öncel ile cümle
öncel kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Öncelikle Ted kendisini suçlar.Ion se omoară întâi.
Bu okul, önceleri eğitimi bir barakada vermiştir.Studiile le-a făcut în acest oraș la o școală de prestigiu.
Risk öncelik numarasını (RPN) hesaplayarak, risklerin sıralamasını oluşturmak için bir girişim yapılır.Multe companii de asigurări solicită aprobarea în avans a unei proceduri RMN ca o condiție pentru acoperire.
Anabilgisayarlar önceleri bilimsel araştırma amacıyla kullanılmıştır.A fost atribuit inițial numai pentru lucrări științifice.
Öncelikle siyasi düzeni yeniden kurmaya girişti.Unii oameni politici au presat pentru redeschiderea procesului.
Aripiprazol öncelikle şizofreni veya bipolar bozukluk tedavisinde kullanılır.Quetiapina este utilizată în principal pentru a trata schizofrenia sau tulburarea bipolară.
Stad önceleri Stadio Comunale adıyla anılmaktaydı.Inițial s-a numit Stadionul Municipal.
Genel dil bilimi alanı öncelikle temel araştırmalarla uğraşır.De aceea domeniile de cercetare se așteaptă sa fie mai apropiate de cercetarea fundamentală.
Bu nedenle yapıt önceleri Monaco'nun sanıldı.Această lucrare a fost folosită mai întâi de monahi.
Nobel'in bu vasiyeti önceleri büyük tartışma yarattı.Citatul original al lui Nobel a condus la multe controverse.
Finlandiya, önceleri uzun süre İsveç Krallığı'nın bir parçası oldu.XIX, Finlanda a fost parte a Regatului Suediei.
Öncelikle bölgeye tanıtımı yapılan Akçaabat köftesi o günden bu güne tüm dünyaya tanıtılmıştır.Monedele bătute în acel an anunțau lumii evenimentul.
Osmanlılarda cellatlar; önceleri Hırvatlardan, daha sonra da Çingenelerden seçilmiştir.Au fost atribuite mai întâi romanilor, apoi popoarelor migratoare.
Önceleri bu binanın bir kısmı kullanılırken daha sonra onarılmış ve tümü kullanılmaya başlanmıştır.Dacă ar exista, toată munca noastră este pierdută, și de-acum încolo trebuie luată de la început.
Havaalanının ismi daha önceleri Lod havaalanıydı.Acesta nu a fost altceva decât începutul transportului aerian prezidențial.
Masa Dağı: Cape Town'a gidip de ziyaret etmeniz gereken en öncelikli gezi yeridir.Fațada principală este orientată spre strada Mihai Eminescu și care include intrarea principală.
Yemekte öncelik sırası her zaman erkeklerdedir.Punctul de plecare este întotdeauna consumatorul.
Albümün önceli, ...Baby One More Time, dünya çapında reklamıyla kendisini geçmiştir.Persoanele care au lucrat la albumul ...Baby One More Time sunt preluate de pe broșura acestuia.
Şimdiki öncelik bu.Aceasta este prioritatea actuală.
Afrika altın kedisi tırmanabilir ama öncelikle yerde avlanır.Az afrikai aranymacska képes fára mászni, de elsősorban a földön vadászik.
Önceleri genellikle perconfusus olarak adlandırılmıştır.Korábban, sokszor perconfususnak nevezték.
Öncelikle insan hayatına çok büyük bir değer vermeyen bir millî kültür olmalı.Legfontosabb köztük egy olyan nemzeti kultúra, amely nem értékeli nagyra az emberi életet.
Yüksek önceliği olan müşterilere ilk hizmet sunulur.Prioritás: magas prioritással rendelkező ügyfelet kapcsolják először.
Demek ki ilk önceleri proje kelimesinin anlamı "herhangi bir şey yapılmadan önce gelen şey" demekti.A „projekt” eredeti jelentése tehát „valami, ami történik, mielőtt valami mást megteszünk”.
Daha önceleri Gaga, Kanye West ile beraber bir turneye katılacağını belirtti.Gaga már az album megjelenése előtt bejelentette, hogy közös turnéra indul Kanye Westtel.
Her durumda, Postumus'un cezalandırılması Tiberius'un Augustus'un mirasçısı olarak önceliğini güçlendirdi.Mindenesetre Postumus száműzetése valóban biztosította Tiberius számára Augustus örökségét.
Önceleri serbest olarak çalıştı.A kezdetektől szabadúszóként dolgozott.
Daha önceleri Falco atriceps ya da Falco shaheen olarak da bilinirdi.Korábbi nevei: Falco atriceps és Falco shaheen.
Öncelikle şarkının yazarı ve prodüktörü Max Martin'dir.A dal írója és producere Max Martin volt.
Önceleri 10–12 Fransız frangı'na sattığı karakalem karikatürleriyle çevresinde tanındı.Először szénrajzaival lett ismert, amiket tíz vagy húsz frankért adott el.
Hitler ve generalleri hangi konuların öncelikli olduğu konusunda anlaşamadılar.Azonban Hitler és tábornokai nem tudtak megegyezni a végrehajtás módjában.
Sürgünlere sarmal olarak dizilmiş olan tomurcuklar önceleri gözükmez.Nem úgy a törpök, akik megindulnak előre.
Öncelikle ekolojik türleşmenin gerçek önemi bilim alanında henüz tartışmalıdır.A diapauzával az ökológia tudományán belül az autökológia tudományága foglalkozik.
Öncelikli konakçıları yabani etçillerdir.Az imágók lombfogyasztók.
Önceleri çocuklar için yazmıştı.Eleinte csak felnőtteknek írt.
Öncelikli silâhı, torpidodur.Víziaknák, torpedók.
Öncelik bitleri paketlerin önemini 0 – 7 arasında değerler vererek belirtir.Az alábbi táblázat bemutatja k {\displaystyle k} értékeit 0 és 7 között.
Mide iltihabı öncelikle çocukları ve gelişmekte olan ülkelerde yaşayanları etkilemektedir.A gasztroenteritisz elsősorban a gyermekeket és a fejlődő országok lakosságát érinti.
Oysa Almanya, akaryakıt konusuna ve önceliklerde bir uzlaşma kararına konsantre olmalıydı.Az elődöntőben, Németországgal kellett megmérkőzniük, a döntőbe jutásért.
Epinefrin (adrenalin) anafilaksi için öncelikli tedavi yöntemidir.Az anafilaxia elsődleges gyógymódja az epinefrin (adrenalin).
Önceleri hobi projesi olan bu işletim sistemi artık ticari bir üründür.Bár eredetileg hobbiként fejlesztette, mára egy kereskedelmi termékké vált.
Bundan 80 yıl öncelerine kadar Kürtün-i bala olarak adlandırılan Kürtün ilçesi olarak adlandırılmıştır.A fürdőt a nyolcvanas évek óta újra Rác gyógyfürdőnek hívják.
Çavdar öncelikle doğuda, merkezi ve kuzey Avrupa'da yetişir.A rozst elsősorban Európa keleti, középső és északi részén termesztik.
Fakat öncelik genellikle Priestley'e verilir çünkü onun çalışması daha önce yayınlanmıştır.Mivel előbb publikálta eredményeit, általában Priestley-nek tulajdonítják a felfedezés elsőségét.
Önceleri yetenekli bir ressamdır.Eredetileg képzett régész volt.
Ancak öncelikle çözülmeyi bekleyen bir gizem vardır: Siyah Gondolcu'nun kim olduğu.Elsőként meg kell tudniuk, ki is az a titokzatos Fekete Gondolás.
Önceleri Esaias Van de Velde'nin öğrencisi oldu.Willem van de Velde stúdióiban dolgozott.
(Bulma önceleri "Lena" olarak çağrılıyordu.)(Korábban csak "Slayer"-ként zenéltek.)
Dul ve yetimlere sadaka dağıtımında öncelik verilir.A díjakat a zsűri tagjai és a felkért vendégek adják át az ünnepélyes díjkiosztó gálaműsoron.
Partinin önceli Spartakusbund örgütüdür.Nevelőegyesülete a Budapesti Spartacus.
R. Spitz'e göre üstben'in oluşumu çocukluğun daha öncelerinde başlar.Carl Rogers szerint a diszfunkciókhoz vezető út a csecsemőkorból indul ki.
Bütün üyeler akademiye katılmak üzere öncelikle bir davet alırlar.A főszereplő minden áron szeretne csatlakozni ehhez a küldetéshez.
Öncelikle piyano ile icra edilir.Eredetileg zongorakísérettel adták elő.
Anabilgisayarlar önceleri bilimsel araştırma amacıyla kullanılmıştır.Elsősorban tudományos célokra állítják elő.
Başlangıç bölümü öncelikle eğlence dünyasının beğenisine sunuldu.Azonban abban biztos vagyok, hogy ez az élmény juttatott közel először a szórakoztató iparhoz.
Önceleri Peru Kral Vekilliği'ne bağlı olan bölge 1717'de Yeni Granada Kral Vekilliği topraklarına katılmıştır.1717-ben Venezuelát az újonnan létrehozott Új-granadai Alkirálysághoz csatolták.
Öncelikle, savaş öncesi tecrübelerinden faydalandı.Itt szerezte első tapasztalatait a háborúról.
Önceleri sadece Linux için yazılmış olup daha sonra Windows ve Mac OSX sürümleri de çıkmıştır.Először csak Windowson, majd szépen követte ezt a Linux és a Mac verzió is.
Önceleri monotipik Cochlearidae familyasında sınıflandırılmaktaydı.Korábban saját családot, a Cochlearidae nevűt alkották meg neki.
Önceleri konuk olarak belirtilen oyuncu, 6. bölümle birlikte ana kadroya alınmıştır.Az egyetlenegy Doktor, akinek a jelenetét eredetileg a részre vették fel, az a hatodiké.