Ana içeriğe geç
Sözlük

önlem ile cümle

önlem kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Belde halkının huzur, esenlik, sağlık ve mutluluğu için gereken önlemleri almak.Zij wensen de mensen uit het dorp gezondheid, rijkdom en geluk.
İran 1968’te Nükleer Silahların Yayılmasını Önleme Antlaşması’nı (NSYÖA) imzaladı ve 1970’te onayladı.Iran tekende het non-proliferatieverdrag in 1968 en ratificeerde het in 1970.
1975 yılında komünistleri yönetimden uzaklaştırmak için sert önlemler aldı.In december 1975 dwongen de communisten hem om af te treden.
Tıbbi önlemler, vücudu bireyin hissettiği cinsiyete olabildiğince uygun hale getirmeye çalışmaktadır.Deze medewerkers zorgen ervoor dat het lichaam van de patiënt het orgaan zo goed mogelijk accepteert.
Shenyang J-8 (Çince: 歼-8; pinyin: Jian-8; NATO rapor adı: Finback), Çin yapımı bir avcı önleme uçağıdır.De Shenyang J-8 (Chinees: 歼-8) (NAVO-codenaam: Finback) is een in China gebouwde eenzitsgevechtsvliegtuig.
Yalıtım kaplamalar, tüm bu sorunları önlemeye yardımcı olur.Door goed onderhoud worden al deze problemen voorkomen.
Mayın bünyesinde etkisiz hale getirmeyi önlemek amacıyla tuzaklama düzeneyi bulunmaktaydı. .Er werden maatregelen getroffen ter voorkoming van mijnschade.
Patlamayı önlemek için sadece bir şansı vardır.Dit om het risico op ontploffing te voorkomen.
Antibiyotik tedavisi komplikasyonları önlemek ve daha hızlı iyileşmeyi sağlamak amacıyla uygulanır.Antibiotica helpen niet om sneller te herstellen.
Bu yolla bu bölgenin tekrar denetiminden çıkmasını önlemek istemişlerdir.Van hogerhand willen ze echter niet dat hij deze zaak opnieuw onderzoekt.
Yoksa sağlığını koruması için gerekli önlemleri alır ve hayatını mı korursunuz ?"Hierdoor staat ze voor een keuze: kiest ze voor haar eigen leven of beschermt ze haar zus?
Büyük Britanya, ABD ve Sovyetler Birliği, Nükleer Silahların Yayılmasını Önleme Antlaşması'nı imzalarlar.De Sovjet-Unie en Amerika sloten het START-verdrag om nucleaire wapens te verminderen.
Böylece bu sürülerin Perslerin eline geçmesini önlemek istemektedir.Het hoopt daarmee te voorkomen dat de dieren ten prooi vallen aan stropers.
Şiddetli rüzgâra karşı yapılacak en etkili önlem, yelkene camadan vurmaktır.Diegene wie het verst van de lat af schiet, moet gaan keepen.
Bunu önlemek için bazı yöntemler kullanılır.Er is een aantal methoden voorgesteld om dit probleem tegen te gaan.
3. Topluluğun millîleştirilmesi hiçbir zaman yarım önlemlerle elde edilemez.Regel 3: Wees nooit onbereikbaar.
İki kız Macheath'in idam edilmesini önlemek için anlaşmayı kabul ederler.De Peachums besluiten ervoor te zorgen dat Macheath gearresteerd wordt.
Eşitsizliği önlemek için tekrar eşitlik noktasına dönmekti.Hij hamerde wederom op anti-corruptiemaatregelen.
Bilinen eserleri Messerschmitt Me 163 roket motoru ve Bachem Ba 349 önleme uçağıdır.Voorbeelden hiervan zijn de Messerschmitt Me 163 en de Messerschmitt Me 321.
Polisler olası kazaları önlemek için kar zinciri kontrolü yapıyorlardı.De compagnie had controleposten ingericht om sluikhandel te voorkomen.
1950'lerde önlem alındığında vahşi ortamda sadece 25 birey kalmıştı.Rond 1950 waren er mogelijk nog maar 30 individuen in het wild over.
P202 Bütün önlem ifadeleri okunup anlaşılmadan elleçlemeyin.P202 - "Pas gebruiken nadat u alle veiligheidsvoorschriften gelezen en begrepen heeft."
Şartlar değişirse, ona göre önlemler alınmalıdır.Als het getij verloopt, verzet men de bakens.
Acil durum önlemleri durumu düzeltmeye yetmedi.Doraźne działania nie naprawiły sytuacji.
Katı önlemler alınır, şehir karantinaya alınır.Władze podejmują decyzję, by miasto poddać kwarantannie.
Ödül töreni geniş güvenlik önlemleri altında gerçekleşti.Wybory odbywały się w warunkach zaostrzonych środków bezpieczeństwa.
Atın gözlerini bağlayarak soru soranı görmesini önlemek.Zakładanie klapek na oczy konia aby uniemożliwić zwierzęciu obserwację pytającego.
Bu nedenle çok sıkı önlem alınmalıdır.W związku z tym trzeba mieć bardzo napiętą uwagę.
Böylece ek güvenlik önlemleri getirilmek durumunda kalındı.Zaczyna sprawdzać, czy spełnione są warunki bezpieczeństwa.
Rentek Manevrası uygulama basamakları: Kaza ortamı değerlendirilerek olay yeri güvenlik önlemleri alınır.Do zadań ratownika należy: Ocena miejsca zdarzenia pod względem bezpieczeństwa.
Bu, köyler arasındaki ilişkileri geliştirmek ve aralarındaki savaşı önlemek için yapılır.Miało to na celu polepszenie stosunków między osadami a w dalszym rozrachunku uniknięcie przyszłych walk.
(Yay, 2004: 30) Spekülatif sermaye hareketlerinin dizginlenmesine yönelik 2 türlü önlem olduğunu bilinir.(M.P. 1990 nr 30 poz. 240) wprowadziło odstąpienie od ustalania umów wzorcowych.
Çocuklara eziyeti önlemek için birçok ülkede özel yasalar çıkarılmıştır.Niemal w każdym kraju na świecie obowiązują przepisy mające na celu zapobieganie pracy dzieci.
Ayrıca hayvancılıkta mantara bağlı enfekiyonları önlemek ve tedavi etmek amaçlı kullanılır.Zabronione jest również masowanie i pocieranie leczonych obszarów.
Bazı tür pnömonileri önlemek için aşılar mevcuttur.Istnieją szczepionki zapobiegające niektórym rodzajom zapalenia płuc.
Bu tür olayları önlemek için çalışmaya devam edeceğiz."Należy za wszelką cenę dążyć do uniknięcia tego rodzaju następstw”.
Bilinen eserleri Messerschmitt Me 163 roket motoru ve Bachem Ba 349 önleme uçağıdır.Przykładem takiej maszyny były Messerschmitt Me 163 i Bachem Ba 349 Natter.
Ancak bu önlemler yetmeyince barış görüşmeleri başlatıldı.Do bitwy jednak nie doszło, rozpoczęły się za to rozmowy pokojowe.
Bu yıkımı önlemenin yolu ise Hitler'i durdurmaktır.Mogłoby to zapobiec przejęciu władzy przez Hitlera.
Güvenlik önlemleri yeniden sağlanınca araç, pisti terk eder ve yarış kaldığı yerden devam eder.Po uporządkowaniu toru i wyjeździe samochodu bezpieczeństwa z toru wyścig został wznowiony.
Bazı ülkelerde okullarda homofobiyi önlemek için çeşitli çalışmalar yapılmaktadır.Jako przykład takiego działania podali kampanie prowadzone przeciwko homofobii w szkołach.
Bu nezeriyye sağlıklı yaşam tarzı, hastalıkların önleme ve tedavisini tebliğ edirdi...Do zadań medycyny naturalnej należy też promocja zdrowego stylu życia oraz zapobieganie chorobom.
Yardımın amacı,Orta Doğu'da komünizmin yayılmasını önlemekti.Celem powstania organizacji było powstrzymywanie postępów komunizmu w południowo-wschodniej Azji.
Bunun üzerine NYSE gelecekte bu tür protestoları önlemek için bariyerler kurmuştur.Po tych wydarzeniach wprowadzono surowe prawa, które miały zapobiec w przyszłości takim wystąpieniom.
Koruma için hiçbir önlem alınmamıştır.Nie prowadzi się działań ochronnych.
Bu sefer Sezar bu kaynağın kullanılmasını önlemek için yeni bir plan yaptı.W tym czasie Cezar obmyślił nowy plan na pozbycie się hrabiny.
Toprak kirliliğini önlemek için çok çeşitli teknik geliştirilmektedir.Prowadzone są też liczne nasadzeniu w celu zapobiegania erozji gleb.
İstikrar Hata ve karışıklıklara neden olabilecek isimlerin kullanımını önlemek veya engellemek.Stosowane, aby uniknąć lub odrzucić stosowanie nazw, które mogą spowodować błędy lub pomyłki.
Antibiyotikler ikincil bakteriyel enfeksiyonları önlemek amacıyla sıklıkla kullanılmaktadır.W niektórych przypadkach stosuje się również antybiotyki w celu uniknięcia wtórnych zakażeń bakteryjnych.
Kaddafi'nin sivillere saldırısını önlemeye ve tankları imha etmeye çalışacağını da ekledi.Zapewnił mieszkańców Galilei, że armia czyni wszystko, aby zapobiec podobnym atakom w przyszłości.
Bu kısa ömürlü geçici bir önlemdi.Podkreśla jednak, że byłoby to rozwiązanie krótko okresowe.
Bu çalışmaları ona hayatın ve aşkın zevklerlni tatmasını önlemiştir.Ten fakt utrudniał jego misję głoszenia miłości i pokoju.
Gaspı önlemek için, bütün taşınabilen bagajlar dikkatle incelenir.Aby zapobiegać porwanion, każdy bagaż ręczny jest dokładnie sprawdzany.
Uzun vadede önlemek için iki doz gereklidir.Två doser krävs för att på lång sikt förebygga påssjuka.
Bu, köyler arasındaki ilişkileri geliştirmek ve aralarındaki savaşı önlemek için yapılır.Detta gjordes för att förstärka och förbättra relationerna mellan byarna och för att förhindra krig.
Bazı tür pnömonileri önlemek için aşılar mevcuttur.Det finns vaccin för att förebygga vissa typer av lunginflammation.
Hastalığı önlemek için en iyi yapılabilecek sigara içmemektir.Att undvika rökning är det enskilt bästa sättet att förebygga sjukdomen.
P202 Bütün önlem ifadeleri okunup anlaşılmadan elleçlemeyin.Gå till steg 2 om inte alla noder är avsökta.
Daha sonra bu tarz çatışmaların yaşanmasını önlemesi ümidiyle Milletler Cemiyeti kurulmuştur.Nationernas Förbund bildades i hopp om att förhindra en ytterligare sådan konflikt.
Bunu önlemek için bazı yöntemler kullanılır.Man har funderat på metoder att hindra detta.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod