Atalarının yerini oğulların alacak, Onları önder yapacaksın bütün ülkeye.En lugar de tus padres estarán tus hijos, a quienes harás príncipes en toda la tierra
Atalarının yerini oğulların alacak, Onları önder yapacaksın bütün ülkeye.guidate in gioia ed esultanza entrano insieme nel palazzo del re
Atalarının yerini oğulların alacak, Onları önder yapacaksın bütün ülkeye.Ilolla ja riemulla heitä saatetaan, he astuvat kuninkaan palatsiin.
Atalarının yerini oğulların alacak, Onları önder yapacaksın bütün ülkeye.왕의 아들들이 왕의 열조를 계승할 것이라 왕이 저희로 온 세계의 군왕을 삼으리로다
Atalarının yerini oğulların alacak, Onları önder yapacaksın bütün ülkeye.Onder gezang en vreugdevol gejubel worden zij het paleis van de koning binnengebracht.
Atalarının yerini oğulların alacak, Onları önder yapacaksın bütün ülkeye.Přivedeny budou s radostí velikou a plésáním, a vejdou na palác královský.
Atalarının yerini oğulların alacak, Onları önder yapacaksın bütün ülkeye.Przywiodą je z weselem i z radością, a wnijdą na pałac królewski.
Atalarının yerini oğulların alacak, Onları önder yapacaksın bütün ülkeye.Under glädje och fröjd föras de fram, de tåga in i konungens palats.
Atalarının yerini oğulların alacak, Onları önder yapacaksın bütün ülkeye.Αντι των πατερων σου θελουσιν εισθαι οι υιοι σου αυτους θελεις καταστησει αρχοντας επι πασαν την γην.
Atalarının yerini oğulların alacak, Onları önder yapacaksın bütün ülkeye.Вместо бащите ти ще бъдат чадата ти, Които ще поставиш за князе по цялата земя.
Atalarının yerini oğulların alacak, Onları önder yapacaksın bütün ülkeye.תחת אבתיך יהיו בניך תשיתמו לשרים בכל הארץ׃
Atalarının yerini oğulların alacak, Onları önder yapacaksın bütün ülkeye.عوض عن آبائك يكون بنوك تقيمهم رؤساء في كل الارض.
Atalarının yerini oğulların alacak, Onları önder yapacaksın bütün ülkeye.你 的 子 孫 要 接 續 你 的 列 祖 . 你 要 立 他 們 在 全 地 作 王
Atalarının yerini oğulların alacak, Onları önder yapacaksın bütün ülkeye.你 的 子孫 要 接續 你 的 列祖 . 你 要 立 他 們在 全 地 作王
Attığım her adımı ona bildirir, Kendisine bir önder gibi yaklaşırdım.-Aét tôi sẽ thuật cho cừu địch biết số bước tôi, Ðến trước mặt nó như một vua chúa.
Attığım her adımı ona bildirir, Kendisine bir önder gibi yaklaşırdım.-Aét tôi sẽ thuật cho cừu_địch biết số bước tôi , Ðến trước mặt nó như một vua_chúa .
Attığım her adımı ona bildirir, Kendisine bir önder gibi yaklaşırdım.-Akan kuberitahukan kepada Allah segala yang kubuat; akan kuhadapi Dia dengan bangga dan kepala terangkat
Attığım her adımı ona bildirir, Kendisine bir önder gibi yaklaşırdım.-Dan zou ik Hem precies vertellen wat ik heb gedaan en waarom; als een koning zou ik dit met Hem bespreken.
Attığım her adımı ona bildirir, Kendisine bir önder gibi yaklaşırdım.-Eu lhe daria conta dos meus passos; como príncipe me chegaria a ele
Attığım her adımı ona bildirir, Kendisine bir önder gibi yaklaşırdım.-ich wollte alle meine Schritte ihm ansagen und wie ein Fürst zu ihm nahen.
Attığım her adımı ona bildirir, Kendisine bir önder gibi yaklaşırdım.-Il numero dei miei passi gli manifestere
Attığım her adımı ona bildirir, Kendisine bir önder gibi yaklaşırdım.-Jag ville då göra honom räkenskap för alla mina steg, lik en furste skulle jag då träda inför honom.
Attığım her adımı ona bildirir, Kendisine bir önder gibi yaklaşırdım.-jeg skulde gjøre ham regnskap for alle mine skritt, som en fyrste skulde jeg møte ham.
Attığım her adımı ona bildirir, Kendisine bir önder gibi yaklaşırdım.-Je lui rendrai compte de tous mes pas, Je m`approcherai de lui comme un prince.
Attığım her adımı ona bildirir, Kendisine bir önder gibi yaklaşırdım.-내 걸음의 수효를 그에게 고하고 왕족처럼 그를 가까이 하였으리라
Attığım her adımı ona bildirir, Kendisine bir önder gibi yaklaşırdım.-Korakov svojih število bi mu naznanil, pristopil bi k njemu kakor knez.
Attığım her adımı ona bildirir, Kendisine bir önder gibi yaklaşırdım.-Lépteimnek számát megmondanám néki, mint egy fejedelem, úgy járulnék hozzá!
Attığım her adımı ona bildirir, Kendisine bir önder gibi yaklaşırdım.-Liczbę kroków moich oznajmiłbym mu; jako do książęcia przystąpiłbym do niego.
Attığım her adımı ona bildirir, Kendisine bir önder gibi yaklaşırdım.-Oznámim mu počet svojich krokov a priblížim sa mu jako knieža -,
Attığım her adımı ona bildirir, Kendisine bir önder gibi yaklaşırdım.-Počet kroků svých oznámil bych jemu, jako kníže přiblížil bych se k němu.
Attığım her adımı ona bildirir, Kendisine bir önder gibi yaklaşırdım.-să -i dau socoteală de toţi paşii mei, să mă apropii de el ca un domn.
Attığım her adımı ona bildirir, Kendisine bir önder gibi yaklaşırdım.-svared ham for hvert eneste Skridt og mødte ham som en Fyrste.
Attığım her adımı ona bildirir, Kendisine bir önder gibi yaklaşırdım.-Tekisin hänelle tilin kaikista askeleistani ja astuisin hänen eteensä niinkuin ruhtinas.
Attığım her adımı ona bildirir, Kendisine bir önder gibi yaklaşırdım.-Yo le rendiría cuentas de todos mis pasos; como un príncipe me acercaría a él
Attığım her adımı ona bildirir, Kendisine bir önder gibi yaklaşırdım.-ηθελον φανερωσει προς αυτον τον αριθμον των βηματων μου ως αρχων ηθελον πλησιασει εις αυτον.
Attığım her adımı ona bildirir, Kendisine bir önder gibi yaklaşırdım.-объявил бы ему число шагов моих, сблизился бы с ним, как с князем.
Attığım her adımı ona bildirir, Kendisine bir önder gibi yaklaşırdım.-Щях да му дам отчет за стъпките си; Като княз щях да се приближа при него-)
Attığım her adımı ona bildirir, Kendisine bir önder gibi yaklaşırdım.-מספר צעדי אגידנו כמו נגיד אקרבנו׃
Attığım her adımı ona bildirir, Kendisine bir önder gibi yaklaşırdım.-كنت اخبره بعدد خطواتي وادنو منه كشريف ــ
Attığım her adımı ona bildirir, Kendisine bir önder gibi yaklaşırdım.-我 必 向 他 述 說 我 腳 步 的 數 目 、 必 如 君 王 進 到 他 面 前
Attığım her adımı ona bildirir, Kendisine bir önder gibi yaklaşırdım.-我 必 向 他 述說 我 腳步 的 數目 、 必 如 君王 進到 他 面前
Ayrıca kanunlarda Hammurabi kendini tanıdık gelebilecek iki rolde tanıtıyordu; önder ve baba.En el código legal, Hammurabi intentó retratarse en dos roles que pueden sonar familiares: pastor y padre.
Ayrıca kanunlarda Hammurabi kendini tanıdık gelebilecek iki rolde tanıtıyordu; önder ve baba.I lovgivningen prøvede Hammurabi at portrættere sig selv i 2 roller der måske lyder velkendte: Hyrde og far.
Ayrıca kanunlarda Hammurabi kendini tanıdık gelebilecek iki rolde tanıtıyordu; önder ve baba.In de wet probeerde Hammurabi zich af te beelden in twee rollen die bekend kunnen klinken: Herder en vader.
Ayrıca kanunlarda Hammurabi kendini tanıdık gelebilecek iki rolde tanıtıyordu; önder ve baba.함무라이 법전은 그 자신을 다음과 같은 두 단어로 나타내려 하였습니다. 많이 들어보셨을 것 입니다. 아버지와 양치기 입니다.
Ayrıca kanunlarda Hammurabi kendini tanıdık gelebilecek iki rolde tanıtıyordu; önder ve baba.Nel Codice Hammurabi provò a presentarsi in due ruoli che possono suonare familiari: pastore e padre.
Ayrıca kanunlarda Hammurabi kendini tanıdık gelebilecek iki rolde tanıtıyordu; önder ve baba.Себя же Хаммурапи представлял в двух ипостасях, которые вам наверняка знакомы: пастырем и отцом.
Ayrıca kanunlarda Hammurabi kendini tanıdık gelebilecek iki rolde tanıtıyordu; önder ve baba.בספר החוקים חמורבי ניסה להציג את עצמו בשני תפקידים, שיתכן וישמעו מוכרים: רועה ואב.
Babasının yerine geçen Yehoram güçlenince, bütün kardeşlerini ve bazı İsrail önderlerini kılıçtan geçirtti.여호람이 그 부친의 위에 올라 세력을 얻은 후에 그 모든 아우와 이스라엘 방백 중 몇 사람을 칼로 죽였더라
Babasının yerine geçen Yehoram güçlenince, bütün kardeşlerini ve bazı İsrail önderlerini kılıçtan geçirtti.ויקם יהורם על ממלכת אביו ויתחזק ויהרג את כל אחיו בחרב וגם משרי ישראל׃
Babasının yerine geçen Yehoram güçlenince, bütün kardeşlerini ve bazı İsrail önderlerini kılıçtan geçirtti.فقام يهورام على مملكة ابيه وتشدد وقتل جميع اخوته بالسيف وايضا بعضا من رؤساء اسرائيل.
Babasının yerine geçen Yehoram güçlenince, bütün kardeşlerini ve bazı İsrail önderlerini kılıçtan geçirtti.約 蘭 興 起 坐 他 父 的 位 、 奮 勇 自 強 、 就 用 刀 殺 了 他 的 眾 兄 弟 、 和 以 色 列 的 幾 個 首 領
Babasının yerine geçen Yehoram güçlenince, bütün kardeşlerini ve bazı İsrail önderlerini kılıçtan geçirtti.約蘭興 起坐 他 父 的 位 、 奮勇 自強 、 就 用 刀殺 了 他 的 眾兄弟 、 和 以色列 的 幾個 首領
Bakın, onu halklara tanık, Önder ve komutan yaptım.Aj, za svědka národům dal jsem jej, za vůdce a učitele národům.
Bakın, onu halklara tanık, Önder ve komutan yaptım.Ecco l'ho costituito testimonio fra i popoli, principe e sovrano sulle nazioni
Bakın, onu halklara tanık, Önder ve komutan yaptım.Eis que eu o dei como testemunha aos povos, como príncipe e governador dos povos.
Bakın, onu halklara tanık, Önder ve komutan yaptım.Glej, za pričo narodom sem ga postavil, za vojvodo in zapovednika narodom.
Bakın, onu halklara tanık, Önder ve komutan yaptım.He aquí que yo lo he puesto como testigo a los pueblos, como jefe y comandante de los pueblos
Bakın, onu halklara tanık, Önder ve komutan yaptım.Hij bewees mijn macht door vreemde landen te onderwerpen.
Bakın, onu halklara tanık, Önder ve komutan yaptım.Hľa, dal som ho za svedka národom, za vodcu a veliteľa národom.