öncel ile cümle
öncel kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
"Daha önceleri neredeydiniz?" - Dünden bugüne Kıbrıs müzakereleri.『朝早くから、何処へ往ったか』と聞くと、『昨日の一件で大久保を訪ねた。
Yan etkileri (öncelikle mide-bağırsak bozukluğu) kullanımını sınırlar.残響効果を付与すること。
Önceleri Rum ve Bizanslıların yaşadığı söylenmektedir.元々は俄か踊りから始まったと言われている。
Öncelikle batı yönünde taarruz ederek ikmal hatlarını yeniden düzenlemeye girişti.その後もウェストを中心に再結成を繰り返している。
Ancak o zaman RPZ kalan noktalar için öncelik tanır.ただし、後の分類群に割り当てるには原始的である。
Arazilerin, önceleri başka bir tarıma elverişli olmadığı sanılıyordu.これから言うことは、別に俺が何処かの教会を燃やしたというわけじゃない。
Ancak bu gelişme öncelikle ekonomik ilişkilerde sağlandı.この紛争はおそらく主に経済上の利害から生じたものであった。
Öncelikle, Canzoniere adının yapıta sonradan verildiği belirtilmelidir.定信は後に名乗った楽翁が命名の由来。
Önceleri “Untwisting enzim” deniyordu.アニメ『selector spread WIXOSS』が初出。
Sıraya konulan paketler önceliklendirilebilir.列の先頭にあるカードは移動することができる。
Önceleri "arpalık" olarak verilen sancakların sayısı çok azdı.前作よりガチャメカの数が大幅に減った。
Öncelikli faaliyetleri internet pornografisidir.活動は主にネット上が中心。
Önceleri çeyizlerde mutlaka bir sini olması gerekirdi.当初は府立四中に間借り。
Önceleri Kızıllar olarak da anılmaktaydı.初期では彼がピンクと呼ばれることもあった。
Öncelikli alanları Yürütme Kurulu belirler.優先座席ステッカーを大型化。
Böğecik Köyü daha önceleri Konya iline bağlı Ereğli ilçesinin bir köyü idi.その村は世にも恐ろしい悪習を持つ村だった。
Tefsir tarihi Kur'an'la kurulan ilişkinin onun öncelikli olarak metin olarak görüldüğünü göstermektedir.『ファーストコンタクト』で誘惑されたデータは、一瞬とは言え彼女に魅力を感じたようだ。
Kalıcı bir köprü yapılması fikri önemli bir öncelik olarak daha 1923 tarihinde önerilmişti.在运河上建立一座永久性大桥的想法最早于1923年被提出。
Afrika altın kedisi tırmanabilir ama öncelikle yerde avlanır.非洲金猫会爬树,但它们主要在地面上猎食。
Mahkeme öncelikle m.初通判澶州。
Metro planlayıcıları sistemi yolcu güvenliği ve bakım düzenini öncelikli tutarak tasarlamışlardır.地鐵規劃者以乘客安全及秩序維護作為優先考量。
Yiğit Öncelikle geldiğim için mutluyum.心怡对清羽一见钟情。
Atina'nın en önemli limanı Pire'de mallardan alınan bu vergiler önceleri %1, daha sonra %2 olarak konulmuştur.在比雷埃夫斯(雅典的主要港口),這稅的稅率最初定在1%,然後加至2%。
Erginleri, öncelikle kara gergedan (Diceros bicornis) üzerinde asalaktır.上曰:「清猶能為厲耶!」乃夷其九族,盡掘其先人冢墓。
Lloyd ve Levitan daha önceleri Frasier, Wings, and Just Shoot Me gibi yapımlarda da beraber çalıştılar.萊伊德及勒維坦以往製作了《費氏話你知》(Frasier)、Wings、Just Shoot Me。
Öncelikle basılacak işin tasarımı yapılır.優先提取行李。
Cocoa Touch macOS Cocoa API araç seti dayalıdır ve öncelikle Objective-C dilinde yazılmıştır.Cocoa Touch基于 Mac OS X Cocoa API, 主要用 Objective-C程序语言写成。
Öncelikle iki karmaşık sayının eşitliğini verelim.在此之前需要先定义两个类时切向量的等价关系。
Babası, önceleri berberlik yapmış, daha sonra ise başarılı bir kemancı olmuştu.父張瑰於天監初,授右光祿,加給事中。
Finlandiya, önceleri uzun süre İsveç Krallığı'nın bir parçası oldu.有史記載以前,瑞典已經是個王國。
Erginleri, öncelikle evcil ve yabani domuzlarda, sığırda asalaktır.家豬可以在野外生活,即野生豬。
Meclis'in öncelikli görevi ve yetkisi yasama yetkisidir.议会的主要职能是立法。
Öncelikle akışkanın sürekli olduğu kabul edilir.第一个假设是流体是连续的。
Chibnall ve Strevens, farklı bir yapım ekibine sahip olmanın öncelikli olduğunu belirtti.奇布諾爾和斯特裏文表示看重製作團隊的多樣性。
Niang, öncelikle Fransa'nın genç millî takımlarında mücadele etmiştir.迪奧普曾為法國各階青年國家隊上陣。
İlk önceleri bir insandır.尊敬的人是一条。
Öncelikli (Priority) Aynı gün içinde.同月,参加《天天向上》。
Bu fikirler önceleri birer hipotez konumundaydılar, fakat günümüzde gözlemlerle desteklenmektedirler.这些观点起初是作为先验的公理被引入的,但现今已有相关研究工作试图对它们进行验证。
Vernon sert fakat teşvik edici bir insandı ve eğitimini bir öncelik haline getirdi.他的叔叔是一个严格但公平的人,让他接受了学习教育。
Albüm öncelikli olarak Bush yönetiminin Terörizmle Savaş'ı idare etmesinin eleştirileri üzerinde yoğunlaştı.此唱片主要聚焦于对Bush政府处理“反恐怖袭击事件”的批判。
İbadi'ler öncelikle Umman'da bulunur.我(僕(ぼく)) 第一人稱敘事者,本作主角。
Konferans öncelikle Windows 8 için Windows 8.1 güncellemesini açıklamak için kullanıldı.这届大会主要是发布Windows 8的Windows 8.1更新。
Önceleri Anna Karina ismini kullanmıştır.据说就是安娜·卡列尼娜的形象。
Ancak onun önceliği kendini savunmak değildir.尽管如此,但她并没有试图为自己作辩护。
Önceleri Kenya Dağı'na verilen bu isim daha sonraları ülkenin tamamı için kullanılmıştır.原来只是一座城堡的名字,后来用于指整个城市。
Rusya Federasyonu Emirleri veya madalyaları eşliğinde giyilirse, bu madalya önceliklidir.如果佩戴了其它俄罗斯联邦勋章或奖章,后则者具有优先权。
1938'de Nazi baskısının artmasıyla, öncelikle Tokyo ve Şangay aracılığıyla ABD, Los Angeles'a iltica etmiştir.1938年,为了逃离纳粹的迫害,他辗转经由上海和东京,到了美国的洛杉矶。
Odaklanmaları öncelikli olarak onun iOS köprüsüne dayanıyordu.他们的关注重点将主要集中在iOS bridge。
Hiçbir şeye öncelik tanıma.首先你要理解问题。
Önceleri oraya gitmek istemez.今不先往,峻必先至。
Öncelikle yerel konuşma dilidir.本地語言是星子話。
Fıkıhta önceleri Şafiî mezhebine mensup iken, sonradan mutlak müctehidlik mertebesine ulaşmıştır.起初昴等人到硯谷學園時,由她接待,但對昴等人非常冷漠。
Anabilgisayarlar önceleri bilimsel araştırma amacıyla kullanılmıştır.起初用于海洋调查。
Bununla birlikte her elemanın bir öncel elemanı olmak zorunda değil.但是,不是所有元素都需要有前驱元。
Koalisyon güçlerinin öncelikli hedefi Irak'ın hava gücü ve hava savunma sisteminin yok edilmesiydi.盟軍的首要目標是摧毀伊拉克的空軍和防空設施。
Babası önceleri bunun bir çocukluk hevesi olduğunu sandı.但是她的母親原先想要她有個普通的童年生活。
Öncelikle sivil halkını nispeten güvenli yere ulaştırmaya gayret gösterdi.然後他告訴村民們聚集在一個安全的地方。
Arıza düzeltiminin önceliğinin azaltılması.主要修復漏洞。
Böcekler öncelikli olarak bitki yiyicisidirler.食蟲動物是指以昆蟲為主食的肉食動物。
Öncelikle siyasi düzeni yeniden kurmaya girişti.他试图启动政治和解。