Bir üçüncü grubun mesajı, iyi vatandaşlar olmak, elektrik kesintilerini önlemek hakkında.و مجموعة ثالثة تلقت رسالة عن أن يصبحوا مواطنين جيدين، يكافحوا انقطاع التيار الكهربائي.
Bir üçüncü grubun mesajı, iyi vatandaşlar olmak, elektrik kesintilerini önlemek hakkında.善良な市民になろうと メッセージを配りました 通常 電気代節約の通知が もっとも有効だろうと思いますが
Bırakın bin ya da milyon yılı gelecek yüzyılda felaketi önlememiz zor olacak.Bude těžké vyhnout se katastrofám v následujících staletích, a to nemluvím o dalších tisících a miliónech let.
Bırakın bin ya da milyon yılı gelecek yüzyılda felaketi önlememiz zor olacak.Khó có thể tránh được thảm họa trong vài trăm năm tới, chưa kể tới vài nghìn hoặc vài triệu.
Bırakın bin ya da milyon yılı gelecek yüzyılda felaketi önlememiz zor olacak.다음 수백 년간 재앙을 피하는 것은 매우 어려운 일이 되었습니다 다음 수천 년, 수만 년의 일은 제쳐두고서라도 말이죠
Bırakın bin ya da milyon yılı gelecek yüzyılda felaketi önlememiz zor olacak.Nehéz lesz elkerülni a katasztrófát az elkövezkezendő néhány száz, még inkább az ezer vagy millió évben.
Bırakın bin ya da milyon yılı gelecek yüzyılda felaketi önlememiz zor olacak.Será muy difícil evitar el desastre en los próximos 100 años, sin contar los próximos 1.000 o 1.000.000.
Bırakın bin ya da milyon yılı gelecek yüzyılda felaketi önlememiz zor olacak.Будет очень трудно избежать катастрофы в следующие сто лет, не говоря уже о следующей тысяче или миллионе лет.
Bırakın bin ya da milyon yılı gelecek yüzyılda felaketi önlememiz zor olacak.יהיה קשה להימנע מאסון במאה השנים הבאות, שלא לדבר על אלף או מיליון השנים הבאות.
Bırakın bin ya da milyon yılı gelecek yüzyılda felaketi önlememiz zor olacak.سيكون من الصعب تفادي أي كارثة في المئة سنة القادمة ولن أقول الأف أو المليون سنة القادمة.
Bırakın bin ya da milyon yılı gelecek yüzyılda felaketi önlememiz zor olacak.十分ではないだろう 数千年 数百万年については考えないにしても
Böylece yedi yaşındaki küçük, ümitsiz aklımın bu trajediyi önlemek için düşünebildiği tek şeyi yaptım.Also tat ich das Einzige, das meinem panischen siebenjährigen Gehirn einfiel, um die Tragödie abzuwenden.
Böylece yedi yaşındaki küçük, ümitsiz aklımın bu trajediyi önlemek için düşünebildiği tek şeyi yaptım.Am făcut singurul lucru la care mintea mea disperată de şapte ani s-a putut gândi ca să evite tragedia.
Böylece yedi yaşındaki küçük, ümitsiz aklımın bu trajediyi önlemek için düşünebildiği tek şeyi yaptım.Dus ik deed het enige wat mijn koortsachtige 7-jaar oude brein kon bedenken.
Böylece yedi yaşındaki küçük, ümitsiz aklımın bu trajediyi önlemek için düşünebildiği tek şeyi yaptım.Entonces hice lo único que mi loca cabeza de 7 años pudo pensar temiendo una tragedia.
Böylece yedi yaşındaki küçük, ümitsiz aklımın bu trajediyi önlemek için düşünebildiği tek şeyi yaptım.J'ai donc fait la seule chose que mon petit cerveau paniqué pouvait imaginer pour éviter la catastrophe.
Böylece yedi yaşındaki küçük, ümitsiz aklımın bu trajediyi önlemek için düşünebildiği tek şeyi yaptım.그래서 저의 일곱 살 짜리의 작고 놀란 뇌가 이 비극을 피하고자 짜낼 수 있는 유일한 일을 했습니다.
Böylece yedi yaşındaki küçük, ümitsiz aklımın bu trajediyi önlemek için düşünebildiği tek şeyi yaptım.Så jag gjorde det enda som min desperata, sjuåriga hjärna kunde komma på för att avvärja tragedin.
Böylece yedi yaşındaki küçük, ümitsiz aklımın bu trajediyi önlemek için düşünebildiği tek şeyi yaptım.Så jeg gjorde det eneste min lille overvældede syvårige hjerne kunne finde på for at foregribe denne tragedie.
Böylece yedi yaşındaki küçük, ümitsiz aklımın bu trajediyi önlemek için düşünebildiği tek şeyi yaptım.Spanikowany 7-letni umysł mógł zrobić tylko jedno by zapobiec tragedii.
Böylece yedi yaşındaki küçük, ümitsiz aklımın bu trajediyi önlemek için düşünebildiği tek şeyi yaptım.Tak jsem udělal to jediné, co mohl můj malý 7-letý zuřivý mozek vymyslet, aby odvrátil tuto tragédii.
Böylece yedi yaşındaki küçük, ümitsiz aklımın bu trajediyi önlemek için düşünebildiği tek şeyi yaptım.Takže som urobil jedinú vec, ktorú môj zbesilý 7-ročný mozog dokázal vymyslieť, aby sa vyhol tejto tragédii.
Böylece yedi yaşındaki küçük, ümitsiz aklımın bu trajediyi önlemek için düşünebildiği tek şeyi yaptım.Поэтому я сделал первое, что пришло в мою испуганную семилетнюю голову.
Böylece yedi yaşındaki küçük, ümitsiz aklımın bu trajediyi önlemek için düşünebildiği tek şeyi yaptım.Щоб запобігти трагедії, я зробив єдине, до чого у розпачі додумався мій семирічний мозок.
Böylece yedi yaşındaki küçük, ümitsiz aklımın bu trajediyi önlemek için düşünebildiği tek şeyi yaptım.אז עשיתי את הדבר היחידי שהמוח הקודח בן השבע שלי יכול לחשוב עליו כדי למנוע את הטרגדיה הזו.
Böylece yedi yaşındaki küçük, ümitsiz aklımın bu trajediyi önlemek için düşünebildiği tek şeyi yaptım.ففعلت الشيء الوحيد والذي يمكن أن يفكر فيه عقل طفل في السابعة لكي يتجنب هذه المأساة
Böylece yedi yaşındaki küçük, ümitsiz aklımın bu trajediyi önlemek için düşünebildiği tek şeyi yaptım.悲劇を回避すべく思い付いた唯一のことをしました お子さんがいれば よく目にするでしょう
Bu adama karşı önlemler işe yaramıyor!A vigia não resulta com este tipo!
Bu adama karşı önlemler işe yaramıyor!Difendersi non servirà contro questo tipo!
Bu adama karşı önlemler işe yaramıyor!¡La alquimia no funciona contra él!
Bu adama karşı önlemler işe yaramıyor!Man kan ikke gardere sig mod ham.
Bu adama karşı önlemler işe yaramıyor!Man kan inte värja sig mot honom.
Bu adama karşı önlemler işe yaramıyor!Strategia obronna przy nim nie działa.
Bu adama karşı önlemler işe yaramıyor!Suojaaminen ei auta tuota vastaan.
Bu adama karşı önlemler işe yaramıyor!Δεν αρκεί η φύλαξη γι' αυτόν!
Bu adama karşı önlemler işe yaramıyor!Против этого парня охрана бессильна!
Bu alandaki engelleyici faaliyetlerin güçlendirilmesi ve radikalleşmeyle mücadele önlemleri alınmalıdır.Należy wzmocnić działania prewencyjne w tym obszarze i wdrożyć środki antyradiacyjne.
Bu alandaki engelleyici faaliyetlerin güçlendirilmesi ve radikalleşmeyle mücadele önlemleri alınmalıdır.Secondo quanto riferito, cinque di loro sono morti.
Bu alandaki engelleyici faaliyetlerin güçlendirilmesi ve radikalleşmeyle mücadele önlemleri alınmalıdır.В данной области необходимо усилить меры предотвращения радикальных движений.
Bu alandaki engelleyici faaliyetlerin güçlendirilmesi ve radikalleşmeyle mücadele önlemleri alınmalıdır.ولابد من تعزيز الاجراءات الوقائية فى هذه المنطقة وتنفيذ سبل مكافحة التطرف.
Bu anlamda, seçici önleme kavramının uyuşturucu kullanımına odaklanmaması ve uyuşturucuEbből a szempontból hasznos, hogy a célzott megelőzés nem teszi központi kérdéssé, és nem is bélyegzi meg
Bu anlamda, seçici önleme kavramının uyuşturucu kullanımına odaklanmaması ve uyuşturucuI Italien har många projekt som prioritet att skydda barn, mödrar och invandrarfamiljer eller människor
Bu anlamda, seçici önleme kavramının uyuşturucu kullanımına odaklanmaması ve uyuşturucuIn diesem Zusammenhang ist es sinnvoll, dass der selektive Präventionsansatz den
Bu arada, uzmanlara yapılan ödemeleri hızlandırmak için önlemler aldığını teyit etti.A confirmat şi că, între timp, a luat măsuri în vederea accelerării plăţilor către experţi.
Bu arada, uzmanlara yapılan ödemeleri hızlandırmak için önlemler aldığını teyit etti.Elle a confirmé qu’elle avait pris des mesures, entretemps, pour accélérer les paiements dus aux experts.
Bu arada, uzmanlara yapılan ödemeleri hızlandırmak için önlemler aldığını teyit etti.Komise potvrdila, že přijala opatření, která by měla vést k urychlení plateb vyplácených odborníkům.
Bu arada, uzmanlara yapılan ödemeleri hızlandırmak için önlemler aldığını teyit etti.Megerősítette továbbá, hogy megtette a megfelelő lépéseket a szakértők jövőbeni kifizetésének felgyorsítására.
Bu arada, uzmanlara yapılan ödemeleri hızlandırmak için önlemler aldığını teyit etti.Potrdila je, da je v vmesnem času sprejela ukrepe za hitrejše plačevanje izvedencev.
Bu arada, uzmanlara yapılan ödemeleri hızlandırmak için önlemler aldığını teyit etti.Potvrdila, že medzičasom vykonala opatrenia na urýchlenie platieb odborníkom.
Bu arada, uzmanlara yapılan ödemeleri hızlandırmak için önlemler aldığını teyit etti.Potwierdziła, że w międzyczasie podjęła kroki w celu przyspieszenia wypłaty wynagrodzeń dla ekspertów.
Bu arada, uzmanlara yapılan ödemeleri hızlandırmak için önlemler aldığını teyit etti.Se totesi ryhtyneensä tutkimuksen kuluessa toimiin nopeuttaakseen asiantuntijamaksuja.
Bu arada, uzmanlara yapılan ödemeleri hızlandırmak için önlemler aldığını teyit etti.Sie können sie auch telefonisch beim Büro des Europäischen Bürgerbeauftragten erfragen.
Bu arada, uzmanlara yapılan ödemeleri hızlandırmak için önlemler aldığını teyit etti.Εpiιβεβαίωσε ότι είχε, εν τω εταξύ, λάβει έτρα piροκειένου να εpiιταχύνει τι piληρωέ των εpiειρογνωόνων.
Bu arada, uzmanlara yapılan ödemeleri hızlandırmak için önlemler aldığını teyit etti.Комисията потвърди, че междувременно е взела мерки за ускоряване на плащанията на експерти.
Bu bizi ikinci önemli oyun değiştiriciye götürür; bu da önlemenin demokratikleşmesidir.Eso nos lleva al segundo cambio importante: la democratización de la prevención.
Bu bizi ikinci önemli oyun değiştiriciye götürür; bu da önlemenin demokratikleşmesidir.이것은 우리의 두번째 중요한 전환점으로 이어지는데요. 바로 예방의 민주화입니다.
Bu bizi ikinci önemli oyun değiştiriciye götürür; bu da önlemenin demokratikleşmesidir.כל זה מוביל אותנו לשלב השני החשוב; זהו, דמוקרטיזציית המניעה.
Bu da önleme müdahalelerinin içeriği, kapsamı ve sayısı hakkında sağlam bilgi gerektirmektedir.Ehhez jó ismeretanyag kell a prevenciós beavatkozások tartalmáról, tárgyköréről és számáról.
Bu da önleme müdahalelerinin içeriği, kapsamı ve sayısı hakkında sağlam bilgi gerektirmektedir.Forbedring af de foreliggende oplysninger: overvågning, kvalitetskontrol og evaluering
Bu da önleme müdahalelerinin içeriği, kapsamı ve sayısı hakkında sağlam bilgi gerektirmektedir.K tomu jsou třeba kvalitní informace o obsahu, záběru a počtu preventivních intervencí.