1870 yılında Bakunin Lyons’taki başarısız bir ayaklanmaya önderlik etti.В октябре 1870 года принимал участие в организованным Бакуниным восстании в Лионе.
Devlet adamlığı, askeri deneyimi ve önderlik kabiliyeti ileri seviyededir.Он был известен качествами государственного деятеля, военным опытом и лидерскими способностями.
Geniş zaman aralıkları içinde, kültür önderliği birinden diğerine geçmiştir.Художники в неспокойные времена, судя по всему, переходили от одного правителя к другому.
Şehir adını Meksika Bağımsızlık Savaşı önderlerinden biri olan José María Morelos'tan almaktadır.سميت المدينة بهذا الاسم على خوسيه ماريا موريلوس، أحد أبطال حرب الاستقلال المكسيكية.
"İnsanları idârî konularda uyararak onlara önder ol ve onlara cezâ hukûkuyla hizâya getir.واشترط عليه الخليفة عثمان بقوله: «لا تنتخب الناس ولا تقرع بينهم، خيرهم فمن اختار الغزو طائعا فاحمله وأعنه».
İmam-ı Rabbani Hindistan'da yaşamış İslâm âlimi ve tasavvuf önderi (ö.والرب خنوم كان مسئولا عن خلق البشر ومعهم أرواحهم الحارسة "الكا".
26 Mayıs'ta soruşturma mahkemesi Rıfat Bey önderliğinde ilk duruşmasına başladı.وفي 26 من نفس الشهر عقدت محكمة التحقيق الجلسة المفتوحة الأولى برئاسة رفعت بيك.
Fransa kupayı dört kere kazanarak doğmakta olan otomotiv endüstrisi içinde önderliğini kanıtlar.وفازت فرنسا بالكأس أربع مرات مما يدل على حسن الإدارة في صناعة السيارات.
Önderleri Robert Aske, 26 kuzey manastırının feshedilen 16’sının restorasyonu hakkında görüşme yaptı.وتفاوض قائد فريقهم روبرت آسك على استعادة ستة عشر من الأديرة الشمالية الستة والعشرين التي تم حلها بالفعل.
Kral Yeongjo ve Kral Jeongjo, Joseon hanedanlığında yeni bir reforma önderlik ettiler.الملك يونغجو وجونغجو الملك قاد خاصة نهضة جديدة لمملكة جوسون.
Ahmet Davutoğlu önderliğinde 62. Türkiye Hükümeti kuruldu.وتعين على داوود أوغلو تشكيل الحكومة الثانية والستين لتركيا. .
Fazıl Önder daha sonra İnkılâpçı adlı bir gazete kurdu ve editörlük görevini de üstlendi.وسأله الجريدينى ماذا يعمل هناك, فقال له محرر.
Mart ayında öfkeli köylüler, Jeon Bongjun ve Kim Gaenam'ın önderliğinde Gobu Ayaklanması'na katıldılar.في شهر مارس اجتمع الفلاحون بقيادة جون بونغ جُن وكم غاي نام وبدأوا ثورة غوبو.
İsyanı başlatan muhalefet ise herhangi bir programdan mahrum olduğundan önderliği elde edemedi.غير أن عدم إحتفالة بأي هدف أدى إلى تكهنات بأنه سيكون في طريقه للخروج من النادي.
Gerçek önder savaşmadan kazanan önderdir.""جوهرة حقيقية للضرب قبالة الطريق".
Akşemsettin (Raif Hikmet Çam) — Osmanlı sufi ve kanaat önderi.الدهماء : الليلة المظلمة و حبابها : حبها و مودتها و الزود : الذعر شحطت : بعدت الصَرف : النائبة كمد : حزن .
Bu dönemde yaşanan bir diğer olay da, Seyanto boyunun Inan önderliğinde birleşmesiydi.أحد أكثر المواضيع التي تمّت مناقشتها في تلك الفترة كانت الإيمان مقابل العقل.
Korobaşı olup, şarkı söylemeye ve imparator ve patriğin alkışlanmasına önderlik ederlerdi.Eles foram os mestres do coro, liderando o canto e as aclamações do imperador e do patriarca.
Hareket Lucius Sergius Catilina adlı bir soylunun önderliği altında birleşti.O movimento se uniu sob um aristocrata chamado Lúcio Sérgio Catilina.
Reddettiklerinde, 926 yılında, Kurkuas önderliğinde bir ordu sınırı geçti.Quando estas recusaram, em 926, Curcuas atravessou a fronteira à frente de um exército.
1990 - Saddam Hüseyin önderliğindeki Irak, Kuveyt'i işgal etti.Em 1990, o Iraque governado por Saddam Hussein invadiu o Kuwait.
Amerikan Devrimi'ne önderlik edenlerden biriydi.Quem Foi quem na Revolução Americana.
Marozia'nun oğlu II. Alberic, Hugh ve Marozia'nın hükümdarlığına muhalefete önderlik etti.Alberico II, filho de Marózia, liderou a oposição ao domínio de Marózia e Hugo.
1962 - Myanmar'da, General Ne Win önderliğindeki Ordu, yönetime el koydu.1962 — Na Birmânia, o exército liderado pelo general Ne Win toma o poder em um golpe de Estado.
Bu grevler, başta Mattachine ve DOB'nin bazı önderleri olmak üzere, birçok eşcinseli şaşırtmıştı.Os piquetes chocaram muitas pessoas homossexuais e derrubaram algumas das lideranças da Mattachine e da DOB.
Çünkü halkım İsrail'i güdecek önder Senden çıkacak.››Porque é de ti que há de sair o Chefe, que há de pastorear o meu povo, Israel.»
"Katledilen bir ilerici: Fazıl Önder; Kapatılan bir gazete: İnkılapçı".Breve e incompleta Notícia sobre um Jornal. «Carta de Princípios do O POVO».
Ayrıca önderlik kabiliyeti yüksek olan bir kaleciydi.Em seu Conselho Diretor figurava Tasso Corrêa.
İlk zamanlarda Vizigot önderlerinin tüm kabileyi yönetecek merkezi iktidarları yoktu.Infelizmente, entretanto, Demonaz não pôde mais tocar as guitarras do conjunto.
Sonraki yıllarda bu görevi liberal grubun önderi Práxedes Mateo Sagasta ile dönüşümlü olarak sürdürdü.Nesta etapa surgiria a amizade com Práxedes Mateo Sagasta.
Sonuçta en yükseğe sıçrayan önder olarak seçilmiştir.Ele foi definitivamente promovido ao principal.
410 yılında I. Alarik önderliğindeki Vizigotlar Roma şehrini yağmaladılar.Assim em 410, os visigodos saquearam a própria cidade de Roma.
2002 yılında Işıl Kasapoğlu önderliğinde kuruldu.General, assumiu o comando da empresa em 2002.
Kısa sürede Kafkasya'daki devrimci hareketin önderlerinden biri oldu.E um dos cabeças da revolução dentro do castelo.
İsrailoğulları onun önderliğinde Mısır’dan çıkmışlardır.De Israëlieten dwaalden weg van het pad dat God in Zijn Boek leerde.
Kuvâ-yi Milliye hareketinin önderlerinden biridir.Timmerspijkers werden vroeger aangeduid met het gewicht (in pond) per duizend.
Uzunluk ölçülerini gösteren cetveller hazırlamış ve bu konuda kendinden sonra gelenlere önderlik etmiştir.Hij formeerde toen het Kalmar Ochestra met medestudenten en dirigeerde dit dikwijls.
1945'te Milano'ya taşındı ve burada Wanda Osiris önderliğindeki tiyatro şirketinde çalışmaya başladı.In 1945 verhuisde hij naar Milaan, waar hij lid werd van een theatergezelschap geleid door Wanda Osiris.
Yaklaşık 800 kilise önderi katılmıştır.De kerk bood plaats aan 800 kerkgangers.
Uyarlama uluslararası gönüllü değişimin düzenlemesinde ileri bir standarda önderlik etti.Deze heroriëntatie leidde tot verdere standaardisering van de internationale uitwisseling van vrijwilligers.
2004-günümüz: Irak'ın ABD önderliğindeki işgaline karşı Şii Ayaklanması.Een voorbeeld hiervan is de inval van Irak onder leiding van de Verenigde Staten.
Aynı zamanda Birinci Başkanlığa da önderlik etmiştir.Tevens leverden zij toen de minister-president.
1912'de Pascual Orozco'nun Madero'ya karşı başlattığı ayaklanmayı bastıran bir grup gönüllüye önderlik etti.In 1912 sloot hij zich aan bij de opstand van Pascual Orozco, die zich tegen Madero had gekeerd.
1952 - Küba'da Fulgencio Batista önderliğinde askerî darbe.1952 - Fulgencio Batista leidt een geslaagde staatsgreep in Cuba.
11 yeni senaryo, 10 yeni uygarlık ve 16 yeni önder içerir.Deze zijn: 10 Nieuwe Beschavingen 11 Nieuwe Scenarios 16 Nieuwe Leiders (Nederland is nu vertegenwoordigd.)
1998'dan 2004 yılına kadar Parti Şubesi önderliğinde bir üyesiydi.Hij maakte deel uit van de raad van bestuur van 1998 tot 2004.
Zeki Önder Özen (d.Een goede indruk maken bij de leider(s).
Direniş Partisi'ne önderlik etti.Daar gaf hij leiding aan een eigen verzetsgroep.
Papaz Pierre L'Ermite önderliğindeki bu ilk grubu İznik dolaylarında bozguna uğrattı.Hij had voor de oprichting van deze commissie sterk aangedrongen bij eerste minister Pierre de Decker.
İS 410'da Alarik'in önderliğinde Roma'yı ele geçirdiler.In 410 plunderden ze Rome onder leiding van Alarik.
Bu yüzden halkı onu bulamadı ve Olwe önderliğinde batıya doğru yolculuklarına devam ettiler.Er waren echter geen beenderen meer te vinden omdat die in het geheim al naar het westen waren gebracht.
9 Şubat - Sovyet önderi Yuri Andropov öldü.9 lutego – zmarł Jurij Andropow, radziecki przywódca.
Çünkü halkım İsrail'i güdecek önder Senden çıkacak.››O, Izraelu: Niech każdy idzie do swego namiotu”.
1984 başlarında solcu önderlik doğrudan başkanlık seçimleri talep eden Diretas Já kampanyasını başlattılar.W 1984 przewodził ruchowi Diretas Ja, który domagał się wprowadzenia bezpośrednich wyborów prezydenckich.
1860'larda devrimci demokratik hareketin önderi konumundaydı.Był liderem rewolucyjnego demokratycznego ruchu lat 1860.
Direniş Partisi'ne önderlik etti.Jest przywódcą ruchu oporu.
Kimmerlere uzun bir süre önderlik yapmıştır.Opowiadanie przeszło długą drogę nim zostało zekranizowane.
Korobaşı olup, şarkı söylemeye ve imparator ve patriğin alkışlanmasına önderlik ederlerdi.Jako kierownik chóru prowadził śpiewy i aklamacje przed cesarzem i patriarchą.
Gerçek önder savaşmadan kazanan önderdir."Jest to władza, jaką daje zwycięstwo nad pokonanym.”
Kim Il-sung öldükten sonra Kuzey Kore önderliği oğlu Kim Jong-il’e geçmiştir.Przywódcą Korei Północnej został po jego śmierci syn, Kim Dzong Il.