öncel ile cümle

öncel kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Öncelikli olarak yiyeceği parçalara ayırmak için tutmaya yararlar.Те се използват предимно за размачкване на храната преди преглъщане.
Önceliklerinden biri Christopher Street Liberation Day ("Christopher Street Özgürlük Günü")'i planlamak idi.Jedan od njegovih prioriteta bilo je planiranje "Dana oslobođenja Christopherove ulice" (engl.
Genç sürgünler önceleri tüylü, sonra çıplaktır.Prvo su dlakave, a kasnije gole.
Vizigot soylularının birçoğu Müslüman oldu ve yeni toplumdaki öncelikli pozisyonlarını korudular.Većina vizigotskog plemstva prelazi na islam i dobivaju privilegirani položaj u novom društvu.
Önceleri Berlin'de çekimleri yapılan dizi, daha sonra Kuzey Ren-Vestfalya'da çekilmeye başlanmıştır.Serija je izvorno postavljena u Berlinu, a kasnije u Sjevernoj Rajni-Vestfaliji.
Grandin öncelikle görsel bir düşünür olduğunu iddia ediyor ve kelimelerin onun ikinci dili olduğunu söylüyor.Tvrdi da prvenstveno razmišlja vizualno i da su riječi njezin drugi jezik.
Yörüngedeki Mir'in öncelikli amacı uzayda geniş ve yaşanabilir bir bilimsel laboratuvar sağlamaktır.Svrha ove stanice bila je omogućiti veliki i naseljivi znanstveni laboratorij u svemiru.
Önceleri Protestandı, sonra ateist oldu.Isprva je bio borac, a zatim je postao desetar.
Öncelikli tedavi yöntemi epinefrin enjekte edilmesidir ve enjeksiyon bazen başka ilaçlarla birleştirilebilir.Lijek prvog izbora je injekcija adrenalina, koji se ponekad daje u kombinaciji s drugim lijekovima.
Rokoko, öncelikle bir dekoratif sanat ve iç mimarlık stili olarak ortaya çıkmıştır.Rokoko se prvo razvio kao dekorativna umjetnost u unutarnjem dizajnu.
Önceleri terk edilmiş görünen bu yapı geceleri büyük bir canlılık kazanır.Zahvaljujući izvrsnoj rasvjeti zgrada noću pruža lijep pogled.
Öncelleri gibi MW3, bir birinci şahıs nişancı oyunudur.HNL, čime je bio drugi strijelac 1.
Önceleri konuk olarak belirtilen oyuncu, 6. bölümle birlikte ana kadroya alınmıştır.Njihov procesualni tip rada predstavljen je na sekciji Prijedloga 6.
Mide iltihabı öncelikle çocukları ve gelişmekte olan ülkelerde yaşayanları etkilemektedir.Gastroenteritis najviše pogađa djecu i stanovništvo zemalja u razvoju.
Erben öncelikle bir halk şiiri koleksiyoncusu olarak bilinir.Erben je najviše poznat kao sakupljač narodne poezije.
Bilginin değerlendirilebilmesi için öncelikle elde edilmesi gerekir.No prije svega trebamo najprije definirati što je to znanje.
Eski Farsça, önceleri çivi yazısıyla yazılmış daha sonra da Pehlevi Alfabesi ile yazılmaya başlanmıştır.NJOFRA) koji se prvo ispiše, nakon čega se ispišu ostala slova abecede.
Albüm öncelikli olarak Bush yönetiminin Terörizmle Savaş'ı idare etmesinin eleştirileri üzerinde yoğunlaştı.Album je u potpunosti bio posvećen kritiziranju Busheve vladavine i rata u Iraku.
Ancak öncelikli hedefimiz düşmanı yenmektir.Cilj bitke je poraziti protivnika.
Üniversite önceleri lise mezunlarının en başarılılarının üçte birini kabul ediyordu.Diplomirao je u prvoj klasi među 11% najboljih studenata.
YouTube, önceleri PayPal'da çalışanı olan Steve Chen, Chad Hurley ve Jawed Karim tarafından kurulmuştur.Utemeljitelji YouTubea su Chad Hurley, Steve Chen i Jawed Karim, bivši zaposlenici tvrtke PayPal.
Henüz konusu öncelikli olarak kelime ve imajlarla oynamaktı.Misal je bogato iluminiran slikama i inicijalima.
Ancak hastanın genel durumuna bakılarak hayatta kalmasının sağlanması öncelikli konudur.Najvažnija će mi briga biti zdravlje mojega pacijenta.
Öncelikle, bu resimlerin bazılarının renkli bazılarının ise siyah-beyaz olduğunu gözlemleyiniz.Sada su u boji premda se neki još uvijek izdaju crno-bijeli.
Eğitim, sağlık ve çevre konuları sosyal sorumluluğun öncelikli konularıdır.Zdravlje okoliša, društveno zdravlje i zdravlje na radu također su važna područja zdravstva.
Ağır sanayiye de öncelik verildi.Prevladava teška industrija.
Bunun içinse öncelikle güçlü bir merkezi hazineye gerek vardı.U tom slučaju potrebno je najprije napraviti središnje gnijezdo.
Önceleri Çarkov ilçesine bağlıydı.U početku je pripadao Georgeovom krugu.
Önceleri dar amaçlı olan bu eylemler kısa zamanda bağımsızlık taleplerine dönüştü.Uskoro su postali sve glasniji zahtjevi za punom neovisnošću.
Çırak, önceleri şikayet etmeye yanaşmasa da ısrar üzerine polise durumu anlattı.To je kao da prvi put ustajete i snažno zahtijevate nešto i to je ono što je iznenadilo policiju.
Esentepe köyü daha önceleri kışla köyünü mahallesiydi.Sjedište je prvo bilo u selu Zbjegu kod Slunja.
Öncelikli olarak moleküler gaz ile 200 yıl önce oluşmaya başlamıştır.Fosil je prikupljen u Formaciji Jiufotang, koja je nastala tijekom aptija, prije 120 milijuna godina.
Öncelikle, bizim merkezi bir çizgiye böylesine yakınlaşmamız zor görünmektedir.Po prvé, sotva sa niekedy dostatočne priblížime takejto centrálnej línii.
Ateşli silahların 13. yüzyılda kullanılmaya başlaması öncelikle askeri alanda oldu.V 13. storočí sa v boji používali najmä ľahké sečné zbrane.
Ancak bu gelişme öncelikle ekonomik ilişkilerde sağlandı.Táto zmena súvisí hlavne s ekonomickým vývojom.
Öncelikli olarak moleküler gaz ile 200 yıl önce oluşmaya başlamıştır.Prvé cicavce sa vyvinuli z plazov asi pred 200 miliónmi rokov.
Öncelikle iki karmaşık sayının eşitliğini verelim.Skúmajme najprv podmienky rovnováhy dvoch fáz.
Ross Adası, Antarktika'ya çok önceleri yapılan bilimsel keşiflerin çıkış üssü konumundaydı.Rossov ostrov slúžil mnohokrát ako základňa pre expedície do Antarktídy.
Önceleri sık olan kontroller daha sonra hastanın durumuna göre daha seyrek olur.Niektoré operácie musia byť vykonané bez ohľadu na stav pacienta čo najskôr.
Önceleri ise bu konuda kesin bir yargısı olmadığını söylüyordu.Nechcel som veriť, že ide o justičný orgán.
Önceleri onu övüyordu, daha sonra ise onu da yermeye başladı.Najprv zabil svoje kone a potom aj sám seba.
Bu iş için karga öncelikle ormanda uygun alet arayışına başlar.Oblasť pôsobnosti drevospracujúceho priemyslu začína pri vyťaženej guľatine v lese.
Önceleri tütün ekimi çok yaygın olarak yapılmaktaydı.Postupne prešlo fajčenie tabaku najrôznejšími zákazmi.
Öncelikle meyve, etli kabuğundan ayrılır.Chlieb sa piekol prevažne z ražnej múky.
Bu yayımlar öncelikle pul toplayıcılarına satış amacıyladır.Dary sú primárne určené na nákup vybavenia serverov.
Tencteri ve Usipeteler öncelikler Sezar'a elçiler göndermişlerdir.Ľud a senát prenechali princepsovi svoje právomoci.
Önceleri, ailesi bu kararına karşı çıktı.Rodina ju nepodporila v jej rozhodnutí.
Öncelikle şehirde futbol tutkusu körüklenmişti.V meste vypukol futbalový ošiaľ.
Şu anda müze tüm Dünya öğrencilerinin ziyaretleri için öncelikli bir konumdadır.Tento kremeľský chrám je v súčasnosti cieľom návštev turistov z celého sveta.
Kredi hesaplama, kredi arayan herkesin öncelikle yapması gereken işlemdir.Účelový úver je každý úver, ktorého využitie je potrebné veriteľovi zdokladovať.
Başka bir görev ise en iyi seçeneği bulmak veya hangisinin diğerlerine göre önceliği olduğunu belirlemektir.To spôsobuje problém na prijímacej strane, ktorá musí zistiť, ktorý bit má ako prvý prijať.
Onun da öncelikle doğa olaylarıyla ilgilendiğini görüyoruz.No a jeho pozornosť si zasluhovalo iba to, čo je prírodné.
Zamanda yolculuk hikâyelerinin öncellerini 18. ve 19. yüzyıllarda görebiliriz.Spomínajú ho až cestovatelia v 18. a 19. storočí.
Fakat, bu tanımlamanın yapılması için, öncelikle renklerin koordinat sisteminde gösterilmesi gerekir.V kartografii sa používa na určenie počiatku súradnicovej sústavy.
Önceliği ona verin dedi.Vyniesol ho na prvé miesto.
Bu yöntem öncelikle saraylarda krallara yapılan törenlerde uygulanmaktaydı.V tomto paláci sa uskutočnili prvé predstavenia Zarzuely určené pre kráľovský dvor.
Önceleri New York Üniversitesi'nde Küresel Hukuk Profesörüydü.Stal sa prvým profesorom právnej vedy na Londýnskej univerzite.
Huygens’in saati önceleri günde bir dakikadan az hata veriyordu.Huygensova ura je imela napako manjšo od 1 minute na dan.
Fakat öncelik genellikle Priestley'e verilir çünkü onun çalışması daha önce yayınlanmıştır.Odkritje se pogosteje pripisuje Priestleyu, ker ga je prvi objavil.
Flash ASAP (As Soon As Possible - Mümkün Olduğunca Çabuk) En büyük öncelik.ASAP je angleška kratica za As soon as possible (slovenščina Takoj ko bo možno, oz. čim prej).

İlgili Sayfalar