Ana içeriğe geç
Sözlük

önder ile cümle

önder kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Bakın, onu halklara tanık, Önder ve komutan yaptım.Iată, l-am pus martor pe lîngă poapore, cap şi stăpînitor al popoarelor.
Bakın, onu halklara tanık, Önder ve komutan yaptım.Ímé, bizonyságul adtam õt a népeknek, fejedelmül és parancsolóul népeknek.
Bakın, onu halklara tanık, Önder ve komutan yaptım.Katso, hänet minä asetin kansoille todistajaksi, kansojen ruhtinaaksi ja käskijäksi.
Bakın, onu halklara tanık, Önder ve komutan yaptım.내가 그를 만민에게 증거로 세웠고 만민의 인도자와 명령자를 삼았었나니
Bakın, onu halklara tanık, Önder ve komutan yaptım.Nầy , ta đã lập người lên làm chứng_kiến cho các nước , làm quan trưởng và quan tướng cho muôn_dân .
Bakın, onu halklara tanık, Önder ve komutan yaptım.Nầy, ta đã lập người lên làm chứng kiến cho các nước, làm quan trưởng và quan tướng cho muôn dân.
Bakın, onu halklara tanık, Önder ve komutan yaptım.Oto dałem go za świadka narodom, za wodza i za nauczyciela narodom.
Bakın, onu halklara tanık, Önder ve komutan yaptım.Se, honom har jag satt till ett vittne för folken, till en furste och hövding för folken.
Bakın, onu halklara tanık, Önder ve komutan yaptım.Se, jeg gjorde ham til Vidne for Folkeslag, til Folkefærds Fyrste og Hersker.
Bakın, onu halklara tanık, Önder ve komutan yaptım.Sesungguhnya, dia Kujadikan pemimpin dan panglima, saksi dari kuasa-Ku untuk bangsa-bangsa
Bakın, onu halklara tanık, Önder ve komutan yaptım.Siehe, ich habe ihn den Leuten zum Zeugen gestellt, zum Fürsten und Gebieter den Völkern.
Bakın, onu halklara tanık, Önder ve komutan yaptım.Voici, je l`ai établi comme témoin auprès des peuples, Comme chef et dominateur des peuples.
Bakın, onu halklara tanık, Önder ve komutan yaptım.Ιδου, εδωκα αυτον μαρτυριον εις τους λαους, αρχοντα και προσταττοντα εις τους λαους.
Bakın, onu halklara tanık, Önder ve komutan yaptım.Вот, Я дал Его свидетелем для народов, вождем и наставником народам.
Bakın, onu halklara tanık, Önder ve komutan yaptım.Ето, дадох го за свидетел на племената, За княз и заповедник на племената,
Bakın, onu halklara tanık, Önder ve komutan yaptım.הן עד לאומים נתתיו נגיד ומצוה לאמים׃
Bakın, onu halklara tanık, Önder ve komutan yaptım.هوذا قد جعلته شارعا للشعوب رئيسا وموصيا للشعوب.
Bakın, onu halklara tanık, Önder ve komutan yaptım.我 已 立 他 作 萬 民 的 見 證 、 為 萬 民 的 君 王 和 司 令
Bakın, onu halklara tanık, Önder ve komutan yaptım.我 已 立 他 作 萬民 的 見證 、 為萬民 的 君王 和 司令
Balak sığırlar, davarlar kurban etti, Balamla yanındaki önderlere et gönderdi.A Balák obetujúc nabil volov a drobného dobytka a poslal Balámovi a kniežatám, ktoré boly s ním.
Balak sığırlar, davarlar kurban etti, Balamla yanındaki önderlere et gönderdi.A tak Balak dał nabić wołów i owiec, i posłał do Balaama, i do książąt, którzy z nim byli.
Balak sığırlar, davarlar kurban etti, Balamla yanındaki önderlere et gönderdi.Balac a jertfit boi şi oi, şi a trimes din ei lui Balaam şi căpeteniilor cari erau cu el.
Balak sığırlar, davarlar kurban etti, Balamla yanındaki önderlere et gönderdi.Ba-lác giết những bò và chiên , sai dâng cho Ba-la-am và các sứ_thần đã đi với người .
Balak sığırlar, davarlar kurban etti, Balamla yanındaki önderlere et gönderdi.Ba-lác giết những bò và chiên, sai dâng cho Ba-la-am và các sứ thần đã đi với người.
Balak sığırlar, davarlar kurban etti, Balamla yanındaki önderlere et gönderdi.Balak immolò bestiame grosso e minuto e mandò parte della carne a Balaam e ai capi che erano con lui
Balak sığırlar, davarlar kurban etti, Balamla yanındaki önderlere et gönderdi.Balak ofrede her Hornkvæg og Småkvæg og sendte noget til Bileam og Høvdingerne, der var hos ham.
Balak sığırlar, davarlar kurban etti, Balamla yanındaki önderlere et gönderdi.Balak sacrifia des boeufs et des brebis, et il en envoya à Balaam et aux chefs qui étaient avec lui.
Balak sığırlar, davarlar kurban etti, Balamla yanındaki önderlere et gönderdi.És vágata Bálák ökröket és juhokat, és küldé Bálámnak és a fejedelmeknek, a kik vele valának.
Balak sığırlar, davarlar kurban etti, Balamla yanındaki önderlere et gönderdi.Ja Baalak teurasti raavaita ja lampaita ja lähetti ne Bileamille ja päämiehille, jotka olivat hänen luonansa.
Balak sığırlar, davarlar kurban etti, Balamla yanındaki önderlere et gönderdi.Kdežto nabiv Balák volů a ovec, poslal k Balámovi a k knížatům, kteříž s ním byli.
Balak sığırlar, davarlar kurban etti, Balamla yanındaki önderlere et gönderdi.발락이 우양을 잡아 발람과 그와 함께 한 귀족을 대접하였더라
Balak sığırlar, davarlar kurban etti, Balamla yanındaki önderlere et gönderdi.Luego Balac hizo matar toros y ovejas, y envió porciones a Balaam y a los principales que estaban con él
Balak sığırlar, davarlar kurban etti, Balamla yanındaki önderlere et gönderdi.Och Balak slaktade fäkreatur och småboskap och sände till Bileam och de furstar som voro med honom.
Balak sığırlar, davarlar kurban etti, Balamla yanındaki önderlere et gönderdi.Og Balak ofret storfe og småfe og sendte til Bileam og de høvdinger som var med ham.
Balak sığırlar, davarlar kurban etti, Balamla yanındaki önderlere et gönderdi.Und Balak opferte Rinder und Schafe und sandte davon an Bileam und an die Fürsten, die bei ihm waren.
Balak sığırlar, davarlar kurban etti, Balamla yanındaki önderlere et gönderdi.waar koning Balak ossen en schapen offerde en ook aan Bileam en de boodschappers dieren gaf voor hun offers.
Balak sığırlar, davarlar kurban etti, Balamla yanındaki önderlere et gönderdi.И Валак жертвува говеда и овци, и изпрати от тях и на Валаама и на първенците, които бяха с него,
Balak sığırlar, davarlar kurban etti, Balamla yanındaki önderlere et gönderdi.И заколол Валак волов и овец, и послал к Валааму и князьям, которые были с ним.
Balak sığırlar, davarlar kurban etti, Balamla yanındaki önderlere et gönderdi.ויזבח בלק בקר וצאן וישלח לבלעם ולשרים אשר אתו׃
Balak sığırlar, davarlar kurban etti, Balamla yanındaki önderlere et gönderdi.فذبح بالاق بقرا وغنما وارسل الى بلعام والى الرؤساء الذين معه
Balak sığırlar, davarlar kurban etti, Balamla yanındaki önderlere et gönderdi.巴 勒 宰 了 〔 原 文 作 獻 〕 牛 羊 、 送 給 巴 蘭 和 陪 伴 的 使 臣
Balak sığırlar, davarlar kurban etti, Balamla yanındaki önderlere et gönderdi.巴勒宰 了 〔 原文 作獻 〕 牛羊 、 送給巴蘭 和 陪伴 的 使臣
Balam sabah kalkıp eşeğine palan vurdu, Moav önderleriyle birlikte gitti.A tak vstal Balám ráno, osedlal svoju oslicu a išiel s kniežatami Moábovými.
Balam sabah kalkıp eşeğine palan vurdu, Moav önderleriyle birlikte gitti.Balaam quindi si alzò la mattina, sellò l'asina e se ne andò con i capi di Moab
Balam sabah kalkıp eşeğine palan vurdu, Moav önderleriyle birlikte gitti.Balaam s'a sculat dimineaţa, a pus şaua pe măgăriţă, şi a plecat cu căpeteniile lui Moab.
Balam sabah kalkıp eşeğine palan vurdu, Moav önderleriyle birlikte gitti.Balaam se leva le matin, sella son ânesse, et partit avec les chefs de Moab.
Balam sabah kalkıp eşeğine palan vurdu, Moav önderleriyle birlikte gitti.Da stand Bileam des Morgens auf und sattelte seine Eselin und zog mit den Fürsten der Moabiter.
Balam sabah kalkıp eşeğine palan vurdu, Moav önderleriyle birlikte gitti.Então levantou-se Balaão pela manhã, albardou a sua jumenta, e partiu com os príncipes de Moabe.
Balam sabah kalkıp eşeğine palan vurdu, Moav önderleriyle birlikte gitti.Entonces Balaam se levantó muy de mañana, aparejó su asna y se fue con los principales de Moab
Balam sabah kalkıp eşeğine palan vurdu, Moav önderleriyle birlikte gitti.Felkele azért Bálám reggel, és megnyergelé az õ szamarát, és elméne a Moáb fejedelmeivel.
Balam sabah kalkıp eşeğine palan vurdu, Moav önderleriyle birlikte gitti.Ja Bileam nousi aamulla, satuloi aasintammansa ja lähti matkaan Mooabin päämiesten kanssa.
Balam sabah kalkıp eşeğine palan vurdu, Moav önderleriyle birlikte gitti.Keesokan harinya Bileam memasang pelana pada keledainya, lalu ikut dengan para pemimpin Moab itu
Balam sabah kalkıp eşeğine palan vurdu, Moav önderleriyle birlikte gitti.발람이 아침에 일어나서 자기 나귀에 안장을 지우고 모압 귀족들과 함께 행하니
Balam sabah kalkıp eşeğine palan vurdu, Moav önderleriyle birlikte gitti.Nato vstane Balaam zjutraj, osedla oslico svojo ter odide s knezovi moabskimi.
Balam sabah kalkıp eşeğine palan vurdu, Moav önderleriyle birlikte gitti.Om morgenen stod Bileam op og salte sin aseninne og drog med Moabs høvdinger.
Balam sabah kalkıp eşeğine palan vurdu, Moav önderleriyle birlikte gitti.Om morgonen, när Bileam hade stått upp, sadlade han alltså sin åsninna och följde med Moabs furstar.
Balam sabah kalkıp eşeğine palan vurdu, Moav önderleriyle birlikte gitti.Så stod Bileam op næste Morgen og sadlede sit Æsel og fulgte med Moabs Høvdinger.
Balam sabah kalkıp eşeğine palan vurdu, Moav önderleriyle birlikte gitti.Tedy Balám vstav ráno, osedlal oslici svou, a bral se s knížaty Moábskými.
Balam sabah kalkıp eşeğine palan vurdu, Moav önderleriyle birlikte gitti.Tedy wstawszy Balaam rano, osiodłał oślicę swoją, i jechał z książęty Moabskimi.
Balam sabah kalkıp eşeğine palan vurdu, Moav önderleriyle birlikte gitti.Vậy , sớm_mai , Ba-la-am dậy , thắng lừa cái mình và đi với các sứ_thần Mô-áp .
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod