öncelik ile cümle

öncelik kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Mahkeme öncelikle m.Verfahren vor dem Gerichte erster Instanz 1. Abschnitt.
Öncelikle tiyatroda çalıştı.Er arbeitete zunächst am Theater.
Yemekte öncelik sırası her zaman erkeklerdedir.Ausgangspunkt in seinen Arbeiten ist immer der Mensch.
Öncelikle iki karmaşık sayının eşitliğini verelim.Damit ergeben sich zwei Gleichungen für die zwei Anfangswerte.
Fakat bu hak, öncelikle çirkin ve yaşlı olan bütün kadınlarla yatmak önkoşuluna bağlıdır.Es handelt sich zumeist um Alltagsfashion, die sich an selbstbewusste, elegante Frauen jeden Alters richtet.
Uçağın öncelikli rolü yakın hava desteğidir.Vorrangiger Einsatzzweck ist die Luftnahunterstützung.
Bu, öncelikli olarak ambalaj ağırlığı azaltımını içeriyordu.Das betraf zum Ersten das anvisierte Gewichtslimit.
Ateşli silahların 13. yüzyılda kullanılmaya başlaması öncelikle askeri alanda oldu.Die ersten Geschütze wurden Anfang des 14. Jahrhunderts hauptsächlich bei Belagerungen eingesetzt.
Onun da öncelikle doğa olaylarıyla ilgilendiğini görüyoruz.Etwa um dieselbe Zeit begann er sich für Naturgeschichte zu interessieren.
Kast sistemindeki sınıflandırma öncelikle evlilik ve iş bölümüyle ilgilidir.Die Einteilung nach Sozialstrukturen betrifft vor allem Status, Heirat und Arbeitsteilung.
Öncelikle orijinal ve taze bir sesi vardı.Das ergibt einen ursprünglichen und charakteristischen Klang.
Öncelikle çocuğa destek gerekir.An erster Stelle steht das Kindeswohl.
Bu sebepten, yıldızları inceleyebilmek için, öncelikle sınıflandırmak gerekir.Will man diese Zeichen lesen, muss man sie zunächst jedoch strikt klassifizieren.
Kanun tekliflerinin birçoğu öncelikle Temsilciler Meclisi'ne sunulur ve daha sonra Senato'ya gönderilir.Gesetzesvorlagen werden zunächst vom Congreso beschlossen und dann dem Senado zugeleitet.
Ev hayvanı olarak öncelikle köpek ve hindi bulunur.Als Haustiere wurden zunächst nur Hunde und Truthähne gehalten.
Öncelikle grubun, hainin kim olduğuna karar vermesi gerekmektedir.Auch stelle Poirot unterschwellig die Frage, wer der Verräter sei.
Yunan kültürünü yakından tanımak için öncelikle Yunancayı öğrenmek gerekir.Jonas begann unter dessen Einfluss die griechische Sprache zu erlernen.
34 ifadesini hesaplamak için, öncelikle, 34 = 81 ifadesini hesaplarız.Dieser hat im Allgemeinen 34 = 81 Komponenten.
Diğer terimleri silindiğinde, geri kalanları konumları değişmiş, fakat öncelik sıraları değişmemiştir.Während die meisten Fahrer ihre Zeiten verbesserten, blieben die ersten drei Positionen unverändert.
Erginleri, öncelikle Afrika mandasında asalaktır.Die Art ist der einzige Gattungsvertreter auf dem afrikanischen Festland.
Bunun içinse öncelikle güçlü bir merkezi hazineye gerek vardı.Dafür musste das Gelände zunächst aufwendig vermessen werden.
Bu bursu öncelikle Oxford University Press tahsis eder.Die Vorträge werden von der Oxford University Press publiziert.
Tedavi öncelikle bu soruna yol açan kaynağın ortadan kaldırılması ile olur.Die Therapie muss den auslösenden Grund ausschalten.
Power Rangerslar onu öncelikle casus sanmışlardır.Askese wurde primär als geistige Disziplin aufgefasst.
Albüm öncelikli olarak Bush yönetiminin Terörizmle Savaş'ı idare etmesinin eleştirileri üzerinde yoğunlaştı.Bagapsch wollte sich als Präsident vor allem dem Kampf gegen Korruption und Kriminalität widmen.
Şimdi veraset değişmişti ve Antipater tahtın öncelikli varisi olmuştu.Die Erbfolge wurde dahingehend geändert, dass nun Antipatros alleiniger Thronfolger werden sollte.
Firmanın üretimi öncelikle sivil kullanım amacı taşımaktadır.Das zeigt den Einsatz der Fahrzeuge vorrangig für den zivilen Bereich.
İbadi'ler öncelikle Umman'da bulunur.So waren sie die ersten Nguni, die sich taufen ließen.
Uçuş için öncelikli olan malzemelerdendir.Sie sind für den Flug wesentlich.
Tencteri ve Usipeteler öncelikler Sezar'a elçiler göndermişlerdir.Westfalen und Engern waren vom Kaiser abgetrennt worden.
İhraç edilen şarap öncelikle Almanya'da tüketilmiştir.Der Wein wurde primär im Inland konsumiert.
Öncelikle Kur'an tahsili görmüş, daha sonra hadise yönelerek hadis çalışmalarına başlamıştır.Er zettelte eine Meuterei an und hätte so beinahe die erste Weltumseglung verhindert.
Öncelikle Ted kendisini suçlar.C'est Tom qui va d'abord être accusé.
Kalite öncelik taşır (Jidoka).Il dispose de la Clef Première (une épée).
Vernon sert fakat teşvik edici bir insandı ve eğitimini bir öncelik haline getirdi.Vernon Winfrey est strict, mais encourageant et fait de son éducation une priorité.
Kalıcı bir köprü yapılması fikri önemli bir öncelik olarak daha 1923 tarihinde önerilmişti.L'idée d'un pont permanent au-dessus du canal a été proposée dès 1923.
Öncelikli alanları Yürütme Kurulu belirler.Création des Zones de sécurité prioritaire.
Flash ASAP (As Soon As Possible - Mümkün Olduğunca Çabuk) En büyük öncelik.ASAP, asap as soon as possible (« dès que possible »).
Postanler şube denetimi altındadır ve öncelikle posta hizmetleri sağlamaktadır.Ils sont sous la supervision des branches et fournissent principalement des services postaux.
Bu çalışmalar öncelikle ailesel türlere yönelmiştir.Ce service est destiné avant tout à la famille.
Öncelikle, bizim merkezi bir çizgiye böylesine yakınlaşmamız zor görünmektedir.Premièrement, nous ne pourrons probablement jamais nous approcher assez près d’une telle ligne centrale.
Öncelik yol kurallarındadır.Sur les premières pistes.
Öncelikle etiketleme uygulamalarında kullanılır.La principale est l'utilisation d'étiquettes en PVC.
Remp öncelikle British Petroleum (BP) ile ilişkiye geçer.De plus elle annonce un partenariat avec la société British Petroleum (BP).
Öncelikli (Priority) Aynı gün içinde.Les six (premières) victimes sont identifiées le jour même.
Araştıma öncelikle hayvanlar üzerinde yapılmalıdır.Les premières expérimentations ont lieu sur des animaux.
Öncelikle tüm yarış modlarında birincilik 100, ikincilik 75, üçüncülük 50 puan vermektedir.Chaque week-end de compétition se compose de deux courses, la première de 75 km, la deuxième de 100 km.
Eşanlamlılıkta geçen öncelik ilkesi burada da geçerlidir.La même remarque que pour le paragraphe précédent s'applique également ici.
Öncelikle Wenck'in öncülerinin bulunduğu yer neresi?.Primo position de l'avant-garde de Wenck.
Dominikenler, Kiliseye öncelik prensibine dayanan tarikattır.Les Dominicains sont définitivement chargés de l'Inquisition.
Alfabe kitabı öncelikle küçük çocuklar için tasarlanmış bir kitaptır.Un livre d'alphabétisation s'adresse principalement aux enfants en bas âge.
Ağır sanayiye de öncelik verildi.La priorité est donnée à l’industrie lourde.
Yazılarında birkaç dil kullandı, fakat öncelikli olarak Latince, Fransızca ve Almanca dillerinde yazdı.Il comprenait plusieurs langues mais ne parlait que latin et français,.
ZTE öncelikli olarak kendi adına ürün satmaktadır.Chaque producteur vend ses produits au premier venu.
Afganistan'da kadın haklarını savunmaya öncelik verdi.La défense des droits des femmes est ancienne en France.
Öncelikle yerel konuşma dilidir.Sont en cause premièrement les langues voisines.
Bir sezonluk kombine satın almak için öncelikle kulübe üyeliğin bulunması gereklidir.Au départ, il s’agit d’acheter le droit d’occupation d’un appartement.
2012'den bu yana Avidan gruptan ayrı olarak solo kariyerine öncelik vermektedir.Il se consacre essentiellement depuis 2014 à carrière solo.
İkili iş hayatına öncelikle posta ile kahve satışı yaparak başladı.Deux types de cartes postales sont d'abord mis en vente dans les bureaux de poste.
Erginleri öncelikle kaplumbağalarda aslaktır.Les cultures l'emportent largement sur les prairies.

İlgili Sayfalar