Bu ofis projesini önderlik eden etkileyici bir resim.هذه الصوره ملهمه لتقود لمشروع المكتب هذا
Bu ofis projesini önderlik eden etkileyici bir resim.開発するための発想源です デザイン作業に実に役立ちましたが
Bu sözler kralın ve önderlerinin hoşuna gitti. Kral, Memukanın önerisine uyarak,A slovo bolo dobré v očiach kráľa i kniežat. A tak učinil kráľ podľa slova Memúchanovho.
Bu sözler kralın ve önderlerinin hoşuna gitti. Kral, Memukanın önerisine uyarak,Cet avis fut approuvé du roi et des princes, et le roi agit d`après la parole de Memucan.
Bu sözler kralın ve önderlerinin hoşuna gitti. Kral, Memukanın önerisine uyarak,Das gefiel dem König und den Fürsten; und der König tat nach dem Wort Memuchans.
Bu sözler kralın ve önderlerinin hoşuna gitti. Kral, Memukanın önerisine uyarak,De koning en de andere adviseurs vonden dit een uitstekend voorstel. Dus volgde hij Memukans raad op
Bu sözler kralın ve önderlerinin hoşuna gitti. Kral, Memukanın önerisine uyarak,Det Forslag var godt i Kongens og Fyrsternes Øjne, og Kongen fulgte Memukans Forslag.
Bu sözler kralın ve önderlerinin hoşuna gitti. Kral, Memukanın önerisine uyarak,Detta tal behagade konungen och furstarna, och konungen gjorde såsom Memukan hade sagt.
Bu sözler kralın ve önderlerinin hoşuna gitti. Kral, Memukanın önerisine uyarak,Disse ord syntes kongen og fyrstene godt om, og kongen gjorde som Memukan hadde sagt.
Bu sözler kralın ve önderlerinin hoşuna gitti. Kral, Memukanın önerisine uyarak,Este consejo pareció bien al rey y a los magistrados, y el rey hizo conforme al dicho de Memucán
Bu sözler kralın ve önderlerinin hoşuna gitti. Kral, Memukanın önerisine uyarak,És tetszett a szó a királynak és a fejedelmeknek, és a király Mémukán beszéde szerint cselekedék.
Bu sözler kralın ve önderlerinin hoşuna gitti. Kral, Memukanın önerisine uyarak,I líbila se ta rada králi i knížatům, a učinil král podlé rady Memuchanovy.
Bu sözler kralın ve önderlerinin hoşuna gitti. Kral, Memukanın önerisine uyarak,I podobała się ta rada królowi i książętom. I uczynił król według rady Memuchanowej;
Bu sözler kralın ve önderlerinin hoşuna gitti. Kral, Memukanın önerisine uyarak,왕과 방백들이 그 말을 선히 여긴지라 왕이 므무간의 말대로 행하여
Bu sözler kralın ve önderlerinin hoşuna gitti. Kral, Memukanın önerisine uyarak,La cosa parve buona al re e ai principi. Il re fece come aveva detto Memucàn
Bu sözler kralın ve önderlerinin hoşuna gitti. Kral, Memukanın önerisine uyarak,Lời nầy đẹp ý vua và các quan trưởng ; vua bèn làm theo lời của Mê-mu-can đã luận ,
Bu sözler kralın ve önderlerinin hoşuna gitti. Kral, Memukanın önerisine uyarak,Lời nầy đẹp ý vua và các quan trưởng; vua bèn làm theo lời của Mê-mu-can đã luận,
Bu sözler kralın ve önderlerinin hoşuna gitti. Kral, Memukanın önerisine uyarak,Pareceu bem este conselho ao rei e aos príncipes; e o rei fez conforme a palavra de Memucã,
Bu sözler kralın ve önderlerinin hoşuna gitti. Kral, Memukanın önerisine uyarak,Părerea aceasta a fost primită de împărat şi de domnitori, şi împăratul a lucrat după cuvîntul lui Memucan.
Bu sözler kralın ve önderlerinin hoşuna gitti. Kral, Memukanın önerisine uyarak,Tämä puhe miellytti kuningasta ja ruhtinaita, ja kuningas teki Memukanin sanan mukaan.
Bu sözler kralın ve önderlerinin hoşuna gitti. Kral, Memukanın önerisine uyarak,Usul Memukan itu disetujui oleh raja dan para pembesar, maka raja segera melaksanakannya
Bu sözler kralın ve önderlerinin hoşuna gitti. Kral, Memukanın önerisine uyarak,Και ο λογος ηρεσεν εις τον βασιλεα και εις τους αρχοντας και εκαμεν ο βασιλευς κατα τον λογον του Μεμουκαν
Bu sözler kralın ve önderlerinin hoşuna gitti. Kral, Memukanın önerisine uyarak,И тая дума се хареса на царя и на първенците; и царят стори според каквото каза Мемукан.
Bu sözler kralın ve önderlerinin hoşuna gitti. Kral, Memukanın önerisine uyarak,И угодно было слово сие в глазах царя и князей; и сделал царь по слову Мемухана.
Bu sözler kralın ve önderlerinin hoşuna gitti. Kral, Memukanın önerisine uyarak,וייטב הדבר בעיני המלך והשרים ויעש המלך כדבר ממוכן׃
Bu sözler kralın ve önderlerinin hoşuna gitti. Kral, Memukanın önerisine uyarak,فحسن الكلام في اعين الملك والرؤساء وعمل الملك حسب قول مموكان.
Bu sözler kralın ve önderlerinin hoşuna gitti. Kral, Memukanın önerisine uyarak,王 和 眾 首 領 都 以 米 母 干 的 話 為 美 、 王 就 照 這 話 去 行
Bu sözler kralın ve önderlerinin hoşuna gitti. Kral, Memukanın önerisine uyarak,王 和 眾首領 都 以 米 母 干 的 話為美 、 王 就 照這話 去 行
Bütün önderlerle halk vergilerini sevinçle getirdiler, doluncaya dek sandığın içine attılar.Alle Øversterne og hele Folket bragte da Afgiften med Glæde og lagde den i Kisten, til den var fuld;
Bütün önderlerle halk vergilerini sevinçle getirdiler, doluncaya dek sandığın içine attılar.Da bar alle høvdingene og alt folket pengene frem med glede og kastet dem i kisten, til alt var kommet inn.
Bütün önderlerle halk vergilerini sevinçle getirdiler, doluncaya dek sandığın içine attılar.Da freuten sich alle Obersten und alles Volk und brachten's und warfen's in die Lade, bis sie voll ward.
Bütün önderlerle halk vergilerini sevinçle getirdiler, doluncaya dek sandığın içine attılar.En alle leiders en burgers waren blij, brachten het geld en deden het in de kist tot die helemaal vol zat.
Bütün önderlerle halk vergilerini sevinçle getirdiler, doluncaya dek sandığın içine attılar.Hết thảy các quan trưởng và cả dân sự đều vui mừng, đem bạc đến bỏ vào trong hòm cho đến đầy.
Bütün önderlerle halk vergilerini sevinçle getirdiler, doluncaya dek sandığın içine attılar.Hết_thảy các quan trưởng và cả dân_sự đều vui_mừng , đem bạc đến bỏ vào trong hòm cho_đến đầy .
Bütün önderlerle halk vergilerini sevinçle getirdiler, doluncaya dek sandığın içine attılar.In veselili so se vsi poglavarji in vse ljudstvo, in prinašali so ter metali v skrinjo, dokler niso dokončali.
Bütün önderlerle halk vergilerini sevinçle getirdiler, doluncaya dek sandığın içine attılar.Kaikki päämiehet ja kaikki kansa toivat iloiten rahaa ja heittivät arkkuun, kunnes se täyttyi.
Bütün önderlerle halk vergilerini sevinçle getirdiler, doluncaya dek sandığın içine attılar.모든 방백과 백성들이 기뻐하여 마치기까지 돈을 가져다가 궤에 던진지라
Bütün önderlerle halk vergilerini sevinçle getirdiler, doluncaya dek sandığın içine attılar.kor a vezérek mindnyájan és az egész nép örömmel vivék [az õ ajándékaikat] és veték a ládába, míg megtelék.
Bütün önderlerle halk vergilerini sevinçle getirdiler, doluncaya dek sandığın içine attılar.Tedy veselila se všecka knížata i všecken lid, a přinášejíce, metali do truhly, až se zpořádali.
Bütün önderlerle halk vergilerini sevinçle getirdiler, doluncaya dek sandığın içine attılar.Tutti i capi e tutto il popolo si rallegrarono e portarono il denaro che misero nella cassa fino a riempirla
Bütün önderlerle halk vergilerini sevinçle getirdiler, doluncaya dek sandığın içine attılar.Vtedy sa radovali všetky kniežatá i všetok ľud a donášali a hádzali do truhlice, až dokončili.
Bütün önderlerle halk vergilerini sevinçle getirdiler, doluncaya dek sandığın içine attılar.Και ηυφρανθησαν παντες οι αρχοντες και πας ο λαος, και εισεφερον και ερριπτον εις το κιβωτιον, εωσου γεμισθη.
Bütün önderlerle halk vergilerini sevinçle getirdiler, doluncaya dek sandığın içine attılar.И всичките първенци и всичките люде се зарадваха и донасяха и туряха в ковчега догде се напълнеше.
Bütün önderlerle halk vergilerini sevinçle getirdiler, doluncaya dek sandığın içine attılar.И обрадовались все начальствующие и весь народ, и приносили и клали в ящик дотоле, доколе он не наполнился.
Bütün önderlerle halk vergilerini sevinçle getirdiler, doluncaya dek sandığın içine attılar.וישמחו כל השרים וכל העם ויביאו וישליכו לארון עד לכלה׃
Bütün önderlerle halk vergilerini sevinçle getirdiler, doluncaya dek sandığın içine attılar.ففرح كل الرؤساء وكل الشعب وادخلوا والقوا في الصندوق حتى امتلأ.
Bütün önderlerle halk vergilerini sevinçle getirdiler, doluncaya dek sandığın içine attılar.眾 首 領 和 百 姓 都 歡 歡 喜 喜 地 將 銀 子 送 來 、 投 入 櫃 中 、 直 到 捐 完
Bütün önderlerle halk vergilerini sevinçle getirdiler, doluncaya dek sandığın içine attılar.眾首領 和 百姓 都 歡歡 喜喜 地 將銀子 送來 、 投入 櫃 中 、 直 到 捐完
Çocuklarım için, bu aşırı-erkeklik masalına son noktayı koyacağım. Türkçeye Çeviri: Serkan Sai ÖnderEzt a szuperférfias történetet itt és most be fogom fejezni a gyerekeim tiszteletére.
Çocuklarım için, bu aşırı-erkeklik masalına son noktayı koyacağım. Türkçeye Çeviri: Serkan Sai ÖnderKvôli mojim deťom, tu ukončujem rozprávanie super mača.
Çok güçlü orduları süpürüp yok edecek; antlaşma önderi de yok edilecek.Alle tegenstand zal voor hem worden weggevaagd: ook een leider van de priesters (H) zal verdwijnen.
Çok güçlü orduları süpürüp yok edecek; antlaşma önderi de yok edilecek.A ramená záplavy budú odplavené sťa povodňou zpred jeho tvári, a budú skrúšení, áno i knieža smluvy.
Çok güçlü orduları süpürüp yok edecek; antlaşma önderi de yok edilecek.E as forças inundantes serão varridas de diante dele, e serão quebrantadas, como também o príncipe do pacto.
Çok güçlü orduları süpürüp yok edecek; antlaşma önderi de yok edilecek.És a beözönlõ seregek elárasztatnak az õ orczája elõtt és megtöretnek; még egy szövetséges fejedelem is.
Çok güçlü orduları süpürüp yok edecek; antlaşma önderi de yok edilecek.Hære bortskylles helt foran ham, også en Pagtsfyrste knuses.
Çok güçlü orduları süpürüp yok edecek; antlaşma önderi de yok edilecek.In vojne moči, ki vse preplavljajo, bodo pred njim poplavljene in strte in celo knez njegove zaveze.
Çok güçlü orduları süpürüp yok edecek; antlaşma önderi de yok edilecek.Ja sotajoukkojen tulva huuhtoutuu pois hänen edestänsä ja menee murskaksi, niin myös liiton ruhtinas.
Çok güçlü orduları süpürüp yok edecek; antlaşma önderi de yok edilecek.넘치는 물 같은 군대가 그에게 넘침을 입어 패할 것이요 동맹한 왕도 그렇게 될 것이며
Çok güçlü orduları süpürüp yok edecek; antlaşma önderi de yok edilecek.Le forze armate saranno annientate davanti a lui e sarà stroncato anche il capo dell'alleanza
Çok güçlü orduları süpürüp yok edecek; antlaşma önderi de yok edilecek.Những cơ binh đầy tràn , sẽ bị thua và vỡ tan trước người , cả đến vua của sự giao_ước cũng vậy .