öncel ile cümle
öncel kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Daha önceleri Gaga, Kanye West ile beraber bir turneye katılacağını belirtti.Sebelumnya, Gaga telah mengumumkan bahwa dia akan melaksanakan tur bersama Kanye West.
Epinefrin (adrenalin) anafilaksi için öncelikli tedavi yöntemidir.Epinefrin (adrenalin) adalah obat pilihan pada anafilaksis.
Öncelikli hedefi Belgrad (eski Macarca Nándorfehérvár) şehrinin sınır kalesiydi (Macarca végvár).Tujuan utamanya adalah benteng perbatasan di kota Beograd (dalam Hongaria lama Nándorfehérvár).
Fakat öncelik genellikle Priestley'e verilir çünkü onun çalışması daha önce yayınlanmıştır.Temuan Priestley lebih terkenal oleh karena publikasinya merupakan yang pertama kali dicetak.
Yan etkileri (öncelikle mide-bağırsak bozukluğu) kullanımını sınırlar.Efek sampingnya (utamanya gangguan pencernaan) membatasi manfaatnya.
Babası önceleri bunun bir çocukluk hevesi olduğunu sandı.Awalnya ibunya ingin dia memiliki masa kecil yang normal.
Bütün Avrupa’da bir soru oluşmaya başlamıştır: İşçi sınıfına mı yoksa kadınlara mı öncelik verilmeli?Kalau begitu, manakah yang perlu kita utamakan: dunia pendidikan atau dunia pekerjaan?
Önceleri kargo gemisi olarak kullanılsa da istihbarat ve casus gemisi olarak donatılacaktır.Sebelumnya digunakan sebagai kapal kargo sebagai kapal yang dilengkapi dengan kecerdasan dan mata-mata.
V-PVO'daki görevi eskimiş Suhoy Su-15 ve Tupolev Tu-28in yerini alarak öncelikli olarak önleme göreviydi.Pemakaiannya di V-PVO adalah sebagai interseptor, menggantikan Sukhoi Su-15 and Tupolev Tu-28.
Stavrakios'un durumu, ardılını öncelikli hale getirdi, sarayda iki hizip ortaya çıktı.Masalah suksesi Stavrakos dianggap mendesak dan dua faksi muncul di istana.
Öncelikle iki karmaşık sayının eşitliğini verelim.Contohnya adalah definisi gabungan dua himpunan.
Öncelikle, mikrokristal yapıdaki grafite güçlü bir Sülfürik asit ve nitrik asit karışımı uygulanır.Pertama, mikrokristalin grafit diperlakukan dengan campuran asam kuat, yaitu asam sulfat dan asam nitrat.
Almanya'da doğan Grothendieck, Fransa'da büyümüş ve öncelikle burada yaşamıştır.Lahir di Jerman, Grothendieck besar dan tinggal di Prancis.
Finlandiya, önceleri uzun süre İsveç Krallığı'nın bir parçası oldu.Wilayah Finlandia pada awalnya merupakan bagian dari Swedia.
Unvan öncelike Honinbo Jowa için uygun bulunmuşsa da politik manevralarından dolayı Shusaku'ya verilmiştir.Julukan ini awalnya hanya diberikan kepada Honinbo Jowa, namun dicabut karena manuver politiknya.
Petroglyph Games, öncelikli olarak RTS oyun geliştirmedeki gücü ve tecrübesiyle tanınır.Petroglyph dikenal untuk pengalamannya dalam pembuatan permainan RTS.
Bunun yerine, veri paketleri önce sıralanır ve daha sonra öncelik sırasına göre dışarı gönderilir.Sebaliknya, paket data terlebih dahulu diantrikan kemudian dikirim keluar berdasarkan urutan prioritasnya.
Politik: Öncelikle güç ile ilgilenenler.Keluarga ibunyalah yang memberi pengaruh politik pertama.
Finansal şirketler, merkezi olmayan blok zincirlerine öncelik vermemiştir.Perusahaan-perusahaan keuangan masih belum memprioritaskan blockchain terdesentralisasi.
Önceliğimiz her zaman uçağın bulunması oldu.”Yang pertama adalah “pesawat pengebom selalu dapat mencapai targetnya”.
Bu öncelikle elleri yıkamak ve maske takmak yoluyla başarılabilir.Tindakan pencegahan tersebut termasuk mencuci tangan dan memakai masker penutup muka.
Ancak bu gelişme öncelikle ekonomik ilişkilerde sağlandı.Namun perkembangan politik ini dibayang-bayangi oleh masalah-masalah ekonomi.
Eğitim, sağlık ve çevre konuları sosyal sorumluluğun öncelikli konularıdır.Masalah lingkungan dan keselamatan juga menjadi pembicaraan utama.
PCIe öncelikle Intel tarafından desteklenmektedir.Densitas unsur terutama dirujuk dari Emsley.
Henüz konusu öncelikli olarak kelime ve imajlarla oynamaktı.Mereka mulai merepresentasikan benda-benda dengan kata-kata dan gambar.
Afrika yaban kedisi öncelikle fare, sıçan ve diğer küçük memelileri yer.Kucing liar Afrika memangsa mamalia kecil terutama mencit, tikus dan lainnya.
Bokehin belirleyicisi öncelikle objektiftir.Daftar skor dan hasil gol Prancıs adalah yang pertama.
Birçok ikiz aktörler gibi, ikizler önceleri aynı karakterleri oynadılar.Seperti aktor kembar biasa, keduanya sering akting dalam peran yang sama.
Bu birimden hizmet almak için öncelikle birime kayıt olunması gerekmektedir.Untuk dapat menggunakan layanan ini, diharuskan untuk mendaftar terlebih dahulu sebagai anggota.
Stad önceleri Stadio Comunale adıyla anılmaktaydı.Stadion ini dulu disebut dengan Stadion Comunale.
Önceleri Avrupa Birliği'nde kurallar tam olarak oturmamıştı.Sebelumnya aturan tersebut tidak seragam di seluruh Uni Eropa.
İhraç edilen şarap öncelikle Almanya'da tüketilmiştir.Kopi mulai diperkenalkan di Jerman.
Bu alanın ilk 3 biti öncelik bitlerinden oluşur.Ketiga golnya dihasilkan pada babak pertama.
Araştıma öncelikle hayvanlar üzerinde yapılmalıdır.Karena itulah, Billy harus diuji terlebih dahulu.
Ancak Agiad hanedanı daha eskiye dayandığından törensel olarak daha öncelikli olarak kabul edilirdi.Sehingga ia lebih didahulukan terhadap jihad yang hukumnya hanya fardhu kifayah.
Öncelikli var olan karakterler genellikle askerlerdir.Karakter utama yang diangkat Ng umumnya adalah perempuan.
O güne kadar görmediğiniz insanlarla tanışır, "Niye daha önceleri tanışmadık" diye hayıflanırsınız.Mereka semua takjub dan berkata: "Yang begini belum pernah kita lihat."
Sürgünler önceleri tüylü sonradan dökülür.Dan semua aktivitas akan vakum dulu.
Sıhhiye: Sıhhiye sınıfı öncelikle arkadaş ekip arkadaşlarını canlandırmaya, iyileştirmeye odaklanmıştır.Medic (Quân y): Lớp Quân y chủ yếu tập trung vào việc cứu chữa và hồi sinh đồng đội.
Hitler ve generalleri hangi konuların öncelikli olduğu konusunda anlaşamadılar.Hitler và các tướng lĩnh của ông ta đã từng tranh cãi về việc ưu tiên cái nào trong ba mục tiêu trên.
365'in kış ayının ardından Valens'in birinci önceliği durumu düzeltmek umuduyla doğuya hareket etmek oldu.Ưu tiên đầu tiên của Valens sau mùa đông năm 364 là tiến về phía đông với hy vọng chống đỡ tình hình.
Alüminyum florür (AlF3) öncelikle alüminyum üretiminde kullanılan bir inorganik bileşiktir.Nhôm florua (AlF3) là một hợp chất vô cơ sử dụng chủ yếu trong sản xuất nhôm.
Öncelleri gibi MW3, bir birinci şahıs nişancı oyunudur.Giống như người tiền nhiệm MW2, MW3 là tựa game bắn súng từ góc nhìn thứ nhất.
2010’da İsrail devleti Kudüs’ü yüksek millî önceliği kanunu yürürlüğe soktu.Trong năm 2010, Israel thông qua luật cho Jerusalem tình trạng ưu tiên quốc gia cao nhất ở Israel.
Öncelikle çocuğa destek gerekir.Phải phòng ngừa uốn ván cho trẻ em.
Nobel'in bu vasiyeti önceleri büyük tartışma yarattı.Câu trích dẫn trong di chúc của Nobel về giải thưởng này đã dẫn đến nhiều tranh cãi.
Konferans öncelikle Windows 8 için Windows 8.1 güncellemesini açıklamak için kullanıldı.Hội nghị được chủ yếu dùng để hé lộ bản cập nhật Windows 8.1 cho Windows 8.
Anabilgisayarlar önceleri bilimsel araştırma amacıyla kullanılmıştır.Những vệ tinh đầu tiên đã được sử dụng cho các mục đích khoa học.
Rusya Federasyonu'nun emir ve madalyaları eşliğinde giyildiğinde, ikincisi önceliklidir.Nếu cùng đeo với huy chương của Liên bang Nga thì cái sau được ưu tiên.
Grandin öncelikle görsel bir düşünür olduğunu iddia ediyor ve kelimelerin onun ikinci dili olduğunu söylüyor.Bà tuyên bố bà là người chủ yếu suy nghĩ bằng hình ảnh, và rằng ngôn từ chỉ là ngôn ngữ thứ hai của bà.
Ama Bolşevik hükümetinin öncelikli eylemi Rusya’yı I. Dünya Savaşı’ndan çekip kurtarmaktı.Nhưng trước hết, chính phủ Bolshevik mới cần đưa nước Nga ra khỏi Chiến tranh thế giới thứ nhất.
Köyün adı önceleri burada yaşayan Ermenilerden gelir.Trước tiên nói về các làng quan họ nơi đây.
"Daha önceleri neredeydiniz?" - Dünden bugüne Kıbrıs müzakereleri.Mã Tổ bảo: "Hôm qua ngươi để tâm chỗ nào?" sư nói: "Chót mũi ngày hôm nay lại chẳng đau."
Bunun yerine, veri paketleri önce sıralanır ve daha sonra öncelik sırasına göre dışarı gönderilir.Các gói dữ liệu đầu tiên được xếp vào hàng đợi và sau đó được gửi theo thứ tự ưu tiên của nó.
Bir konumun adresi verilecekse, öncelikle bu yönergeler bulunmalıdır.Trước khi có thể đạt được mục tiêu, trước tiên phải đáp ứng các điều kiện cần thiết.
Onun önceliği istilayı olabildiğince kısa sürede tamamlamaktı.Chúng tôi sẽ hoàn thành nó sớm nhất có thể.
İpotek, öncelikle bir eşya hukuku konusudur.Đầu tiên là vấn đề bản quyền.
Metro planlayıcıları sistemi yolcu güvenliği ve bakım düzenini öncelikli tutarak tasarlamışlardır.Trong khi đó dự án tàu điện ngầm lại gây lo ngại về sự an toàn và sức khoẻ cho hành khách.
Meclis'in öncelikli görevi ve yetkisi yasama yetkisidir.Quan trọng nhất trong số các quyền hạn và nghĩa vụ của Nghị viện là thông qua các dự luật.
Öncelikli olarak yiyeceği parçalara ayırmak için tutmaya yararlar.Chúng được sử dụng chủ yếu để nghiền nhỏ thức ăn trong quá trình nhai.