Ana içeriğe geç
Sözlük

önder ile cümle

önder kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
11
ORT. KELİME
Bunun üzerine Balak ilk gidenlerden daha çok ve daha saygın başka önderler gönderdi.Ba-lác lại sai nhiều sứ thần hơn và tôn trọng hơn những người trước,
Bunun üzerine Balak ilk gidenlerden daha çok ve daha saygın başka önderler gönderdi.Ba-lác lại sai nhiều sứ_thần hơn và tôn_trọng hơn những người trước ,
Bunun üzerine Balak ilk gidenlerden daha çok ve daha saygın başka önderler gönderdi.Balac volvió a enviar otros principales, más numerosos y más distinguidos que los anteriores
Bunun üzerine Balak ilk gidenlerden daha çok ve daha saygın başka önderler gönderdi.Balak envoya de nouveau des chefs en plus grand nombre et plus considérés que les précédents.
Bunun üzerine Balak ilk gidenlerden daha çok ve daha saygın başka önderler gönderdi.Balaque, porém, tornou a enviar príncipes, em maior número e mais honrados do que aqueles.
Bunun üzerine Balak ilk gidenlerden daha çok ve daha saygın başka önderler gönderdi.Da sandte Balak noch größere und herrlichere Fürsten, denn jene waren.
Bunun üzerine Balak ilk gidenlerden daha çok ve daha saygın başka önderler gönderdi.Da sendte Balak andre høvdinger, flere og gjævere enn de første.
Bunun üzerine Balak ilk gidenlerden daha çok ve daha saygın başka önderler gönderdi.Elkülde azért ismét Bálák több fejedelmet, amazoknál elõkelõbbeket.
Bunun üzerine Balak ilk gidenlerden daha çok ve daha saygın başka önderler gönderdi.발락이 다시 그들보다 더 높은 귀족들을 더 많이 보내매
Bunun üzerine Balak ilk gidenlerden daha çok ve daha saygın başka önderler gönderdi.Lalu Balak mengirim lebih banyak utusan yang lebih tinggi pangkatnya dari yang pertama
Bunun üzerine Balak ilk gidenlerden daha çok ve daha saygın başka önderler gönderdi.Men Balak sände ännu en gång åstad furstar, flera och förnämligare än de förra.
Bunun üzerine Balak ilk gidenlerden daha çok ve daha saygın başka önderler gönderdi.Men Balak sendte på ny Høvdinger af Sted, flere og mere ansete end de forrige;
Bunun üzerine Balak ilk gidenlerden daha çok ve daha saygın başka önderler gönderdi.Mutta Baalak lähetti uudestaan päämiehiä matkaan, vielä useampia ja arvokkaampia kuin edelliset.
Bunun üzerine Balak ilk gidenlerden daha çok ve daha saygın başka önderler gönderdi.Tedaj pošlje Balak še enkrat kneze, pa več in imenitnejših nego prej.
Bunun üzerine Balak ilk gidenlerden daha çok ve daha saygın başka önderler gönderdi.Tedy opět poslal Balák více knížat a znamenitějších, nežli první.
Bunun üzerine Balak ilk gidenlerden daha çok ve daha saygın başka önderler gönderdi.Tedy po wtóre posłał Balak więcej książąt, i zacniejszych nad pierwsze.
Bunun üzerine Balak ilk gidenlerden daha çok ve daha saygın başka önderler gönderdi.Vtedy znova poslal Balák kniežatá, viaceré a slávnejšie ako tamtie.
Bunun üzerine Balak ilk gidenlerden daha çok ve daha saygın başka önderler gönderdi.Και ο Βαλακ απεστειλε παλιν αρχοντας περισσοτερους και εντιμοτερους τουτων
Bunun üzerine Balak ilk gidenlerden daha çok ve daha saygın başka önderler gönderdi.А Валак пак изпрати първенци, по-много и по-почтени от ония.
Bunun üzerine Balak ilk gidenlerden daha çok ve daha saygın başka önderler gönderdi.Валак послал еще князей, более и знаменитеетех.
Bunun üzerine Balak ilk gidenlerden daha çok ve daha saygın başka önderler gönderdi.ויסף עוד בלק שלח שרים רבים ונכבדים מאלה׃
Bunun üzerine Balak ilk gidenlerden daha çok ve daha saygın başka önderler gönderdi.فعاد بالاق وارسل ايضا رؤساء اكثر واعظم من اولئك.
Bunun üzerine Balak ilk gidenlerden daha çok ve daha saygın başka önderler gönderdi.巴 勒 又 差 遣 使 臣 、 比 先 前 的 又 多 又 尊 貴
Bunun üzerine Balak ilk gidenlerden daha çok ve daha saygın başka önderler gönderdi.巴勒 又 差遣 使臣 、 比 先前 的 又 多 又 尊貴
Bunun üzerine savaşçılar tutsaklarla yağmalanan malları önderlerin ve topluluğun önüne bıraktılar.A tak zanechali ozbrojenci zajatých i lúpež pred veliteľmi i pred celým shromaždením.
Bunun üzerine savaşçılar tutsaklarla yağmalanan malları önderlerin ve topluluğun önüne bıraktılar.A z synów Hemanowych: Jehijel i Symchy; a z synów Jedytunowych: Semejasz i Uzyjel.
Bunun üzerine savaşçılar tutsaklarla yağmalanan malları önderlerin ve topluluğun önüne bıraktılar.Da gav de væbnede Slip på Fangerne og Byttet i Øversternes og hele Forsamlingens Påsyn;
Bunun üzerine savaşçılar tutsaklarla yağmalanan malları önderlerin ve topluluğun önüne bıraktılar.Da gav krigsfolket fra sig fangene og hærfanget for høvdingenes og hele folkemengdens øine.
Bunun üzerine savaşçılar tutsaklarla yağmalanan malları önderlerin ve topluluğun önüne bıraktılar.Då lämnade krigsfolket ifrån sig fångarna och bytet inför de överste och hela församlingen.
Bunun üzerine savaşçılar tutsaklarla yağmalanan malları önderlerin ve topluluğun önüne bıraktılar.Da ließen die Geharnischten die Gefangenen und den Raub vor den Obersten und vor der ganzen Gemeinde.
Bunun üzerine savaşçılar tutsaklarla yağmalanan malları önderlerin ve topluluğun önüne bıraktılar.Então os homens armados deixaram os cativos e o despojo diante dos príncipes e de toda a congregação.
Bunun üzerine savaşçılar tutsaklarla yağmalanan malları önderlerin ve topluluğun önüne bıraktılar.Entonces el ejército abandonó a los cautivos y el botín delante de los jefes y de toda la congregación
Bunun üzerine savaşçılar tutsaklarla yağmalanan malları önderlerin ve topluluğun önüne bıraktılar.I soldati allora rilasciarono i prigionieri e la preda davanti ai capi e a tutta l'assemblea
Bunun üzerine savaşçılar tutsaklarla yağmalanan malları önderlerin ve topluluğun önüne bıraktılar.이에 병기를 가진 사람이 포로와 노략한 물건을 방백들과 온 회중 앞에 둔지라
Bunun üzerine savaşçılar tutsaklarla yağmalanan malları önderlerin ve topluluğun önüne bıraktılar.Les soldats abandonnèrent les captifs et le butin devant les chefs et devant toute l`assemblée.
Bunun üzerine savaşçılar tutsaklarla yağmalanan malları önderlerin ve topluluğun önüne bıraktılar.Nato so oboroženci ostavili ujetnike in plen pred knezi in pred vsem zborom.
Bunun üzerine savaşçılar tutsaklarla yağmalanan malları önderlerin ve topluluğun önüne bıraktılar.Ostaşii au lăsat pe prinşii de război şi prada înaintea căpeteniilor şi înaintea întregei adunări.
Bunun üzerine savaşçılar tutsaklarla yağmalanan malları önderlerin ve topluluğun önüne bıraktılar.Ott hagyá azért a sereg a foglyokat és a zsákmányt a vezérek és az egész gyülekezet elõtt.
Bunun üzerine savaşçılar tutsaklarla yağmalanan malları önderlerin ve topluluğun önüne bıraktılar.Quân lính bèn thả các phu tù và bỏ của cải tại trước mặt các quan trưởng và cả hội chúng.
Bunun üzerine savaşçılar tutsaklarla yağmalanan malları önderlerin ve topluluğun önüne bıraktılar.Quân_lính bèn thả các phu tù_và bỏ của_cải tại trước mặt các quan trưởng và cả hội chúng .
Bunun üzerine savaşçılar tutsaklarla yağmalanan malları önderlerin ve topluluğun önüne bıraktılar.Silloin aseväki luopui vangeista ja saaliista päämiesten ja koko seurakunnan edessä.
Bunun üzerine savaşçılar tutsaklarla yağmalanan malları önderlerin ve topluluğun önüne bıraktılar.Takž nechali vojáci těch zajatých i kořistí svých před knížaty a vším shromážděním.
Bunun üzerine savaşçılar tutsaklarla yağmalanan malları önderlerin ve topluluğun önüne bıraktılar.Και αφηκαν οι πολεμισται τους αιχμαλωτους και τα λαφυρα ενωπιον των αρχοντων και πασης της συναξεως.
Bunun üzerine savaşçılar tutsaklarla yağmalanan malları önderlerin ve topluluğun önüne bıraktılar.И оставили вооруженные пленных и добычу у военачальников и всегособрания.
Bunun üzerine savaşçılar tutsaklarla yağmalanan malları önderlerin ve topluluğun önüne bıraktılar.Тогава войниците оставиха пленниците и користите пред първенците и пред цялото събрание.
Bunun üzerine savaşçılar tutsaklarla yağmalanan malları önderlerin ve topluluğun önüne bıraktılar.ויעזב החלוץ את השביה ואת הבזה לפני השרים וכל הקהל׃
Bunun üzerine savaşçılar tutsaklarla yağmalanan malları önderlerin ve topluluğun önüne bıraktılar.فترك المتجردون السبي والنهب امام الرؤساء وكل الجماعة.
Bunun üzerine savaşçılar tutsaklarla yağmalanan malları önderlerin ve topluluğun önüne bıraktılar.於 是 帶 兵 器 的 人 將 擄 來 的 人 口 、 和 掠 來 的 財 物 、 都 留 在 眾 首 領 和 會 眾 的 面 前
Bunun üzerine savaşçılar tutsaklarla yağmalanan malları önderlerin ve topluluğun önüne bıraktılar.於是 帶 兵器 的 人 將擄來 的 人口 、 和 掠來 的 財物 、 都 留在 眾首領 和 會眾 的 面前
Bu ofis projesini önderlik eden etkileyici bir resim.Aceasta este imaginea care a inspirat realizarea proiectului pentru acest birou.
Bu ofis projesini önderlik eden etkileyici bir resim.C'est une image faite pour m'inspirer pour mener à bien ce projet de bureau.
Bu ofis projesini önderlik eden etkileyici bir resim.Das soll als Inspiration zu dem Projekt dieses Büros dienen.
Bu ofis projesini önderlik eden etkileyici bir resim.Esta es una imagen de inspiración que guió este proyecto de la oficina.
Bu ofis projesini önderlik eden etkileyici bir resim.이게 제가 프로젝트를 진행할 때 영감을 받은 한 장의 사진입니다.
Bu ofis projesini önderlik eden etkileyici bir resim.Questa è un'immagine del concetto che ha guidato questo progetto dell'ufficio.
Bu ofis projesini önderlik eden etkileyici bir resim.To zdjęcie zainspirowało mnie do poprowadzenia projektu biura.
Bu ofis projesini önderlik eden etkileyici bir resim.Αυτή είναι μια εικόνα έμπνευσης που μας οδήγησε σε αυτό το πρότζεκτ για το γραφείο.
Bu ofis projesini önderlik eden etkileyici bir resim.На создание такого офиса меня вдохновила вот эта фотография.
Bu ofis projesini önderlik eden etkileyici bir resim.Това е вдъхновяващ образ, който да води този проект за офиса.
Bu ofis projesini önderlik eden etkileyici bir resim.זו תמונה של השראה לנהל את הפרוייקט של המשרד.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod