Çok güçlü orduları süpürüp yok edecek; antlaşma önderi de yok edilecek.Những cơ binh đầy tràn, sẽ bị thua và vỡ tan trước người, cả đến vua của sự giao ước cũng vậy.
Çok güçlü orduları süpürüp yok edecek; antlaşma önderi de yok edilecek.Och översvämmande härar skola svämmas bort för honom och krossas, så ock förbundets furste.
Çok güçlü orduları süpürüp yok edecek; antlaşma önderi de yok edilecek.,,Oştile se vor revărsa ca un rîu înaintea lui dar vor fi nimicite, împreună cu o căpetenie a legămîntului.
Çok güçlü orduları süpürüp yok edecek; antlaşma önderi de yok edilecek.Segala tentara yang melawan dia, ya bahkan Imam Agung pun, akan disapu bersih dan dimusnahkan
Çok güçlü orduları süpürüp yok edecek; antlaşma önderi de yok edilecek.Y las fuerzas serán completamente arrasadas y quebrantadas delante de él, inclusive el príncipe del pacto
Çok güçlü orduları süpürüp yok edecek; antlaşma önderi de yok edilecek.И всепотопляющие полчища будут потоплены и сокрушены им, даже и сам вождь завета.
Çok güçlü orduları süpürüp yok edecek; antlaşma önderi de yok edilecek.И със силата на потопа ще бъдат пометени и строшени пред него, да! Още и сам съюзеният с него военачалник.
Çok güçlü orduları süpürüp yok edecek; antlaşma önderi de yok edilecek.וזרעות השטף ישטפו מלפניו וישברו וגם נגיד ברית׃
Çok güçlü orduları süpürüp yok edecek; antlaşma önderi de yok edilecek.واذرع الجارف تجرف من قدامه وتنكسر وكذلك رئيس العهد.
Çok güçlü orduları süpürüp yok edecek; antlaşma önderi de yok edilecek.必 有 無 數 的 軍 兵 勢 如 洪 水 、 在 他 面 前 沖 沒 敗 壞 . 同 盟 的 君 也 必 如 此
Çok güçlü orduları süpürüp yok edecek; antlaşma önderi de yok edilecek.必有 無數 的 軍兵勢如 洪水 、 在 他 面前 沖沒敗壞 . 同盟 的 君 也 必 如此
çöküşe öncülük edeceğiz , ya da bütünsel şuurluluk hareketi önderini bulacakA potom... víte...
Çünkü İsrailliler uzun süre kral, önder, kurban, dikili taş, efod, aile putu olmadan yaşayacak.이스라엘 자손들이 많은 날 동안 왕도 없고 군도 없고 제사도 없고 주상도 없고 에봇도 없고 드라빔도 없이 지내다가
Çünkü İsrailliler uzun süre kral, önder, kurban, dikili taş, efod, aile putu olmadan yaşayacak.Nebo za mnohé dny budou synové Izraelští bez krále, bez knížete, bez oběti, bez modly, bez efodu a terafim.
Çünkü İsrailliler uzun süre kral, önder, kurban, dikili taş, efod, aile putu olmadan yaşayacak.כי ימים רבים ישבו בני ישראל אין מלך ואין שר ואין זבח ואין מצבה ואין אפוד ותרפים׃
Çünkü İsrailliler uzun süre kral, önder, kurban, dikili taş, efod, aile putu olmadan yaşayacak.لان بني اسرائيل سيقعدون اياما كثيرة بلا ملك وبلا رئيس وبلا ذبيحة وبلا تمثال وبلا افود وترافيم.
Çünkü İsrailliler uzun süre kral, önder, kurban, dikili taş, efod, aile putu olmadan yaşayacak.以 色 列 人 也 必 多 日 獨 居 、 無 君 王 、 無 首 領 、 無 祭 祀 、 無 柱 像 、 無 以 弗 得 、 無 家 中 的 神 像
Çünkü İsrailliler uzun süre kral, önder, kurban, dikili taş, efod, aile putu olmadan yaşayacak.以色列人 也 必 多 日 獨居 、 無 君王 、 無首領 、 無 祭祀 、 無柱 像 、 無以 弗得 、 無家 中 的 神像
Çünkü RAB Musaya, ‹‹Sunağın adanması için her gün bir önder kendi armağanını sunacak›› demişti.Da sa Herren til Moses: La høvdingene komme med sin gave til alterets innvielse hver sin dag!
Çünkü RAB Musaya, ‹‹Sunağın adanması için her gün bir önder kendi armağanını sunacak›› demişti.Entonces Jehovah dijo a Moisés: "Presentarán su ofrenda para la dedicación del altar, un dirigente cada día.
Çünkü RAB Musaya, ‹‹Sunağın adanması için her gün bir önder kendi armağanını sunacak›› demişti.i capi presentarono l'offerta uno per giorno, per la dedicazione dell'altare
Çünkü RAB Musaya, ‹‹Sunağın adanması için her gün bir önder kendi armağanını sunacak›› demişti.여호와께서 모세에게 이르시기를 족장들은 하루 한 사람씩 단의 봉헌 예물을 드릴지니라 하셨더라
Çünkü RAB Musaya, ‹‹Sunağın adanması için her gün bir önder kendi armağanını sunacak›› demişti.Tedaj reče GOSPOD Mojzesu: Naj prinese darilo svoje vsak knez v svoj dan za posvečenje oltarja.
Çünkü RAB Musaya, ‹‹Sunağın adanması için her gün bir önder kendi armağanını sunacak›› demişti.И Господ рече на Моисея: Нека принасят приносите си за освещаването на олтара по един първенец на ден.
Çünkü RAB Musaya, ‹‹Sunağın adanması için her gün bir önder kendi armağanını sunacak›› demişti.И сказал Господь Моисею: по одному начальнику в день пусть приносят приношение свое для освящения жертвенника.
Çünkü RAB Musaya, ‹‹Sunağın adanması için her gün bir önder kendi armağanını sunacak›› demişti.ויאמר יהוה אל משה נשיא אחד ליום נשיא אחד ליום יקריבו את קרבנם לחנכת המזבח׃
Çünkü RAB Musaya, ‹‹Sunağın adanması için her gün bir önder kendi armağanını sunacak›› demişti.فقال الرب لموسى. رئيسا رئيسا في كل يوم يقربون قرابينهم لتدشين المذبح
Çünkü RAB Musaya, ‹‹Sunağın adanması için her gün bir önder kendi armağanını sunacak›› demişti.耶 和 華 對 摩 西 說 、 眾 首 領 為 行 奉 獻 壇 的 禮 、 要 每 天 一 個 首 領 來 獻 供 物
Çünkü RAB Musaya, ‹‹Sunağın adanması için her gün bir önder kendi armağanını sunacak›› demişti.耶和華 對 摩西說 、 眾首領為 行 奉獻壇 的 禮 、 要 每天 一 個 首領來獻 供物
Dan Barber ve Alice Waters yeşil gıda "Lezzet Devrimi"nin önderleridir.Dan Barber a Alice Waters oddane vedú revolúciu za ekologickú a chutnú stravu.
Dan Barber ve Alice Waters yeşil gıda "Lezzet Devrimi"nin önderleridir.Dan Barber a Alice Waters vedou vášnivě revoluci zelených potravin.
Dan Barber ve Alice Waters yeşil gıda "Lezzet Devrimi"nin önderleridir.Dan Barber and Alice Waters đang đam mê dẫn đầu cuộc cách mạng thực phẩm xanh ngon.
Dan Barber ve Alice Waters yeşil gıda "Lezzet Devrimi"nin önderleridir.Dan Barber dan Alice Waters memimpin Revolusi makanan ramah lingkungan yang lezat dengan semangat.
Dan Barber ve Alice Waters yeşil gıda "Lezzet Devrimi"nin önderleridir.Dan Barber e Alice Waters stanno guidando appassionatamente la Delicious Revolution.
Dan Barber ve Alice Waters yeşil gıda "Lezzet Devrimi"nin önderleridir.Dan Barber en Alice Waters zijn de bezielde leiders van de groene "Delicious Revolution" in voeding.
Dan Barber ve Alice Waters yeşil gıda "Lezzet Devrimi"nin önderleridir.Dan Barber és Alice Waters lelkesen áll a zöld ételek Ízletes Forradalma élén.
Dan Barber ve Alice Waters yeşil gıda "Lezzet Devrimi"nin önderleridir.Dan Barber et Alice Waters mènent avec passion la Révolution Délicieuse de la nourriture verte.
Dan Barber ve Alice Waters yeşil gıda "Lezzet Devrimi"nin önderleridir.Dan Barber i Alice Waters przewodzą z pasją zieloną Pyszną Rewolucję jedzenia.
Dan Barber ve Alice Waters yeşil gıda "Lezzet Devrimi"nin önderleridir.Dan Barber och Alice Waters leder passionerat grön mats Utsökta Revolutionen.
Dan Barber ve Alice Waters yeşil gıda "Lezzet Devrimi"nin önderleridir.Dan Barber şi Alice Waters conduc cu pasiune ecologica Revoluţie Delicioasă.
Dan Barber ve Alice Waters yeşil gıda "Lezzet Devrimi"nin önderleridir.Dan Barber und Alice Waters führen leidenschaftlich die Kulinarische Revolution für ökologisches Essen.
Dan Barber ve Alice Waters yeşil gıda "Lezzet Devrimi"nin önderleridir.Dan Barber y Alice Waters lideran con entusiasmo la revolución de la comida orgánica.
Dan Barber ve Alice Waters yeşil gıda "Lezzet Devrimi"nin önderleridir.댄 바버와 앨리스 워터스는 녹색 식품 '딜리셔스 레볼루션'을 열성적으로 이끌고 있습니다.
Dan Barber ve Alice Waters yeşil gıda "Lezzet Devrimi"nin önderleridir.O Dan Barber e a Alice Waters têm liderado com garra a Delicious Revolution da comida sustentável.
Dan Barber ve Alice Waters yeşil gıda "Lezzet Devrimi"nin önderleridir.Ο Νταν Μπάρμπερ και η Άλις Γουότερς είναι παθιασμένοι ηγέτες του οικολογικού φαγητού στη Γευστική Επανάσταση.
Dan Barber ve Alice Waters yeşil gıda "Lezzet Devrimi"nin önderleridir.Дан Барбър и Алис Уотърс водят със страст "Вкусната революция".
Dan Barber ve Alice Waters yeşil gıda "Lezzet Devrimi"nin önderleridir.Дэн Барбер и Элис Уотерс страстно проводят Вкуснейшую Революцию озеленения продуктов.
Dan Barber ve Alice Waters yeşil gıda "Lezzet Devrimi"nin önderleridir.דן בארבר ואליס ווטרס מובילים בלהט את "המהפכה הטעימה" של המזון הירוק.
Dan Barber ve Alice Waters yeşil gıda "Lezzet Devrimi"nin önderleridir.الطاه دان باربر وأليس واترس يقودان ثورة الطعام الأخضر اللذيذ بكل شغف.
Dan Barber ve Alice Waters yeşil gıda "Lezzet Devrimi"nin önderleridir.精力的に「緑のおいしい革命」を推し進めています しかし 緑色の食物はしばしば
Dan oymağından Yogli oğlu önder Bukki,A Dán fiainak törzsébõl Bukki fejedelem, a Jógli fia.
Dan oymağından Yogli oğlu önder Bukki,af Daniternes Stamme een Øverste, Bukki, Joglis Søn,
Dan oymağından Yogli oğlu önder Bukki,Ale jeźliby z przygody bez waśni kogo popchnął, alboby nań cisnął czemkolwiek nie umyślnie;
Dan oymağından Yogli oğlu önder Bukki,av Dans barns stam en hövding, Bucki, Joglis son;
Dan oymağından Yogli oğlu önder Bukki,Bukki, der Sohn Joglis, Fürst des Stammes der Kinder Dan;
Dan oymağından Yogli oğlu önder Bukki,daanilaisten sukukunnasta päämies Bukki, Joglin poika;
Dan oymağından Yogli oğlu önder Bukki,Dan: Bukki, de zoon van Jogli;
Dan oymağından Yogli oğlu önder Bukki,da tribo dos filhos de Dã o príncipe Buqui, filho de Jógli;
Dan oymağından Yogli oğlu önder Bukki,de la tribu de los hijos de Dan, el jefe Buqui hijo de Jogli
Dan oymağından Yogli oğlu önder Bukki,단 자손 지파의 족장 요글리의 아들 북기요