öncel ile cümle

öncel kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Erginleri, öncelikle Afrika mandasında asalaktır.森林里主要以欧洲云杉为主。
Bu müziği daha önceler hiç duymamıştı.因为当时还没人这么唱过。
Önceli lider Nikita Kruşçev dönemi ise %33 olumlu görüş ile Brejnev'in hemen arkasından geldi.他的前任赫鲁雪夫凭借33%的支持率紧随其后。
Motosiklet kaskı, motosiklette en öncelikli koruma aracıdır.急救單車隊另一特色是所使用的主要車輛為單車。
Önceleri Selahaddin bir ilim adamı olmak istiyordu, yönetici olmak gibi bir niyeti yoktu.那年夏天,她首次立志成为政治家,而非曾经想要当的医生。
Bunlar öncelikle, bozulmuş susama/su erişimi veya sodyum fazlalığı yoluyla ortaya çıkar.初,繼盛之將杖也,或遺之蚺蛇膽。
Süvariler öncelikle en zengin Ekües sınıfından seçiliyordu.骑兵部队是由最富裕的骑马者组成的。
(Önceleri fotoğraf parlaklığı ile görsel parlaklık arasındaki fark olarak tanımlanmaktaydı).(参见前面关于病理部分的描述。
Erginleri, öncelikle evcil domuzda asalaktır.人類飼養家豬主要是為了可食用的豬肉。
34 ifadesini hesaplamak için, öncelikle, 34 = 81 ifadesini hesaplarız.} , 用日常语言说,即「以3为底81的对数是4」。
Rokoko, öncelikle bir dekoratif sanat ve iç mimarlık stili olarak ortaya çıkmıştır.洛可可最先出現於裝飾藝術和室內設計中。
İpotek, öncelikle bir eşya hukuku konusudur.揆诸前谕则合,准诸家法则符。
Ettrich ayrıca 1995'te önceleri üniversite dönem projesi olan LyX projesini kurdu ve ona destek verdi.埃特里希於1995年創立並推動LyX專案,最初設想為大學團隊的專案。
Erginleri, öncelikle Afrika mandasında, bazen de sığırda asalaktır.藪貓的主要棲息地是非洲大草原,有時也出現在山地。
Bu yöntemler, öncelikle niteliksel ve niceliksel olarak ikiye ayrılır.선근(善根)에도 이러한 두 가지 뜻이 있는데, 이 때문에 선본과 선근은 동의어로 간주되고 있다.
Önceleri yaylak yeri ve çobanların hayvanlarını otlattığı bir saha idi.이 시기에 인류는 개와 같은 가축을 기르기 시작하였으며 불을 사용하였다.
Babası önceleri bunun bir çocukluk hevesi olduğunu sandı.그녀의 어머니는 처음에는 그녀가 평범한 어린 시절을 가지길 원했다고 한다.
Uçuş için öncelikli olan malzemelerdendir.이는 저비용 항공사 중에서 최초로 제휴한 것이다.
NA’nın beşinci geleneğinde “her grubun öncelikli amacı mesajı halen acı çeken bağımlıya taşımaktır” der.5 전통 : 각 그룹의 유일한 근본 목적은 아직도 고통 받고 있는 알코올중독자들에게 메시지를 전하는 것이다.
Ada ülkesi ilk önceleri sadece kırmızı renkten oluşan bir bayrak kullanmaktaydı.아나키스트 인터내셔널은 처음에 붉은 깃발을 사용하였다.
Gelibolu Acemi Ocağı'nın mevcudu, önceleri dört yüz idi; daha sonra beş yüz olmuştur.두텁기는 16억 유순(由旬), 이 풍륜의 밑은 허공, 이것을 공륜(空輪)이라 하니, 모두 합하여 4륜임."
Politik: Öncelikle güç ile ilgilenenler.정치상인: 강력한 재력을 무기로 정치에도 개입하는 상인.
Önceleri babasının verdiği Memiş, daha sonra da Nutkî mahlasıyla manzûmeler yazmıştır.아버지 위자의 공을 추록하여 위진을 관내후로 삼고, 호조연으로 전임시켰다.
Önceleri ise bu konuda kesin bir yargısı olmadığını söylüyordu.하지만 먼저, 그는 그가 사기꾼이 아니라는 것을 증명해야 했다.
Henüz konusu öncelikli olarak kelime ve imajlarla oynamaktı.그는 처음으로 속명과 추가적인 단어들로 이루어진 종명을 일관성 있게 사용했다.
Yörüngedeki Mir'in öncelikli amacı uzayda geniş ve yaşanabilir bir bilimsel laboratuvar sağlamaktır.미르의 목적은 크고 거주가능한 우주 과학 실험실을 제공하는 것이었다.
Önceleri CVS deposunda olan glibc 2009'da Sourceware'deki Git deposuna geçirilmiştir.이전의 CVS 저장소 대신, 2009년 glibc는 Sourceware의 깃 저장소로 옮겼다.
Daha önceleri bayanlar turunda mücadele veren İtalyan tenisçi Flavia Pennetta ile birlikteydi.그는 한때 이탈리아의 여자 테니스 선수인 플라비아 페네타와 교제 중인 것으로 알려지기도 하였다.
Üzerine düşünülen konu öncelikle toplum ve yapısıdır.사회학의 기본적인 문제는 사회와 개인의 문제이다.
Önceleri mısır tarımı yapılmaktaydı son zamanlarda mısır tarımı eski etkinliğini kaybetti.고대 이집트 시기부터 생산되기 시작하였으며 지금까지 꾸준한 생산량으로 생산되고 있다.
Öncelikle kara kuvvetlerinden büyük bir subay transferi gerçekleştirdi.용병 군대의 군사계급 중 하나로 주로 포병대를 지휘했다.
13-19 yaş arasına gençlere öncelik vermektedir.13 - 13세 이상의 청소년만 관람할 수 있다.
Mahkeme öncelikle m.판례의 근거 1.
Önceliklerinden biri Christopher Street Liberation Day ("Christopher Street Özgürlük Günü")'i planlamak idi.그의 첫 우선 순위 중 하나는 크리스토퍼 길 해방의 날을 계획하는 것이다.
Tencteri ve Usipeteler öncelikler Sezar'a elçiler göndermişlerdir.정월, 항우가 의제를 황제로 높임.
Ancak o zaman RPZ kalan noktalar için öncelik tanır.신시사이저를 록에 가장 먼저 도입 한 것으로도 알려져 있다.
Köln Bonn Havalimanı , öncelikle A380F kargo modelini destekleyecektir.또 브란덴부르크 공항은 에어버스 A380 전용 게이트도 마련할 예정이다.
Onun da öncelikle doğa olaylarıyla ilgilendiğini görüyoruz.이런 의미에서 그는 자연물의 일부인 사물에도 선의 원리가 파생되어 있다고 봤다.
Öncelikli eğilimi kadın tarihinin yeniden oluşturulmasıdır.여성전사의 위대함, 새 역사를 개척하다.
Erginleri öncelikle pakalarda (Cuniculus paca)asalaktır.일반적으로 H는 F의 켤레 사전 분포(conjugate prior)가 될 것이다.
Anıt sözcüğü öncelikle geçmiş zamanları anımsatan bir yapıtı akla getirir.추억은 기본적으로 지난 일을 돌이켜 생각하는 일을 가리킨다.
Öncelikle iki karmaşık sayının eşitliğini verelim.비교 ─ 두 경우의 정당성을 비교한다.
Öncelikle yaşlıların yaşam koşullarını iyileştirme hedefi takip edilmektedir.우선 백성들의 삶의 질을 개선해야 된다고 보았다.
Ancak onun önceliği kendini savunmak değildir.추천인은 자기 자신을 추천할 수 없다.
Daha önceleri Delight (Haz) iken, yaşadığı bir travma sonucu Delirium haline gelmiştir.이전에 하지 않은 것을 뉘우치는 것도 역시 오작(惡作)에 포함된다.
Ross Adası, Antarktika'ya çok önceleri yapılan bilimsel keşiflerin çıkış üssü konumundaydı.로스 섬은 선박을 접안할 수 있는 섬이며, 초기의 남극 탐험의 거점이 되었다.
İlk önceleri bir insandır.אדם זה אדם הראשון.
Öncelleri gibi MW3, bir birinci şahıs nişancı oyunudur.כמו קודמיו, MW3 הוא משחק יריות מגוף ראשון.
Okulun kurulduğu yıllarda hemen hemen tüm müzik okulları öncelikle klasik müziğe odaklanmaktaydı.בשעה שנוסד כמעט כל המכללות למוזיקה התמקדו במוזיקה קלאסית.
Önceleri, ayakkabı çekecekleri hayvan boynuzundan yapılmaktaydı.כף הנעליים המקורית הייתה עשויה מקרן של בעל חיים.
Önceleri Dipluridae familyasında sınıflandırılırdı.בעבר הם היו שייכים למשפחה Dipluridae.
Anabilgisayarlar önceleri bilimsel araştırma amacıyla kullanılmıştır.הלוויינים הראשונים כבר שימשו למטרות מדעיות.
Önceleri çeyizlerde mutlaka bir sini olması gerekirdi.יש להניח כי קודם היה במקום אחר.
Öncelikle Teoman olmak üzere bütün borçlarını öder.בהמשך היא משלמת מחיר כבד על כל שקריה.
Önceliği saptayın.נניח ש־p ראשוני.
Stäubli müşterilerini, öncelikle ortağı olarak kabul eder.תתייחס למשתמשים שלך כאל מפתחים שותפים.
Araştıma öncelikle hayvanlar üzerinde yapılmalıdır.תחילה בוצעו ניסויים בבעלי חיים.
En büyük önceliği denizaşırı topraklarıdır.תחביבו העיקרי הוא אשפה.
Öncelik mümkün olan en yakın yere inmektir; neresi olduğunun önemi yoktur.במקרה זה, הנחיתה הכרחית בהקדם האפשרי, לא משנה היכן.
Başka bir görev ise en iyi seçeneği bulmak veya hangisinin diğerlerine göre önceliği olduğunu belirlemektir.מה שנותר למקבל זה, להחליט בדרך כלשהי איזה מהם הוא הנכון.

İlgili Sayfalar