
Auralı migreni olan kişilere uygulanan migren önleyici tedavi, bununla ilişkili felçleri engelleyebilir.Preventivní léčba migrény u pacientů trpících migrénami s aurou může zabránit následným mozkovým příhodám.
İsrail'in ilk ve en önemli hamlesi, Mısır Hava Kuvvetleri'ne karşı başlatılan önleyici hava saldırısıdır.Šaron byl zastáncem co nejmohutnějšího pozemního a leteckého útoku na egyptské jednotky.
Auralı migreni olan kişilere uygulanan migren önleyici tedavi, bununla ilişkili felçleri engelleyebilir.Terapia de prevenire a migrenelor la persoanele cu migrene cu aură poate preveni atacurile cerebrale asociate.
Dolayısıyla Rusya'ya taarruzlarının bir "önleyici savaş" olduğunu ileri sürüyorlardı.Rusia a declarat inițial că acești militanți în Ucraina erau "forțe locale de apărare".
Önleyici tedbirler kullanmanın bir diğer sebebi aşırı ilaç kullanımına bağlı baş ağrısının önlenmesidir.Un alt mod de prevenire este de a evita cefaleea atribuită folosirii excesive a medicației.
Böylelikle Alman saldırısını, önleyici bir savaş olarak haklı çıkarmak istemiştir.El respinge însă afirmațiile conform cărora invazia germană a fost de fapt un atac preventiv.
Yosun önleyici olarak yüzme havuzlarında kullanılmaktadır.La înot se folosesc de membrele anterioare.
Oyunun geliştiricileri, Game Dev Tycoon oyunu için korsanı önleyici eşsiz bir önlem uyguladılar.A játék fejlesztői egy különös kalózkodás elleni módszert használtak a Game Dev Tycoon esetében.
Bakteriyostatik (bakteri üremesini ve gelişmesini önleyici) etkisi vardır.A baktériumok osztódását (szaporodását) és növekedését gátolja.
Antikoagülan (pıhtılaşma önleyici) ilaçların kullanımı ile tedavi yoluna gidilir.Antisense-medicin - en vej til bedre lægemidler
İsrail'in ilk ve en önemli hamlesi, Mısır Hava Kuvvetleri'ne karşı başlatılan önleyici hava saldırısıdır.Langkah Israel yang pertama dan terpenting adalah serangan dadakan terhadap Angkatan Udara Mesir.
Yangı-önleyici (anti-enflamatör) ilaçlar sıkça yangının etkilerini kontrol etmek için kullanılır.Obat anti-inflamasi sering digunakan untuk mengontrol pengaruh peradangan.
Auralı migreni olan kişilere uygulanan migren önleyici tedavi, bununla ilişkili felçleri engelleyebilir.Terapi preventatif migrain pada penderita migrain dengan aura dapat mencegah stroke yang diasosiasikan.
Önleyici tedbirler kullanmanın bir diğer sebebi aşırı ilaç kullanımına bağlı baş ağrısının önlenmesidir.Alasan pencegahan yang lain adalah untuk menghindari sakit kepala karena kelebihan pemakain obat.
Yangı-önleyici (anti-enflamatör) ilaçlar sıkça yangının etkilerini kontrol etmek için kullanılır.Thuốc chống viêm thường được sử dụng để kiểm soát tác động của viêm.
Yangı-önleyici (anti-enflamatör) ilaçlar sıkça yangının etkilerini kontrol etmek için kullanılır.抗炎症薬はしばしば炎症の影響を制御するのに用いられる。
Bu da Me 410'u Kraliyet Hava Kuvvetlerinin gece saldırıları için bir avcı-önleyici uçağı olmasını sağlamıştır.Me 410夜間爆撃機はイギリス空軍夜間戦闘機にとり捕捉しがたい目標となっていることが確かめられた。
Hatta bu açıdan bakıldığında önleyici olarak birinin komşusuna saldırması mantıklıdır.甚至搶先攻擊自己的鄰居,也是非常合理的。
Önleyici tedbirler kullanmanın bir diğer sebebi aşırı ilaç kullanımına bağlı baş ağrısının önlenmesidir.另一个理由是,预防治疗还可避免用药过度性头痛。
Güvenlik uzmanları, fidye virüsleri ile baş etmek için önleyici tedbirler önermişlerdir.מומחי אבטחה מציעים אמצעי זהירות להתמודדות עם תוכנת כופר.
Önleyici tedbirler kullanmanın bir diğer sebebi aşırı ilaç kullanımına bağlı baş ağrısının önlenmesidir.Друга причина за превенцията е да се избегне главоболието, свързано с прекомерна употреба на лекарства.
Yansıma önleyici kaplamalar, aynalar, optik filtrelerde de uygulanır.Зрителят гледа през очила, също съдържащи филтри.
Yosun önleyici olarak yüzme havuzlarında kullanılmaktadır.Такава вода следва предварително да се темперира в басейн.
Ayrıca rüzgarı önleyici set etkisi de vardır.Вятърът оказва значително влияние и върху ранните въздухоплавателни средства.
Auralı migreni olan kişilere uygulanan migren önleyici tedavi, bununla ilişkili felçleri engelleyebilir.Превантивното лечение на мигрена при случаите на мигрена с аура може да предотврати свързаните инсулти.
Eğer önleyici önlemler alınmazsa, yakıt hatları da bu durumdan dolayı zarar görebilir.При неспазване на мерките за безопасност той би могъл да предизвика пожар.
Ama ekonomik gelişmeyi ve rekabeti önleyici bu sistem pek başarılı olamadı.Обаче системното подтисничество и организираната измама били практически невъзможни.
Önleyici tedbirler kullanmanın bir diğer sebebi aşırı ilaç kullanımına bağlı baş ağrısının önlenmesidir.Drugi razlog za prevenciju je izbjegavanje glavobolje uslijed pretjeranog uzimanja lijekova.
Yeni formüle edilmiş ürün hala zehirli sarmaşık ve zehirli meşe için önleyici olarak kullanılmaktadır.Črni teloh so nekoč uporabljali za strupene napoje in zastrupitev.
Parlamento, kapitalizm ilkeleri doğrultusunda iç piyasada özgür rekabeti önleyici bütün engelleri kaldırmıştı.To pomeni, da je konkurenca v smislu prvotnih pravil kapitalizma dejansko prenehala obstajati.
3.Adım — Önleyici eyleme karar vermek3. korak – odločitev o preventivnem ukrepanju
3.Adım — Önleyici eyleme karar vermek4. krok – přijetí opatření
3.Adım — Önleyici eyleme karar vermekDeterminar cuáles son las medidas adecuadas para eliminar o controlar los riesgos.
3.Adım — Önleyici eyleme karar vermekEtap 3 – Podjęcie decyzji w sprawie działania zapobiegawczego
3.Adım — Önleyici eyleme karar vermekEtapa 3 – Deciderea acţiunilor preventive
3.Adım — Önleyici eyleme karar vermekEtapa 4 — Adopção de medidas
3.Adım — Önleyici eyleme karar vermekPassende maatregelen vaststellen om de risico’s te elimineren of te beperken.
3.Adım — Önleyici eyleme karar vermekVaihe 4 – Toimenpiteiden toteuttaminen
Aynı başvuruda tamamlayıcı ve önleyici geçim desteğine ihtiyacınız olduğunu da bildirebilirsiniz.En la misma solicitud podrá indicar si necesita la ayuda complementaria o preventiva.
Aynı başvuruda tamamlayıcı ve önleyici geçim desteğine ihtiyacınız olduğunu da bildirebilirsiniz.I samma ansökan kan du ange om du också behöver kompletterande eller förebyggande utkomststöd.
Aynı başvuruda tamamlayıcı ve önleyici geçim desteğine ihtiyacınız olduğunu da bildirebilirsiniz.Samassa hakemuksessa voit myös ilmoittaa, jos tarvitset täydentävää tai ehkäisevää toimeentulotukea.
Aynı başvuruda tamamlayıcı ve önleyici geçim desteğine ihtiyacınız olduğunu da bildirebilirsiniz.Если вы нуждаетесь в дополнительном или профилактическом пособии, это можно указать в том же заявлении.
Aynı başvuruda tamamlayıcı ve önleyici geçim desteğine ihtiyacınız olduğunu da bildirebilirsiniz.بإمكانك الإبلاغ في نفس الطلب أيضاً، إذا كنت تحتاج إلى دعم الدخل المعيشي المكمل أو الواقي.
Böylece, hastalık önleyici maddeleri de almış olursunuz.Astfel primim toate substantele care ne apara de boli.
Böylece, hastalık önleyici maddeleri de almış olursunuz.Donc, vous avez pris toutes les substances protectrices.
Böylece, hastalık önleyici maddeleri de almış olursunuz.Dus, je krijgt alle voedingsstoffen die je beschermen tegen ziektes.
Böylece, hastalık önleyici maddeleri de almış olursunuz.In questo modo introducete anche tutte le sostanze che proteggono contro le malattie.
Böylece, hastalık önleyici maddeleri de almış olursunuz.질병에서 보호해주는 여러가지 요소가 들어있습니다.
Böylece, hastalık önleyici maddeleri de almış olursunuz.Nên, bạn đã nạp những chất có khả năng phòng bệnh.
Böylece, hastalık önleyici maddeleri de almış olursunuz.Så, man får alle sygdomsbeskyttende substanser.
Böylece, hastalık önleyici maddeleri de almış olursunuz.Und dazu nimmt man diese ganzen krankheitsvorbeugenden Substanzen zu sich.
Böylece, hastalık önleyici maddeleri de almış olursunuz.Więc dostajesz substancje chroniące przed chorobą.
Böylece, hastalık önleyici maddeleri de almış olursunuz.Y obtenemos substancias que nos protegen contra las enfermedades,
Böylece, hastalık önleyici maddeleri de almış olursunuz.Έτσι, παίρνετε όλες τις ουσίες που σας προστατεύουν από τις αρρώστιες.