öncelik ile cümle
öncelik kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Power Rangerslar onu öncelikle casus sanmışlardır.Power Rangerit olivat tavallaan heidän seuraajiaan.
Afrika yaban kedisi öncelikle fare, sıçan ve diğer küçük memelileri yer.Afrikanvillikissa syö lähes pelkästään hiiriä, rottia ja muita pieniä nisäkkäitä.
Savaş gemisi, öncelikli olarak deniz savaşlarında kullanılmak üzere yapılan bir gemi türüdür.Käytyä taistelua pidetään esimerkkitapauksena merimiinojen tehokkaasta käytöstä sotatoimissa.
Gelin almalarda öncelikle gençlere bahşiş verilir.Ruokalistat lähetetään vanhemmille etukäteen.
Öncelikli olarak yiyeceği parçalara ayırmak için tutmaya yararlar.Mustamamba puolestaan käyttää ravinnokseen lähinnä pikkunisäkkäitä.
Öncelikle normal kuvvetin neden ilk olarak aşağıya doğrulacağını görelim.Siinä pyrittiin ennen muuta puolustelemaan miksi rajun alun jälkeen oli ryhdytty varovaisemmiksi.
Fraunhofer çiftinin aksine, öncelikle bir negatif lensi pozitif bir lens takip eder.Eniten Fraunhoferia kuitenkin kiinnosti yhä käytännöllinen optiikka.
Öncelikle, her şeyden elini eteğini çekmek gerekliydi.Oli tärkeää käyttää kaikki, mitä saatiin käsiin.
Cook'un ikinci yolculuğu öncelikle bunu kanıtlamaya yaradı.Cookin ensimmäisellä matkalla oli kaksi tavoitetta.
Hell Energy, öncelikle Avrupa ve Asya'da dağıtılan popüler bir enerji içeceği markasıdır.Η Hell Energy είναι δημοφιλής μάρκα ενεργειακού ποτού που διανέμεται κυρίως στην Ευρώπη και την Ασία.
Alüminyum florür (AlF3) öncelikle alüminyum üretiminde kullanılan bir inorganik bileşiktir.Το φθοριούχο αργίλιο (ΑΙF3) είναι μια ανόργανη ένωση που χρησιμοποιείται κυρίως για την παραγωγή αλουμινίου.
Epinefrin (adrenalin) anafilaksi için öncelikli tedavi yöntemidir.Η επινεφρίνη (αδρεναλίνη) είναι η κύρια θεραπεία για την αναφυλαξία.
34 ifadesini hesaplamak için, öncelikle, 34 = 81 ifadesini hesaplarız.Το ανάπτυγμα πρώτων παραγόντων του 81 είναι 81 = 34.
Yazılarında birkaç dil kullandı, fakat öncelikli olarak Latince, Fransızca ve Almanca dillerinde yazdı.Έγραψε σε πολλές γλώσσες, αλλά κυρίως στη λατινική, τη γαλλική και την γερμανική.
Bu öncelikle elleri yıkamak ve maske takmak yoluyla başarılabilir.Αυτό περιλαμβάνει κυρίως το πλύσιμο των χεριών και τη χρήση ιατρικών μασκών.
Belgeler, öncelikle Atina şehir-devletine odaklanmış, tutarsız ve parçalarına ayrılmıştır.Οι γραπτές μαρτυρίες είναι ασύνδετες και αποσπασματικές, επικεντρωμένες κυρίως στην πόλη των Αθηνών.
Fakat öncelikli hedef Berlin'i almaktı.Πρώτος προορισμός το ανατολικό Βερολίνο.
Öncelikle çocuğa destek gerekir.Ιδιαίτερη προσοχή απαιτείται με τα μικρά παιδιά.
Yan etkileri (öncelikle mide-bağırsak bozukluğu) kullanımını sınırlar.Οι παρενέργειές της (πρωτογενής γαστρεντερική διαταραχή) περιορίζουν τη χρήση της.
Sivas öncelikle bir tarım şehridir.Οι Λιβανάτες είναι κυρίως ένα αγροτικό χωριό.
Uçuş için öncelikli olan malzemelerdendir.Αποτελεί κύριο μέρος της πατέντας τους στην πτήση.
Öncelikle şekil 1'deki gibi bir tablo çizin.Εικονογράφηση, όπως στην 1η έκδοση.
Öncelikle bir Dance-Off maçı yaptılar.Ήταν δηλαδή έπαθλο χορευτικών αγώνων.
Çünkü öncelikle hukuk ve ahlak ayrımı üzerinde durmaktadır.Απλά τονίζει την καταρχήν διακριτότητα δικαίου και ηθικής.
Ancak öncelikli hedefimiz düşmanı yenmektir.Ο σκοπός είναι να χτυπήσουν τον αντίπαλο.
Öncelikle etrafında güvenilir adamlar olmalıdır.Οι σχέσεις τους καταρχήν πρέπει να ήταν φιλικές.
Üretici Dilbilgisi, iletişimci işlevlerinden çok öncelikle cümle biçimine odaklanan kuramlar arasındadır.Η μη λεκτική επικοινωνία επικεντρώνεται κυρίως στο πως λέμε κάτι.
Öncelikle Teoman olmak üzere bütün borçlarını öder.Ως επί το πλείστον, αναλαμβάνει χρέη μπασίστα.
Öncelikle bu amaç için kullanılmalıdır.Και το πρώτο το οποίο κτίστηκε γι'αυτόν ακριβώς τον σκοπό.
Ancak o zaman RPZ kalan noktalar için öncelik tanır.Παράλληλα όμως οι πρόκριτοι κυρίως της ΒΔ.
Mide iltihabı öncelikle çocukları ve gelişmekte olan ülkelerde yaşayanları etkilemektedir.Η γαστρεντερίτιδα προσβάλλει κυρίως παιδιά και πληθυσμό αναπτυσσόμενων χωρών.
Bu çalışmalar öncelikle ailesel türlere yönelmiştir.Συνίσταται κυρίως σε οικογένειες.
Onun da öncelikle doğa olaylarıyla ilgilendiğini görüyoruz.Ο Βαραχαμιχίρα ασχολήθηκε και με θέματα φυσικής.
Sivas öncelikle bir tarım şehridir.Sivas er primært en landbrugsby.
Kalıcı bir köprü yapılması fikri önemli bir öncelik olarak daha 1923 tarihinde önerilmişti.Ideen om en fast bro over kanalen var blevet fremsat med høj prioritet så tidligt som i 1923.
Koalisyon güçlerinin öncelikli hedefi Irak'ın hava gücü ve hava savunma sisteminin yok edilmesiydi.Koalitionens første prioritet var at ødelægge det irakiske luftvåben og luftforsvar.
Öncelikli amacı Dünya üzerindeki fakirlikle savaşmaktır.Det første af verdensmålene går ud på at afskaffe fattigdom.
Fakat öncelikli hedef Berlin'i almaktı.Men det vigtigste mål var erobringen af Berlin.
Öncelikle bu amaç için kullanılmalıdır.Det bruges fortsat til sit oprindelige formål.
Ateşli silahların 13. yüzyılda kullanılmaya başlaması öncelikle askeri alanda oldu.Men her begyndte man i 1300-tallet at anvende skydevåben.
Motosiklet kaskı, motosiklette en öncelikli koruma aracıdır.Den forreste affjedring er den vigtigste del af en motorcykel.
Film öncelikle Amerika'nın belirli eyaletlerinde gösterime sokulmuştu.Og filmen var kontroversiel i nogle af USA’s stater.
IL-1 ailesi, öncelikle IL-1 ve IL-18 içerir.IL-1 and IL-18 IL-17-underfamilien med bl.a.
Irkçılık öncelikle siyah Afrikalılara, sonra da Slavlara yönelmiştir.Først blev behovet dækket af indianere, og senere af afrikanske slaver.
Sıralamalar oluşturulurken öncelikle altın madalya üstünlüğü ilkesi dikkate alınmıştır.Ved medaljelighed er der sorteret efter flest single medaljer først.
KFC öncelikle kızarmış tavuk, tavuk burger, salata ve sandviç satmaktadır.Kæden sælger primært kyllingstykker, salater og sandwiches.
Öncelikle Chicago bölgesinde ve 1924 yılında kuruldu.Det blev oprettet i Stockholm 1924.
Afrika yaban kedisi öncelikle fare, sıçan ve diğer küçük memelileri yer.Den afrikanske vildkat lever fortrinsvis af mus, rotter, firben, insekter og fugle.
Öncelikle asker ailelerine olmak üzere.Først og fremmest en familiehund.
Erginleri, öncelikle tepeli deve kuşlarında (Casuarius) asalaktır.Firmaeet ligger nu i det tidligere Allested mejeri I Allested.
Tüketim harcamaları öncelikle, o ekonomideki harcanabilir gelire bağlıdır.Men først må man altså have noget at spare op af – heraf opsparingens indkomstafhængighed.
Dolayısıyla etkili bir koruma birincil öncelikliliktir.I de høje styrker en sikkerheden førsteprioritet.
Politik: Öncelikle güç ile ilgilenenler.Fortrinsvis motiveret af sikkerhedspolitiske hensyn.
Bu teori, öncelikle öğrencisi Demokritos daha sonra da Epikür tarafından oldukça genişletilmiştir.Teorien blev senere kraftigt udbygget af hans elev Demokrit, og endnu senere af Epikur.
İhraç edilen şarap öncelikle Almanya'da tüketilmiştir.Resten af kullet bliver eksporteret til primært Tyskland.
Ancak öncelikle İstanbul’da bir deneme atölyesi kurulacaktı.I fremtiden skal der bygges et værksted i Leipzig.
Geniş Cephe, öncelikle ilerlemeci politik partilerden oluşur.Hvad der udmærker dem, er for det første store formelle fortrin.
Fakat öncelik genellikle Priestley'e verilir çünkü onun çalışması daha önce yayınlanmıştır.Priestley tilskrives normalt opdagelsen af oxygen idet han var den første til at udgive sine opdagelser.
Okulun kurulduğu yıllarda hemen hemen tüm müzik okulları öncelikle klasik müziğe odaklanmaktaydı.Ved sin grundlæggelse spillede Return to Forever primært latinamerikansk inspireret musik.
Yaşam alanlarında çok sayıda birey bulunurken öncelikle ormanlarda görülürler.I skoven findes den primært, hvis der findes lysninger.