Ana içeriğe geç
Sözlük

önlem ile cümle

önlem kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Açıkçası,önlemeye çok para konulmalıdır.Очевидно, что много денег должно тратиться на профилактику.
Açıkçası,önlemeye çok para konulmalıdır.מן הסתם הרבה כספים צריכים ללכת לטובת מניעה
Açıkçası,önlemeye çok para konulmalıdır.ما أريد قوله هو أن من الأفضل استثمار الكثير من المال في الوقاية
Açıkçası,önlemeye çok para konulmalıdır.興味深く 最も重要なのは
Afrikasında önlemleri başarıyla alan tek ülke olduğunu belirttim.Afrikaanse land onder de Sahara is met succesvolle preventie.
Afrikasında önlemleri başarıyla alan tek ülke olduğunu belirttim.사하리안 아프리카 중 유일하게 감염율을 낮춘 케이스였지요.
Afrikasında önlemleri başarıyla alan tek ülke olduğunu belirttim.שזוהי המדינה היחידה באפריקה הדרומית לסהרה עם מניעה מוצלחת.
Afrikasında önlemleri başarıyla alan tek ülke olduğunu belirttim.هي الدولة الوحيدة في أفريقيا جنوب الصحراء التي نجحت في الوقاية من الإيدز
Afrikasında önlemleri başarıyla alan tek ülke olduğunu belirttim.それは広く認知されています
Ağaçları, sulak alanları ve yabani yaşamı korumak için bazı önlemler alınıyor.1872年のイエローストーン国立公園を皮切りに
Ağaçları, sulak alanları ve yabani yaşamı korumak için bazı önlemler alınıyor.Estão a ser tomadas ações para proteger as árvores, as bacias hidrográficas e a vida selvagem.
Ağaçları, sulak alanları ve yabani yaşamı korumak için bazı önlemler alınıyor.나무,하천유역, 야생동물들을 보호하기 위한 움직임이 일어나고 있습니다.
Ağaçları, sulak alanları ve yabani yaşamı korumak için bazı önlemler alınıyor.Уже предпринимаются меры по защите деревьев, водоразделов и животного мира.
Ağaçları, sulak alanları ve yabani yaşamı korumak için bazı önlemler alınıyor.וישנן פעולות הננקטות להגן על עצים, קוי פרשת המים וחיי-בר.
Ağaçları, sulak alanları ve yabani yaşamı korumak için bazı önlemler alınıyor.و تتخذ بعض الأفعال لحماية الأشجار، منابع المياة والحياة البرية.
"Ağız-ayak hastalığının yayılmasını önlemek için..." "...Prenses Lee Seol sığır etini savunuyor."[A száj - és körömfájás terjedésének megelőzésére Lee Seol hercegnő a koreai marhahúst támogatja]
"Ağız-ayak hastalığının yayılmasını önlemek için..." "...Prenses Lee Seol sığır etini savunuyor."En prévention de la propagation de la fièvre aphteuse,Nla Princesse Lee Seol recommande le bœuf coréen
Aile esaslı önlemeCsaládi megelőzés
Aile esaslı önlemeFamiliebaseret forebyggelse
Aile esaslı önlemeFamilienbasierte Prävention
Aile esaslı önlemePreprečevanje v družini
Aile esaslı önlemePrevenção baseada na família
Aile esaslı önlemePrevencia založená na rodine
Aile esaslı önlemePrevenirea prin familie
Aile esaslı önlemePrévention au niveau de la famille
Aile esaslı önlemePrevenzione in ambito familiare
Aile esaslı önlemeSelectieve preventie
Aile esaslı önlemeСемейно-базирана превенция
Aile temelli önleme de yaygın olarak faydalanılan diğer bir önleme yaklaşımıdır.Figuur 3: Meest frequent gebruikte interventies bij universele preventie op scholen
Amacımız, kalorili ve tehlikeli içerikteki diğer gıdaların okul çağındaki çocuklara ulaşmasını önlemekti.줄이기 위해 음료수나 과자류의 식산업과 산업 권리에 대해 협상을 함으로서 똑같은 일을 하려 노력했습니다.
Amacımız, kalorili ve tehlikeli içerikteki diğer gıdaların okul çağındaki çocuklara ulaşmasını önlemekti.עם חברות המשקאות הקלים וחטיפים כדי לקצץ במספר הקלוריות ובמרכיבים מסוכנים אחרים במזון שילדינו אוכלים בבית הספר.
Amacımız, kalorili ve tehlikeli içerikteki diğer gıdaların okul çağındaki çocuklara ulaşmasını önlemekti.交渉することにより 同じことを試みました 単に市場を再編成したのです
Ama hiçbir önlem yada ihtiyatlılık ilkesi öngöremediğimiz problemleri engelleyemez.Ale predbežné zákroky a preventívne princípy sa nemôžu vyhnúť problémom, ktoré sme ešte nepredvídali.
Ama hiçbir önlem yada ihtiyatlılık ilkesi öngöremediğimiz problemleri engelleyemez.Ale žádná opatření, a žádný princip prevence nezabrání problémům, které ještě neumíme předvídat.
Ama hiçbir önlem yada ihtiyatlılık ilkesi öngöremediğimiz problemleri engelleyemez.Ale żadne środki ostrożności ani zapobiegawcze nie pozwolą uniknąć problemów, których jeszcze nie znamy.
Ama hiçbir önlem yada ihtiyatlılık ilkesi öngöremediğimiz problemleri engelleyemez.De semmilyen elővigyázat és semmilyen megelőző elv, nem képes elkerülni még előre nem látható problémákat.
Ama hiçbir önlem yada ihtiyatlılık ilkesi öngöremediğimiz problemleri engelleyemez.하지만 미처 예상치 못한 문제까지 모두 예방할 수 있는 사전 조치나 대책은 없으므로,
Ama hiçbir önlem yada ihtiyatlılık ilkesi öngöremediğimiz problemleri engelleyemez.Maar geen voorzorgen en geen voorzorgsbeginsel kunnen problemen voorkomen die we niet kunnen voorzien.
Ama hiçbir önlem yada ihtiyatlılık ilkesi öngöremediğimiz problemleri engelleyemez.Ma nessuna precauzione, e nessun principio precauzionale, può evitare dei problemi che ancora non prevediamo.
Ama hiçbir önlem yada ihtiyatlılık ilkesi öngöremediğimiz problemleri engelleyemez.Mas não existem precauções, nem principio precaucional, pode evitar problemas que não conseguimos prever.
Ama hiçbir önlem yada ihtiyatlılık ilkesi öngöremediğimiz problemleri engelleyemez.Nhưng không cảnh báo nào, hay quy tắc cảnh báo nào, có thể tránh được những vấn đề mà ta chưa thấy được.
Ama hiçbir önlem yada ihtiyatlılık ilkesi öngöremediğimiz problemleri engelleyemez.Pero ninguna precaución, y ningún principio de precaución, puede evitar problemas que aún no visualizamos.
Ama hiçbir önlem yada ihtiyatlılık ilkesi öngöremediğimiz problemleri engelleyemez.אבל שום אמצעי זהירות, ושום עיקרון של אמצעי זהירות, יכול להימנע מבעיות שאנו עדיין לא יכולים לחזות.
Ama hiçbir önlem yada ihtiyatlılık ilkesi öngöremediğimiz problemleri engelleyemez.ولكن ليس هناك احتياطات أو مباديء للاحتياطات تمكننا من تجنب المشكلات التي حتى لا نتوقعها.
Ama hiçbir önlem yada ihtiyatlılık ilkesi öngöremediğimiz problemleri engelleyemez.まだ予知されていない問題の 解決策とはなりません 故に 我々は単なる問題回避ではなく
'Ancak, eminim, bariz bir önlem almak için beni bağışlayın.''Anda akan, bagaimanapun, saya yakin, maafkan aku untuk mengambil tindakan pencegahan yang jelas. "
'Ancak, eminim, bariz bir önlem almak için beni bağışlayın.'Bạn sẽ, tuy nhiên, tôi chắc chắn, tha cho tôi để một biện pháp phòng ngừa rõ ràng. '
'Ancak, eminim, bariz bir önlem almak için beni bağışlayın.'"Będziesz jednak, jestem pewien, przepraszam, że biorąc oczywiste środki ostrożności.
'Ancak, eminim, bariz bir önlem almak için beni bağışlayın.'"Boste pa sem prepričan, oprostite za sprejem očitno previdnosti."
'Ancak, eminim, bariz bir önlem almak için beni bağışlayın.'"Du kommer dock att jag är säker på, ursäkta mig för att ta en självklar försiktighetsåtgärd."
'Ancak, eminim, bariz bir önlem almak için beni bağışlayın.'"Du vil dog er jeg sikker på, undskyld mig for at tage en oplagt forholdsregel. '
'Ancak, eminim, bariz bir önlem almak için beni bağışlayın.''당신은 그러나 나는 확신합니다, 명백한주의 주셔서 실례합니다. "
'Ancak, eminim, bariz bir önlem almak için beni bağışlayın.'"Lesz, de biztos vagyok benne, elnézést a vevő nyilvánvaló óvatosság."
'Ancak, eminim, bariz bir önlem almak için beni bağışlayın.'"Saat kuitenkin, olen varma, anteeksi kun ilmeinen varotoimenpide."
'Ancak, eminim, bariz bir önlem almak için beni bağışlayın.''Si, però, ne sono certo, mi scusi per assumere una precauzione ovvia.'
'Ancak, eminim, bariz bir önlem almak için beni bağışlayın.'"Ty sa však, som si istý, prepáčte za prijatie opatrení zrejmé."
'Ancak, eminim, bariz bir önlem almak için beni bağışlayın.'"Ty se však, jsem si jist, promiňte za přijetí opatření zřejmé."
'Ancak, eminim, bariz bir önlem almak için beni bağışlayın.'"Usted, sin embargo, estoy seguro, me excusa para tomar una precaución obvia."
'Ancak, eminim, bariz bir önlem almak için beni bağışlayın.'"Veţi, cu toate acestea, eu sunt sigur că, scuză-mă pentru a lua o masura de precautie evident."
'Ancak, eminim, bariz bir önlem almak için beni bağışlayın.'"Você vai, no entanto, estou certo, me desculpe por tomar uma precaução óbvia."
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod