öncelik ile cümle

öncelik kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Öncelikle yerel konuşma dilidir.والأهم من ذلك من لغة التخاطب.
Gruplama Parantezler işleçlerin(operatör) alan ve önceliklerini tanımlamak için kullanılır.التجميع : تستخدم الأقواس لتعريف نطاق وأسبقية المشغلين (بين الاستخدامات الأخرى).
Zaman neyi gösterir bilemeyiz ama öncelikli hedefim bu.لا تهتم إلى اين سيقودك الطريق، بل ركز على الخطوة الاولى.
Sivas öncelikle bir tarım şehridir.و أستي هي مقاطعة الزراعية بالأساس.
Chibnall ve Strevens, farklı bir yapım ekibine sahip olmanın öncelikli olduğunu belirtti.Chibnall e Strevens afirmaram que era uma prioridade ter uma equipe de produção diversificada.
Önceliklerinden biri Christopher Street Liberation Day ("Christopher Street Özgürlük Günü")'i planlamak idi.Uma de suas primeiras prioridades foi planejar o "Liberation Day" na rua Christopher.
Buradan denklemi türetebilmek için, öncelikle denge hali ifade edilir, pij=-pδij.Para entender como isto foi derivado, notemos primeiro que no equilíbrio, pij=-pδij.
34 ifadesini hesaplamak için, öncelikle, 34 = 81 ifadesini hesaplarız.Para calcular 34 neste grupo, primeiro calculamos 34 = 81, e então dividimos 81 por 17, obtendo o resto 13.
Okulun kurulduğu yıllarda hemen hemen tüm müzik okulları öncelikle klasik müziğe odaklanmaktaydı.Na época de sua fundação quase todas as escolas de música eram focadas no ensino da música clássica.
Vali, James kardeşlerin yakalanmasını en öncelikli görevi olarak belirlemişti.Crittenden tinha como prioridade a captura dos irmãos James.
Avrupa’yı İslamiyete karşı savunmak, bunun için öncelikli olarak Osmanlı İmparatorluğunu durdurmak.Para defender a Europa contra o Islã, especialmente impondo-se ao Império Otomano.
Stäubli müşterilerini, öncelikle ortağı olarak kabul eder.Geralmente, podem servir como sua principal parceira.
Hafif Bizans piyadesi ya da psiloi, öncelikli olarak yay kullanır ve sadece deri zırh giyerdi.A infantaria leve bizantina, ou psilos, utilizou principalmente arcos e vestiu apenas armadura de couro.
Öncelikle tiyatroda çalıştı.Trabalha principalmente em teatro.
Kalite öncelik taşır (Jidoka).Suturas (junção entre as voltas) muito impressas.
Öncelikle Kur'an tahsili görmüş, daha sonra hadise yönelerek hadis çalışmalarına başlamıştır.Em conseqüência disso, cegou-o e em seguida começou a executar os nobres que haviam testemunhado o ato.
Öncelikle olay yeri güvenliği sağlanmalıdır.Primeiro, temos o fato de que o terrorismo funciona.
Humboldt Tegel’deki on yıllık yaşamı boyunca öncelikli olarak dil araştırmalarıyla meşgul olmuştur.Durante os quinze anos em que Humboldt ficou em Tegel, ocupou-se em estudar Linguística.
Koalisyon güçlerinin öncelikli hedefi Irak'ın hava gücü ve hava savunma sisteminin yok edilmesiydi.A primeira prioridade era destruir a força aérea iraquiana e suas instalações de defesa antiaérea.
Grandin öncelikle görsel bir düşünür olduğunu iddia ediyor ve kelimelerin onun ikinci dili olduğunu söylüyor.Fanon assumiu uma postura construtivista, acreditando que a língua é o que forma o nosso mundo.
Öncelikle belirtilmelidir ki, anayasa, farklı anlamlara sahip bir terimdir.Polissemia: É a propriedade que uma mesma palavra tem de apresentar vários significados.
Rusya Federasyonu Emirleri veya madalyaları eşliğinde giyilirse, bu madalya önceliklidir.Se usada junto com Ordens e medalhas da Federação Russa, estas últimas tinham preferência.
M20 öncelikle komuta ve keşif aracı olarak kullanıldı.O M20 foi uma variante produzida como blindado de escolta, comando e reconhecimento.
1938'de Nazi baskısının artmasıyla, öncelikle Tokyo ve Şangay aracılığıyla ABD, Los Angeles'a iltica etmiştir.Em 1938, fugindo da perseguição nazista, emigrou via Tóquio e Xangai para Los Angeles, nos Estados Unidos.
Şu anda müze tüm Dünya öğrencilerinin ziyaretleri için öncelikli bir konumdadır.Isso torna o museu um local de apoio para pesquisas de todo o planeta.
Ayrıca öncelik verilmemesi Attik döneminin eserleri gibi daha eski eserlere de öncelik verilmedi.Também não priorizadas foram trabalhos mais antigos que já não eram falados como as obras do Período Ático.
Bu bilgisayar kategorisi öncelikle 1980'lerde ve 1990'ların ortalarında varoldu.Isso foi feito com os primeiros computadores dos motores em 1980 e 1990.
Aripiprazol öncelikle şizofreni veya bipolar bozukluk tedavisinde kullanılır.Aripiprazol é utilizado principalmente para o tratamento da esquizofrenia ou distúrbio bipolar .
Bu çalışmalar öncelikle ailesel türlere yönelmiştir.Esse tipo de lesão ocorre principalmente nos membros.
Erginleri, öncelikle tatularda asalaktır.Esses recém-chegados eram principalmente tecelões.
Öncelikle etrafında güvenilir adamlar olmalıdır.As pessoas devem ser confiantes.
Bunun yerine, veri paketleri önce sıralanır ve daha sonra öncelik sırasına göre dışarı gönderilir.Ao invés disso, os pacotes de dados são os primeiros na fila e, em seguida, enviados por ordem de prioridade.
Köyün ekonomisi öncelikle tarıma dayanmaktadır.A economia da cidade baseia-se principalmente no sector terciário.
Erginleri öncelikli olarak sığır ve koyunlarda asalaktır.Na pecuária predomina a criação de caprinos e ovinos.
İlçenin ekonomisi öncelikle turizme dayalıdır sonrasında sırasıyla tarım ve hayvancılık gelir.Outrora, antes da chegada do turismo se desenvolver, a região vivia da agricultura e da pecuária.
Bu kilise üyeleri zamanla kilisede yapılan toplu ibadetlerde bir öncelik sahibi olmaya başlamışlardır.Estes anciãos se encontram em um nível local na Sessão de igreja.
Müze öncelikle Sovyet Uzay Programı'na odaklanır.Dentre outras coisas, gerencia o programa espacial australiano.
Yani, öncelikle bireyin yazgısını ve kurtuluşunu dikkate alır.E que, sobretudo, dá-lhe o controle sobre as vinhas e as prensas.
PCIe öncelikle Intel tarafından desteklenmektedir.Este projeto é patrocinando pela Intel.
Şubat 2019 itibariyle, bu kanalların 28'i öncelikle İngilizce içerik üretmektedir.Em março de 2019, vinte e oito dos cinquenta canais produziram principalmente conteúdo em inglês.
Ancak öncelikli hedefimiz düşmanı yenmektir.Het doel is om de vijand te verslaan.
Bu öncelikle elleri yıkamak ve maske takmak yoluyla başarılabilir.Dit wordt vooral bereikt met handen wassen en het dragen van mondkapjes.
Fraunhofer çiftinin aksine, öncelikle bir negatif lensi pozitif bir lens takip eder.In tegenstelling tot het Fraunhoferdoublet is de eerste lens negatief en de tweede positief.
Niang, öncelikle Fransa'nın genç millî takımlarında mücadele etmiştir.N'Gog is vooral belangrijk voor de Franse jeugdploegen.
Hadrianus öncelikle Roma'ya gitmedi.Hadrianus was op de eerste plaats in Rome actief.
Belgeler, öncelikle Atina şehir-devletine odaklanmış, tutarsız ve parçalarına ayrılmıştır.De documentatie is onsamenhangend en versnipperd en richt zich allereerst op de stadsstaat Athene.
Meclis'in öncelikli görevi ve yetkisi yasama yetkisidir.De belangrijkste functie van de Senaat is dan ook haar wetgevende functie.
Epinefrin (adrenalin) anafilaksi için öncelikli tedavi yöntemidir.Epinefrine (adrenaline) is de belangrijkste behandeling bij anafylaxie.
Şu anda müze tüm Dünya öğrencilerinin ziyaretleri için öncelikli bir konumdadır.Tegenwoordig is muziekanalyse een verplicht vak voor alle studenten aan conservatoria.
Yağışın oluşabilmesi için öncelikle bulutun olması gerekir.Voor de vorming van onweer moet er allereerst sprake zijn van wolkenvorming.
Topu kullanmak için öncelikle pencere olan yüzü aşağıda tutulmalıdır.Om de bal te gebruiken, moet het venster aanvankelijk naar beneden gericht zijn.
Fakat öncelikli hedef Berlin'i almaktı.De belangrijkste doelstelling was echter de inname van Berlijn.
"Tasarruf öncelikle bir etik anlayışın sonucudur.“Illustreren is in eerste instantie een intellectuele oefening.
İhraç edilen şarap öncelikle Almanya'da tüketilmiştir.De hiervan gemaakte eenvoudige wijn werd in Duitsland met andere wijnen versneden.
1959 yılında Douglas DC-7F varyantını öncelikle kargo uçağı amacıyla üretmiştir.In 1957 werd de Douglas DC-7C Seven Seas voor het eerst gebruikt op langeafstandsvluchten.
Öncelikle normal kuvvetin neden ilk olarak aşağıya doğrulacağını görelim.Vandaar dat het zeker bij lage powersettings zaak is regelmatig de aanwezigheid hiervan te checken.
Başlangıç bölümü öncelikle eğlence dünyasının beğenisine sunuldu.Maar toch bleef de inhoud van het tijdschrift voornamelijk gewijd aan de amusementswereld.
Bu çalışmalar öncelikle ailesel türlere yönelmiştir.De Parentalia waren in eerste instantie familiefeesten.
Öncelikle üç aylık bir okula hazırlık programı kapsamına alınacaklardır.De statuten voorzagen in een drie weken durende voorbereidende school.
Öncelikle mahallenin adının anlamını açıklayarak köy tarihini inceleyelim.De herkomst van de naam van het steegje moet worden gezocht in de vestinggeschiedenis van de stad.

İlgili Sayfalar