öncel ile cümle

öncel kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Kar baykuşundan elde edilen yağ önceleri yemeklik için kullanılıyordu.Az előétel az étkezés elején fogyasztott kisebb étvágygerjesztő fogás.
Köy önceleri Sarıköy'ün bir mahallesidir.1970'te Ekinlik Köyü adıyla tüzelleşmiştir.Földesura a gróf Batthyány-család volt." 1907-ben egy tűzvészben az egész falu leégett.
Önceleri tahtadan yapılmış kancalar kullanılmaya başlandı.Elsőként a lefolyóba akadt hajszálakat kell eltávolítani.
Abruzzi'nin öncelikli sonu buydu fakat karısına bir söz vermişti.Eleinte emiatt Timothy nemtetszését fejezte ki, de később megbarátkozott felesége döntésével.
Diğer terimleri silindiğinde, geri kalanları konumları değişmiş, fakat öncelik sıraları değişmemiştir.A rögzített prioritású szálak prioritása nem változhat, míg a többié igen.
Erginleri, öncelikle Afrika mandasında asalaktır.A természetes antilop elsősorban az afrikai heraldikában szerepel.
Firmanın üretimi öncelikle sivil kullanım amacı taşımaktadır.A község nőegylete elsősorban humanitárius tevékenységet végez.
Bu çalışmalar öncelikle ailesel türlere yönelmiştir.Elsősorban saját családja érdekei mozgatták.
Üniversitenin kuruluşundaki felsefesi araştırma önceliği ve açık-kapı politikasıdır.Az MTA Filozófiai Kutatóintézetének akadémiai-filozófiai nyitott egyeteme.
Statik RAM öncelikle; Genel amaç ürünüdür.Általában fémből készül; általános házi eszköz.
Köyde, daha önceleri ilköğretim okulu vardı.A falunak már kezdettől fogva volt iskolája.
Şubat 2019 itibariyle, bu kanalların 28'i öncelikle İngilizce içerik üretmektedir.A Viz 2008. február 19-én szintén kiadta a 13. kötetet angol nyelven.
Öncelikle karar verilmesi gereken şey üzerinde karar veririz sonra iki takıma ayrılırız.Először eldöntjük, mit kell eldönteni, aztán két csapatra oszlunk.
Şimdiye kadar radyal olmayan yollar inşa edilmedi, ancak bu artık bir öncelik: M8, M9.Eddig elmaradt a nem sugárirányú utak kiépítése, de ez most prioritást kap: M8, M9.
Önceliklerinden biri Christopher Street Liberation Day ("Christopher Street Özgürlük Günü")'i planlamak idi.Eräs hänen ensimmäisistä prioriteeteistaan oli Christopher Street Liberation Dayn suunnitteleminen.
Epinefrin (adrenalin) anafilaksi için öncelikli tedavi yöntemidir.Adrenaliini on ensisijainen anafylaksian ensihoitoon käytettävä lääkeaine.
Öncelikli amacı Dünya üzerindeki fakirlikle savaşmaktır.Ensimmäisen tavoitteena on poistaa köyhyys maailmasta sen kaikissa muodoissa.
Ağır sanayiye de öncelik verildi.Raskaalle teollisuudelle annettiin etusija.
Daha önceleri ufak çaplı bir balıkçılık kooperatifi vardı.Sitä ennen paikalla oli ollut pieni kalastajakylä.
Bu fikirler önceleri birer hipotez konumundaydılar, fakat günümüzde gözlemlerle desteklenmektedirler.Alun perin nämä ideat otettiin postulaatteina, mutta nykyisin niitä pyritään myös testaamaan.
Firmanın üretimi öncelikle sivil kullanım amacı taşımaktadır.Uusi malli oli ensisijaisesti tarkoitettu siviilikäyttöön.
Figür her zaman öncelikli konusu oldu.Aktiivinen ohjelma pysyi aina päällimmäisenä.
Birinden diğerine hareket etmek için öncelikle ayrılış noktasındaki şömine yakılmalıdır.Matkustaakseen toisesta tulisijasta toiseen lähtöpaikan tuli täytyy aluksi sytyttää.
İlk öncelikli olarak adet düzensizliği sorunu çözülür.Ensimmäinen kohta käsittelee irtainta omaisuutta.
Sayıları, önceleri kırk iken daha sonra 117'ye kadar yükselmişti.Hänen älykkyysosamääränsä nousi leikkausta edeltävästä 104:sta sen jälkeiseen 117:aan.
Önceleri tüm enerji üretimi talep merkezleri yakınında yapılmaktaydı.Näin ollen energia oli käytettävä hyväksi lähellä tuotantopaikkaa.
Ben de önceleri tereddüt ediyordum, ama şimdi kendi işim var."Elämä murtui hetkellisesti, mutta sain itse laitettua asiat heti järjestykseen.
Power Rangerslar onu öncelikle casus sanmışlardır.Power Rangerit olivat tavallaan heidän seuraajiaan.
Afrika yaban kedisi öncelikle fare, sıçan ve diğer küçük memelileri yer.Afrikanvillikissa syö lähes pelkästään hiiriä, rottia ja muita pieniä nisäkkäitä.
Din eğitimi alan yazar önceleri rahip olmayı düşünüyordu.Murtunut kirjailija päätti ryhtyä papiksi.
Daha önceleri milletvekili anlamında wakil rakyat denilmiştir.Eduskuntaryhmä oli aikaisemmalta nimeltään Kansalaispuolueen eduskuntaryhmä.
Savaş gemisi, öncelikli olarak deniz savaşlarında kullanılmak üzere yapılan bir gemi türüdür.Käytyä taistelua pidetään esimerkkitapauksena merimiinojen tehokkaasta käytöstä sotatoimissa.
Önceleri bağımız bir belediye iken, 1946'da Helsinki'ye bağlanmıştır.Pitäjänmäki liitettiin Helsingin kaupunkiin vuonna 1946 suuressa alueliitoksessa.
Flynn önceleri The B-52's grubu ve Gavin DeGraw'la da çalışmıştır. ^ "Maroon5 FAQ".Matt on ollut ennen rumpalina ainakin The B-52's:ssa ja Gavin DeGrawissa.
Daha önceleri dağınık halde yerleşim gösteren halk, köyde su bulunması nedeniyle köye yerleşmişlerdir.Paha kultti on kuitenkin heidän perässään saatuaan tietää kylässä olevan vettä.
Mahallenin adı ise ilk önceleri Görücü imiş.Ensimmäisen osan nimi on Yksinäinen sormi.
Ana madde: Soğutucu Akışkanlar Soğutma makinelerinde önceleri amonyak ve karbondioksit kullanılmıştır.Kylmäaineina on käytetty aluksi luonnollisia aineita, kuten ammoniakkia ja hiilidioksidia.
Eski Mısır’da Sirius önceleri büyük bir köpekle temsil edilirdi.Hauron oli muinaisessa Egyptissä palvottu alun perin kanaaninainen jumala.
Bunlardan biri önceleri ailelerin büyük, kalabalık oluşudur.Ensimmäinen ja tärkein taso on perhe, johon voi kuulua useita sukupolvia.
Önceleri yuvarlak çizgilerle çalışıyordum.Tehtiin esim pyöreitä kuparipeilejä.
Gelin almalarda öncelikle gençlere bahşiş verilir.Ruokalistat lähetetään vanhemmille etukäteen.
Önceleri aristokrat sınıfı olarak ayrıcalık hakları tanındı.Aristokratiassa valta oli etuoikeutella luokalla.
Kuşatma silahı olarak topun kullanımında önceleri büyük çaplı toplara yönelindi.Jalkaklaani käytti perinteistä poiketen tuliaseita pääaseinaan.
Gianna önceleri bir restoranda hamburger sipariş elemanı olarak çalıştı.Aluksi Johansson joutui työskentelemään ravintolamuusikkona.
Öncelikli olarak yiyeceği parçalara ayırmak için tutmaya yararlar.Mustamamba puolestaan käyttää ravinnokseen lähinnä pikkunisäkkäitä.
Önceleri ordu soyluların kumandasında olup toplanan vergilerle kurulurdu.Ruhtinas ylläpiti soturijoukkojaan keräämillään veroilla.
YouTube, önceleri PayPal'da çalışanı olan Steve Chen, Chad Hurley ve Jawed Karim tarafından kurulmuştur.YouTuben perustivat Chad Hurley, Steve Chen ja Jawed Karim ollessaan vielä PayPalin palveluksessa.
Öncelikle normal kuvvetin neden ilk olarak aşağıya doğrulacağını görelim.Siinä pyrittiin ennen muuta puolustelemaan miksi rajun alun jälkeen oli ryhdytty varovaisemmiksi.
Yerleşim biriminin adı önceleri farklı olarak Hiogo şeklinde söylenmiştir.Nimi on aiemmin esiintynyt myös muodossa Hiogo.
Zıpzıp Hayalet Surat(Jumpy Ghostface): Hayalet Surat önceleri Tavşan Kral idi.Vedenpää, Ville: Putouksen sketsihahmokisa oli aluksi vitsi YLE.fi.
Fraunhofer çiftinin aksine, öncelikle bir negatif lensi pozitif bir lens takip eder.Eniten Fraunhoferia kuitenkin kiinnosti yhä käytännöllinen optiikka.
Önceleri çocuklar için yazmıştı.Kamera oli alkujaan tarkoitettu lapsille.
Öncelikle, her şeyden elini eteğini çekmek gerekliydi.Oli tärkeää käyttää kaikki, mitä saatiin käsiin.
Cook'un ikinci yolculuğu öncelikle bunu kanıtlamaya yaradı.Cookin ensimmäisellä matkalla oli kaksi tavoitetta.
Hell Energy, öncelikle Avrupa ve Asya'da dağıtılan popüler bir enerji içeceği markasıdır.Η Hell Energy είναι δημοφιλής μάρκα ενεργειακού ποτού που διανέμεται κυρίως στην Ευρώπη και την Ασία.
Önceli gpcode Truva atından aykırı olarak, WinLock şifreleme kullanmıyordu.Αντίθετα με τους προηγούμενους Gpcode Trojan, ο WinLock δεν χρησιμοποιούσε κρυπτογράφηση.
Alüminyum florür (AlF3) öncelikle alüminyum üretiminde kullanılan bir inorganik bileşiktir.Το φθοριούχο αργίλιο (ΑΙF3) είναι μια ανόργανη ένωση που χρησιμοποιείται κυρίως για την παραγωγή αλουμινίου.
Epinefrin (adrenalin) anafilaksi için öncelikli tedavi yöntemidir.Η επινεφρίνη (αδρεναλίνη) είναι η κύρια θεραπεία για την αναφυλαξία.
Önceleri Avrupa Birliği'nde kurallar tam olarak oturmamıştı.Προηγουμένως οι κανόνες δεν ήταν ενιαίοι σε όλη την Ευρωπαϊκή Ένωση.
İlk önceliği hazineyi beslemekti.Η πρώτη του προτεραιότητα ήταν να τροφοδοτήσει το ταμείο.

İlgili Sayfalar